Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1412 E. 2025/1710 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1412
Karar No
2025/1710
Karar Tarihi

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2024/1412 Esas 2025/1710 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/1412 KARAR NO : 2025/1710

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/06/2024 NUMARASI : 2023/915 Esas 2024/353 Karar

DAVA : Alacak (İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/12/2023 KARAR TARİHİ : 18/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/01/2026

Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında işletme hakkı devir sözleşmesi imzalandığını, dağıtım faaliyetlerinin davalı tarafından yürütüldüğü dönemde 20/03/2001-15/12/2010 tarihleri arasındaki çalışma dönemine ilişkin işçilik alacakları yönünden dava dışı işçi tarafından ihtiyari arabuluculuğa başvurulduğunu, yapılan görüşmeler sonucunda anlaşmaya varıldığını, dava dışı işçinin anılan tarihler arasında müvekkili ile davalı nezdinde geçen çalışmalarının karşılığı olarak 02/06/2023 tarihinde 135.211,60 TL net kıdem tazminatı, 1.034,10 TL kıdem tazminatı damga vergisinin işçiye ödendiğini, ayrıca 20/07/2023 tarihinde 2.000,00 TL arabuluculuk ücreti ile 400,00 TL kdv ve 400,00 TL stopaj ödemesi yapıldığını, müvekkilinin toplam ödemesinin 139.045,70 TL olduğunu, ödenen bedelden davalının sorumlu olduğu miktarın davalıdan talep edildiğini, davalının ise müvekkiline ödeme yapmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalının sorumlu olduğu 74.768,51 TL'nin ödeme tarihi olan 02/06/2023 tarihinden, 1.536,57 TL'nin ödeme tarihi olan 20/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin yapılan ödemeden sorumlu olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davalının davacı tarafından dava dışı işçiye ödenen işçi alacakları ve ferileri yönünden dava dışı işçinin hizmet döküm cetveline göre davalının alt taşeronu şirketler bünyesinde taraflar arasında imzalanan işletme hakkı devir sözleşmesi tarihine kadar ki dönem olan 20/03/2001-24/07/2006 döneminde davalının sorumluluğunun bulunduğu, hüküm kurmaya ve denetime elverişli kabul edilen bilirkişi raporunda da söz konusu tarih aralığı itibariyle davalının alt taşeronu olan şirketler bünyesinde dava dışı işçinin çalıştığı dönemler itibariyle hesaplanan 74.295,86 TL asıl alacak, 1.538,53 TL feri alacak olmak üzere toplam 75.834,39 TL'den sorumlu olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 75.834,39 TL'nin, 74.295,86 TL'sinin ödeme tarihi olan 02/06/2023 tarihinden, 1.538,53 TL'lik kısmının 02/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımına uğradığını, işletme hakkı sözleşmesinin ihale şartnamesi ve hisse devir sözleşmesi ile bütünlük arz ettiğinden her üç doküman hükümlerinin birlikte yorumlanması gerektiğini, bilançoların kesinleştiğini, rücu davasına konu arabuluculuk anlaşma belgesinde bahsi geçen işçilik alacağının (kıdem tazminatı) davacı şirket tarafından müvekkilinden talep edilmesinin mümkün olmadığını, talebin hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğunu, davacı ile imzalanan ve cevap dilekçesi ekinde sunulan 31.08.2010 tarihli hisse satış sözleşmesinin 6. maddesinin üçüncü bendi uyarınca, işçilerin haklarına ve özellikle de kıdem tazminatı alacaklarına ilişkin özel düzenleme ile davacı tarafından verilmiş taahhütün söz konusu olduğunu, şirketin bu borçları zaten üstlendiğini, aksini kabul etmenin sözleşmeye aykırılık teşkil edeceğini, SGK hizmet döküm belgeleri incelendiğinde dahi bu durumun anlaşılacağını, dava dışı işçinin müvekkili kurumun personeli olarak çalışmadığını, işçilik alacaklarından da hukuken sorumlu olmasının mümkün olmadığını, dava dışı işçi ... ile müvekkili kurum arasında işçi işveren ilişkisinin hiçbir zaman kurulmadığını, işçinin sadece davacının taşeron firmalarında çalıştığını, dava konusu edilen bedellerin taşeron firmalardan talep veya tahsil edilmeden müvekkilinden talep edilmesinin başlı başına hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, davacı şirket bünyesinde çalışan işçi ile yine şirketin işlerini alt yüklenici veya taşeron vasıtasıyla yaptırdığı işlerde çalışan işçilerin bu kapsamda değerlendirilmeyeceğini, arabuluculuk giderlerini kabul etmenin mümkün olmadığını, alacağın avans faizi ile birlikte tahsiline hükmedilmesine itiraz ettiklerini, davacı tarafından dava dışı işçiye faiz ödenmediği halde avans faiz talep edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir.

