Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1497 E. 2026/193 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1497
Karar No
2026/193
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1497 - 2026/193 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/1497 KARAR NO : 2026/193 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 02/07/2020 NUMARASI : 2019/244 E. - 2020/147 K.

DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararının İptali

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 02/07/2020 tarih ve 2019/244 E. - 2020/147 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 1999 yılından beri "..." isimli restoranı işlettiğini, bu ibareyi taşıyan markalarını da davalı kurum nezdinde tescil ettirdiğini, müvekkilinin 2018/80909 sayılı ve "..." ibareli marka başvurusunun davalı ..., Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 2019-M-3707 sayılı kararıyla SMK'nın 5/1-b ve c bentleri uyarınca nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkillinin "..." ibareli markasının tescil edildiğini, dava konusu başvurunun ayırt edici olduğunu, ...'un 25'ten fazla şubesiyle 20 yılda yüksek bir ayırt edicilik kazandığını ileri sürerek, dava konusu YİDK kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının 2018/103778 başvuru numarası ile "..." ibareli ve 2018/80911 başvuru numaralı "... ..." ibareli marka başvurularında bulunduğu, başvurulardan 43. sınıftaki "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri"nin çıkartılarak markaların tescil edildiği; "..." ibaresinin Marmara Bölgesi'nde bulunan Balıkesir'in bir ilçe; tost kelimesinin ise sandviç türü olduğu; "... ..."nun fastfood türünden bir yiyecek olup davacının restoranlarında bu tostun servis edileceği de göz önüne alındığında, tost ibaresinin 43. sınıf yiyecek ve içecek sağlama hizmetleri yönünden tanımlayıcı olarak kabul edilebileceği; bunun yanı sıra davacının markasındaki asıl unsurun ... ibaresi olduğu ve bu ilçenin ... ... ile bütünleştiği; bu tostun ekmeğinin ...’ın özgün tatlarından olduğu, ... tostunun ...’ta ortaya çıktığı; davacının markasını yoğun emek ve çabayla uzun süreli kullanım ve tanıtımla tüketiciler nezdinde markasal kullanım yoluyla ayırt edici hale getirdiği ve sözlük anlamından bağımsızlaştırarak kendisine bağladığını da ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin 1999 yılından itibaren "..." isimli restoranı işlettiğini ispatladığını, müvekkile ait "..." esas unsurlu markanın TÜRKPATENT nezdinde 16, 29, 30, 32, 35 ve 43. sınıflarda listelenen mal ve hizmetleri kapsayacak şekilde, 2015/47135 tescil numaralı "... ..." ibareli markanın de 43. sınıftaki tüm hizmetlerde tescilli olduğunu, 25'den fazla şubesi bulunan "..." ibareli markasının taklitlerinin önüne geçebilmek için ve markasının zarar görmemesi için yapılan başvurusunun reddedildiğini, ... çeşidindeki ... markalaştıranın müvekkili olduğunu, müvekkilinin halihazırda logosuyla, ismiyle "..." markasının sahibi olup TÜRKPATENT’in vereceği tescil izninin yeni ve kurucu bir işlem olmayacağını, SMK'nın 5/2. maddesine göre müvekkilinin markasının ayırt edicilik kazandığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, başvuruya konu "..." ibaresinin "..." olarak ülke genelinde bilinirliğe sahip bulunduğu, anılan ibarenin kısmi redde konu "yiyecek ve içecek hizmetleri" bakımından tanımlayıcı olması ve ayırt ediciliğe sahip de olmaması nedeniyle, ilgili tüketiciler nezdinde, markanın asli işlevi olan belirli bir işletmeye ait mal ve hizmetleri, diğer işletmelere ait benzer mal ve hizmetlerden ayırt etmeyi sağlama işlevini yerine getirmeyeceği, dolayısıyla herkesin kullanımına açık bu ibarenin kimsenin tekeline verilemeyeceği, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 28.02.2024 tarih ve 2022/6206 E.-2024/2537 K. sayılı ilamında "..." ibareli marka yönünden SMK'nın 5/1-b ve c maddesi uyarınca mutlak ret nedeni bulunduğuna ilişkin kararın onandığı, öte yandan, davacının dosyaya sunduğu delillerle "..." ibaresine çekişmeli hizmetlerde SMK'nın 5/2. maddesi anlamında ayırt edicilik kazandırdığını ispatlayamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 23/01/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 30/01/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2024/1497, K. 2026/193, T. 23.01.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1497-e-2026-193-k-3bd342a971bd