Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/332 E. 2026/468 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/332
- Karar No
- 2026/468
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/332 - 2026/468 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/332 KARAR NO : 2026/468 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 09/11/2023 NUMARASI : 2023/52 E. - 2023/422 K.
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali ile Hükümsüzlük
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09/11/2023 tarih ve 2023/52 E. - 2023/422 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin “...” ibareli markalarının tescilli olduğunu, bu markaları yıllardır kullandığını, yine www.....com.tr alan adının sahibi olduğunu, anılan ibarenin ticaret unvanında da yer aldığını, davalı yanın “...” markası için başvuruda bulunduğunu, başvuruya yönelik itirazlarının kısmen kabul edildiğini, tamamen reddi yönünde yaptıkları itirazın ise reddedildiğini, verilen kararın hatalı olduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin markaları ile aynı olduğunu, markalar arasında iltibas ihtimali bulunduğunu, markaların kapsamlarının da yine benzer olduğunu, her ne kadar başvuru kapsamından 19 ve 35. Sınıflar itiraz üzerine çıkartılmış ise de, 06 ve 42. Sınıf mal ve hizmetlerin de çıkartılması gerektiğini, taraf markaları arasında karıştırılma riskinin bulunduğunu ileri sürerek 2022-M-16458 sayılı YİDK kararının iptali ile dava konusu 2021/073985 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu marka başvurusu kapsamında yer alan 06. Sınıftaki mallar ile davacı yanın önceki tarihli markaları kapsamında 19. Sınıfta yer alan mallar ve 37. Sınıftaki “inşaat hizmetleri” arasında temel anlamda “inşaat – yapı” sektöründe bir arada kullanılan ve birbirine benzeyen yapısal özelliklerdeki malzemeler olarak tanımlanabilecek düzeyde bir ilişki mevcut olup bu mallar farklı sınıflarda yer almakla birlikte aralarında doğrudan amaçsal bir benzerlik ilişkisinin mevcut olduğu, bu mallarının tamamının inşaat-yapı sektöründe bir arada kullanılan, birbirlerini tamamlayıcı nitelikteki, satış noktaları benzer olan, benzer nitelikteki tüketici grubuna hitap eden, nihai kullanım mecraları ortak olan ve uygulama aşamasında bir bütünün tamamlayıcısı mahiyetindeki mallar oldukları, dolayısıyla her biri inşaat – yapı sektörüne dair ara mallar niteliğinde olan ve inşaat hizmetinin sunumu/tamamlanması aşamasında bir arada kullanımı olağan olan bu mallar arasındaki benzerlik düzeyinin, işaretler arasında da güçlü düzeyde bir benzerlik bulunduğu hallerde, ilgili tüketici kitlesi nezdinde, karıştırılma ihtimaline yol açması muhtemel sonuçlar doğurmasının mümkün bulunduğu, dava konusu başvuru kapsamında 42. Sınıfta kalan hizmetlerden “mühendislik hizmetleri, mühendislik ve mimari tasarım hizmetleri,” de esasen 37. Sınıftaki “inşaat hizmetleri” ile bir arada tüketiciye sunulan, satış noktaları aynı olan hizmetler oldukları gibi yine 37. Sınıftaki “madencilik” hizmetlerinin de temelinde “mühendislik” çalışmalarının mevcut olmasından kaynaklı bu iki hizmet kolunun da birbiri ile benzer olduğu, somut uyuşmazlıkta benzerliği tespit olunan 06 ve 42. Sınıftaki mal ve hizmetlerin ilgili tüketicilerinin alelade kimseler olmadıkları, bu mal ve hizmetlerin ortalama bir tüketicinin günlük tüketim rutininde yer alan ürünler olmadıkları, özellikle 06. Sınıf malların endüstriyel kullanıma uygun ürünler oldukları, tüketicilerin bu ürünlerden ve yine 42. Sınıftaki hizmetlerden satın alım süreçleri öncesinde bir ön araştırma aşamasından geçen dikkat, bilgi ve seçicilik düzeyi nispeten yüksek kimselerden oluştuğu, dava konusu başvurunun tek bir sözcük olarak yazılmış ve fakat ilk algı esnasında “...” ve “...” kelimelerinin birleşik yazımı ile oluşturulduğunun fark edilebildiği bir marka olduğu, “...” ibaresinin bütün olarak bir anlama sahip olmadığı “...” ibaresinin ise “mimarlıkta taş örgüsünün kilitlenmesini sağlayan ve genellikle bir tonoz, bir kemer ya da bir kubbenin en yüksek noktasında bulunan taşa verilen isim” olduğu yine bu ibarenin bir çeşit parke taşı türü