Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1512 E. 2025/1805 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1512
Karar No
2025/1805
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2024/1512 Esas 2025/1805 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/1512 KARAR NO : 2025/1805

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/05/2024 NUMARASI : 2023/337 Esas 2024/346 Karar

DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 11/05/2023 KARAR TARİHİ : 19/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/12/2025

Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 24/07/2006 tarihli işletme hakkı devir sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin üçüncü kişilerin hak iddialarını düzenleyen 7. maddesinde dağıtım faaliyetinin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen iş ve işlemlerden kaynaklanan sorumluluğun dönemsel olarak paylaştırıldığını, dağıtım faaliyetlerin davalı tarafından yürütüldüğü döneme ilişkin olarak Ilgın Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/19 esas 2022/155 karar sayılı ilamına dayalı başlatılan Ilgın İcra Dairesi'nin 2022/1314 esas sayılı icra takibi neticesinde müvekkilince 680.347,05 TL ödeme yapıldığını iddia ederek şimdilik 1.000,00 TL'nin ödeme gününden işleyen ticari faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. karar verilmesini istemiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kesin hüküm ve derdestlik itirazında bulunduklarını, zamanaşımı süresinin dolduğunu, davaya dayanak olayın işletme hakkı devir sözleşmesi sonrasında meydana geldiğini, dış ilişkide tarafların müteselsil sorumluluğu bulunmakta ise de iç ilişkide sözleşme hükümlerinin dikkate alınması gerektiğini, uyuşmazlığa konu davanın kendilerine ihbar edilmemesi nedeni ile yargılama giderleri ve ferilerden sorumlu tutulamayacaklarını, davacı yasal faiz ödediğinden ancak yasal faiz talep edilebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, elektrik kesintileri sonucu uğranılan maddi zararın tazmini amacıyla dava dışı şirketin dosyamız tarafları aleyhine açtığı Ilgın Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/19 esas 2022/155 karar sayılı dosyasına konu olayın 2008 yılı başından 30/06/2009 tarihine kadar işletme hakkı devir sözleşmesinden sonra meydana geldiği, bu nedenle davalının sorumluluğu bulunduğundan söz edilemeyeceği, her ne kadar fiili devir 30/10/2009 tarihinde yapılmış ise de davalının sorumluluk sınırının sözleşme tarihi olarak belirlendiği, dağıtım şirketinin iş ve işlemelerinin yürütüldüğü dönemde davalının dağıtım şirketinin hisselerinin sahibi olmasının işlerin fiilen davalı tarafından yürütüldüğü anlamına gelmeyeceği, tarafların tüzel kişilikleri farklı olup sözleşmenin tarafı davacı dağıtım şirketinin paylarının davalıya ait olmasının faaliyetlerinden (faaliyetin fiilen ... tarafından yürütüldüğü gerekçesiyle) davalının sorumlu tutulabileceği anlamına gelmeyeceği, şirketin faaliyetlerinin pay sahibi tarafından yürütüldüğü şeklinde yorumlanmasının mümkün olmadığı, davacının tüzel kişilik olarak organları tarafından yapılan faaliyetlerinden sorumlu tüzel kişilik olduğu gözetilerek (Yargıtay 11. HD 2023/2 esas 2023/1436 karar sayılı ilamı) davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirket hisselerinin tamamının ...'a ait olduğu dönemde ...'ın özelleştirilmesinin gündeme alınmasıyla davalı ... 24.07.2006 tarihinde imzalanan işletme hakkı devir sözleşmesinden sonraki işlemlerinde bizzat kendisi tarafından yapıldığını kabul ettiğini, davalının Ilgın Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/19 Esas 2022/155 Karar sayılı dosyası kapsamında müvekkili tarafından yapılan ödemeden rücuen sorumlu olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Ilgın Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/19 esas sayılı dosyası, Ilgın İcra Dairesi'nin 2022/1314 esas sayılı dosyaları, işletme hakkı devir sözleşmesi, bilirkişi raporu vs deliller dosya arasında mevcuttur. Ilgın Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/19 Esas 2022/155 Karar sayılı dosyanın incelenmesinde; ... Plastik A.