Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/3323 E. 2024/5474 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/3323
Karar No
2024/5474
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2024/1017 KARAR NO: 2025/50 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 12/12/2023 NUMARASI: 2020/940 Esas - 2023/890 Karar DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 15/01/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17.01.2019 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda tek taraflı, ölümlü, yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen bu kaza sonucunda ... plakalı otobüste yolcu olarak bulunan müvekkili olan davacı ...'ın yaralandığını ve sürekli maluliyeti meydana geldiğini, davacının bütün hayatı boyunca söz konusu kazanın etkilerini üzerinde taşıyacak olup kaza gününe kadar rahatlıkla, kimseye muhtaç ve eksik hissetmeden yapabildiği işleri yapamayacak olmanın üzüntüsünü derinden hissedeceğini, kaza sonucunda davacının bacağında büyük kırıklar oluştuğunu ve davacının bacağının kesilme noktasına geldiğini,17.01.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda ...'ın yaralanması nedeniyle 200.000,00-TL manevi tazminat bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte- diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk dahil olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın, davalı şirkete 15.04.2018-15.04.2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalı şirketin manevi tazminattan söz konusu poliçede İMM teminat limitinin azami %25 kadar sorumluluğu söz konusu olduğunu, kusur durumunun tespiti gerktiğini, trafik kazası nedeniyle maluliyetin tespiti için sağlık kurulu raporu alınması gerektiğini, söz konusu raporun hükme esas alınamayacağını, davaya konu aracın ticari faaliyette bulunmadığından ticari faiz talep edilemeyeceğini savunarak, dava şartı yokluğundan dolayı davanın usulden reddine; aksi kanaat halinde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Hizm. San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, dava konusu aracın kaza tarihinde uzun süreli olarak ... San. ve Tic. A.Ş.'ye kiraya verilmiş olup ... İşl. San. ve Tic. A.Ş.'ye kiraya verildiğini, dolayısı ile davalı şirketin işleten ve istihdam eden sıfatlarına haiz olmadığını, davanın ... San. Ve Tic. A.Ş. Şirketine ve Bakırköy Belediye Başkanlığı'na ihbar edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş.vekili cevap dilekçesinde özetle;Kazaya karışan ... plaka sayılı aracın davalı şirket nezdinde 12.04.2018 başlangıç ve 12.04.2019 bitiş tarihli ... no’lu İhtiyari Mali Mesuliyet teminatını havi Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün öncelikle kusur durumunun tespit edilmesi gerektiğini, hiçbir surette kabul anlamına gelmemek kaydıyla haksız ve fahiş olan manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... tarafından davaya cevap dilekçesi sunulmamıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "1-)Davanın kısmen kabulü- kısmen reddi ile; 80.000-TL manevi tazminatın davalı ...'tan kaza tarihi olan 17/01/2019 tarihinden, davalı ... Sigorta A.Ş.'den 08/09/2020 tarihinden, davalı ... Sigorta A.Ş.'den 09/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve davalı ... Sigorta A.Ş.'nin teminat limiti olduğu anlaşılan 25.000-TL teminat limitini aşmamak kaydıyla adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilemesine, bu davalılar yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-)Davalı ... Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi yönünden pasif husumet yokluğundan davanın tümden reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; uzun süreli kiralamanın mevcudiyeti nedeniyle müvekkili şirketin sorumluluğu olmadığını, tazminatın, teminat dışı olduğunu, husumet itirazında bulunduklarını, uzun süreli kiralamanın mevcut olduğu bu sebeple poliçede sigortalı tarafın işleten sıfatını haiz olmadığı ve neticede tarafları sigorta şirketinin meydana gelen maddi zararda sorumlu olmayacağı sabit olup huzurdaki davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili ... Sigorta A.Ş. ile ... Sigorta A.