olduğu, dolayısıyla anılan ibarenin uyuşmazlık konusu açısından bütünsel ayırt ediciliğe bir katkısının olmadığı, markanın esas unsurunu “...” ibaresi olduğu, davacıya ait markaların ise tamamı “...” esas unsurunu ihtiva etmekte olup davacı markalarında şekil unsurları yer aldığı gibi jenerik nitelikte ek sözcük unsuru (grup kelimesi) yer aldığı, bu ibarelerin hiçbirinin markaların bütünsel algısındaki vurguyu “...” kelimesinden uzaklaştırmadığı, her iki kelimenin de ilk beş harfinin birebir aynı olduğu, yalnızca son sıradaki “u” harfinden ibaret bir farklılığın benzerliği ortadan kaldırmaya elverişli olmadığı, “...” ibaresi uyuşmazlık konusu emtia yönünden ayırt edici vasfı bulunan ve akılda kalıcılığı yüksek bir kavram olmakla birlikte “...” ibaresinin bu kökten uzaklaşmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, YİDK'nın 2022/M-16458 sayılı kararının 06.sınıftaki “Adi metaller ile bunların alaşımları ve yarı mamulleri: inşaat demirleri; inşaatlar için adi metalden hasır ve etriyeler; levha, kütük, çubuk, profil, tabaka, sac halinde adi metaller.: metalden mamul yapılar, metalden inşaat iskeletleri ve dikmeleri,. Metalden mamul kapılar ve pencereler, kepenkler, jaluziler, bunların kasaları ve aksamları. Elektrik için olmayan madeni kablolar, teller. Metalden hırdavatçı (nalburiye) eşyası: vidalar, çiviler, cıvatalar, somunlar, pimler, pullar, dağcılar için metal pitonlar, zincirler, metal mobilya bağlantıları ve tekerlekleri, sanayide kullanılan metal tekerlekler, kapı ve pencere kolları, metal menteşeler, ispanyoletler, metal kilitler, kilit anahtarları, metalden anahtar taşıma halkaları, metalden makaralar. Metalden havalandırma, ısıtma, kanalizasyon, telefon, yeraltı elektrik ve iklimlendirme tesisatları için havalandırma kanalları, menfezler, menfez kapakları, bacalar, baca şapkaları, menhol (baca) kapakları, ızgaralar. Metalden mamul işaretle gösterme, yönlendirme, belirtme, tanıtma amaçlı malzemeler: tabelalar, panolar, plakalar, metalden ışıksız trafik yönlendirme işaretleri. Metalden mamul sıvı veya gaz nakli amaçlı borular, sondaj boruları ve bunların bağlantı parçaları: metalden vanalar, manşonlar, dirsekler, klipsler, uzatmalar. Döküm işleri için madeni kalıplar (makine parçası olanlar hariç). Adi metallerden veya bunların alaşımlarından yapılmış sanat eserleri. Madeni direkler, madeni dikmeler, madeni inşaat iskeleleri, madeni kazıklar, madeni kuleler” malları ve 42. Sınıftaki “mühendislik hizmetleri, mühendislik ve mimari tasarım hizmetleri," bakımından iptaline, davaya konu marka karar tarihi itibariyle tescil edilmediğinden hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, markalar arasında ayırt edilemeyecek benzerlik bulunduğunu, markaların ana ve ayırıcı unsurlarının birebir ... olduğunu, markaların ürün gruplarının aynı, benzer ve ilişkili olduğunu, davaya konu edilen markanın, orta düzey tüketici nezdinde iltibasa ve karışıklığa yol açacağını, kullanımla kazanılmış hakkı ve gerçek hak sahipliğinin müvekkiline ait olduğunu, internet alan adı ve ticaret ünvanının olduğunu, davalının eyleminin Türk Ticaret Kanunu'nun 54. ve devamı maddelerince haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkeme gerekçesinde "u" harfinin adeta bir "çekim eki" muamelesi gördüğünü, "u" harfinin davacının iddiasına dayanak oluşturduğu markası "..." a eklenmiş bir ek gibi algılanması gerektiğini, "..." Konya'nın bir ilçesi olmakla davacının markasında yer alan sözcükten çok farklı bir anlam ihtiva ettiğini, yer ismi olması sebebiyle de tüketiciler nezdinde asla karıştırılmaya, ilişkilendirilmeye müsait olmadığını, kaldı ki müvekkilinin başvurusuna konu marka isminin sadece "... ..." kelimelerinden de ibaret bulunmadığını, marka başvurusu ile davacıya ait marka arasında 06 ve 42’inci sınıfta yer alan bazı mal/hizmetler açısından benzerlik bulunduğu değerlendirmesinin hukuka aykırı bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, markaların kapsadığı ürünler açısından markaların benzer olarak algılanmasının ya da karıştırılma ihtimalinin doğmasının mümkün olmadığını, benzer görülen mühendislik hizmetlerinin, mühendislik