Bölge Adliye Mahkemesi · Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 2024/1973 E. 2024/2128 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1973
Karar No
2024/2128
Karar Tarihi

T.C.

KAYSERİ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

6. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2024/1973

KARAR NO: 2024/2128

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 11/06/2024

ESAS NO: 2022/618

KARAR NO: 2024/604

DAVANIN KONUSU: Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/10/2024

İSTİNAF KARAR

YAZIM TARİHİ: 31/10/2024

KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 11/06/2024 tarih ve 2022/618 E - 2024/604 K kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle;... Ltd. Şti'nin 27/01/2016 tarihinde tescil olup, davalı ... ve müvekkili ile birlikte kurduklarını ve aksine bir karar alınıncaya kadar ...'nın müdür olarak atandığını,...'nın şirket ortağı olarak ...'a bilgi vermediği gibi, şirketin hesaplarında yaptığı hatalar ve şirketin tüzel kişiliğine verdiği zarar nedeniyle şirket hisselerini ...'a devrederek şirket müdürlüğünden ayrıldığını, müvekkilinin ortağı olduğu şirketi davalı ...'nın temsil ettiği tarihler arasında şirket hesabından ... hesabına 520.522,04-TL aktarım yapıldığının tespit edildiğini, müvekkili şirketin mal aldığı ... Ltd. Şti ile ... arasında 116.050,00-TL ticari ve mali kurallara uygun olmayan ilişkiler tespit edildiğini, bu ticaretin ...Ltd. Şti'ne borç olarak yansıtıldığını, ancak ilgili paranın ... hesabına geçtiğini, tüm bu bilgiler ışığında davalı ...'nın müvekkili şirkette yetkili olduğu zaman dilimi içerisinde görevini kötüye kullanarak kendi hesabına 636.572,00-TL para geçirdiğini bildirerek bu bedelin %9 yasal faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının tamamen gerçeğe aykırı olduğunu, şirketin ticaret siciline tescil tarihinin 04/02/2016 olduğunu, müvekkilinin ortaklıktan ayrılış tarihinin ise 26/02/2018 tarihi olduğunu, huzurdaki davanın ikame tarihinin ise 18/07/2022 olduğunu, davacı ...'un şirketin tescil tarihinden müvekkilinin ortaklıktan ayrıldığı tarihe kadar şirket ortağı olduğunu, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, bu nedenle öncelikle davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkilinin davalı şirkette ortak olduğu süreçte şirketin resmi tüm işlemlerinin müvekkili tarafından yerine getirildiğini, yapılan tüm işlemlerin titizlikle ve usulüne uygun olarak yapıldığını, müvekkilinin ortaklıktan ayrıldıktan sonra davacının şirkete yönetemediğini, şirketin mali durumunun kötüye gittiğini, piyasaya oldukça fazla şekilde borçlandığını, bu nedenlerle müvekkilinden haksız kazanç elde etme amaçlı hareket edildiğini bildirerek tüm bu nedenlerle davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "...Sorumluluk davası açılması için şirket genel kurul kararı gerekmekte olup mahkememizin 03/10/2023 tarihli celsesinde davacı vekiline genel kurul kararı sunması için süre verilmiş olup, davacı vekilinin sunmuş olduğu belgeler ve ticaret sicil kayıtlarından davacı ...'un şirketin tek ortağı ve yetkilisi olduğu eldeki davanın açılması ile sorumluluk davası açılması yönündeki şirket iradesinin sağlandığı görülmüştür. Davacı ... Ltd. Şti.'nin ticari defterleri inceletilmek suretiyle alınan mali müşavir bilirkişi ...tarafından hazırlanan 28/08/2023 tarihli kök rapor ile 12/12/2023 tarihli ek rapor ve mali müşavir Prof. Dr. ... tarafından hazırlanan 09/05/2024 tarihli rapor birlikte değerlendirildiğinde; ... Ltd. Sti.nin 2016 yılı Yevmiye defterinin olmadığı, 2017 yılı Yevmiye defteri kapanış tasdikinin olmadığı, 2016/2017 yılları ticari defterlerin sahibi lehine delil teşkil edemeyeceği, 2018 yılı tasdiklerin tam olduğu, ticari bir işletmenin faaliyetlerinin kötü yönetilmesi sonucu borca batık olacağı, iflasını açıklayacağı, ancak davacının iddialarının somut sonuç verecek ve ispat edilebilecek iddialar olmadığı ilgili dönemlerde yapılan genel kurullarda yönetimin ve mali tabloların ibra edildiği, ilgili yıllar mali verilerinde şirketin zarar etmediği, borca batık olmadığı, kötü yönetim ile oluşan herhangi bir zarar ve küçülmeye rastlanılmadığı, davacının iddialarını somut deliller ile ortaya koyamadığı sonucuna ulaşılmış dolayısıyla davacının bu iddialarının da somut ve kesin delillerle ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan tüm sebeplerle davacı tarafın dayandığı zarar iddialarına ilişkin her bir iddiası yönünden gerek dosyaya gelen ve incelenen tüm yazı cevaplarının içerikleri gerek bilirkişi heyetince yapılan tespit ve incelemeler gerekse mahkememizce tüm dosya kapsamı itibariyle yapılan değerlendirmelere göre davalı tarafın dava konusu şirketi zarara uğrattığı iddiaları yönünden davacının dayandığı sebeplere binaen somut, kesin, yazılı ve yeterli delil ve belgelerle ispat edilemediği kanaatine varıldığından davacı şirket tarafından açılan ancak sübut bulmayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. DAVANIN REDDİNE, Davacı ...'un davasının HMK'nın 114/2 ve 115/2.maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, Davacı ...Ltd. Şti.'nin DAVASININ REDDİNE,,..." şeklinde karar verilmiştir.