Ş.'nin müşterek müteselsil sorumlu olmadığını, sağlık kurulu raporunda kişinin güncel muayenesi yapılmaksızın, evrak üzerinden tanzim edildiğinden kabul edilemez olduğunu, davacı tarafından alınan maluliyet raporunun usul ve yasaya aykırı olmakla birlikte dosya kapsamında alınan maluliyet raporları ile çeliştiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün tam kusur atfedilesinin hatalı eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilmesi halinde müterafik kusur nedeniyle tazminat tutarından indirim yapılması gerektiğini, tazminattan hatır taşımacılığı indirimi yapılması gerektiğini, gerekçeli kararda asıl alacak, harç, yargılama gideri, vekalet ücreti ve ferileri, müvekkil sigorta şirketinin poliçe limiti dikkate alınarak açıkça belirtilmeli iken hatalı şekilde hüküm kurulduğunu, müvekkili sigorta şirketi temerrüde düşmediğinden işbu davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Sigortalı ... plakalı aracın davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde 12.04.2018 başlangıç tarihli ve bir yıl geçerli İhtiyari Mali Mesuliyet Sigorta teminatını havi Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi sigortası yaptırılmıştır. Sigortalı aracın daha sonra uzun süreli kiraya verildiğinden sigorta şirketinin sorumluluğu sona erdiği belirtilmiş ise de dosya kapsamına poliçenin iptal veya fesih edildiğine ilişkin bir belge sunulmamıştır. Bu halde poliçenin halen geçerli ve yürürlükte olduğu, kaldı ki iptal tarihinden itibaren TTK'nın 1484/2 maddesinde öngörülen fesihten sonraki sorumluluk süresi henüz dolmadan tazminata konu trafik kazası gerçekleştiği anlaşıldığından davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumluluğu devam edeceğinden istinaf talebi yerinde değildir. Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. - 2024/5474 K., 2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve 2022/6235 K., 2021/11515 E. ve 2022/5238 K. sayılı kararları). İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından ATK 2. İhtisas Dairesince düzenlenen 20/09/2022 tarihli hükme esas alınan maluliyet raporunun dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre bu yöne değinen istinaf itirazı yerinde değildir.Mahkemece ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan kusur bilirkişi raporuna göre davalı sürücü ...'ın % 100 kusurlu olduğu, aynı olay nedeniyle ceza yargılamasının yapıldığı Amasya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 219/143 E sayılı dosyasına sunulan trafik bilirkişi raporuna göre sürücü ...'ın asli derecede kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmektedir. Bu durumda Mahkemece alınan kusur raporu ile ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporlarının birbiriyle örtüştüğü ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde davacının hatır için taşındığı yönünde iddia ve savunma ileri sürmemiştir. Mahkemece, taşımanın hatır için olduğu değerlendirilerek tazminattan hatır indirimi yapılabilmesi için davalının bu yönde savunma getirmesi ve taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı gibi olayın özel şartlarını ortaya koyması gerekmektedir. Davalı tarafın, süresinde dosyaya sunulan cevap dilekçesinde hatır taşıması olduğuna dair iddiası ve savunması olmadığına göre İlk Derece Mahkemesince hatır indirimi yapılmamış olmasında bir isabetsizlik yoktur.Davalı, davacının emniyet kemeri takmayıp zararın doğmasına veya artmasına neden olduğunu, müterafik kusurlu sayılması gerektiğini savunmuştur. Kaza tespit tutanağında emniyet kemeri takılı olup olmadığına ilişkin işaretleme yapılmadığı, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 150/2-b maddesi düzenlemesine göre davacının yolcu olduğu araç bakımından emniyet kemeri zorunluluğunun bulunmadığı (Benzer yönde; Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/3759 Esas, 2021/4961 Karar), kazanın meydana gelme şekli itibarıyla müterafik kusur indirimi yapılamayacağı anlaşıldığından, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği yönündeki istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesi ve 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanmasının mahiyeti ve iyileşme süresi ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin ilkelerle birlikte dikkate alındığında mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarların, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun, yeterli ve makul olduğu kanaatine varıldığından manevi tazminata ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Dava konusu ... plakalı aracın davalı ... Sigorta Aş. Nezdinde 12/04/2018-2019 tarihlerini kapsar "Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi" poliçesi ile sigortalı olduğu, ihtiyari mali mesuliyet sorumluluk limitinin 100.000 TL olduğu, bu limit içerisinde manevi tazminat sorumluluğunun limitin ( 100.000 TL'nin) %25'i ile sınırlı olduğu belirtilmektedir. Bu durumda davalı ... Sigorta A.Ş'nin manevi tazminat yönünden limiti 25.000 TL olacaktır. Dava konusu ... plakalı aracın davalı ... Sigorta A.