6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Arabuluculuk anlaşma belgesinin 30/05/2023 tarihli olduğu, ... tarafından davacı ... aleyhine yapılan başvuruda kıdem tazminatı, ihbar tazminatı vs. işçilik alacaklarının arabuluculuk konusu olarak bildirildiği, yapılan görüşmelerin sonunda 135.211,60 TL kıdem tazminatı, 1.034,10 TL damga vergisi üzerinde tarafların anlaştığının belgede belirtildiği görülmüştür. Davacı tarafından 20/07/2023 tarihinde işbu dava konusu dava dışı ...'a ilişkin arabuluculuk görüşmeleri nedeniyle 2.000,00 TL arabuluculuk ücreti ödediği, arabuluculuk faturası ve ödeme dekontundan anlaşılmıştır. Dava dışı işçiye davacı tarafından 02/06/2023 tarihinde 135.211,60 TL ödendiği banka dekontuyla sabittir. Davacı tarafından davalıya gönderilen 10/11/2023 tarihli yazıda, işçi ile 20/03/2001-15/12/2010 tarihleri arasına ilişkin işçilik alacaklarının ödenmesi yönünde ihtiyari arabuluculuk görüşmeleri yapıldığı, işçiye 136.245,70 TL ödendiği, 2.000,00 TL arabuluculuk ücreti, 400,00 TL kdv, 400,00 TL stopaj olmak üzere 2.800,00 TL ödeme yapıldığı, 20/03/2001-24/07/2006 dönemine ilişkin sorumluluğun davalıda olduğu, sorumlu olunan miktarın işçiye ödenen bedel yönünden 74.768,51 TL, arabuluculuk yönünden 1.536,57 TL olduğu belirtilerek bu miktarların ödeme tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte ödenmesi talep edilmiştir. Anılan yazı üzerine davalı tarafından davacıya gönderilen bila tarihli yazıda, rücu talebine konu olayın işçilik alacağı ödemesi kaynaklı olduğunun görüldü, 31/08/2010 tarihli hisse satış sözleşmesinin 6.3 maddesi gereği söz konusu davanın sorumluluğunun davacıya ait olduğu, talebe konu işlem tesis edilmeyeceği bildirilmiştir. Yargılama aşamasında hesap uzmanı bilirkişiden alınan 31/03/2024 tarihli rapordan, dava dışı işçinin .../...'ın alt taşeronu olan şirketlerde 20/03/2001-15/12/2010 döneminde çalıştığı, bu dönem için işçiye ödenen net 135.211,60 TL'den 20/03/2001-24/07/2006 dönemi için davalının 74.295,86 TL'sinden sorumlu olduğu, 2.800,00 TL arabuluculuk ücretinin de 1.538,53 TL'sinden davalının sorumlu bulunduğu, davacının davalıdan toplam 75.834,39 TL rücu alacağı bulunduğu tespit edilmiştir. Sözleşme hükümleri ile birlikte somut olay ve davalı vekilinin istinaf itirazları birlikte incelendiğinde; dava dışı ...'ın işçilik alacaklarından kaynaklanan uyuşmazlık için davacı ... aleyhine ihtiyari arabuluculuğa başvurulduğu, yapılan başvuru sonunda arabuluculuk anlaşma belgesi düzenlenerek işçi ile davacının 135.211,60 TL kıdem tazminatı, 1.034,10 TL damga vergisi üzerinde tarafların anlaştığı, davacının dava dışı işçiye 02/06/2023 tarihinde net 135.211,60 TL ödediği, ayrıca 20/07/2023 tarihinde 2.000,00 TL arabuluculuk ücreti ile 400,00 TL stopaj ve 400,00 TL kdv ödediği dosya içeriğiyle sabittir. Taraflar arasında akdedildiği hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmayan 24/07/2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 7.1 maddesinde; sözleşmenin imza tarihinden önce başlamış idari ve hukuki ihtilafların takip edilmesi, çözüme kavuşturulması ve bundan kaynaklanan her türlü sorumluluğun ...'a ait olduğu, 7.4 ve 7.6 maddesinde de; dağıtım faaliyetinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabının ... olduğu hükme bağlanmıştır. Somut uyuşmazlıkta davacı tarafından yapılan ödeme İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin imzalandığı tarihten önceki döneme isabet eden işçilik alacaklarına ilişkin olduğu gibi, İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin imzalandığı tarihten sonraki döneme isabet eden işçilik alacaklarına ilişkin de olduğu anlaşılmıştır. Arabuluculuk anlaşma belgesindeki işçi ... bu sözleşme çerçevesinde üçüncü kişi konumunda olup, İHDS'nin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince davacının ödediği bedelden ihds öncesi döneme isabet eden işçilik alacakları için ödenen bedeli davalıdan rücuen talep ve dava hakkı bulunmaktadır. Bu nedenle davacı ödediği bedelden ihds öncesi döneme isabet eden kısmın rücuen tahsilini davalıdan talep edebileceğinden davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 23/03/2016 tarih 2015/13510 esas 2016/3219 karar sayılı emsal içtihadı). Her ne kadar davacı arabuluculuk anlaşma belgesinde ismi yer alan ... ile işçi işveren ilişkisi bulunmadığını ileri sürmüş ise de, anılan işçinin taşeron şirketlerde çalışan işçi olması nedeniyle anılan işçinin ihds öncesi döneme isabet eden kısma dair işçilik alacaklarından davalı sorumludur. Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ile ihds öncesi dönem olan 20/03/2001-24/07/2006 dönemine isabet eden işçilik alacak miktarı ile arabuluculuk ücretinin bu tarih aralığına isabet eden kısmı hesaplanmıştır. Alınan rapor ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olup, mahkemece anılan raporun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Davalı vekilinin zamanaşımına ilişkin istinaf itirazının incelenmesinde; alacak taraflar arasında imzalanan İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'ne dayandığından bu davada uygulanması gerekli olan zamanaşımı süresi Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi uyarınca 10 yıl olup davanın da bu süre içerisinde açıldığı anlaşıldığından bu yöndeki itiraz yerinde görülmemiştir. Rücuen alacağa dayanak dava ... Genel Müdürlüğü aleyhine açılmadığından ve takip doğrudan ... Genel Müdürlüğü aleyhine başlatılmadığından somut uyuşmazlıkta sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde zaman aşımı itirazının değerlendirilmesi yoluna gidilmemiştir. Öte yandan, Hisse Satış Sözleşmesi'nin 9.4. maddesinde "...İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla", 22. maddesinin f bendinde "Alıcı ihale konusu hisseleri devir aldığı tarihten önceki döneme ilişkin olarak İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla..." hükümleri yer almaktadır. Anılan hükümler gözetildiğinde Hisse Satış Sözleşmesi karşısında İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi öncelikle uygulanacaktır. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli olan 5.180,24 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.295,06 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.885,18 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 18/12/2025

Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2024/1412, K. 2025/1710, T. 18.12.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1412-e-2025-1710-k-95afbaaa1c34