Bu karara karşı davacılar vekillerince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacılar vekili tarafından sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dava konusu dosyada davacı şirketin bir zararının olup olmadığı hususu mali müşavir bilirkişi incelemesi neticesinde tespit edileceğinden, dava dosyası ve Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi incelendiğinde müdürün sorumluluğuna gidilebilmesi için gereken genel kurul kararının alındığını gösterir herhangi bir evraka rastlanılmadığından, ancak emsal kararlar gereğince ikmalinin mümkün olduğundan, davalı tarafından cevap dilekçesinde her ne kadar davalının ibra edildiği ve sorumluluğuna gidilemeyeceği hususuna yer verilmişse de dosya kapsamında ve Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde davalının ibra edildiğini gösterir herhangi bir karara rastlanılmadığından bahsetmiştir. Aleyhe hususları kesinlikle kabul etmediklerini, öncelikle bilirkişi heyet raporu hukukçu ve Avukat ... tarafında tanzim edildiğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Bilirkişi’ye başvurulmasını gerektiren haller” başlıklı 266. Maddesi’nde; “Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, Bilirkişi’nin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda Bilirkişi’ye başvurulamaz.” düzenlemesini içerdiğini, dosyaya sunulan Mali Müşavir Bilirkişi İncelemesinde; "... Ltd. Şti.'nin 2016 yılı Yevmiye defterinin olmadığı, 2017 yılı yevmiye defteri kapanış tasdikinin olmadığı, 2016/2017 yılları ticari defterlerin sahibi lehine delil teşkil edemeyeceği, 2018 yılı tasdiklerin tam olduğu, davacının iddialarının somut sonuç verecek ve ispat edilebilecek iddialar olmadığı, ilgili dönemlerde yapılan genel kurullarda yönetimin ve mali tabloların ibra edildiği, ilgili yıllar mali verilerinde şirketin zarar etmediği, borca batık olmadığı, kötü yönetim ile oluşan herhangi bir zarar ve küçülmeye rastlanılmadığına dair" kanaat ve görüşlere yer verilmiştir. Raporda yer alan aleyhe hususları kesinlikle kabul etmediklerini, davalı yan şirket ortağı olarak müvekkil yana bilgi vermemesi, şirketin hesaplarında hatalar yapması ve şirketin tüzel kişiliğine devamlı zarar vermesi 26/02/2018 tarihinde tescil edilip ... tarih ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin ...sahifesinde ilan edilen kararla şirket müdürlüğünden ayrıldığını, dosyaya kazandırılan mali müşavir bilirkişi incelemesi eksik olduğunu, uyuşmazlık konusunun aydınlanabilmesi için bilirkişilerce ayrıntılı bir çalışma yürütülmesi gerektiğini, dosyaya ibraz edilen raporda yalnızca defter döküm bilgileri, gelir tablosu verileri, bilanço verileri tablolaştırılarak gösterildiğini, asıl uyuşmazlık konusu olan alacaklar yönünden bir inceleme yapılmadığını, ayrıca yargılamanın bu aşamasına kadar dosyaya kazandırılan bilgi ve belgeler; dava dosyamız ekinde sunduğu bilgi ve belgeler incelemeye konu edilmediğini, davalı yan şirket ortağı olarak müvekkil yana bilgi vermemesi, şirketin hesaplarında hatalar yapması ve şirketin tüzel kişiliğine devamlı zarar vermesi 26/02/2018 tarihinde tescil edilip ... tarih ve... sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin ...sahifesinde ilan edilen kararla şirket müdürlüğünden ayrıldığını, dosyaya kazandırılan bilirkişi incelemeleri eksik ve özensiz olduğunu, bu nedenle; verilen hüküm de haksız ve hukuka aykırı olduğunu, istinaf başvurusunun kabulü ile, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 11/06/2024 tarih ve 2022/618 E. 2024/604 K. sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talebimiz doğrultusunda davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.

Dava, şirket yöneticisinin kusuru kapsamında zarar talebine ilişkindir.

Dosya kapsamında toplanan deliller, somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi raporu, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, davacı şirket ortağı gerçek kişinin işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın usulden reddine, davacı şirketin ise zararını yeterli ve kesin delillerle ispat edememesi nedeniyle davanın reddine ilişkin kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davacının istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1- KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 11/06/2024 tarih ve 2022/618 E - 2024/604 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

3- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 361/1 md uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 31/10/2024

Atıf: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/1973, K. 2024/2128, T. 31.10.2024, www.arakarar.com/karar/kayseri-bolge-adliye-mahkemesi-6-hukuk-dairesi-2024-1973-e-2024-2128-k-d10d02e2f328