Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/187 E. 2024/404 K. – İpoteğin Fekki
Konu: İpoteğin Fekki
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/187
- Karar No
- 2024/404
- Karar Tarihi
- Konu
- İpoteğin Fekki
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2024/1406 KARAR NO:2025/105 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:30/04/2024 NUMARASI:2024/187 E. - 2024/404 K. DAVANIN KONUSU:İpoteğin fekki (Genel kredi sözleşmesinden kaynaklı)Taraflar arasındaki ipoteğin fekki davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle karar verilmesine yer olmadığına dair verilen karara karşı, davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacılar vekili, dava dilekçesinde özetle; davacılardan ...'ün yetkilisi bulunduğu diğer davacı ....Şti.lehine davalı banka tarafından açılmış, açılacak krediler ile verilmiş verilecek teminat mektubu, kontragaratiler vs. işlemlerin teminatı olarak İstanbul ili, Kadıköy ilçesindeki, ... Sokak, ... ada, ... parsel, 3.kat, 4.numaralı bağımsız bölümdeki taşınmaza 28.04.1999 tarihinde, 80.000,00 TL ( 80.000.000.000,00 E.TL) tutarlı ipotek tesis edildiğini, davacı şirketin davalı bankaya herhangi bir borcu bulunmadığını,davacıların, davalı bankaya müteaddit kereler başvurarak ipoteğin kaldırılmasını talep ettiğini, davalının taleplerine yanıt vermemesi üzerine davacılarca davalıya ihtarname keşide edildiğini, bu ihtarnamenin tebliğine karşın davalının cevap vermediğini, davaya konu ipotek akdi ve banka kayıtları üzerinde, konusunda uzman bir bilirkişiye inceleme yaptırılarak,davacının davalı bankaya ipotek kapsamında kalan herhangi bir sorumluluğu bulunup bulunmadığının saptanarak ipoteğin fekkine karar verilmesi için iş bu davanın açılması zorunluluğu doğduğunu ileri sürerek,İstanbul ili, Kadıköy ilçesindeki, ... Sokak, ...91 ada, ... parsel sayılı taşınmada yer alan 4 numaralı bağımsız bölümdeki 28.04.1999 tarihli, 80.000,00 TL tutarlı ipoteğin fekkine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; dava konusu taşınmaz üzerine, davacı ... Şti.'ne müvekkili davalı tarafından verilen ve verilecek kredilerin, teminat mektuplarının, kontrgarantilerin, ithalata ilişkin poliçelere bankaca konulan aval ve kabul şerhlerinin, adı geçenin keşideci, ciranta ve kefil sıfatıyla imzalamış olduğu ve imzalayacağı kambiyo senetlerinin, yine adı geçenin alacaklı bankaya vermiş olduğu ve vereceği kefalete dayalı taahhütlerin, sebep ve ciheti ne olursa olsun adı geçenin Bankaya doğmuş ve doğacak tüm borçlarından 80.000.000.000 (Seksen Milyar Türk Lirası) na kadar Kadıköy ...Bölge Tapu Sicil Müdürlüğünün 28.4.1999 tarihli ve ... yevmiye numaralı teminat ipoteği tesis edildiğini, davacıların Beyoğlu ... Noterliğinin 22.01.2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile gerek ipotek tesis eden malikin ve gerekse lehine ipotek tesis edilen şirketin davalıya borçlarının kalmadığını belirterek ipoteğin fekkini talep ettiğini, davalının bu talebine Beyoğlu ... Noterliğinin 20.05.2015 târih ve ... yevmiye numaralı cevabı ihtarnamesi ile cevap vererek, davacı şirketin davalının ... şubesinden teslim edilen çek karnelerinden 22 adet çekin kayıtlarının açık olduğu, bu nedenle yasal yükümlülük tutarlarının toplamı olan 15.400 TL'nin nakden depo edilmesi halinde ipoteğin fek edileceğinin belirtildiğini, Çek Kanunu uyarınca hesap sahibi ile muhatap Banka arasında çek defterinin teslimi sırasında yapılmış olan dönülemeyecek bir gayri nakdi kredi sözleşmesi hükmünde olduğu için henüz müvekkilinin kayıtlarında açık görünen 22 adet çek ile ilgili yasal yükümlülük tutarları ile ilgili olarak gayri nakdi riskin tesis edilen ipoteğin teminat kapsamında bulunduğunu, bu sebeple davanın haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava taraflar arasında bankacılık işlemleri nedeni ile vefat eden davacı ... adına kayıtlı Kadıköy ilçesi, ... mah. ... ada, ... parsel, ... nolu bağımsız bölüm üzerine konulan ipoteğin terkini istemine ilişkindir.