Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/2459 E. 2025/81 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/2459
Karar No
2025/81
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/2459 KARAR NO : 2025/81 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 10/11/2016 NUMARASI : 2012/256 E. - 2016/304 K.

DAVACI : VEKİLLERİ DAVALI : DAVANIN KONUSU : Faydalı Model Belgesi Hükümsüzlüğü, Haksız Rekabetin Tespiti

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/11/2016 tarih ve 2012/256 E. - 2016/304 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, davalı adına tescilli 02.12.2008 başvuru tarihli, TR 2008 09279 sayılı faydalı model belgesinde açıklanan buluşun, rüçhan tarihi 25.05.2007 olan WO 2008/150265 yayın numaralı uluslararası patent başvurusunda açıklanan buluşla birebir aynı olduğunu, her ne kadar uluslararası patent başvurusu da aynı Şirket adına yapılmış ise de Türkiye’de yapılan faydalı model başvurusunun, adı geçen uluslararası patent başvurusu ile ilişkilendirilmediğini, bu sebeple Türkiye’nin taraf olduğu Paris Sözleşmesinde bahsi geçen rüçhan hakkının kullanılmadığını, ayrıca yine Türkiye’nin üye olduğu Patent İşbirliği Sözleşmesi (PCT) ve Avrupa Patent Sözleşmesi (EPC) kanalı ile de giriş yapılmadığını, dolayısıyla dava konusu patentin yenilik unsurunu taşımadığını, ayrıca davalı eylemlerinin, müvekkilinin haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, TR 2008 09279 Y sayılı faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalı eylemlerinin müvekkili haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, hükmün ilanına karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkiline ait dava konusu faydalı model belgesinin başvuru tarihinin 02.12.2008 olduğunu, davacı yanın delil olarak gösterdiği WO 2008/15065 yayın numaralı başvurunun ise 11.12.2008 tarihinde, yani müvekkiline ait dava konusu başvurudan sonraki bir tarihte yayınlandığını, yeniliği ortadan kaldırdığı iddia edilen belgenin yayın tarihinin, müvekkiline ait başvuru tarihinde sonra olması ve dayanılan bu belgenin Türkiye’de yapılmış bir başvuru olmaması nedeniyle, müvekkiline ait belgenin yeniliğini ortadan kaldırma ihtimali bulunmadığını, ayrıca müvekkili faydalı modeli ile söz konusu patentin koruma kapsamlarının da farklı bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalıya ait TR 2008 09279 Y sayılı faydalı model belgesinin tüm istemlerinin, davacı delilleri karşısında yenilik vasfını taşımadığı, dava konusu faydalı modelin 551 sayılı KHK hükümlerine göre hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu, davalının faydalı model belgesi almasının haksız rekabet oluşturmayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıya ait TR 2008 09279Y sayılı faydalı modelin tüm istemleri yönünden hükümsüzlüğüne, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, mahkeme tarafından verilen kararda, davalının faydalı model belgesi almasının haksız rekabet oluşturmayacağı sonucuna varıldığını, bu değerlendirmenin haksız ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davalı tarafın, "Paris Konvansiyonu" uyarınca tanınan rüçhan hakkı süresini aşarak faydalı model başvurusu yapmasının, haksız rekabet yaratacak bir durum olduğunu, davalının "PCT yoluyla Türkiye'ye Giriş Yaparak" faydalı model tescili alması gerekirken patent sistemine dair bilgi eksiklikleri ve iyi niyet eksikliği nedeniyle dürüstlük kuralına aykırı davrandığını, bunun kötü niyetli bir yaklaşım olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kısmen redde ilişkin kısmının kaldırılmasını istemiştir. Davalı vekili, dosya kapsamında usuli işlemler tamamlanmadan, müvekkilinin cevabı ve savunmaları alınmadan ve delilleri toplanmadan tahkikata geçildiğini, bu şekilde dosya tamamlanmadan bilirkişi raporu alınarak müvekkilinin savunma hakkının kısıtlandığını, dava dilekçesi ve davacı delillerinin müvekkiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, yine 6100 sayılı HMK gereğince, ön inceleme duruşmasının da müvekkiline tebliği gerekli ve zorunlu iken, bu usul hükmünün de yerine getirilmediğini, yokluklarında ve müvekkilinin bilgisi haricinde ön inceleme duruşması yapıldığını, müvekkiline ait dava konusu faydalı model belgesinin başvuru tarihinin 02.12.2008 olduğunu, davacı yanın delil olarak dayandığı WO2008/150265 yayın numaralı başvurusunun ise 11.12.2008 tarihinde yapıldığını, müvekkili faydalı modelinden sonraki bir tarihte yayınlandığını, dolayısıyla bu dokümanın müvekkili başvuru tarihinden