ve mimari tasarım hizmetlerini içerdiği, bu hizmetlerin alıcı kitlesinin dikkat düzeyinin yüksek olduğu zira söz konusu hizmetlerin sıradan hizmetler olmadığını, kaldı ki davacı yana ait mesnet markalar 19’uncu sınıfta tescilli olup davalı markanın kapsamındaki mal ve hizmetler açısından ayniyet veya benzerlik bulunmadığını, “...” ibaresinin Konya ilinin bir ilçesi olduğunu, karıştırılma olasılığının bulunmadığını, YİDK kararının hukuka uygun olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava,YİDK kararının iptali ile hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ibareli tescilli markaları arasında, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunduğu, zira taraf markalarında bulunan esas unsurların "..." ve "..." ibareleri olduğu, her iki kelimenin de ilk beş harfinin birebir aynı olduğu, ayrıca davacının markasının davalının başvurusunun içerisinde aynen yer aldığı, yalnızca son sıradaki “u” harfinden ibaret bir farklılığın benzerliği ortadan kaldırmaya elverişli olmadığı, “...” ibaresi uyuşmazlık konusu emtia yönünden ayırt edici vasfı bulunan ve akılda kalıcılığı yüksek bir kavram olduğu, "..."nun Konya'nın bir ilçesi olduğu, yer ismi olması sebebiyle de tüketiciler nezdinde asla karıştırılmaya müsait olmadığı savunulmuş ise de, başvurunun aynen "..." şeklinde bitişik ve küçük harfli olduğu, "..." ibaresinin öne çıkarılmadığı gibi belirgin bir şekilde de yazılmadığı, bu yazım şekli itibariyle başvurunun, yer ismi olarak "..." ibaresi öne çıkmış şekilde, "... ... ..." şeklinde algılanmayacağı, diğer yandan “...” ibaresinin markaya bir ayırt edicilik de sağlamadığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, davalının marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki marka arasında yanılgı yaşayabileceği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği, diğer yandan dava konusu başvuruda YİDK kararı sonrasında kalan mal ve hizmetlerden 06. Sınıftaki “Adi metaller ile bunların alaşımları ve yarı mamulleri: inşaat demirleri; inşaatlar için adi metalden hasır ve etriyeler; levha, kütük, çubuk, profil, tabaka, sac halinde adi metaller.: metalden mamul yapılar, metalden inşaat iskeletleri ve dikmeleri,. Metalden mamul kapılar ve pencereler, kepenkler, jaluziler, bunların kasaları ve aksamları. Elektrik için olmayan madeni kablolar, teller. Metalden hırdavatçı (nalburiye) eşyası: vidalar, çiviler, cıvatalar, somunlar, pimler, pullar, dağcılar için metal pitonlar, zincirler, metal mobilya bağlantıları ve tekerlekleri, sanayide kullanılan metal tekerlekler, kapı ve pencere kolları, metal menteşeler, ispanyoletler, metal kilitler, kilit anahtarları, metalden anahtar taşıma halkaları, metalden makaralar. Metalden havalandırma, ısıtma, kanalizasyon, telefon, yeraltı elektrik ve iklimlendirme tesisatları için havalandırma kanalları, menfezler, menfez kapakları, bacalar, baca şapkaları, menhol (baca) kapakları, ızgaralar. Metalden mamul işaretle gösterme, yönlendirme, belirtme, tanıtma amaçlı malzemeler: tabelalar, panolar, plakalar, metalden ışıksız trafik yönlendirme işaretleri. Metalden mamul sıvı veya gaz nakli amaçlı borular, sondaj boruları ve bunların bağlantı parçaları: metalden vanalar, manşonlar, dirsekler, klipsler, uzatmalar. Döküm işleri için madeni kalıplar (makine parçası olanlar hariç). Adi metallerden veya bunların alaşımlarından yapılmış sanat eserleri. Madeni direkler, madeni dikmeler, madeni inşaat iskeleleri, madeni kazıklar, madeni kuleler” mallar ve 42. Sınıftaki “mühendislik hizmetleri, mühendislik ve mimari tasarım hizmetleri,” yönünden benzerlik bulunduğu, bunun dışındaki mal ve hizmetler yönünden benzerlik bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00'şer-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, taraflarca istinaf başvurusunda yatırılan 427,60'ar-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40'ar-TL'nin taraflardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin taraflar uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 27/02/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/03/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.