Ş tarafından ... Elektrik Dağıtım A.Ş. ve ...'a karşı 2008 yılı başı - 30/06/2009 tarihleri arasındaki dönem için voltaj dalgalanmaları nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davada davanın kısmen kabulüne kararın Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 13/10/2022 tarih 2022/6066 Esas 2022/7785 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, kararın Ilgın İcra Müdürlüğünün 2022/1314 sayılı dosyası ile ... A.Ş. aleyhine icra takibine konulması sonucu davacının icra dosyasına 02/12/2022 tarihinde 665.158,69 TL ödediği anlaşılmıştır. 17/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; özetle sözleşme hükümlerinin değerlendirmesi ve takdiri Mahkemeye ait olmak üzere, dava onusu olayın işletme hakkı devir sözleşmesinin imzalanmasından sonra, fiili devirden önce meydana geldiğini, davacının yapmış olduğu ödemeyi davalıya rücu edebileceği kanaatine varılması halinde; davacı şirket tarafından, dava dışı ... Plastik San. ve Tic. A.Ş. (... Plastik Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi) için Ilgın İcra Müdürlüğünün 2022/1314 esas sayılı dosyasına yapılan 680.347,05 TL ödemenin tamamını davalı kuruma rücu edebileceği bildirilmiştir. Davalı ...'a ait dağıtım sistemi 20 ayrı bölgeye ayrılmış, her bir dağıtım bölgesi için ayrı bir şirket kurulmuş, merkezi Konya olan elektrik dağıtım müesseselerini bünyesine alan şirket ise ... Elektrik ve Dağıtım A.Ş ismini almış, ... belirtilen yerlerdeki hizmetlerini 24/07/2006 tarihli işletme hakkı devir sözleşmesi ile bu şirkete devretmiştir. ...'ın hisselerinin tamamı Hazine'nin iken Özelleştirme Yüksek Kurulu'nun kararı uyarınca 30/10/2009 tarihinde özelleştirilmiştir. Davacı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde; taraflar arasında akdedildiği hususunda her hangi bir ihtilaf bulunmayan 24/07/2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 7.1 maddesinde; sözleşmenin imza tarihinden önce başlamış idari ve hukuki ihtilafların takip edilmesi, çözüme kavuşturulması ve bundan kaynaklanan her türlü sorumluluğun ...'a ait olduğu, 7.4 ve 7.6 maddesinde de; dağıtım faaliyetinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabının ... olduğu hükme bağlanmıştır. Somut uyuşmazlıkta davacı tarafından yapılan ödemeye konu alacağın İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin imzalandığı tarihten sonraki dönemlere ait olan 2008 yılı başı- 30/09/2009 tarihleri arasındaki voltaj dalgalanmaları nedeniyle zarara uğranıldığı iddiasına dayanmaktadır. Rücuen alacağa dayanak olan Nevşehir 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'ndeki davanın davacısı bu sözleşme çerçevesinde üçüncü kişi konumunda ise de İHDS'nin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince davacının ödediği bedeli davalıdan rücuen talep ve dava hakkı bulunmamaktadır. Öte yandan, Hisse Satış Sözleşmesi'nin 9.4. maddesinde "...İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla", 22. maddesinin f bendinde "Alıcı ihale konusu hisseleri devir aldığı tarihten önceki döneme ilişkin olarak İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla..." hükümleri yer almaktadır. Anılan hükümler gözetildiğinde Hisse Satış Sözleşmesi karşısında İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi öncelikle uygulanacaktır. Hal böyle olunca 24.07.2006 tarihli İHDS'nin imza tarihinden sonra gerçekleşen rücuya dayanak ilama konu 2008 yılı başı -30/09/2009 tarihleri arasındaki voltaj dalgalanmaları nedeniyle uğranılan zararın sorumluluğun rücuya dayanak voltaj dalgalanmalarının İHDS sözleşmesinden sonraki döneme ait olması nedeniyle davacı şirkette olduğu, gözetilerek ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 27/10/2022 tarih 2021/3576 Esas 2022/7514 Karar sayılı ilamı). Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gerekli olan 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye187,80 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/12/2025

Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2024/1512, K. 2025/1805, T. 19.12.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1512-e-2025-1805-k-c5b7031ede9f