Ş nezdinde 15/04/2018-2019 tarihlerini kapsar "... Sigorta Poliçesi" ile sigortalı olduğu, ihtiyari mali mesuliyet sorumluluk limitinin 1.000.000 TL olduğu, bu limit içerisinde manevi tazminat sorumluluğunun limitin ( 1.000.000 TL'nin) %25'i ile sınırlı olduğu, davalı ... Sigorta A.Ş'nin manevi tazminat yönünden limitinin 250.000 TL olacağı, poliçenin trafik ve ihtiyari mali sorumluluk limitlerinin üzerinde bir hasar meydana gelmesi halinde, trafik ve kasko poliçe limiti üzerinde kalan tazminatların bu poliçeden karşılanacağı belirtilmektedir. Bilindiği üzere ... poliçeleri mevcut poliçe teminatı tüketildiğinde o poliçenin yerini alır. Dolayısıyla ... Sigorta A.Ş. ile ... Sigorta A.Ş. arasında müşterek müteselsil sorumluluk bulunmamakta sıralı sorumluluk bulunmaktadır. Bu durumda davalı sigorta şirketlerinin sorumluluğu sıralı sorumluluk niteliğinde olup İhtiyari Mali Sorumluluk poliçe limitinin üstünde bakiye tazminat kalması halinde ... Sigorta Poliçesi sigortacısı olan davalı ... Sigorta A.Ş'nin sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken davalı ... Sigorta A.Ş.'nin tazminattan, yargılama ücretinden müteselsilen sorumlu tutulması doğru olmamıştır. Manevi tazminatın bölünemezliği ilkesi ve kabul edilen manevi tazminat miktarına göre maktu vekalet ücretinin altında vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinden sonuç olarak davacı lehine 17.900 TL vekalet ücreti belirlenerek davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A- Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre: 1-)Davanın kısmen kabulü- kısmen reddi ile; 80.000-TL manevi tazminatın 25.000 TL'sinin davalı ...'tan kaza tarihi olan 17/01/2019 tarihinden , davalı ... Sigorta A.Ş.'den 09/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilemesine, 55.000 TL'sinin davalı ...'tan kaza tarihi olan 17/01/2019 tarihinden, davalı ... Sigorta A.Ş.'den 08/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilemesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-)Davalı ... İnşaat Temizlik Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi yönünden pasif husumet yokluğundan davanın tümden reddine, 3-)Arabuluculuk ücreti yönünden; 3.A)Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen (Ankara Arabuluculuk Bürosu 2020/9737 büro dosya numaralı arabuluculuk tutanağı yönünden) 1.360,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılar ... Sigorta A.Ş., ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 3.B)Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen (İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosu ... büro dosya numaralı arabuluculuk tutanağı yönünden) 1.360,00-TL arabuluculuk ücretinin davalı ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 4-)Karar ve ilâm harcı olan 5.464,8‬0-TL harçtan peşin alınan 683,10-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.781,7‬0-TL harcın 1.494,28 TL'sinin davalılar ... Sigorta A.Ş., ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 3.287,42 TL'sinin davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 5-)Davanın kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden;Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-)Davanın red edilen manevi tazminat talebi yönünden; Davalı ... Sigorta A.Ş. vekille temsil olunmakla Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Genel Hükümler madde 7/2 ve A.A.Ü.T. uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile adı geçen davalılara ödenmesine, 7-)Davalı ... Temizlik Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile adı geçen davalıya ödenmesine, 8-)Davacı tarafça yatırılan 745,30-TL harç ve 1.070,00-TL bilirkişi, posta, tebligat gideri ve 910,00-TL ATK fatura bedeli olmak üzere, toplam 2.725,3‬0-TL yargılama giderinin davayı kabul-red oranı dikkate alınarak 1.090,12‬-TL'nin (davalı ... Sigorta A.Ş.'in 749,45 TL'den sorumlu olmak kaydı ile) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 9-)Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine, B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN; 1-Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine, 2-İstinaf aşamasında davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan 480,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile adı geçen davalıya verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/01/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2024/3323, K. 2024/5474, T. 22.06.1966, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-3323-e-2024-5474-k-d54b049886b8