Bölge Adliye Mahkemesi · Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi 2024/1870 E. 2025/1386 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1870
- Karar No
- 2025/1386
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:08/03/2024 DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ:31/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ:31/12/2025
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 31/10/2016 tarihinde ... plakalı aracın Uşak istikametinden Denizli/Çivril'e doğru seyir halindeyken sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle tek taraflı maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin ciddi şekilde yaralandığını ve malul kaldığını, kaza sonrasında kaza tespit tutanağı ile ... plakalı araç sürücüsünün trafik kurallarını ihlal ettiği, kaza neticesinde müvekkilinin müdahalesi ve kusurunun olmadığını, hayati fonksiyonları etkileyecek şekilde yaralandığını, sürücünün kural ihlali, alkollü olması sebebiyle kusurlu olduğunu, müvekkilinin ilk müdahalesinin Uşak Devlet Hastanesi'nde yapıldığını, yasa gereği arabulucuya başvuru yapıldığını, ancak anlaşma sağlanamadığını, alacağın tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmasını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı ve 10,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işlecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden kusuru oranında tahsilini, tedavi evraklarının celbini, ilgili soruşturma dosyasının ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle trafik tescil kayıtlarının celbini, arabuluculuk aşamasından müvekkilini temsil ettiğinden lehine arabuluculuk vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. CEVAP: Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın zamanaşımı nedeniyle reddini, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, dava konusu taleplerin teminat dışında kaldığını, davacının sigortalı aracın sürücüsü olduğunu, kazada tarafların kusur durumlarının tespitini, müterafik kusur durumunun dikkate alınmasını, davacı tarafın geçici iş göremezlik ve geçici iş göremezlik dönemine ilişkin taleplerin teminat dışında kaldığını, bu nedenlerle öncelikle davanın zamanaşımı nedeniyle reddini, delillerin müvekkili şirkete tebliğini, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olması nedeniyle yetkisizlik nedeniyle reddini, tarafların kusur oranı ile müteveffanın müteraafik kusur nedeniyle tazminattan, indirim yapılmasını, sigortalı araca atfı kabil kusur bulunmadığından davanın reddini, atüerya hesabı yapılırken hesabı yapılırken aktüer sicil kaydı ile uzmanlık alanına dikkate edilmesini, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İDM KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; " 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde düzenleme yer almıştır. Kaza tarihinde geçerli yasa ve ZMSS Genel Şartlarına göre, sigortacı işletenenin/sigortalının yahut eylemlerinden sorumlu olduğu kimselerin 3. Kişilere verdiği maddi/cismani zararları teminat altına aldığından ve somut olayda davacının işleten olması nedeniyle talep edilen zararın teminat harici olduğu değerlendirildiğinden davanın reddine" şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, meydana gelen kazaya yol yapım çalışmalarında gerekli önlemlerin alınmaması etkili olduğundan müvekkilinin uğradığı zarar sigorta poliçesi teminatı kapsamında kaldığını, 31/10/2016 günü, saat 12:00 sularında ... plakalı araç Uşak istikametinden Denizli Çivril'e doğru seyir halindeyken yol yapım çalışmaları nedeniyle sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin kusursuz olduğunu, bu nedenle uğradığı zarar kendisinden kaynaklanmayan yol çalışmalarında gerekli önlemler alınmadığından davalı sigorta şirketinin akdettiği sigorta poliçesi kapsamında bulunduğunu, müvekkilinin yönetimindeki araç ile geçirdiği kaza ile ilgili tutulan 31.102016 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağında kazanın yol yapım çalışmasının yapıldığı alanda meydana geldiği belirtilmesine rağmen yol yapım çalışmasının kazanın oluşumuna etken neden olarak gösterilmemesinin yanlış olduğunu, yerel Mahkemece kaza mahallinde keşif yapılarak ve delillerinin toplanarak kazanın meydana geldiği yerde kaza tarihinde yapılmakta olan yol yapım çalışmalarının kazanının meydana gelmesinde etkili olup olmadığını belirledikten sonra davalı sigorta şirketinin sorumluluğunu belirlemesi gerekirken bunun yapılmaması nedeniyle eksik inceleme ile karar verilmiş olup karar usul ve yasaya aykırı olduğunu, Trafik kazası Tespit tutanağında kazanın meydana geldiği yol kesiminde yol yapım çalışması olduğu ve işaretleme yapıldığı halde sürücüye tam kusur verilmiş olması, yol yapım çalışmasının kazada etken olma oranının belirtilmemesi ve Yerel Mahkemenin de bunu hükme dayanak almasının hatalı olduğunu, ileri sürerek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda davalarının kabulüne karar verilmesini istemiştir. G E R E K Ç E Duruşma açılmasını gerektiren sebep bulunmadığından HMK'nın 353. Ve 355. Maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler kamu düzeni ve istinaf nedenleriyle sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür. Uyuşmazlık, haksız fiile dayalı manevi tazminat isteğine ilişkindir. Davacı ... Yabancı Kimlik Nolu ... 