Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/268 E. 2026/528 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/268
- Karar No
- 2026/528
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/268 - 2026/528 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/268 KARAR NO : 2026/528 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 08/12/2023 NUMARASI : 2023/219 E. - 2023/532 K.
DAVANIN KONUSU : Marka ile İlgili Kurum Kararlarının İptali, Hükümsüzlük
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 08/12/2023 tarih ve 2023/219 Esas - 2023/532 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, davalı şirketin 2021/149102 sayılı ''...'' ibareli marka tescil başvurusuna, müvekkiline ait ''...'' asıl unsurlu markalarına dayalı itirazlarının, 2023-M-4581 sayılı YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa davalı taraf markasında her ne kadar "..." şeklinin haricinde ''...'' ibaresi yer almaktaysa da logoların çok daha akılda kalıcı ve ayırt edici nitelikte olması nedeniyle davalı tarafın markasının tüketici tarafından "Şekil" olarak değerlendirileceğini, davalı tarafın ürünlerinde kullandığı "..." harfinin tasarımının müvekkili şirketin kullanmış olduğu "..." tasarımına bire bir benzediğini, bu durumun tüketici nezdinde iki markanın karıştırılmasına neden olduğunu, "..." harfi ile ilgili yüzlerce farklı kombinasyonla tasarım yapılabilecekken bire bir “...” ibaresinin kullanılmasının müvekkili şirketin tanınırlığından faydalanma kastını ortaya koyduğunu, ayakkabı sektöründe “...” harfinin müvekkili şirket ile özdeşleşmiş bulunduğunu, SMK'nın 5/1-ç maddesi gereğince davalı tarafından müvekkili şirkete ait "..., ... şekil, ... ..., ..., ... ..., ... ... Şekil" markalarının aynısı olan markasının müvekkili şirkete ait markalarla aynı sınıfta tescil talebinde bulunulmasıın hukuka aykırı bulunduğunu, davalı şirketin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK'nın 18.04.2023 tarihli 2023-M-4581 sayılı kararının iptaline, davaya konu 2021/149102 sayılı "..." ibareli marka başvurusunun tescil edilmesi halinde SMK m.26 uyarınca geçmişe etkili olarak başvuru tarihinden itibaren hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı kurum vekili, kurulun konuya ilişkin kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Pazarlama Ltd. Şti. temsilcisi savunmada bulunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından; başvuru markasının umumi intiba olarak "..." şeklinde ilgili tüketici kesimi nezdinde algılandığı, markaların tertip tarzının birbirinden farklı olduğu, karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, dava konusu marka ile davacıya ait markalar arasında SMK m.5/1-ç hükmü uyarınca ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olmadığı, davacı şirketin "Şekil+..." markası için 2007 yılında TÜRKPATENT tarafından verilmiş tanınmışlık kararı bulunsa da davacı şirketin söz konusu markanın tanınmışlığına ilişkin başka bir delil sunmadığı, T/01504 sayılı tanınmış markada yer alan şekil unsurunun davaya konu markada yer alan “...” harfi ile benzer olmadığı, davalının başvuruya konu markasının davacının tescilli markasından haksız yararlanma sağlaması veya davacı markasının itibarına zarar vermesi ya da ayırt ediciliğini zedelemesi gibi durumların ortaya çıkmayacağı, SMK m.6/5 hükmü koşulunun oluşmadığı, davalı şirketin kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu da ileri sürülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davalının tescil ettirdiği markanın özel olarak biçimlendirilmiş müvekkilin markalarına görsel açıdan ayniyet derecesinde benzediğini, davalının kullandığı ''...'' harfinin müvekkilinin logosuyla birebir aynı olduğunu, davalının müvekkilinin tanınırlığından faydalanma amacı taşıdığını, tüketici nezdinde karıştırılma ve sulandırılma ihtimali olan bir tasarımın kullanılmasının, davalının kötü niyetini açıkça ortaya koyduğunu, SMK md. 6/1 bakımından tüketicilerin ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili kurum kararlarının iptali, hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve taraf markalarının 9, 25 ve 35. sınıflarda aynı mal ve hizmetlerden oluşsa da ibareler yönünden benzer bulunmadığı, zira davalının başvurusunun, davacının markalarından farklı olarak "..." ibaresini içerdiği gibi başvuruda yen alan "..." ibaresinin de davacının "..." asıl unsurlu markalarından farklı olduğu, öncelikle harflerin kimsenin tekeline verilemeyeceği gibi davalı başvurusunda yer alan "..." harfinin, altı siyah, üstü kırmızı iki adet "V" harfinin, birbirine ters şekilde birleştirilmiş halini anımsattığı, davacının markalarını oluşturan "..." harfinin ise ya farklı uçlarının uzatılmasıyla stilize edildiği ya da sırt sırta konumlandırılmış ">" ve "<" işaretlerinden, ">" işaretinin daha büyük, "<" işaretinin daha küçük boyutta ve kesişim yerlerinin üst üste gelmesiyle oluşturulduğu, dolayısıyla taraf markalarında yer alan "..." şekil unsurlarının farklı karaterize edilmeleri nedeniyle görsel olarak benzer bulunmadıkları, başvuruda yer alan "..." ibaresinin de geri planda kalmadığı, bir bütün olarak taraf markalarının farklılaştığı, dolayısıyla mahkemece taraf markaları arasında SMK md. 6/1 bakımından tüketicilerin ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizliğin olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile 304,40-TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 06/03/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/03/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.