Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/136 E. 2024/314 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/136
- Karar No
- 2024/314
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1871 - 2024/1715 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1871 KARAR NO : 2024/1715 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 10/06/2024 NUMARASI : 2024/136 E. - 2024/314 K. DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/06/2024 tarih ve 2024/136 E. - 2024/314 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 2019/109455 sayılı, "...' '..." ibareli 29 ve 43.sınıflardaki marka başvurusuna davalı şahsın '...' markalarını mesnet göstererek yaptığı itiraz kabul edilerek 6769 sayılı SMK 6/1 maddesi uyarınca başvurunun reddine karar verildiğini, müvekkiline ait marka ile itirazda bulunan tarafın markası arasında benzerlik ya da iltibas tehlikesinin söz konusu olmadığını, markaların esaslı unsurlarının birbirlerinden tamamen farklı olduğunu, karşılaştırılan markalarda yer alan '...' ibaresinin tek başına ayırt edicilik taşımadığını, hedef tüketicinin markayı bir bütün olarak algıladığını, bütünsel olarak markaların benzer olmadığını ileri sürerek, 18.09.2020 tarihli ve 2020-M-7949 sayılı sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı şahıs vekili, davacı ile müvekkilinin aynı alanda faaliyet gösterdiğini, davalının tüketici nezdinde "..." ibaresi ve türevleri ile marka olarak tanınmışlık kazandığını, başvuruda yer alan "..." ibaresinin müvekkili markalarının esas unsuru olduğunu, bu nedenle karşılaştırılan markalar arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğunu, davacının marka başvurusunun reddine ilişkin YİDK kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, iptali istenen YİDK kararının davacıya 19/09/2020 tarihinde tebliğ edildiği, dava açmak için hak düşürücü sürenin tebliğ tarihinden başlayıp 19/11/2020 tarihinde dolduğu, eldeki davanın ise iki aylık hak düşürücü süre dolduktan sonra 07/12/2020 tarihinde açıldığı gerekçesiyle, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu YİDK kararının müvekkiline tebellüğüne ilişkin herhangi bir evrakın uyap üzerinden taraflarına gönderilmediğini, müvekkiline ait e-tebligat adresine de herhangi bir tebligat gönderilmediğini, müvekkilin söz konusu kararı öğrendiği tarihin 01.12.2020 olduğunu, buna göre davanın süresinde açıldığını, davacının tescilli markası ile müvekkilinin markası arasında iltibas tehlikesi ve benzerlik bulunmadığını, "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığını, karıştırılma ihtimalinin değerlendirilmesi için hedef tüketici kitlesi üzerinde bağımsız bir firma tarafından yaptırılacak anketin dikkate alınmasının gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE :Dava, marka başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu YİDK kararının davacı tarafa SMK'nın 160.maddesi uyarınca elektronik ortamda 19/09/2020 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, iki aylık hak düşürücü sürenin son günü olan 19/11/2020 tarihine kadar YİDK kararının iptali istemiyle dava açılmasının gerektiği, somut uyuşmazlıkta ise davanın iki aylık hak düşürücü süre geçirildikten sonra 07/12/2020 tarihinde açıldığı, bu itibarla mahkemece davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 25/10/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/11/2024 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.