Bölge Adliye Mahkemesi · Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 2024/192 E. 2024/529 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/192
Karar No
2024/529
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 02/10/2020 DAVA : Maddi ve Manevi Tazminat KARAR TARİHİ: 31/12/2024 KARAR YAZIM TARİHİ: 03/01/2025

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19/09/2013 tarihinde, davalı ... ait, diğer davalı ...A.Ş. nezdinde ZMMS poliçesi bulunan ve davalı ... yönetimindeki ... plakalı aracın ters yönde seyahat ettiği sırada yaya yolundan geçmekte olan davacıya çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının iş göremezliğe maruz kalacak şekilde yaralandığı, davalı sürücünün tam kusurlu olduğu, kaza sonucu yaralanma nedeniyle davacının maddi ve manevi zararı oluştuğunu beyanla ve fazlaya dair hakkı saklı tutulması kaydıyla 5.000,00 TL maddi tazminatın sigorta şirketi yönünden poliçe limitiyle sınırlı şekilde sorumlu tutulması kaydıyla tüm davalılardan; 100.000,00 TL manevi tazminatın ise araç sürücüsü ve kayıt maliki olan davalı gerçek kişilerden olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili maddi tazminat talebini ... tarihli ıslah dilekçesiyle 85.334,23 TL'ye, ... tarihli dilekçesiyle ise 98.327,40 TL'ye yükseltmiştir. DAVALI CEVABININ ÖZETİ: Davalılar ... ve ... vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia ettiği zararın sigorta şirketi teminatı kapsamında bulunduğu, ayrıca ters şeritte seyredilmediği, yol çalışması nedeniyle iki yönlü olarak yolun trafiğe açıldığı, aynı istikamette giden çok sayıda araç bulunduğu ve davacının aniden yola fırlaması sonucu kazanın meydana geldiği, tüm kusurun davacı yanda olduğu ve zararın da ispatı gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir. Davalı ... A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı aracın kaza tarihini kapsar şekilde trafik sigorta poliçesinin bulunduğu, şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında, sigorta genel şartları kapsamında ve azami poliçe limiti (250.000,00 TL) ile sınırlı olduğu, kusurun ve zararın ispatı gerektiği, tenzilat konusu hadiselerin araştırılarak tespiti halinde hesaplanacak tazminattan indirim uygulanmasını, dava öncesi sigorta şirketinin temerrüte düşürülmediğinden olay tarihinden faiz işletilmeyeceği ve yargılama giderlerinden müvekkilinin sorumlu tutulmaması gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir. DELİLLER: Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/09/2015 gün, ... esas ve ... sayılı karar örneği, kaza tespit tutanağı, sigorta poliçesi örneği, kusur, maluliyet ve tazminat bilirkişi raporu, ekonomik ve sosyal durum araştırma tutanağı, tüm dosya kapsamı. İDM KARARININ ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; uyuşmazlık konusu kazaya ilişkin Adli Tıp Kurumundan alınan raporda davalı sürücüye tam kusur verildiği, kaza sonucu yaralanmasına bağlı arazı nedeniyle davacının %3,3 oranında daimi, 4 ay süreyle de geçici iş göremezliğe maruz kaldığı, tazminat bilirkişi raporunda davacının saptanan iş göremezlik süresi ve oranı ile davalı sürücünün tam kusur durumuna ve davacının asgari ücretin üç katı düzeyindeki gelirine, PMF 1931 yaşam tablosundaki bakiye ömür süresi şeklindeki verilere göre olay tarihi itibariyle öğrenci olan ve gelir getirici herhangi bir işte çalışmayan davacının geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi kaybının bulunmadığı, daimi iş göremezlik zararının ise 85.334,23 TL hesaplandığı, itiraz üzerine alınan tazminat bilirkişi raporunda ise ilk hesaplamadan farklı olarak olay tarihine kadar asgari ücret ve 14/05/2019 tarihinden itibaren asgari ücretin üç katı düzeyindeki gelir durumuna göre davacının sürekli iş görmezlik zararının 98.327,40 TL olduğu, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya el verişli hazırlandığı, manevi tazminat talebi bakımından ise olayın meydana geliş biçimi, davalı sürücünün tam kusur durumu, davacının uğradığı cismani zararın boyutu, tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal konumları ile diğer verilere göre manevi tazminat talebinin kısmen haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 98.327,40 TL maddi tazminatın; 85.334,23 TL tutarındaki kısmının davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden diğer davalılar yönünden ise olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle; 12.993,17 TL tutarındaki kısmına ise 19/11/2020 tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı tutulmasına, manevi tazminatın kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ... tahsiline, fazlaya dair manevi tazminatın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili ... tarihli dilekçesiyle, davalı sigorta şirketi tarafından maddi zararın karşılandığı, tarafların uzlaştığı ve sigorta şirketinin ibraz edildiği, bu kalem alacak yönüyle davanın konusuz kaldığını beyanla maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, yargılama giderlerinin ise sarf eden taraflar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince ... tarihli ek karar ile maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; maddi tazminatın eksik hesaplandığı, ayrıca olayın meydana geliş biçimi, davalı yanın kusur durumu, uğranılan cismani zararın boyutuna göre takdir olunan manevi tazminatın düşük kaldığını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talebi gibi karar verilmesini istemiştir. Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrar ile aracın ters yönde seyretmediğini, çalışma nedeniyle yolun kapatıldığı ve iki yönlü trafiğin aktığını, bir çok aracın aynı istikamete gittiğini, hükme esas alınan kusur raporunun hatalı olduğunu, tazminat hesaplamasının varsayıma dayalı verilere göre yapılamayacağını, olay tarihinde öğrenci olan davacının ileride avukat ya da hakim olacağı durumlarına göre maddi zarar belirlenmesinin hatalı olduğunu, davacının okulu bitirmesine rağmen avukatlık yahut hakimlik yapmadığını, ev hanımı olduğunu, gelirin asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini, maluliyet oranının düşüklüğü nedeniyle efor kaybı da oluşmayacağını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir. G E R E K Ç E Uyuşmazlık trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir. Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Davacı, trafik kazası sonucu yaralandığını ve iş göremezliğe maruz kaldığını, yine uğradığı cismani zarar nedeniyle elem ve ıstırap çektiğini, maluliyeti nedeniyle de üzüntü duyduğunu belirterek bu kaza sonucu oluşan maddi ve manevi zararının karşı aracın sürücü, işleteni ve trafik sigortacısından tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yürütülen yargılama sonucunda maddi tazminat talebi yönünden tam ve manevi tazminat talebi yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuş, istinaf başvuruları sonrası davacı vekili maddi tazminat talebinden feragat etmiş ve mahkemece verilen ek karar ile maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine hükmedilmiştir. Taraflarca ek karara karşı her hangi bir istinaf başvurusunda bulunulmamıştır. Bu durumda ilk derece mahkemesinin ek kararıyla maddi tazminat yönünden davadan feragat nedeniyle reddine karar verildiği ve taraflarca ek karara karşı her hangi bir istinaf başvurusunda bulunulmadığı gözetildiğinde, maddi tazminat yönünden ek kararla verilen karar kesinleştiğinden, taraf vekillerinin asıl karara karşı yaptıkları istinaf başvurusunda maddi tazminat yönünden ileri sürdükleri istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığı anlaşılarak, istinaf incelemesi yalnızca manevi tazminat talebi yönünden yapılmıştır. 6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde manevi tazminata yönelik olarak gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılan istinaf incelemesi sonucunda; 1-)Somut olaya ilişkin olarak Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas ... karar sayılı kararı ile davalının, davacıya karşı işlediği kemik kırığı oluşacak şekilde taksirle yaralama suçundan neticeten 3.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Karar temyiz incelemesinde onanarak kesinleşmiştir. Kural olarak Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17/09/2008 tarih ve ... esas, ... kararı). Somut olayda davalının kullandığı aracın yaya olan davacıya çarpması sonucu davacının kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı, kaza tespit tutanağı ile ceza dosyasında trafik bilirkişisi ve ATK Ankara Grup Başkanlığından alınan iki ayrı kusur raporu ve somut dosyada ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan kusur raporunda; yol çalışması olan yolda ters yönde ilerleyen davalı sürücünün yola gereken dikkati vermemesi nedeniyle tam kusurlu olduğunun belirlendiği anlaşılmış olup; olayın oluş şekli, kaza tespit tutanağı, ceza dosyasında trafik bilirkişisi ve ATK Ankara Grup Başkanlığından alınan iki ayrı kusur raporu, ceza dosyasında yer alan tanık ve diğer deliller ile ceza mahkemesinin maddi vaka tespiti dikkate alınarak, diğer bilirkişi raporları ve delillerle uyumlu olan somut dosyada ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan kusur raporuna itibar edilerek hüküm kurulmasında isabetsizlik görülmemiş, bu durumda yaya olan ve yolun karşısına geçmek için bölünmüş yola girdiği esnada ters yönden gelip yola gereken dikkatini vermeyen ve yayayı gördüğü anda korna ile gerekli uyarıyı yapmayan davalının çarpması sonucu yaralanan davacının olayda kusurunun bulunmadığında şüphe olmadığı, ancak yukarıda açıklandığı üzere olayda davalı sürücünün kusurlu olduğu konusunda da şüphe bulunmadığı, davalı tarafın iddia ettiği şekilde kazada davalı dışında kusuru bulunan kişi veya kurum bulunmakta ise dahi müteselsil sorumluluk ilkesi gereğince bu kusur durumunun rücu ilişkisinde ayrıca değerlendirilmesinin mümkün olduğu, bu durumda olayda başka kusurlu bulunsa dahi müteselsil sorumluluk ilkesi gereğince tazminatın tamamından davalının sorumlu tutulmasının yerinde olduğu kanaatiyle, istinaf eden davalılar vekilinin kusur durumuna yönelen istinaf talebinin reddi gerekmiştir. 2-)Somut dosyada, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan alınan raporda, davacının sürekli maluliyetinin %3,3 oranında olduğu, 4 ay süreyle de geçici iş göremezliğinin bulunduğu bildirilmiştir. Tarafların istinaf dilekçelerinde maluliyet oranına yönelik bir istinaf sebebi ileri sürülmediği görülmüştür. Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Olay tarihi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davalı araç sürücünün tam kusurlu olması, davacının geçici ve sürekli iş göremez hale gelmesi (%3,3 oranında sürekli, 4 ay süreyle geçici), davacı da kemik kırığı oluşmuş olması ve yukarıda gösterilen ilkeler birlikte değerlendirildiğinde davacı için hükmedilen 5.000,00 TL manevi tazminat miktarı az olmuştur. Davacı için, 15.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi halinde bu tazminat miktarı davacının manevi zararlarını karşılayabilecektir. Bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının düzeltilmesi gerekmektedir. O halde davacı vekilinin manevi tazminat miktarına yönelik istinaf talebinin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. 3-)Hal böyle olunca açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; manevi tazminat yönünden yapılan istinaf incelemesine göre, davalılar ... ve ... vekilinin tüm istinaf isteminin 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1 inci fıkrasının (b-1) bendi gereğince esastan reddine; davacı vekilinin istinaf isteminin yukarıda 2 nolu bentte gösterilen sebeplerle kabulü ile 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1 inci fıkrasının (b-2) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına ve davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 15.000,00 TL manevi tazminatın 19.09.2013 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve ... alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalılar ... ve ... vekilinin vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelen istinaf isteminin KABULÜNE, 3-İlk derece mahkemesi olan Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas - ... Karar sayılı, 02/12/2020 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince KALDIRILMASINA, 4-Düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle; a)Davacının açtığı maddi tazminat davasına ilişkin olarak ilk derece mahkemesince verilen 14/09/2021 tarihli maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine dair karar istinaf edilmeksizin kesinleştiğinden, maddi tazminat davası hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, b)Davacının açtığı manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 15.000,00 TL manevi tazminatın 19/09/2013 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve ... müştereken ve müteselsil alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, c)Maddi tazminat yönünden alınması gereken harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin olarak ilk derece mahkemesinin 14/09/2021 tarihli ek kararıyla karar verildiğinden ve bu karar kesinleştiğinden, maddi tazminat davası ile ilgili harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin olarak yeniden karar verilmesine yer olmadığına, ç)Davacının manevi tazminat yönünden peşin ödediği 341,55 TL karar harcının Hazineye gelir kaydına, bakiye 683,10 TL karar harcının davalılar ... ve ... müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye verilmesine, d)Davacı tarafından yapılan 422,00 TL adli Tıp faturası, 2.195,00 TL bilirkişi ücreti, 446,95 TL tebligat posta gideri olmak üzere toplam 3.063,95 TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre hesaplanan 1.654,56 TL yargılama giderlerinin, manevi tazminata tekabül eden 813,44 TL'sinin davalılar ... ve ... müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, e)Davacı manevi tazminat davasında kendisini vekil aracılığıyla temsil ettirdiğinden, kabul edilen miktara göre karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10/1 ve 13/2 maddeleri gereğince belirlenen 15.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... ve ... alınarak davacıya verilmesine, f)Davalılar ... ve ... , manevi tazminat davasında kendilerini vekil aracılığıyla temsil ettirdiğinden, ret edilen miktara göre karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10/2 maddesi gereğince belirlenen 15.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine, g)Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgililerine iadesine, 5-Davacı ile davalılar ... ve ... tarafından ayrı ayrı peşin yatırılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, 59,30 TL istinaf karar harcının talebi halinde davacıya iadesine, davalılar ... ve ... yatırdığı 1.680,00 TL istinaf karar harcından alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcının mahsubu ile mahsup edilen harcın Hazineye gelir kaydına, artan 1.252,40 TL istinaf karar harcının talepleri halinde bu davalılara iadesine, 6-Davalılar ... ve ... sarf ettiği istinaf giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına, başvuru sırasında davacının sarf ettiği istinaf kanun yoluna başvuru harç ücreti 162,10 TL ile karar tebliği ve istinafa dosya gönderme posta masrafı olmak üzere toplam 278,10 TL istinaf giderinin davalılar ... ve ... müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Artan istinaf gider avansının yatıranlara iadesine, 8-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 362. maddesi (1-a) bendi uyarınca 31/12/2024 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliğiyle ile karar verildi.

...

Atıf: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2024/192, K. 2024/529, T. 31.12.2024, www.arakarar.com/karar/antalya-bolge-adliye-mahkemesi-13-hukuk-dairesi-2024-192-e-2024-529-k-baa5f03efa2c