Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 2024/2457 E. 2025/63 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2457
- Karar No
- 2025/63
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/2457 - 2025/63 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/2457 KARAR NO : 2025/63 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 11/03/2021 NUMARASI : 2020/211 E. - 2021/95 K.
DAVACI VEKİLİ DAVALI
DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Dairemizce verilen 15/06/2023 tarih ve 2021/905 E. - 2023/860 K. sayılı karar Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 01/10/2024 tarih ve 2023/5371 E. - 2024/6940 K. sayılı ilamıyla bozulmuş olmakla, dava Dairemizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli tanınmış markalarını mesnet göstererek 2019/86242 sayılı “şekil+...’...” ibareli marka başvurusuna yaptığı itirazın davalı kurum Markalar Dairesi Başkanlığınca kısmen kabul edildiğini, itirazın kısmen reddi yönünden bu karara yaptıkları itirazın ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa başvurunun müvekkilinin itiraza mesnet markalarıyla ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu ve tüketiciler nezdinde iltibasa sebebiyet vereceğini, taraf markalarının 35. sınıftaki hizmetleri aynı olarak kapsadığını, müvekkili markası tanınmış oluğundan başvurunun tüm sınıflarda reddinin gerektiğini, başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığını, haksız rekabet de teşkil ettiğini ileri sürerek, YİDK'nın 2020-M-4469 sayılı kararının iptaline ve başvuru tescil edilmişse hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı şirket vekili, "..." uygulamasının müvekkiline ait "..." uygulamasına bağlı kardeş uygulama olduğunu, markalar arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığını, başvurunun seri marka izlenimi vermediğini, taraf markaları benzemediğinden SMK'nın 6/5. maddesindeki şartların gerçekleşmeyeceğini, kötüniyet ve haksız rekabet iddiasının doğru olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, iptale konu YİDK kararında da tespit edildiği üzere davacı markaları ile davalıya ait markaların aynı veya benzer olmadığı, davacıya ait bir takım markalar ile davalı markalarının kapsadığı bazı mal ve hizmet sınıflarının aynı/benzer olduğu, davacıya ait markanın tanınmış marka olmasının markalar arasında ayniyet veya benzerlik bulunmadığından somut olaya etki etmeyeceği, davalı başvurusunun kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, karıştırılma ihtimali yönünden müvekkili markasının tanınmışlığının dikkate alınması gerektiğini, başvurunun kötüniyetli olarak yapıldığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Dairemizin 15/06/2023 tarih ve 2021/905 E. - 2023/860 K. sayılı kararıyla, somut uyuşmazlık yönünden emtia benzerliğine ilişkin şartın gerçekleştiği, taraf markaları arasında görsel ve işitsel benzerlik bulunduğu, markaların aynı sınıf mal ve hizmetlerde kullanılmaları halinde aralarında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, tüketicilerin başvuru markasını gördüklerini hemen ve ilk bakışta bunun davacının itiraza mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacakları, taraf markaları arasında iltibas koşullarının oluştuğu, tanınmışlık ve kötü niyete dair iddiaların ise ispat edilemediği gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİNİN 01/10/2024 TARİH VE 2023/5371 ESAS - 2024/6940 KARAR SAYILI İLAMININ ÖZETİ: Dairemiz kararının davalılar vekillerince temyizi üzerine, anılan yargıtay ilamı ile, başvuruya konu marka "..." ve "..." ibarelerinin bir kesme işaretiyle ayrıştırılmasıyla oluşturulmuş olup marka, markada yer alan kesme işareti sebebiyle ortalama tüketici tarafından "..." ve "..." ibarelerinin ayrı ayrı söylenmesi suretiyle telaffuz edileceği, bu telaffuz şeklinde ise davacı markalarının esas unsuru olan "..." ibaresinin davacıyı ve markalarını anımsatacak şekilde bağımsız olarak seslendirilmediği, bu nedenle taraf markaları arasında sescil benzerlik bulunmadığı, bunun yanında, başvuru markasında "..." ibaresi davacıyı ve markalarını anımsatacak şekilde bağımsız bir unsur olarak yer almamakta olup davacının davalı markasına benzer kompozisyonla oluşturulmuş bir markası bulunmadığı da gözetildiğinde markalar arasında görsel benzerlik de bulunmadığı, "..." ibareli başvuru markasıyla davacının "..." esas unsurlu seri markaları arasında anlamsal benzerlik bulunmadığının da açık olduğu, belirtilen nedenlerle, başvuru markasının bütüncül olarak bıraktığı izlenim itibariyle işletmesel bağlantılandırma ihtimali de dahil olmak üzere iltibasa sebebiyet vermeyecek derecede mesnet markalardan farklı olduğunun kabulünün gerektiği gerekçesiyle, Dairemiz kararının davalılar yararına bozularak kaldırılmasına karar verilmiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dairemizce usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyulmuştur. Dairemizce uyulmasına karar verilen bozma ilamında da açıklandığı üzere, davalı şirketin dava konusu "..." ibareli başvurusu ile davacı şirkete ait "..." ibareli itiraza mesnet markalar arasında, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira dava konusu markada "..." ve "..." ibarelerinin kesme işareti ile ayrılması nedeniyle davacının itiraza mesnet markalarını anımsatacak şekilde telaffuz edilmeyeceği, dava konusu markada "..." ibaresinin bağımsız olarak yer almadığı ve davacının benzer şekilde oluşturulmuş seri markasının da bulunmadığı, bu bağlamda dava konusu YİDK kararının yerinde olduğu ve hükümsüzlük koşullarının da oluşmadığı anlaşıldığından, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 54,40-TL harçtan mahsubu ile bakiye 561,00-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 5-Davalı şirket tarafından temyiz aşamasında yapılan 54,00-TL posta masrafı ve 269,85 TL temyiz yoluna başvurma harcı olarak yapılan 323,85-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine, 6-Davalı ... tarafından temyiz aşamasında yapılan 30,00-TL posta masrafı ve 269,85 TL temyiz yoluna başvurma harcı olarak yapılan 299,85-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ... verilmesine, 7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), 8-Davacıdan alınması gereken 615,40.TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 59,30.TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10.TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 9-Davalılar kendilerini istinaf aşamasında vekille temsil ettirdiklerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 2/4 maddesine göre hesaplanan 16.000,00-TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, Dair, duruşmaya katılan davacı vekili, davalı şirket vekili, davalı ... vekilinin yüzlerine karşı yapılan açık yargılama sonucunda 22/01/2025 tarihinde HMK 361 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 22/01/2025
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 23/02/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.