Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/374 E. 2025/1442 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/374
- Karar No
- 2025/1442
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/374 Esas
KARAR NO : 2025/1442 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 26/10/2023
NUMARASI : 2021/566 E. - 2023/166 K.
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 13/11/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
DAVA: Davacı vekili İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; müvekkili şirketin ... ... Spor Kulübünün 2021-2022 futbol sezonu için isim hakkını aldığını, gerekli başvuruların Türkiye Futbol Federasyonu'na yapıldığını, ... ... Spor Kulübü'nün 2021-2022 sezonu sonuna kadar federasyon nezdinde liglere katılım isminin "... ... ... ... Spor" olarak kayıtlarda yer alması taleplerinin Türkiye Futbol Federasyonu yönetim kurulunun 10.08.2021 tarih ve 95 sayılı toplantısında kabul edildiğini, davalı şirketin ... Sports'un sahibi olduğunu, ... ... ... ... Spor olan kulübün isminin naklen maç anlatımlarında ve diğer spor programlarının yayını esnasında ... ... ibaresi olmaksızın kullanıldığını, ... Sports'un resmi internet sitesinde ... ... Spor Kulübü'nün "... ... ... ... Spor" ismi yerine eski sponsor "... ... ... Spor" ismiyle yer aldığını, internet sitesinin bazı bölümlerinde "... ..." yerine "..." şeklinde sadece baş harflerinin belirtildiğini, gerekli güncellemelerin yapılması gerektiği hususunda davalı şirkete noterlik aracılığı ile ihtarname gönderildiğini, ihtarnamenin akabinde davalı şirket tarafından bir takım düzenlemelere ve düzeltmelere gidilmişse de ... Sports'a ait resmi internet sitesinde yapılan güncellemelerin tamamlanmadığını, maç anlatımları esnasında görevli spikerler tarafından ... ... ... ... Spor'un isminin yalnızca ... Spor veya ... ... Spor denilmek suretiyle kullanılmaya devam edildiğini, müvekkili şirketin bu durumdan doğan reklam gelirlerine ilişkin zararların ve davalı şirket tarafından müvekkilinin isim hakkına haiz olduğu futbol kulübünün tam adıyla kullanılmaması sebebiyle görmüş olduğu zararların tazmini ve gerekenin yapılabilmesi için arabuluculuk görüşmeleri sonucunda da anlaşılmadığını belirterek, yargılama süresince anlatımlarında müvekkilinin isim hakkına riayet etmesi konusunda tedbir kararı verilerek davalı şirkete müzekkere yazılmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin doğmuş zararlarına yönelik şimdilik 20.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
GÖREVSİZLİK KARARI: İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesince 17/11/2021 tarihli, 2021/658 Esas, 2021/889 Karar sayılı kararı ile, uyuşmazlığın Sınai Mülkiyet Kanunundan kaynaklandığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek dosya İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmiş, yargılamaya bu mahkemede devam edilmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; ihtiyati tedbir kararının hukuka aykırı olduğunu, usuli şartları ihtiva etmediğini, yaklaşık ispatın gerçekleşip gerçekleşmediği, konunun yargılamayı gerektirip gerektirmediği ve verilen tedbir kararının esasa dair ihtilafı çözer mahiyette olup olmadığı hususları bakımından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini, davacı şirketin isminin lige katılan diğer futbol kulüplerinin anonsunda olduğu gibi "... ... ... ... Spor" olarak, tamamının müvekkili şirketin dava dışı abonelerine maç anlatımlarında dikkat ve özen yükümlülüğü gereği canlı maç yayınlarında olabildiğince dikkatle ve tam olarak kullanıldığını, ancak canlı maç anlatımının akışı ve dinamizmi sebebi ile haklı olarak mazur görülebilecek şekilde bütün spor kulüplerinin isimlerinin her seferinde tam ve eksiksiz olarak zikredilemediğini, bu dinamizm içerisinde davacının isminin de hızlı maç akışı içerisinde kısaltmalı olarak bazen yalnızca kulüp ismi olarak zikredilmiş olabileceğini, davacının taraflarına ihtarname ile bildirimde bulunarak isim hakkına riayet edilmesini talep ettiğini, davalı müvekkilinin de davacıya ait tam ismi kullanmaya özen gösterdiğini, zaman zaman davacı isminin eksik ifade edilmesi konusunda müvekkili şirketin hiçbir kastının olmadığını, bunun da hayatın olağan akışına ters olmadığını, kaldı ki müvekkili şirketin canlı maç yayınları sırasında spor kulüplerinin isimlerini eksiksiz söylemek gibi bir zorunluluğunun da olmadığını, HMK'nın 394/4 maddesi hükmü uyarınca mümkün olan en kısa sürede duruşmalı inceleme yapılarak mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI:İstanbul. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 26/10/2023 tarihli, 2021/566 Esas, 2023/166 Karar sayılı kararıyla; "...Mahkememizce itibar edilen bilirkişi raporları ve bütün dosya kapsamından: Davalının, davacının isim hakkını satın almış olduğu ... ... Spor Kulübünün ismini, gerek maç anlatımlarında gerekse stüdyo programlarında zaman zaman kullandığı, zaman zaman kullanmadığı, maç başlangıçlarında ve stüdyo programlarında konu ilgili kulübe geldiğinde; "... ... ... ... Spor" olarak kullanıldığı, maç anlatımları sırasında bazen davacının ismiyle tam olarak kullanırken bazen "... ... Spor", bazen sadece "... Spor" olarak kullanıldığı, maç anlatımları sırasında, maçın hareketliliğine ve pozisyonun gelişimine göre her fırsatta tam isim kullanılmamasının olağan olduğu, spikerin takım ismini söylemekten çok gelişen pozisyonu veya golü anlatmasının beklendiği, bilirkişiler tarafından yapılan incelemede: Davalının, davacıya ait ismi özellikle söylemediği kanısına varılmadığı, maç başlarında ekrana getirilen takım isimlerinde davacının isminin kısaltılmış olarak kullanılmasının sadece davacıya özel bir uygulama olmadığı, ismi uzun diğer kulüplerde de benzer kısaltmalar yapıldığı, bu kısaltmaların televizyon yayıncılığının zorunluluğundan kaynaklandığı, "... ... ... ..." isminin söylenmesinin maç anlatımının temposu ve hızının gerisinde kalacağından, futbol müsabakasının anlatımında sponsor isminin söylenmemesinde kasıt olmadığı, bu nedenle davalının sorumluluğunu doğuracak bir husus bulunmadığı kanaatine varıldığından, davanın reddine..." karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki iddialarını tekrarla, davalı tarafın yalnızca maç yayınlarında değil, spor programları sırasında da müvekkilinin adını söylemediği, hatta eski sponsor olan "... ... SPOR" olarak söylediğini, ya da kısaltarak baş harflerini kullandığını,... Grup ... ve ... ... takımlarının isimlerini tam olarak kullandıklarını,Bu durumun müvekkilinin reklam gelirlerinde zarara uğramasına neden olduğunu,Gol anlarında veya spikerlerin anlık heyecanları anında tam isim söylenmemesini kabul etmemekle birlikte, bu husus göz ardı edilse dahi diğer davalı kullanımlarında da müvekkilinin adına yer verilmediğini, davalının gerekli dikkat ve özeni göstermediğini,Davalının zarardan sorumlu olması için kasıt olmasına gerek bulunmadığını, görevini özenle yerine getirmemesinden doğan zarardan da sorumlu olacağını,Davalının başka takımlarla ilgili bu duruma özen gösterdiklerini belirterek, arz ve izah edilen ve Mahkemece re’sen dikkate alınacak sebepler neticesinde; İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/566 E. sayılı dosyası 2023/166 K. sayılı 26.10.2023 tarihli ilamı ile verilen ret kararının kaldırılarak davanın kabulüne, Mahkeme nezdinde eksik husus olduğu yönünde kanaat oluşması halinde dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Davacı tarafından keşide edilen 01/09/2021 tarihli ihtarname incelendiğinde; ... ... Spor'un isminin "... ... ... ... Spor" olacak şekilde kullanılmasının aksi halde tazminat talebinde bulunulacağının davalıya ihtar edildiği görülmüştür.İlk derece mahkemesince FSEK ve haksız rekabet uzmanı ...ve radyo, televizyon ve sinema uzmanı ...dan oluşan bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 18/08/2022 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; irdelendiğinde; "…Dosya kapsamında bulunan belge ve delilleri inceleme sonucunda, davalı tarafın, davacının isim hakkını satın almış olduğu ... ... Spor Kulübünün ismini, gerek maç anlatımlarında gerekse stüdyo programlarında zaman zaman kullanmış, zaman zaman kullanmamıştır. Maç başlangıçlarında ve stüdyo programlarında konu ilgili kulübe geldiğinde “... ... ... ... Spor” olarak kullanılmıştır. Maç anlatımları sırasında bazen davacının ismiyle tam olarak kullanırken bazen ... ... Spor, bazen sadece ... Spor olarak, bazen de hocasının ismiyle Öğrencileri” olarak kullanılmıştır. Maç anlatımları sırasında, maçın hareketliliğine göre, pozisyonun gelişimine göre her fırsatta tam isim kullanılmaması olağandır. Spikerin takım ismini söylemekten çok gelişen pozisyonu veya golü anlatması beklenir. Taraflar arasında herhangi bir sözleşme bulunmamaktadır. Futbol federasyonu ile yayıncı kuruluş arasında imzalanan yayın sözleşmesinde takım isimlerinin ne şekilde ve kaç kere söyleneceği ile ilgili bir madde olup olmadığı tarafımızdan bilinmemektedir. Ancak tüm görüntüler incelendiğinde, davalının davacıya ait ismi özellikle söylemediği kanısı oluşmamıştır. Maç başlarında ekrana getirilen takım isimlerinde davacının isminin kısaltılmış olarak kullanılması sadece davacıya özel bir uygulama değildir. İsmi uzun diğer kulüplerde de benzer kısaltmalar yapılmıştır. Bu