sonra olması ve Türkiye’de yapılmış bir başvuru olmaması nedeniyle, müvekkiline ait belgenin yeniliğini ortadan kaldırma ihtimalinin bulunmadığını, mahkemece, davacı delili olan, US2008/0289831 A1 sayılı patent başvurusunun yayın tarihinin 27.11.2008 olması nedeniyle ve WO yayını ile aynı patent ailesine ait bu başvurunun, yenilik incelemesinde dikkate alınmasının doğru olmadığını, nitekim, söz konusu US dokümanının değerlendirilmesinin, bilirkişi heyetince bilgisayar tarafından yapılmış tercüme neticesinde oluştuğunu, bir davada yabancı dildeki bir dokümanı delil olarak gösteren tarafın, bu delilin yeminli tercüman onaylı Türkçe tercümesini de dosyaya sunmakla yükümlü bulunduğunu, yenilik değerlendirmesinin istemler üzerinden yapılması ve öncelikle de bağımsız istemlerin yenilik incelemesine tabi tutulması gerektiğini, bu incelemenin, dava konusu belge ile korunan istemlerin içeriklerinin tespiti sonrasında, tekniğin bilinen durumuna dahil dokümanda yer alan bilgilerle karşılaştırılması ve bu karşılaştırmanın da açıklanması şeklinde yapılacağını, bu değerlendirme yapılmadan, sadece “ABD patent dokümanının resimleri, dava konusu TR 2008 09279 Y sayılı faydalı modelin resimleri ile birebir aynıdır. İstemler için de birebir aynılık söz konusudur” şeklindeki açıklama ile hüküm kurulmasında hukuka uygunluk bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının aleyhe olan kısmının kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü ile haksız rekabetin tespiti istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 137. maddesinde, dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ön inceleme yapılacağı, ön inceleme tamamlanmadan ve gerekli kararlar alınmadan tahkikata geçilemeyeceği ve tahkikat için duruşma günü verilemeyeceği düzenlenmiş, 139. maddede ise mahkemenin, ön inceleme için bir duruşma günü tespit ederek taraflara bildireceği hüküm altına alınmıştır. Somut uyuşmazlıkta, ön inceleme duruşması davalı tarafa tebliğ edilmemiş ve davalının yokluğunda ön inceleme duruşması yapılarak tahkikat aşamasına geçilmiştir. Bu durumda, yukarıda değinilen yasa hükümlerine uygun bir yargılama yapılmamış olup, mahkemece, davalıya usulüne uygun şekilde ön inceleme duruşma gününün tebliği ve bundan sonra yargılama safhalarının usulüne uygun biçimde yürütülmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. 6100 sayılı HMK'nın 223. maddesinde, yabancı dilde yazılmış belgeye dayanan tarafın, tercümesini de mahkemeye sunmak zorunda olduğu, mahkemenin de kendiliğinden veya diğer tarafın talebi üzerine, belgenin resmî tercümesini isteyebileceği düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta da, davacı tarafça yabancı dilde yazılmış bir kısım dokümanlara dayanılmış ise de bu belgelerin tercümeleri dosyaya sunulmamıştır. O halde, davacı tarafça dayanılan yabancı dilde yazılmış belgelerin tercümelerinin dosyaya sunulması için kendisine usulüne uygun biçimde kesin süre verilmesi ve sonucuna göre değerlendirme yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması da doğru görülmemiştir. Kabule göre de, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna davalı tarafça ciddi ve teknik itirazlar yapılmış olup, mahkemece bu itirazlar karşılanmadığı gibi söz konusu raporda, dava konusu faydalı modelin istemleri tek tek karşılaştırılmak suretiyle bir değerlendirme de yapılmamıştır. Bu durumda mahkemece yeni bir bilirkişi heyetinden, davalı tarafın itirazlarının karşılanması ve dava konusu faydalı modelin hükümsüzlüğü koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, somut uyuşmazlığın çözümünde esasa etkili delil niteliğinde olan hususların değerlendirilmediği anlaşıldığından, taraf vekillerinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülebilmesi için mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 10/11/2016 gün ve 2012/256 E. - 2016/304 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE, 3-Taraf vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 4-Taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 427,60'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde taraflara iadesine, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, 7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 23/01/2025 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/01/2025

Başkan ...

Üye ...

Üye ...

Katip ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2024/2459, K. 2025/81, T. 23.01.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-2459-e-2025-81-k-7ad19f69eb4e