Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2024/1683 E. 2025/282 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1683
- Karar No
- 2025/282
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2024/1683 Esas - 2025/282 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1683 KARAR NO : 2025/282
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :03/12/2024 NUMARASI : 2024/481 Esas 2024/807 Karar
DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi DAVA TARİHİ : 17/07/2024 KARAR TARİHİ : 14/03/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :04 /04/2025
Taraflar arasındaki zayi belgesi verilmesi istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddi yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TALEP Talep eden davacı vekili dava dilekçesinde özetle; şirketlerine ait kullanmakta oldukları karar defteri ve ortaklar pay defterinin kaybolduğunu, genel kurul toplantı ve müzakere karar defteri ile ortaklar pay defterinin noterden yeniden tasdik ettirilmesinin gerektiğini, genel kurul toplantı ve müzakere karar defteri ile ortaklar pay defterinin zayi olduğuna dair belgenin verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacının şirkete ait genel kurul toplantı, müzakere karar defteri ve ortaklar pay defterinin kaybolduğu, davacının TTK'nun 82/7 maddesinde sayılan yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet, hırsızlık sebebiyle , defter ve belgelerin korunması anlamında gereken özeni göstermesine rağmen zayi olduğunu ispat edemediği, zayi belgesi verilmesi koşullarının mevcut olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Talep eden davacı şirket istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın ilk duruşmada reddedildiğini, 03/12/2024 tarihli duruşmada da beyan ettiği üzere dava konusu defterleri taşınma sırasında kaybettiklerini, şirketin son adresi ... olduğunu, bu adresin Ankara Üniversitesi Rektörlüğü Sağlık Bilimleri Fakültesi bünyesindeki kantin olduğunu, kantin olan iş yerini 2016 yılında Temmuz ayında Dekanlığın 20/07/2016 tarihli yazısı gereğince "kira sözleşmesi sona erdiğinden" yani aynı zamanda kantin ihalesi başka firmaya kaldığından çok hızlı bir şekilde tahliye etmek zorunda kaldıklarını, bu adrese Etimesgut ilçesindeki şirket merkezini 2015 Nisan ayında taşındıklarını, gelen resmi yazı sebebiyle kantinde bulunan evrakları birkaç kutuya doldurup Pursaklar İlçesinde yeni bir adrese taşıdıklarını, son resmi adreslerinin de bu kantinin bulunduğu ... adresi olduğunu, şirket kantin ihalesini alamayıp adresi boşaltınca gayri faal bir pozisyona geçince adres taşıma ve tescil işlemlerini yapmadıklarını, ancak iş bu davadan hemen önce artık şirketin adresini taşıyarak akabinde de Ticaret Sicil ve Ticaret Odasındaki işlemlerini takip edip 2025 yılı gelmeden tasfiye edip kapatma kararı aldıklarını, muhasebeci ile görüştüğünde genel kurul toplantı ve müzakere karar defteri ile ortaklar pay defterine ihtiyaç olduğunu söylediğini, 2016 yılında taşıdığım şirket evraklarının içinde davadan hemen önce bu iki defteri aradığını, ancak bulamadığını ve iş bu davayı ikame ettiğini, Ankara Üniversitesi Rektörlüğü Sağlık Bilimleri Fakültesinin; 20/07/2016 tarihli 3669 sayılı Kantin Kira Sözleşmesi Hk. Konulu yazısını, 08/09/2016 tarihli 53732 sayılı Elektrik-Su Sayaçları Hk. Konulu yazısını, dilekçe ekinde sunduğunu, 20/07/2016 tarihli yazı ile kantinin 24/07/2016 tarihinde boşaltılması ve 25/07/2016 tarihinde teslimi talep edildiği ve tarafına birkaç günlük süre tanındığını ve aceleyle yapılan taşınma hazırlığı ve taşıma sırasında şirket defterlerinin zayi olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava;Türk Ticaret Kanunu 'nun 82/7 maddesi gereğince şirket uhdesinde bulunan ticari defterinin ziyaa uğramasından ötürü zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; 6102 sayılı TTK'nın 82/7. maddesinde; "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren on beş içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.” şeklinde düzenleme yapılmakla tacirlere ticari defter ve kayıtlarını saklama ve ibraz hususunda zorunluluk getirilmiş, 01/07/2022 tarih 7417 sayılı kanunun 55. maddesiyle fıkrada belirtilen on beş gün ibaresi otuz şeklinde değiştirilmiştir. Anılan maddede zayi belgesi istenebilmesi için tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin ziyaa uğraması halleri tahdidi olarak sayılmamış ise de, yapılan tadadi sayımdan defterlerin tacirin elinde olmayan sebepler ile ziyaa uğraması gerektiği anlaşılmıştır. Bir başka anlatımla, tacir saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin saklanması ve korunmasına yönelik gerekli özeni göstermekle yükümlü olup, bu özene rağmen defter ve belgelerin ziyaa uğraması halinde zayi belgesi verilmesini talep edebilecektir. Somut olayda, talep eden vekili talep dilekçesinde, şirketlerine ait kullanmakta oldukları karar defteri ve ortaklar pay defterinin kaybolduğunu iddia ederek zayi belgesi verilmesine yönelik istemde bulunmuştur. İstinaf dilekçesinde de aynı iddiaları ileri sürmüştür. Talep eden vekilinin anılan isteminden anlaşılacağı üzere zayi belgesi verilmesi talep edilen defter, talep eden tacir tarafından elinde olmayan sebepler ile değil, defterin saklanmasındaki özen yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suretiyle taşınma sırasında kaybedilmek suretiyle tacirin elinden çıkmıştır. Hal böyle olunca, talep edenin zayi belgesi verilmesi talep edilen şirkete ait pay defterinin korunması için gerekli dikkat ve özeni göstermediğinin kabulü gerekeceği gözetilerek mahkemece TTK'nun 82/7. maddesindeki koşullarda zayi edildiğine ilişkin dosyaya delil sunulmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi14/03/2025
Başkan- ... Üye - Üye - ... Zabıt Katibi -... ... ... ... ...