Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/121 E. 2024/348 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/121
- Karar No
- 2024/348
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1119 KARAR NO : 2024/1714 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06.05.2024 NUMARASI : 2024/121 E. - 2024/348 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 11.10.2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 21.10.2024 İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 06.05.2024 tarih 2024/121 E. - 2024/348 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, davacıya ait yabancı plakalı araç ile davalıların sürücüsü, maliki ZMM ve İMM sigortacısı olduğu aracın karıştığı kazada davacının aracının zarar gördüğünü, davalıların oluşan zararı karşılamak ile yükümlü olduğunu, belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile toplam10.782,05-Euro zararın davalılardan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP : Davalılar ... ve ... vekili, yetkili mahkemenin Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davalıların kusuru bulunmadığını, kaza tespit tutanağını ve hasar tazminatını kabul etmediklerini, kur üzerinden dava açılmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğunu, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, dava konusu araca ilişkin hasar bedeli ödendiğini, hasar ekspertiz raporuna göre başvuranın hesabına 29.01.2024 tarihinde 12.500-TL maddi hasar ödemesi yapıldığını, hasar bedelinin sigorta şirketince karşılandığını, bakiye alacak söz konusu olmadığını, genel şartlar gereğince başvuru konusu araç onarımının kaza tarihi itibariyle anlaşmalı onarım merkezinde yaptırılması halinde tedarik iskontosu uygulanacağını, sigorta şirketinin sorumluluğunun genel şartlara göre belirlenen hasar miktarından iskonto uygulanmak suretiyle sınırlı olduğunu, şirketin KDV’den sorumlu tutulmayacağını, değer kaybı hesabının genel şartlar esas alınarak yapılması gerektiğini, ancak yasal faizin talep edilebileceğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, kazaya karışan aracın davalı şirket nezdinde genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalının söz konusu zarardan ancak poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, zamanaşımı defi ileri sürdüklerini, sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davayı kabul manasında olmamak üzere dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini, davalı şirketin maddi tazminat talepleri bakımından sorumluluğunun ancak ZMMS teminatlarının tüketilmesi halinde başlayacağını, ZMMS teminat limitleri tüketilmeden davalı şirketin sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, yeni genel şartlarda belirtilen bu hususlar dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, sigortacının kaza tarihi itibariyle benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça bedeli ile sınırlı olduğunu, davalının KDV yönünden sorumluluğu bulunmadığını, yasal faiz talep edilebileceğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, ve tüm dosya kapsamına göre, davalı işletenleri süresinde yapmış olduğu yetki itirazı gereğince haksız fiil yeriyle davalı tarafların yerleşim yeri adreslerinin müşterek olduğu ve ikamet adresinin Kayseri olması nedeniyle davada Kayseri mahkemelerinin yetkili olduğu, belirtilerek; davanın yetkisizk nedeniyle usulden reddine dava dosyasının yetkili Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir. Karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, bir dava için birden fazla yer mahkemesinin yetkili olması durumunda davacının yetkili yer mahkemeleri arasında seçim yapma hakkı bulunduğunu, haksız fiilin vuku bulduğu yer mahkemesinin yetkisi hususunda kesin yetki kuralı düzenlenmediğini, davalı sigorta şirketlerinin İzmir'de şubesi bulunduğundan bu davalılar bakımından izmir mahkemelerinin de yetkili olduğunu, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesi ile davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, işletenin hukuki sorumluluğu ile ZMM ve İMM sigorta poliçesi kapsamında trafik kazası nedeni ile davacının maddi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle yetkisizlik nedeninde davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. 