Bölge Adliye Mahkemesi · İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 2024/1736 E. 2025/294 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1736
- Karar No
- 2025/294
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1736 KARAR NO : 2025/294
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09.09.2024 NUMARASI : 2024/344 Esas 2024/634 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 20.02.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 20.05.2025
Taraflar arasındaki davadan dolayı İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 09.09.2024 tarih ve 2024/344 Esas 2024/634 Karar sayılı hükmün istinaf yoluyla Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili, davalıların maliki ve ZMM sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası neticesinde davacıya ait aracın hasar gördüğünü, kaza nedeniyle davacının kasko şirketi tarafından karşılanmayan 22.870,84-TL'yi ödemek zorunda kaldığını, aracının tamirde kaldığı süre boyunca 315.000,00-TL ikame araç ücreti ödediğini, kaza dolayısıyla aracın değer kaybına uğradığını, davalıların oluşan zararı karışılaması gerektiğini, belirterek; fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 22.870,84-TL tamir bedeli, 315.000,00-TL ikame araç bedeli ve 1.000,00-TL araç değer kaybı bedeli olmak üzere toplam 338,870,84-TL maddi zararın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı sigorta şirketi vekili, kazaya neden olan aracın davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi sigortalı olduğunu, dava konusu kaza sebebiyle davalı tarafından 25.03.2024 tarihinde ... Sigorta Anonim Şirketi'ne 74.984,36-TL rücu ödemesi yapıldığını, söz konusu tutarın poliçe limitinden tenzil edilmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu sigortalının kusuru oranında ZMMS poliçe limitleriyle sınırlı olduğunu, davanın belirsiz alcak davası olarak açılamayacağını, dava açılmadan önce davalıya usulüne uygun olarak başvuru yapılmadığını, yapılmadığını, kusur ve zararın tespit edilmesi gerektiğini, zararın belirlenmeside genel şartların esas alınacağını, davalının KDV ve ikame araç bedeli zararından sorumlu olmadığını temerrüd gerçekleşmediğinden faiz talep edilemeyeceğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili, yetkili mahkemenin Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, meydana gelen kazada davalının kusuru bulunmadığını, kaza sonucu araçta değer kaybı oluşmadığını, 75 gün araç kiralanması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, araç mahrumiyeti tazminatı hesaplanırken dikkat edilmesi gereken en önemli hususun makul onarım süresi olduğunu, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın verilen kesin süreye rağmen özel dava şartı niteliğinde olan KTK 97. Maddesi kapsamında davalı sigorta şirketine başvuruda bulunmadığı belirtilerek; davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, dava açılmadan önce zorunlu dava şartı olarak öngörülmüş olan arabuluculuk şartı yerine getirilerek davalı sigorta şirketi de dahil edilip arabulucuya başvurulduğunu, bu süreçte sigorta şirketi ile görüşme yapıldığını, sigorta şirketi görüşmeler esnasında süre istediğini, sigorta şirketine yapılacak başvuruda bulunması gereken tüm belge örneklerinin sigorta şirketine verildiğini gönderilen tüm evraklar başvuru sürecinde sigorta şirketi tarafından değerlendirerek netice olarak talebin yerinde görülmediğini, arabulucuya yapılan başvurunun aynı zamanda sigorta şirketine başvuru zorunluluğunu da karşıladığını, belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeni ödenen davacı tarafından hasar ikame araç bedeli ile değer kaybının işletenin hukuki sorumluluğu ve ZMMS kapsamında tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. 1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 2. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97 nci maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır. 3. Somut olayda; kazanın 10.11.2023 tarihinde meydana geldiği, dava tarihinin 22.04.2024 olduğu, davadan önce davacı tarafından 13.02.2024 tarihinde arabuluculuğa başvurularak davalı sigorta şirketine arabuluculuğa davet mektubu gönderildiği, taraflar arasında 28.03.2024 tarihinde arabuluculuk nihai anlaşmama belgesi düzenlendiğinin anlaşılması karşsısında artık 2918 sayılı Kanun'un 97. maddesine göre davalı sigorta kuruluşuna yazılı başvuru koşulu gerçeşleştiğinin kabulü ile işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken anılan davacı yönünden davanın usulden reddine karar verilmesinde hukuki isabet bulunmamakatdır. Diğer taraftan davada iki davalı bulunduğu bunlardan sigorta şirketi dışındaki davalı işleten yönünden mahkemelerde dava açılması için herhangi bir dava şartı öngörülmediği dolayısıyla müteselsil sorumlu olan araç işleteni yönünden her halde davaya devam ile esas hakkında karar verilmesi gerektiğinin nazara alınmaması da usul ve yasaya aykırıdır. (Yargıtay 4. HD'nin 12.09.2024 tarih ve 2024/7247 E. 2024/7656 K. 08.05.2024 tarih ve 2023/12689E. 2024/4378 K.) 4. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince dava şartı noksanlığının giderilmiş olduğu gözetilerek yargılamaya devam edillip, davanın esasıyla ilgili diğer deliller irdelenerek talep hakkında bir karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyecek şekilde dava şartı yokluğundan davanın usuülden reddine karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir. Bu itibarla; ilk derece mahkemesince dava şartı hakkında hatalı şekilde karar verilmiş olması nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-4 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE, 2-İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09.09.2024 tarih 2024/344 Esas 2024/634 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesinme, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-4 maddesi gereğince kesin olmak üzere 20.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.