'ın dosya kapsamından İran İslam Cumhuriyeti vatandaşı İran Uyruklu olduğu, 03.02.2010 tarihli Türkiye ile İran arasında Ankara' da imzalanan karşılıklılık anlaşması bulunduğu anlaşılmıştır. Sorumluluk sigortası bir zarar sigortası olmakla birlikte bir mal sigortası değildir. Sorumluluk sigortasında sigortacı sigorta ettirenin üçüncü kişilere karşı sorumluluğu riskini teminat altına almaktadır. Bu nedenle mal sigortalarında sigortalı ve sigortacı şeklinde ikili bir taraf bulunurken sorumluluk sigortalarında sigorta ettiren/sigortalı, sigortacı ile birlikte birde sigortalının zarar verdiği üçüncü kişi bulunmaktadır. Bir başka ifade ile zorunlu mali sorumluluk sigortası bir sorumluluk sigortası olarak işletenin veya sürücünün zararlarını değil işleten ve eylemlerinden sorumlu olduğu sürücüsünün üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına alır. ZMMS sigortacısının sorumlu olabilmesi için trafik kazası sonucu ölen-yaralanan sigortalı ve sürücüsünün dışında üçüncü bir kişi olmalıdır. Zira sorumluluk sigortası sigortalının üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu teminat altına alır. Ancak işleten veya onun eylemlerinden sorumlu olduğu sürücü üçüncü kişi olmadığı için onların zararlarından sorumluluğu bulunmamaktadır. Karayolları Trafik Kanunu 91. maddesine göre zorunlu mali sorumluluk sigortası araç işleteninin aynı kanun 85/1. maddesindeki sorumluluğu yani bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması durumunda bu sorumluluğunu teminat altına alır. Burada açıkça belirtildiği gibi ölen kişi “bir kimse” yani işleten ve sürücünün dışında üçüncü bir kişi olmalıdır. Ölen kişi işleten ve sürücü ise sorumluluk sigortacısı bu zararı karşılamaz. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; dosyadaki kaza tespit tutanağına göre davacı ...'ın aracın sürücüsü ve araç sahibi işleteni olduğu, dolayısıyla kaza tespit tutanağında 1 yolcu 1 sürücüden birinin davacı olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemenin tek taraflı ve yüzde yüz kendi kusuru ile kendi yaralanmasına neden olan sürücü ve işletenin Karayolları Trafik Kanunu 91. maddesine göre zorunlu mali sorumluluk sigortası araSorumluluk sigortası bir zarar sigortası olmakla birlikte bir mal sigortası değildir. Sorumluluk sigortasında sigortacı sigorta ettirenin üçüncü kişilere karşı sorumluluğu riskini teminat altına almaktadır. Bu nedenle mal sigortalarında sigortalı ve sigortacı şeklinde ikili bir taraf bulunurken sorumluluk sigortalarında sigorta ettiren/sigortalı, sigortacı ile birlikte birde sigortalının zarar verdiği üçüncü kişi bulunmaktadır. Bir başka ifade ile zorunlu mali sorumluluk sigortası bir sorumluluk sigortası olarak işletenin veya sürücünün zararlarını değil işleten ve eylemlerinden sorumlu olduğu sürücüsünün üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına alır. ZMMS sigortacısının sorumlu olabilmesi için trafik kazası sonucu ölen-yaralanan sigortalı ve sürücüsünün dışında üçüncü bir kişi olmalıdır. Zira sorumluluk sigortası sigortalının üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu teminat altına alır. Ancak işleten veya onun eylemlerinden sorumlu olduğu sürücü üçüncü kişi olmadığı için onların zararlarından sorumluluğu bulunmamaktadır. Karayolları Trafik Kanunu 91. maddesine göre zorunlu mali sorumluluk sigortası araç işleteninin aynı kanun 85/1. maddesindeki sorumluluğu yani bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması durumunda bu sorumluluğunu teminat altına alır. Burada açıkça belirtildiği gibi ölen kişi “bir kimse” yani işleten ve sürücünün dışında üçüncü bir kişi olmalıdır. Ölen kişi işleten ve sürücü ise sorumluluk sigortacısı bu zararı karşılamaz. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; dosyadaki KAZA TESPİT TUTANAĞINA göre davacı ...'ın aracın sürücüsü ve araç sahibi işleteni olduğu, dolayısıyla kaza tespit tutanağında 1 yolcu 1 sürücüden birinin davacı olduğu anlaşılmaktadır. Tek taraflı ve yüzde yüz kendi kusuru ile kendi yaralanmasına neden olan sürücü- işletenin Karayolları Trafik Kanunu 91. maddesine göre zorunlu mali sorumluluk sigortası araç işleteninin aynı kanun 85/1. maddesindeki sorumluluğu yani bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması durumunda bu sorumluluğunu teminat altına aldığından, zorunlu sigortanın sorumluluğunun işleten ve sürücünün dışında üçüncü kişilere karşı olduğu, yaralanan kişi işleten ve sürücü ise sorumluluk sigortacısı bu zararı karşılamayacağı açıktır. Bu nedenle yerel mahkemenin verdiği kararda hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Yerel mahkemenin de karar gerekçesinde belirttiği üzere, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, usule ve yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle kanıtların toplanması ve değerlendirilmesinde bir usulsüzlük görülmemesine, mahkemenin ilamda yazılı şekilde ortaya koyduğu takdirine, mahkemenin değerlendirmesi ve vardığı neticede istinaf nedenleri yönüyle usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 6100 Sayılı HMK’nın 355.maddesi kapsamında yapılan inceleme neticesinde istinaf talebinin yerinde olmadığının anlaşılmasına göre davacının istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme ile harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 31/12/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...