İstanbul Anadolu 8. Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/175 Esas sayılı dosyasında 24/11/2015 tarihinde görevsizlik kararı vermiş olup, görevsizlik kararı sonrası yargılamaya mahkememizin 2016/109 Esas sayılı dosyası ile devam olunmuştur. Kadıköy Tapu Müdürlüğünün 11/03/2016 tarihli cevabi yazısında ... adına kayıtlı taşınmaz üzerine davalı banka lehine 80.000 TL bedelli ipotek tesis edilmiştir.İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/12/2015 tarih 2015/494Esas - 941 Karar sayılı gerekçeli kararının incelenmesinde davacı tarafından davalı aleyhine açılan menfi tespit davasında davanın reddine karar verilmiştir, gerekçeli kararın incelenmesinde davacı tarafın davalı bankaya 1993 yılında ... hesap nosu ile 25 adet çek yaprağını teslim ettiğini, çeklerin bankaya ibraz edilmediğini çek niteliğinde bulunmadığını, zaman aşımı süresinin geçtiğini, çeklerden dolayı konulan ipoteklerin kaldırılmasını talep ettiği, 5941 sayılı Çek Kanununun 3. Maddesinin 3. Fıkrasına göre muhatap banka ibraz eden düzenleyici dışındaki hamile süresinde ibraz edilen her çek yaprağı için yasal çek bedeli ödeme yükümlülüğü olduğu, aynı kanunun geçici 3. Maddesinin 4. Fıkrasına göre ise bankaların müşterilerine verdikleri eski çek defterleri ile ilgili olarak muhatap bankanın 3. Maddesinin 3. Fıkrasına göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu 30/06/2018 tarihinde sona erer maddesine istinaden Çek Kanununun 3. Maddesinin 3. Fıkrasına göre davalı bankanın hamile karşı ödeme yükümlülüğünün devam ettiğinden davanın reddine karar verilmiştir.Mahkememizden verilen 24/09/2019 tarih ve 2016/109 Esas - 2019/891 Karar sayılı ilamı ile" Her ne kadar davacı taraf mahkememizde davalı banka ile olan bankacılık işlemleri nedeni ile davacı ... adına kayıtlı taşınmazı üzerine konulan 80.000 TL bedelli ipoteğin terkinini talep etmiş ise de davalı banka tarafından davacılara bankacılık işlemleri nedeni ile verilen eski çek karnesinin davalı bankaya teslim edilmediği, davalı bankanın 5941 sayılı Çek kanununun geçici 1. Maddesinin 3. Fıkrası "bankaların müşterilerine verdikleri eski çek defterleriyle ilgili olarak, 3167 sayılı Kanun Ceza Kanununun 7 nci maddesi hükmü saklıdır" şeklinde, Geçici 3. Maddenin 3. Fıkrası "Bu kanunun bu maddenin yayımı tarihinden önce yürürlükte bulunan hükümleri ile mülga 3167 sayılı Kanun hükümleri gereğince düzenlenmiş olan eski çeklerin hukuki geçerliliği devam eder." şeklinde, Geçici 3. Maddenin 4. Fıkrası bankaların müşterilerine verdikleri eski çek defterleriyle ilgili olarak, muhatap bankanın 3 üncü maddenin üçüncü fıkrasına göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu 30/06/2018 tarihinde sona erer" şeklinde düzenlenmiştir. Söz konusu mevzuatta açıkça düzenlendiği üzere 5941 sayılı (yeni) Çek Kanunu kapsamına girmeyen eski çek kanunları kapsamında verilen çekler nedeniyle davalı bankanın gayrinakdi riski bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine " karar verilmiştir.