1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 2. Somut olayda dava dilekçesinde yerleşim yeri Almanya olarak gösterilen davacının adres kayıt sistemine kayıtlı yerleşim yeri adresinin bulunmadığı, davalı sigorta şirketlerinin yerleşim yerinin İstanbul, taraflar arasındaki ZMMS ve kasko poliçelerin düzenleyen acentenin bulunduğu yer ile davalı sürücü ile araç malikinin yerleşim yeri ise Develi/Kayseri olup kazanın da Kayseri'de meydana geldiği, davanın ise davalı sigorta şirketlerinin Ege ve Batı Anadolu Bölge Müdürlüklerinin bulunduğu İzmir'de açıldığı, mahkemece kazanın meydana geldiği yer mahkemesinin ortak yetkili mahkeme olduğu gerekçesi ile yetkisizlik kararı verdiği anlaşılmaktadır. 3. Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer. Mevcut bu durum karşısında merkez veya şubenin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemeleri, Kanun uyarınca yetkili kabul edildiğine göre, acente ve şubeyi denetleyen üst mercii olan, genel merkezin emir ve talimatı doğrultusunda çalışan ve yetkisi şubeye göre daha fazla olan bölge müdürlüğünün bulunduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğunu kabul etmek gerekir. Davacının yetki itirazında bulunan davalıyı kendi yerleşim Mahkemesinden, başka bir mahkemeye getirmek amacıyla davasını İzmir Mahkemelerinde açtığı ispatlanamamış olup, davacının adresinin Almanya'da bulunması kötü niyet olarak kabul edilemez. Davacı vekilinin davayı, sigortacının bir acenteden daha yetkili organı olan Bölge Müdürlüğü'nün bulunduğu İzmir'de açtığı gözetilerek usul ekonomisi gözetilerek tefrik kararı verilmeksizin yetki itirazının yerinde görülmeyerek yargılamaya devam edilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyecek şekilde yetkisizlik dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir. Davacının istinaf itirazı yerindedir. (Yargıtay 17.HD.nin 15.01.2013 tarih ve 2012/13528E. - 2013/163 K. , 29.09.2014 tarih 2014/16851 E. 2014/12855 K. Yargıtay HGK'nun 26.04.2017 tarih ve 2017/17-1110 E. 2017/860 5. HD'nin 12.02.2024 tarih ve 2023/11048 E. 2024/1415 K. ) Bu itibarla; ilk derece mahkemesince yetkili olmasına rağmen kanuna ayrı şekilde yetkisizlik kararı verilmiş olması nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-3 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 06.05.2024 tarih ve 2024/121 E. - 2024/348 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-3 maddesi gereğince kesin olmak üzere 11.10.2024 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi. -Karşı Oy Gerekçesi- Anayasa Mahkemesi tarafından eldeki davanın karar tarihinden önce 18.04.2024 tarihli resmi gazetede yayımlanan 14.03.2024 tarih ve 2023/79 E. - 2024/80 K. sayılı ilamı ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 110. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan " merkez " ve merkez ibaresinden sonra gelen “...veya...” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olup, her ne kadar Anayasa yargısına hakim ilke ve esaslar gereğince, norm detimine konu itirazın dayanağını oluşturan davanın konusuyla sınırlı inceleme yapma zorunluluğu nedeniyle, Anayasa Mahkemesinin anılan kararına konu iptal hükmü söz konusu kanunda yer alan "merkez" ve merkez ibaresinden sonra gelen “...veya...” ibaresine ilişkin ise de kararda yer verilen ilgili normun yorumlanmasına esas alınan ölçütler ile açıklamalar ışığında; yetkiye ilişkin kanunilik şartının bulunmaması (Aynı husus YHGK'nun 14.03.2018 tarih 2017/17-1092 E. - 2018/463 K. sayılı ilamında da belirtilmiştir.) ve uyuşmazlığın nispeten güçlü tarafını oluşturan sigorta şirketlerine yetki yönünden ek bir imkân daha sağlanması şeklindeki yaklaşımın, mahkemeye erişim hakkına aykırılık teşkil etmesi nedeniyle, açıklanan gerekçeler muvacehesinde; iptal kararının getirdiği durumun somut bir sonucu olarak, bölge müdürlüğünün bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu yönündeki Yargıtay uygulamasından ayrılarak, somut olay bakımından, davalılar araç maliki ve sürücünün yetki itirazında belirttiği kazanın meydana geldiği yer mahkemesi olan Kayseri mahkemeleri ortak yetkili mahkeme olup davalıların yetki itirazının yerinde olduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmadığından, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gereği görüşü ile sayın çoğunluğun kaldırma yönündeki kararına katılmıyorum.11.10.2024