Bölge Adliye Mahkemesi · Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi 2024/2816 E. 2024/2839 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2816
Karar No
2024/2839
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/2816 - 2024/2839

T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/2816 KARAR NO : 2024/2839

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : ... Esas

DAVACILAR : 1- ... - 2- ... - 3- ... - 4- ... - VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- ... Sigorta Anonim Şirketi - VEKİLİ : Av. DAVALI : 2- ... - VEKİLLERİ : Av. DAVA : Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat) KARAR TARİHİ : 28.11.2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28.11.2024

.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından kurulan 26.06.2024 tarihli ara karar aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların iddia ve savunmalarının özeti: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 04.06.2022 tarihinde saat 00.30 sıralarında davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonun, müteveffa ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması neticesinde ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sebebiyle müvekkillerinin murisi ...'nın 04.06.2022 tarihinde vefat ettiğini, müvekkillerinin manevi çöküntü içinde olduklarını ve trafik kazasından kaynaklı meydana gelen yaralanmadan dolayı manevi zararın tazmini amacı ile, davalı ...'den müvekkilleri ... için 100.000,00 TL, ... için 100.000,00 TL, ... için 75.000,00 TL ve ... yönünden 75.000,00 TL olmak üzere toplam 350.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ... Sigorta A.Ş'nin kasko poliçe teminatları kapsamında kalan miktar yönünden her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkillerine verilmesine, kasko poliçe teminatı kapsamında kalacak miktar yönünden yalnızca davalı ...'den tahsili ile müvekkiline verilmesine, davalı ...'ın tüm mal varlığına 350.000,00 TL miktarı ile sınırlı olmak üzere teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, 26.06.2024 tarihli ara karar ile davacılar vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği görüldü. Ara kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosyanın dairemize gönderildiği ve dairemizin ... Esasına kaydının yapıldığı, bu dosyamızdan 02.10.2024 tarihinde karar verildiği ve ilk derece mahkemesince kurulan 02.12.2022 tarihli teminat mukabilinde ihtiyati haczin kabulüne ilişkin ara kararın infaz edilip edilmediğinin araştırılması, infaz edilmedi ise süresinde teminatın yatırılıp yatırılmadığının belirlenmesi ile birlikte buna ilişkin tespitler yapıldıktan sonra dosyanın incelenmek üzere dairemize yeniden gönderilmesi çevrilmesine karar verildiği, ilk derece mahkemesince geri çevirme kararı sonrası yazılan 21.10.2024 tarihli müzekkere ile 02/12/2022 günlü ihtiyati haciz ara kararına ilişkin teminatın dosyaya yatırılmadığının tespit edildiğinin bildirildiği ve dosyanın yeniden istinaf incelemesine gönderilerek dairemizin 2024/2816 Esasına kaydedildiği görüldü. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Ara karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; savcılık, ceza dosyası ve yerel mahkemece aldırılan raporlardan sonra çelişkiler giderilerek aldırılan ATK raporlarının tamamında davalı ...'in asli kusurlu bulunmuş olduğunu ancak yerel mahkemece karar aşamasında olmasına ve bekletici mesele yapılması zorunluluğu olmadığı halde ceza dosyasının kesinleşme sürecinin beklenilmesine karar verildiğini, müvekkillerinin manevi tazminat taleplerinin haklılığının kesin olmamakla birlikte ispatlanmış durumda olduğunu, kusur durumunun bu denli ortaya çıkması sonrasında, davayı kaybedeceğini anlayan davalının mal varlığını eksiltmeye yönelik şüpheli girişimlerde bulunmaya başladığını ve alacağın tahsilini imkansız hale getirmeye yönelik hareketlerde bulunduğunu beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ölümlü trafik kazası nedeni ile uğranılan manevi zararın tazmini ve davalı adına kayıtlı mal varlığı üzerine ihtiyati haciz konulması istemine ilişkindir. Talep ise ihtiyati haciz talebinin reddine dair 26.06.2024 tarihli ara kararına karşı davacı vekilince yapılan istinaf talebine ilişkindir. Öncelikle ihtiyati haciz talebi değerlendirilerek 2004 sayılı İİK'nın 257/1 maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir" düzenlemesi muaccel, bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşulları düzenlemiştir. İİK'nun 257/1.md.de rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş para borçlarının alacaklısının ihtiyati haciz talep edebileceği açıklanmış iken, 2. bentte vadesi gelmemiş borçtan dolayı hangi hallerde ihtiyati haciz istenebileceği açıklanmıştır. Dava konusu olayda haksız fiile dayalı olarak bir zararın meydana geldiği açık olup, haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında tazmin yükümlülüğü olay tarihi itibariyle muaccel hale