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 2021/41 Esas-2024/176 Karar sayılı İlamı ile " dava konusu taşınmaz üzerindeki ipoteğin yargılama sürecinde davalı bankanın 15.05.2019 tarihli müzekkere cevabı ile kaldırıldığının bildirildiği anlaşılmaktadır. Davadaki istemin ipoteğin fekki olduğu ve yargılama sürecinde hükümden önce kaldırıldığı belirtilmekle, gerekirse tapudan ipoteğin fek edilip edilmediği de sorularak, dava konusu ipoteğin karardan önce yargılama aşamasında fek edildiğinin anlaşılması durumunda davanın konusuz kalacağı düşünülmelidir.HMK'nın 331. maddesinde, esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri düzenlenmiştir. Maddenin 1. fıkrasında davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir edeceği belirtilmiştir. Buna göre davanın konusuz kaldığı sonucuna varılması halinde ise yargılama giderlerinin HMK'nın 331 maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekecektir." şeklindeki gerekçe ile Mahkememizin 24/09/2019 tarih ve 2016/109 Esas - 2019/891 Karar sayılı ilamı kaldırılmasına karar verildiği ve davanın Mahkememizin 2024/187 Esas sırasına kaydedildi.Davacı ...'ün 18/03/2020 tarihinde vefat ettiği geriye mirasçı olarak ...'ın kaldığı anlaşılmış olup davacı vekili tarafından ... adına vekaletname sunularak taraf teşkili sağlanmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ; davacı ... Şirketi lehine davalı Banka tarafından açılmış ve açılacak kredilerin teminatı olarak ...'ün maliki bulunduğu İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, ... ada, ... parsel, ... nolu bağımsız bölüm üzerine tesis edilen 80.000,00 TL tutarlı ipoteğin fekkine karar verilmesini talep etmiş olup Kadıköy Tapu Müdürlüğü'nün 15/03/2024 tarihli müzekkere cevabı ile ... Bankası 28/04/1999 tarih, ... yevmiye numaralı ipotek 21/05/2019 tarih, ... yevmiye numarası ile terkin edildiği bildirilmiştir. Dava konusu taşınmaz üzerindeki ipoteğin yargılama sürecinde hükümden önce kaldırıldığı anlaşıldığından dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 331/1. maddesinde düzenlenen “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.” hükmü de nazara alınarak davanın açıldığı tarihe göre tarafların durumu değerlendirilmiş olup Beyoğlu ... Noterliği'nin 22/01/2015 tarih ve... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davacılar tarafından ipoteğin kaldırılmasının talep edildiği , davalı bankanın bu ihtarnameye cevap olarak Beyoğlu ... Noterliği'nin 20/04/2015 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi tanzim edilmiş olup ihtarname içeriğinde esli çek kanunu kapsamında verilen çekler nedeniyle banka sorumluluğunun devam ettiğini , davacı ... Şirketi'nin banka tarafından verilen 22 adet çeki nedeniyle sorumluluğun 30/06/2018 tarihine kadar devam etmesi nedeniyle 15.400,00 Tl yatırılması halinde ipoteğin fek edileceği hususu belirtilmiş olup buna ilişkin ihtarname sureti 17/05/2016 tarihinde dava dosyasına celp edilmiştir.Yine İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/12/2015 tarih 2015/494Esas - 941 Karar sayılı gerekçeli kararının incelenmesinde davacı tarafından davalı aleyhine açılan menfi tespit davasında davacı tarafın davalı bankaya 1993 yılında ... hesap nosu ile 25 adet çek yaprağını teslim ettiğini, çeklerin bankaya ibraz edilmediğini çek niteliğinde bulunmadığını, zaman aşımı süresinin geçtiğini, çeklerden dolayı konulan ipoteklerin kaldırılmasını talep ettiği, Mahkemece 5941 sayılı Çek Kanununun 3. Maddesinin 3. Fıkrasına göre muhatap banka ibraz eden düzenleyici dışındaki hamile süresinde ibraz edilen her çek yaprağı için yasal çek bedeli ödeme yükümlülüğü olduğu, aynı kanunun geçici 3. Maddesinin 4. Fıkrasına göre ise bankaların müşterilerine verdikleri eski çek defterleri ile ilgili olarak muhatap bankanın 3. Maddesinin 3.Fıkrasına göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğunun 30/06/2018 tarihinde sona erer maddesine istinaden Çek Kanununun 3. Maddesinin 3. Fıkrasına göre davalı bankanın hamile karşı ödeme yükümlülüğünün