Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 2024/2327 E. 2026/391 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2327
Karar No
2026/391
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/2327 - 2026/391 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/2327 KARAR NO : 2026/391 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 08/09/2022 NUMARASI : 2020/236 E. - 2022/250 K.

DAVANIN KONUSU : Marka ile İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08/09/2022 tarih ve 2020/236 E. - 2022/250 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ile davalı ... vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, bu markaları mesnet göstererek davalı şirketin 2018/98198 sayılı ve "..." ibareli başvurusuna yaptıkları itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabul edilerek başvurunun kapsamından 32. sınıfta yer alan "diğer alkolsüz içecekler, meyveli içecekler ve meyve suları, şuruplar/şerbetler ve içecek yapımında kullanılan diğer müstahzarlar" mallarının çıkartılmasına karar verildiği, itirazın kısmen reddi yönünden bu karara yaptıkları itirazın ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 2020-M-5137 sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiğini; oysa müvekkilinin "..." markasını 1992 yılından beri kullanıldığını, 32. sınıfın müvekkilin ana faaliyet alanı olduğunu, taraf markaları arasında 32. sınıftaki "Biralar, maden suları ve havalandırılmış/gazlı sular" ve 29 ve 30. sınıftaki ürünler bakımından iltibas tehlikesinin halen devam ettiğini, başvurunun kötüniyetle yapıldığını, müvekkili şirketin içecek sektöründe uzun yıllardır faaliyet gösterdiği ve birçok farklı içecek çeşidini tüketiciye sunduğu dikkate alındığında, "..." markasını başka bir tür içecek üzerinde gören tüketicinin aklına ilk olarak müvekkiline ait markanın gelmesi ve müvekkili ile ilişkilendirmesinin kaçınılmaz olacağını, 32. sınıf kapsamında yer alan mallar dışında, dava konusu markanın 29 ve 30. sınıflar kapsamındaki "süt ve süt ürünleri", "kakao karışımları", "buzlu sütler" mallarının da içecek türü emtialar olup, müvekkilin markasının tescil ettirdiği ve aktif olarak kullandığı mallar ile benzer olduğunu, müvekkili şirkete ait "..." markalı ürünlerin hemen yanında, müvekkili markası ile benzer bir markayı örneğin bir cips veya gofret üzerinde görecek tüketicinin söz konusu ürünün müvekkili tarafından sağlandığı ve aynı kaynaktan geldiği yönünde bir yanılgıya düşmesinin kaçınılmaz olacağını, müvekkilinin yoğun reklam kampanyaları sonucu markalarının tanınmış olduğunu, dava konusu markanın 32. sınıfta tescilinin müvekkili şirketin, adeta alkollü içecek sektörüne girdiği izlenimi yaratacağını ileri sürerek, 2020-M-5137 sayılı YİDK kararının iptali ve dava konusu 2018/98198 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı Şirket, davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, taraf markaları arasında "..." ibaresinin ortaklığından kaynaklı işitsel olarak yüksek bir benzerlik bulunduğu, "salon" ek ibaresinin bu benzerliği ortadan kaldırmadığı, keza yine görsel anlamda da ortalama düzeyde bir benzerliğin mevcut olduğu, kavramsal olarak ise tüketicinin anılan ibarenin anlamını bilmese de birebir aynı sözcük ile benzer ürün gruplarında karşılaştığında, iktisadi olarak bu ürünlerin aynı marka çatısı altında satılan ürünler olduklarını düşünebileceği, dava konusu 2018/98198 sayılı başvuru kapsamında YİDK kararı sonrasında kalan emtialardan "süt, sıcak çikolata, buzlu sütler, biralar, maden suları ve havalandırılmış/gazlı sular." malların tamamının, davacı yanın önceki tarihli markaları kapsamındaki içecek emtiaları ile benzer nitelikte olduğu; dava konusu marka ile davacı markaları arasında yüksek düzeyli bir benzerlik ilişkisinin mevcut olduğu, bu durum emtia benzerliği ile birlikte değerlendirildiğinde, ortalama tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkabileceği; dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden davacı yanın "..." markasının uzun yıllardır alkolsüz içecek ürünlerinde kullanıldığı noktasında bir kanaate varılması mümkün ise de sunulan delillerden davacı markalarının, gıda sektörünün geneli açısından SMK'nın 6/5. maddesi kapsamında bir korumadan yararlanması gerektiği yönünde bir kanaate varılmasının mümkün olmadığı, kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'nın 2020-M-5137 sayılı kararının 29. sınıf "süt", 30. sınıf "sıcak çikolata, buzlu sütler", 32. sınıf "biralar, maden suları ve havalandırılmış/gazlı sular" emtiaları bakımından iptaline, davaya konu markanın yukarıda belirtilen mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin "..." markasının gerçek hak sahibi olduğunu, başvuru kapsamında kalan mal ve hizmetler yönünden iltibas ihtimalinin devam ettiğini, başvurunun kapsamındaki 29 ve 30. sınıf bir kısım mallarla müvekkilinin mesnet markası kapsamındaki 32. sınıf malların benzer olduğunu, birinin diğerini tamamlama imkanı bulunduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, başvuru kapsamında kalan mal ve hizmetler bakımından SMK'nın 6/1. maddesi şartlarının bulunmadığı ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, her ne kadar başvuru aşamasında taraf marka işaretleri benzer bulunarak dava konusu markanın kapsamındaki bir kısım mallar başvuru kapsamından çıkartılmış ise de, dava konusu markanın kapsamında kalan "süt, sıcak çikolata, buzlu sütler, biralar, maden suları ve havalandırılmış/gazlı sular." malları yönünden de emtia benzerliğinin gerçekleşmiş olduğu, diğer mallar yönünden ise emtia benzerliğinin bulunmadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 10.06.2019 tarih ve 2018/2685 E.-2019/4196 K. sayılı kararının da bu yönde olduğu anlaşılmakla, davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı ile davalı ... vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca ayrı ayrı alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı ile davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin anılan taraflardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı ile davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 20/02/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 09/03/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2024/2327, K. 2026/391, T. 20.02.2026, www.arakarar.com/karar/ankara-bolge-adliye-mahkemesi-20-hukuk-dairesi-2024-2327-e-2026-391-k-296d30b203df