Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi 2024/1783 E. 2024/1846 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1783
- Karar No
- 2024/1846
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1783
KARAR NO: 2024/1846
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/10/2024
NUMARASI: 2024/361D.İş - 2024/360 Karar
TALEP: İhtiyati Haciz
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/12/2024
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati haciz talep eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
TALEP: İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili olduğu şirket ile karşı taraf arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, müvekkili şirketin ticari edimlerine karşılık olarak borçlu şirket tarafından müvekkili olduğu şirkete 1.245.410 TL değerinde 1 adet çek keşide edildiğini, ayrıca belirtmek gerekir ki, borçlu şirketin iş yeri adresine yakın tarihlerde gidildiğini, ekte sunulan görsellerde de görüleceği üzere iş yerinin faaliyetlerinin durdurulmuş olduğu haricen öğrenildiğini, tüm bu eylemler bir bütün halinde değerlendirildiğinde borçlu şirketin mal kaçırma ,kaçmaya hazırlanır eylemler içerisinde olma ve hileli işlemlerde bulunduğunu müvekkili olduğu şirket açısından çeklerin karşılıksız çıkma ihtimaline binaen, borçlu şirketin şüpheli eylemleri sebebi ile alacağın ve icra takibinin sonuçsuz kalmaması, mal kaçırma ihtimalinin önüne geçilmesi açısından açıklanan nedenler ile borçlu şirketin menkul, gayrimenkul malları ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini istemek zarureti hasıl olduğunu, arz ve izah olunan nedenlerle ihtiyati haciz taleplerinin kabulü ile borçlu şirketin menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının, alacağımızı karşılayacak miktarının ihtiyati haczine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati haciz talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "Talep incelendiğinde; talep dilekçesine ekli çek aslının henüz vadesinin gelmediği, borcun muaccel olmadığı anlaşılmakla; İ.İ.K.'nun 257/II.maddesindeki şartlar oluşmadığından, vadesi gelmeyen çeke yönelik talebin reddine," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari ilişki mevcut olup, talep eden şirketin ticari edimlerine karşılık olarak borçlu şirket tarafından, talep eden şirkete 1.245.410 TL değerinde 1 adet çek keşide edildiğini, ... Sanayi Ticaret Anonim Şirketi, Özbekistan uyruklu Latıfa Ismıtdınova isimli bir şahsa devredildiğini, borçlu şirketin iş yeri adresine yakın tarihlerde gidilmiş olup, iş yerinin faaliyetlerinin durdurulmuş olduğunun öğrenildiğini, tüm bu eylemlerin bir bütün halinde değerlendirildiğinde borçlu şirketin mal kaçırma, kaçmaya hazırlanır eylemler içerisinde olma ve hileli işlemlerde bulunduğu kanısı sebebi ile talep eden şirketin alacağını garanti altına alabilmek için ihtiyati haciz başvurusunda bulunulduğunu, bu hususta ilgili delillerin dosyaya sunulduğunu, yabancı uyruklu birine şirketin devrinin gerçekleştirilmiş olması, iş yeri adreslerinde faaliyetlerin durmuş olması vs oldukça şüpheli bir eylemler olup, mal kaçırma ihtimalini kuvvetlendirmekte olup İİK md. 257'de açıkça vadesi gelmemiş borçlardan dolayı ihtiyati haciz talebinde de bulunulabileceğinin belirtildiğini, vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız; Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa, Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder denilmekte olup, bu hallerde ihtiyati haciz istenebileceğini, talep eden şirket açısından çeklerin karşılıksız çıkma ihtimaline binaen, borçlu şirketin şüpheli eylemleri sebebi ile alacağın ve icra takibinin sonuçsuz kalmaması, mal kaçırma ihtimalinin önüne geçilmesi açısından açıklanan nedenler ile borçlu şirketin menkul, gayrimenkul malları ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesi gerektiğini beyanla, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Talep, ibraz tarihi gelmemiş çeke dayalı ihtiyati haciz kararı verilmesi, istemidir. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, borçlunun mal kaçırıp kaçırmadığı ve talep konusuna ilişkin olarak ihtiyati haciz şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. İhtiyati haciz isteyen taraf, verilen çekin ibraz süresi gelmeden borçlunun mal kaçırmaya hazırlandığı iddiasıyla incelemeye konu ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkin olarak talepte bulunmuştur. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 257/1. maddesine göre de, borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır(Yargıtay 19 HD'nin 12/12/2019 Tarih,2019/2300 E-2019/5531 K). Somut olayda, ihtiyati haciz isteyen, şirket hisselerinin devredilmesi ve iş yeri faaliyetlerinin durdurulması sebepleriyle mal kaçırma nedenine dayanılarak ihtiyati haciz talep etmiş ise de, söz konusu iddialar şirketin mal kaçırdığının kabulü için yeterli olmayıp ihtiyati haczin koşulları oluşmamıştır. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati haciz talep eden vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İhtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati haciz talep eden tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati haciz talep eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 19/12/2024