devam ettiğinden davanın reddine karar verilmiş ve Yargıtay 19. H.D. 2016/18067 Esas 2018/2690 Karar sayılı ilamı ile onanmış ve 13/09/2018 tarihinde kesinleşmiş olup davalı bankanın ibraz edilmeyen çek yaprakları nedeniyle 30/06/2018 tarihine kadar sorumluluğunun devam ettiği ve mevzuatta açıkça düzenlendiği üzere 5941 sayılı (yeni) Çek Kanunu kapsamına girmeyen eski çek kanunları kapsamında verilen çekler nedeniyle davalı bankanın gayrinakdi riski bulunduğu , Beyoğlu ... Noterliği'nin 20/04/2015 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinde belirtilen 15.400,00 TL sorumluluk tutarının davacılar tarafında davalı bankaya ödendiğine ilişkin bir delilde sunulmaması nedeniyle davanın açıldığı tarih olan 06/05/2015 tarihinde davalı bankanın ipoteğin kaldırılmamasında haklı olduğu kanaatine varılmış olup davalının haklılık durumuna göre yargılama giderleri ve vekalet ücreti hususunda aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." gerekçesiyle, dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.Bu karara karşı, davacılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacılar vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı tarafından keşide edilen ihtarnamenin davacı tarafa tebliğ edilmediğini, davalının yargılamanın en başından itibaren savunma ve tüm dilekçelerinde davacılar tarafından keşide edilen ihtarnameye Beyoğlu ...Noterliğinin ... yevmiye numaralı ve 20.04.2015 tarihli ihtarname ile cevap verdiklerini beyan ettiğini,ancak bu ihtarnamenin davacılara tebliğ edilmediğini, mahkemece davalı bankanın bu beyanına itibar edildiğini ancak iş bu dosyaya celb edilen anılan ihtarnamenin tebliğ parçasının irdelenmediğini, davalının ihtarname tebliğ edilmediğini anlayınca Tebligat Kanununun 35.maddesine göre davacı şirketin ticaret sicil kaydına ihtarnameyi göndermediği için basiretli bir tacir gibi davranmadığından da ayrıca kusurlu olduğunu, davacıların adresinin uzun yıllardır aynı olup halen değişmediğini, buna ilişkin İstanbul Ticaret Odası kayıtlarını sunduklarını, davalının tebliğ edilmeyen ihtarname içeriğindeki beyanları davacılarca bilinmiş olsaydı davacıların yasal yükümlülük tutarını yatırmak hakkını kullanarak dava açmalarına gerek kalmayacağını, davalının davacılara bu hakkı da kullandırmadığını, davacıların ihtarname içeriğinden dava açılınca, davalının cevap dilekçesindeki beyanları ile haberdar olduklarını, hatta daha sonra cevap dilekçesinde yer alan eski çek defterleriyle ilgili olarak, muhatap bankanın ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğunun 30/06/2018 tarihinde sona erer şeklindeki savunması doğrultusunda birkaç kez davalı bankaya başvurarak ipoteğin kaldırılmasını talep ettiğini, davalının bu taleplere de cevap vermediğini, ipoteği kaldırmadığını, davacı tarafın en son davalı bankaya 17.12.2018'de yazılı olarak başvurusunun da fayda etmediğini, bu nedenle davalı tarafın yasalara uygun davrandığından da söz edilemeyeceğini, davalının, dava konusu ipoteği kendi savunmasında yer alan yasal düzenlemeye göre 30.06.2018 tarihinden sonra ipoteği kaldırması gerekirken yaklaşık bir yıl sonra 15.05.2019 tarihinde kaldırdığını, nihayetinde davalı bankanın dava konusu ipoteği 15.05.2019 tarihinde kaldırdığını,bu hususun davalının savunmaları ile çelişki arz ettiğini,hem sorumluluklarının 30.06.2018 tarihinde sona erdiğini beyan edip, bu tarihten neredeyse bir yıl kadar ipoteği kaldırmasını açıklayamadığını, bu durumun taşınmazın üzerinde tasarruf edemeyen müvekkillerinin mağdur olmasına neden olduğunu, mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, yargılama sürecinde defalarca davalı bankanın keşide ettiği cevabi