kısaltmalar televizyon yayıncılığının zorunluluğundan kaynaklanmaktadır. Yukarıda örnek verilen Giresun Spor- ... Spor arasındaki karşılaşmasının başında ekrana getirilen her yazıda her iki kulübün isimleri kısaltılmıştır. Tam ve açık isimlerin kullanılması durumunda tüm ekranı kaplayacağından ekranın efektif kullanımı bakımından gerekli bir televizyon uygulaması olduğu kanaatine varılmıştır.IV. SONUÇ : Yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle;Dosyanın — halihazır durumu itibariyle davalının sorumluluğunu doğuracak bir hususa rastlanmadığı..." yönünde görüş bildirildiği tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince spor sektöründen ..., FSEK uzmanı ... ve mali müşavir ...’ten oluşan bilirkişi heyetinden alınan 31/05/2021 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; "…reklam, sponsorluk ve televizyon yayıncılığı ilkeleri açısından dava dosyası konusuna bakıldığında, isim sponsorluğun reklam içerisinde değerlendirilebileceği kanaati gözükse de reklam ve sponsorun farkları ortaya konulmuştur. 30 Temmuz 2021 tarihinde Spor Toto Süper Ligi 2021-2022 yılı futbol müsabakalarının yayın hakkını elinde bulunduran yayıncı kuruluş ... Sports ile ... ... arasında isim sponsorluk anlaşması yapıldığı açıkça belirtilmiştir. Dolayısıyla burada dolaylı bir reklam oluğu söylenebilir. Zira asıl anlaşma ise sponsorluktur. Futbol müsabakalarında spor kulübene isim sponsoru olan şirketin ismi belirli aralıklarla maç öncesi, maç devam ederken, maçın bitimindeki yorum ve analizlerde, haberlerde, yazılı, görsel, işitsel, online ve podcast medya araçlarında telaffuz edilmesi dolaylı reklam oluşturduğu açıktır. Etik ilkeler çerçevesinde bakıldığında ise sponsor ismin futbol müsabakalarının temposunun ve hızının düşük olduğu zamanlarda dile getirilmesinin uygun olacağını düşünülmektedir. Zira futbol müsabakalarındaki hız ve temponun yüksek olması bu durumu geri plana kalmasına neden olmaktadır. Yukarıda ilkesel olarak çalışması yapılan teknik ve teorik olarak detayları ortaya konulan bilgiler ışığında; futbol müsabakası anlatımı sırasında ... ... ... ... isminin söylenmesi; maç anlatımın temposu ve hızının gerisinde kalacağı bu nedenle futbol müsabakasının anlatımında sponsor isminin söylenmemesinde kasıt olmadığı görüşü ve kanaati hâkimdir.4- SONUÇ:Yukarıda detayları arz edildiği üzere;- Mali yönden zararın varlığının veya tespitinin soyut olgular olduğu, reklam/sponsorluk anlaşmalarının olumlu veya olumsuz etkilerinin bilanço üzerinden ölçülemeyeceği, bilançoyu etkileyen yukarıda sayıldığı gibi birçok etken olduğu, Sponsor ismin futbol müsabakalarının temposunun ve hızının düşük olduğu zamanlarda dile getirilmesinin uygun olacağı, zira futbol müsabakalarındaki hız ve temponun yüksek olması bu durumun geri planda kalmasına neden olacağı,... ... ... ... isminin söylenmesi de; arz edildiği üzere maç anlatımının temposu ve hızının gerisinde kalacağından, futbol müsabakasının anlatımında sponsor isminin söylenmemesinde kasıt olmadığı…" yönünde görüş bildirildiği tespit edilmiştir.
G E R E K Ç E : Dava, davacının sponsor olduğu ve isim hakkı sahibi olduğu spor kulübüyle ilgili davalı tarafça yapılan TV yayınlarında davacının adının söylenmemesi veya kısaltılarak söylenmesi nedeniyle zarara uğradığı iddiasıyla açılan maddi tazminat davasıdır.Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya incelendiğinde; davacı ile davalı arasında davacının isim hakkını aldığı spor kulübüyle ilgili yayınlarda davacının adının kaç kez söyleneceği veya yayınlarda ne şekilde kullanılacağına dair bir sözleşme bulunmadığı, alınan bilirkişi raporları ile davalı tarafından yapılan yayınlarda davacının adının kullanıldığının belirlendiği, bazı maç yayınları sırasında spor kulübünün adının "..." veya "... ..." olarak kısaltılarak kullanıldığı tespit edilmişse de, bu durumun devam eden pozisyonların hızlı bir şekilde anlatılması ihtiyacından kaynaklandığına dair görüş bildirildiği, davacının isim hakkını aldığı ... ... Kulübü'nün yanı sıra başka spor kulüplerinin adlarının bazen kısaltılarak ekrana yazılmasında da davacıyı zarara uğratma kastının bulunmadığı gibi, davacının zarara uğradığını ve zarar tutarını ispatlaması gerektiği halde, davacının bundan dolayı ne şekilde ve ne kadar zarara uğradığına dair bir delil de sunmadığı anlaşılmakla, Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık yoktur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçe ile:
1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL eksik harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 13/11/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.