Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/3323 E. 2024/5474 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/3323
Karar No
2024/5474
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2022/1314 KARAR NO: 2025/55 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 22/03/2022 NUMARASI: 2017/618 Esas - 2022/279 Karar DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 15/01/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; 25.04.2017 tarihinde sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracıyla ... mahallesi ... sokaktan ... caddesi istikametine seyir halindeyken ... sokak kavşağına geldiğinde aracının sağ ön köşe kısımlarıyla ... sokaktan seyir halinde olan ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin ön kısımlarıyla çarpışması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazaya sürücüler ... ve ...'ın kusurları ile sebebiyet verdiklerini, başvuran müvekkilinin kazada yolcu konumunda olup, atfı kabil kusuru bulunmadığını, müvekkilinin kazada ağır yaralandığını, müvekkilinin iş göremezlik tazminatı bedelinin asgari ücret baz alınarak hesaplanmasını talep ettiklerini, ... plakalı aracın ... Sigorta nezdinde düzenlenen ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, ... plakalı aracın 25.04.2017 tarihli kaza sırasında ... Sigorta A.Ş. nezdinde düzenlenen ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, zararlarının karşılanması talebi ile müvekkilinin uğramış olduğu zararın tespiti için gerekli tüm belgelerle birlikte sigorta şirketlerine başvuru yapıldığını, trafik kazası sebebiyle oluşan bedensel zarar nedeniyle, 6100 sayılı HMK'nın 107. maddesine göre fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik daimi ve geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 1.000,00-TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesiyle; davacı ... için 11.793-TL iş göremezlik tazminatına karşılık maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan kusurları oranında taraflarına ödenmesine dair ıslah dilekçesi vermiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın sigorta şirketine başvuru yapmakla birlikte gerekli belgelerin tamamını sunarak süresinin dolmasını beklemeden dava ikame ettiğini, kusur ve maluliyetin tespiti yönünden dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderilmesinin gerektiğini, tedavi masraflarının 01/06/2015 yürürlük ve 04/05/2015 tarihli ile poliçe teminatı kapsamından çıkartıldığını, belgelenemeyen tedavi masraflarının ispat edilememiş sayılmasının gerektiğini belirterek davanın öncelikle usulden talepleri kabul edilmemesi halinde ise esastan da reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta (... Sigorta A.Ş.) vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kaza ile ilgili olarak müvekkili şirkete dava öncesinde uygun başvuru bulunmadığını, kazaya karışan ... plakalı aracın ZMMS ile 15/08/2016-15/08/2017 tarihleri arasında müvekkili şirket tarafından sigortalandığının tespit edildiğini, müvekkili şirkete sigortalı aracın dava konusu kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davacı tarafın müterafik kusur durumunun varlığının araştırılmasının gerektiğini, yine davacının yolcu olması nedeniyle hatır taşıması durumunun da araştırılmasının gerektiğini, ATK tarafından maluliyet oranının tespit edilmesinin gerektiğini, açıklanan nedenlerle müvekkili şirkete dava açılmadan önce usulüne uygun başvuru yapılmadığından yasal mevzuat gereği dava şartının yerine getirilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davalı ... Sigorta A.Ş ye yönelik davanın feragat nedeniyle reddine, davalı ... Sigorta A.Ş ye yönelik davanın reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 06.04.2020 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre davacı müvekkilin %3,3 maluliyeti olduğu, geçici iş göremezlik süresinin ise 9 ay olduğu kanaatine varıldığını, Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarihli, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararı uyarınca da, iptal kararı sonrası düzenlenecek maluliyet raporlarında, 01.06.2015 tarihinden itibaren uygulanan genel şartlar ile bu genel şartlara göre belirlenen Özürlülük Ölçütü Yönetmeliği ve Engelliler Yönetmeliğinin uygulanma imkânı kalmadığını, 09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümleri dikkate alınarak rapor düzenlenmesi gerektiğini, Mahkemece eksik inceleme yapıldığını, dosya kapsamındaki çelişkiler giderilmeden hüküm kurulduğunu, Mahkeme tarafından kurulan hükmün kabulünün mümkün olmadığını, dosya kapsamındaki çelişkiler giderilemeden hüküm kurulduğunu ve vekalet ücreti belirlendiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 25/04/2017 günü saat 20:30 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile seyir halinde iken olay mahalli olan dört yönlü kontrolsüz kavşağa gelip geçiş yapmak istediği sırada aracının sağ yan ön kısımlarıyla, istikamet yönüne göre sağındaki ...Sokak'ı takiben gelip geçiş yapmak isteyen sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin ön kısımlarının çarpışmaları neticesinde motosiklette yolcu konumunda bulunan davacı ...'nın yaralanmasına konu trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır. Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E.- 2024/5474 K., 2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve 2022/6235 K., 2021/11515 E. ve 2022/5238 K. sayılı kararları). İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunun dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre hükme esas alınmış olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Maluliyet oranının belirlenmesinde uygulanan yönetmeliklerin farklı olması nedeni ile 06.04.2020 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre davacının maluliyeti %3,3 olduğu belirlenmiş olup bu nedenle çelişki bulunmadığından bu yöne ilişkin istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Mahkemece istinaf edilen hususlara ilişkin eksik inceleme yapılmadığından davanın reddi ile karşı vekalet ücreti verilmesinde de usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,7‬0 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/01/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2024/3323, K. 2024/5474, T. 06.04.2020, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-3323-e-2024-5474-k-8282027f00a8