ihtarnamesinin davacı şirkete tebliğ edilmediğini beyan etmelerine rağmen mahkemece noterlikten tebliğ şerhi celb edilmesine ve ihtarnamenin davacı şirkete tebliğ edilmediği anlaşılmasına karşın mahkemenin davalının cevabi ihtarnamesinde belirtilen 15.400,00 TL sorumluluk tutarının davacılar tarafından davalı bankaya ödendiğine ilişkin bir delil sunulmaması nedeniyle davanın açıldığı tarih olan 06/05/2015 tarihinde davalı bankanın ipoteğin kaldırılmamasında haklı olduğu kanaatine varılarak verilen kararda hukuka uyarlık bulunmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, ipoteğin fekki istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda dava konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; bu karara karşı, davacılar vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dava dosyasında ilk derece mahkemesince verilen davanın reddi kararı Dairemizin 08.02.2024 tarihli ve 2021/41 Esas, 2024/176 Karar sayılı kararı ile, ipoteğin yargılama sırasında kaldırıldığı ve davanın bu sebeple konusuz kalabileceği nazara alınarak bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek kaldırılması üzerine mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda, ipoteğin yargılama sırasında 21.05.2019 tarihinde davalı yanca kaldırıldığı, davalının dava tarihinde ipoteği kaldırmamış olmakta haklı olduğu ve davanın açılmasına sebebiyet vermediği gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmiştir.Davacılar vekili, davalının cevabi ihtarnamesinin davacılara tebliğ edilmediğini, bu ihtarnamenin içeriğinden davacıların haberdar olması halinde yasal sorumluluk tutarı ödenerek ipoteği kaldırtabileceğini ve dava açmayacaklarını, bu sebeple müvekkillerinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.Davacı ...'ün maliki olduğu İstanbul ili, Kadıköy ilçesi, ... Sokak, ... ada, ... parsel, ...kat, ...numaralı bağımsız bölümdeki taşınmaz üzerinde 28.04.1999 tarihli ve 80.000,00 TL tutarlı ipotek tesis edildiği, ipoteğin davalı banka ile davacı şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmesini temin etmek üzere tesis edildiği görülmektedir.Davacılarca Beyoğlu ...Noterliğinin 20.01.2015 tarihli ve ... yevmiyeli ihtarnamesi ile davalıdan ipoteğin fekkinin talep edildiği, davalının bu ihtarnameye Beyoğlu ...Noterliğinin 20.04.2015 tarihli ve ... sayılı ihtarname ile; banka tarafından kendilerine verilen 22 adet çeke ilişkin 15.400 TL bedelin yatırılması halinde ipoteğin fek edileceğinin belirtildiği, bu ihtarnamenin davacıların adresten taşınması sebebiyle tebliğ edilemeyerek merciine iade edildiği anlaşılmaktadır.Her ne kadar davacılar vekili ihtarnamenin şirketin sicil kaydındaki adrese tebliğ edilmediğini ileri sürerek kararı istinaf etmiş ise de davalı bankanın cevabi ihtarnamesinin, davacıların kendi ihtarnamelerinde adresleri olarak belirtilen ''... Şişli/İstanbul'' adresine gönderildiği, ayrıca bu adresin 2014, 2015 ve 2017 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarına göre davacı şirketin sicil adresi olduğu nazara alındığında davacılara ihtarın tebliğ edilememesinde davalının kusurlu olmadığı kanaatine varıldığından mahkemece karar verilmesine yer olmadığına karar verilirken yargılama giderlerinden davacıların sorumlu olduğuna hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan bu nedenlerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacılar vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Davacılar tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 187,80 TL istinaf karar harcının davacılardan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davacılar tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.29.01.2025