gelir. Bu açıklamalara göre ihtiyatı haciz “Alacaklının, bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence (garanti) altına almak için, mahkeme kararı ile, borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulması”dır. Yargıtay 4. HD'nin 28.11.2022 tarih 2022/8964 E. 2022/15530 K sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair kararı ile " ...Haksız eylemden kaynaklı manevi tazminat istemiyle açılan davalarda ihtiyati haciz kararı verilmesini engelleyen yasal bir hüküm mevcut olmadığı gibi, İİK’nın 257 vd. maddelerinde de bu yönde bir hüküm bulunmamaktadır. Haksız eylem nedeniyle açılan manevi tazminat davalarında İİK’nın 257 vd. maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmesi ve mahkemenin alacağın varlığı konusunda kanaat edinmiş olması halinde, somut olayın özelliklerine ve ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verilebilmesi mümkün olup... haksız eylem nedeniyle açılan manevi tazminat istemli davalarda İİK’nın 257 vd. maddelerinde öngörülen koşulların gerçekleşmesi ve mahkemenin alacağın varlığı konusunda kanaat edinmiş olması halinde, somut olayın özelliklerine ve ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verilebilmesine, UYUŞMAZLIĞIN BU ŞEKİLDE GİDERİLMESİNE.." karar verilmiştir. Bu kapsamda Yargıtay 4. HD'nin 28.11.2022 tarih 2022/8964 E. 2022/15530 K sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair kararı gereğince farklı Bölge Adliye Mahkemelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasındaki uyuşmazlık bu şekilde giderilmiş olmakla yargı kararları arasında uygulama birliğin temin edilmesi adına dairemizin haksız fiilden kaynaklı manevi tazminat istemli davalarda ihtiyati haciz kararının verilemeyeceğine yönelik uygulamasından vazgeçilmiştir. Mahkemesince her ne kadar davacının ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiş ise de, dosyadaki mevcut delil durumu, kaza tespit tutanağı ve dosya içeriği birlikte incelendiğinde kazanın oluşumunda davalı ...'in kural ihlalinde bulunduğunu gösterir 19.10.2022 tarihli ATK kusur raporu ve bu dosya kapsamında alının ATK raporları dikkati alındığında, davacıların desteğinin vefatı dikkate alındığında ve yine ekli belgelere göre davacıların bir miktar manevi tazminat alacağının doğduğunun kuvvetle muhtemel olduğu anlaşılmakla geçici hukuki koruma yollarından biri olan ihtiyati hacizde yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmiş olup, ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmesi nedeniyle manevi tazminat yönünden davacının ihtiyati haciz talebinin kabulüne, manevi tazminat istemlerine ilişkin olarak talep miktarı ile sınırlı olacak şekilde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesinin 26.06.2024 tarihli ara kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen KABULÜ ile, -.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından kurulan 26.06.2024 günlü ara kararın 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-2) bendi gereğince yeniden hüküm kurulmak üzere KALDIRILMASINA, -Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353.maddesinin 1.fıkrası (b) bendinin 2.maddesi uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla; 2-Davacı vekilinin talebinin kısmen KABULÜ ile; davacı ... için 100.000,00 TL, ... için 100.000,00 TL ... için 75.000,00 TL ve ... için 75.000,00 TL olmak üzere toplam 350.000,00 TL alacağın takdiren %15'i olan (52.500,00 TL) nakdi teminatın ilk derece mahkemesine yatırılması veya aynı miktarda teminat mektubunun ilk derece mahkemesine sunulması halinde davalı ... adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz mal varlığı üzerine ( davalının maaş hesabı, Banka hesapları ve 3 kişilerdeki hak ve alacakları hariç olmak üzere ) dava değeri olan 350.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA, 3-Davacı tarafça teminat sunulduğunda ihtiyati hacze ilişkin işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 4-İlk Derece mahkemesince kararın taraflara tebliğine, İİK'nın 261/1 maddesi uyarınca, kararın davacı tarafa tebliğinden itibaren 10 günlük kesin süre içerisinde teminatın yatırılmaması/ teminat mektubu sunulmaması halinde ihtiyati haczin kendiliğinden kalkmış sayılmasına, 5-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde yatırana iadesine, 6-İstinaf giderlerinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate alınmasına, 7-Kararın tebliği, ihtiyati hacze ilişkin işlemler ile harç iadesine ilişkin işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 8-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı 362. maddesi (1-f) bendi gereğince KESİN olmak üzere OY BİRLİĞİ ile karar verildi. 28.11.2024

Başkan Üye Üye Katip

İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır

Atıf: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/2816, K. 2024/2839, T. 28.11.2024, www.arakarar.com/karar/adana-bolge-adliye-mahkemesi-3-hukuk-dairesi-2024-2816-e-2024-2839-k-6b56638b57a2