Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 2024/12 E. 2026/111 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/12
- Karar No
- 2026/111
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/12 - 2026/111 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/12 KARAR NO : 2026/111 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 06/07/2023 NUMARASI : 2022/421 E. - 2023/289 K.
DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/07/2023 tarih ve 2022/421 E. - 2023/289 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 09/06/2021 tarihinde 2021/084644 başvuru numarasıyla 5, 29 ve 30. sınıf mallar için "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, YİDK tarafından 22/08/2022 tarih ve 2022/M-10011 sayılı kararla nihai olarak SMK m. 5/1(b) ve 5/1(c) gerekçesi ile başvurunun 5. ve 30. sınıftaki “Çaylar, buzlu çaylar.Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler;insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler.” mallar yönünden kısmen reddedildiğini, oysa “...” ibaresinin şekil, söyleniş, logo ve anlam hususları bakımından başkaca teşebbüslerin mal ve hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlayacak mahiyette bulunduğunu, tüketici çevresinde de kolayca tanınabilecek gerekli özellikleri de ihtiva ettiğini, “...” diye bir bitki bulunmadığı gibi markanın müvekkilleri tarafından tanınır hale getirildiğini, müvekkilinin 03, 05, 29, 30 ve 35. sınıfta tescilli “...” ibareli seri markalarının bulunduğunu, “...”, “...” ibareli markalarını 2018 yılı itibariyle tescilli olarak kullanmaya başladığını, marka üzerinde eskiye dayalı kullanımları nedeniyle hak sahibi olduğunu ileri sürerek, ... YİDK'nın 22/08/2022 tarih ve 2022/M-10011 sayılı kararının iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili; davaya konu başvurunun kısmi yayımına yapılan itiraz hakkında zorunlu idari başvuru yolunun tüketilmediğini, diğer bir anlatımla bu hususta verilmiş bir YİDK kararının bulunmadığını, zorunlu başvuru yolu tüketilmeden dava açılamayacağını, dolayısıyla davacının SMK m. 5/1-(b), (c) hükümleri dışında kalan diğer davalının itirazlarının reddine karar verilmesi isteminin ayrı bir dava konusu olduğunu, başvurunun kısmi reddi kararının ise 6769 s. SMK’nın m. 5/1-(b) ve (c) hükümlerine uygun olduğunu, Kurul kararında da belirtildiği üzere “...” ibaresinin, özel olarak yetiştirilen ve işlenen öğütülmüş bir yeşil çay türü olduğunu, "..." ibaresinin ise kilo verme amacıyla kullanılan ürünleri tanımlayan ibare olduğunu, bu bağlamda her iki kelimenin bir araya gelmesi sonucu oluşan genel izlenimin başvuru kapsamından çıkarılan mallar yönünden tanımlayıcı bir anlam ortaya çıktığını, YİDK itiraz aşamasında “...” ibaresinin kullanım ile ayırt edici nitelik kazandırıldığının ispatlanamadığını savunarak, davanın reddi talep edilmiştir. Davalı şirket vekili, iptale konu YİDK kararının mutlak ret sebeplerine ilişkin olduğunu, işbu sebeple de müvekkili yönünden husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacı yanın 09.06.2021 tarihinde marka başvurusu yaptığı, 12.11.2021 tarihinde kısmi yayın kararı verildiği, 20.12.2021 tarihinde Kurum kararına davacı tarafından itiraz edildiği, 29.11.2021 tarihinde marka bülteninde ilan edilmesi üzerine, bu sefer 11.01.2022 tarihinde davalı şirket tarafından itiraz edildiği, davacı yanın karşı görüş sunduğu, davacı yanın yapmış olduğu itirazın 22.08.2022 tarihinde ... YİDK tarafından karara bağlandığı, 23.08.2022 tarihinde kararın davacı tarafa tebliğ edildiği, 04.11.2022 tarihinde ise davalı itirazının Markalar Dairesi tarafından iki aylık sürede Kurum kararına itiraz edilmediği; bu hali ile davacı yanca, davalının itirazına karşı idari sürecin tamamlanmadığı; davacı yanın, marka başvurusunun mutlak red gerekçesi ile kısmen reddine karşı dava açtığı, bu nedenle davalı şirketin husumet itirazının yerinde olduğu, davaya konu başvurudan mutlak red gerekçesi ile çıkartılan malların gıda ürünleri olduğu, işaretin "..." ibarelerinden oluştuğu, marka kompozisyonu içinde, şekil unsurunun bulunmadığı, “...” ibaresinin, özel olarak yetiştirilen ve işlenen öğütülmüş bir yeşil çay tozu olduğu, geleneksel olarak, klasik Japon çay seremonisinde kullanıldığı, ... tozuna da “...” denildiği , “...” ibaresinin ise Türkçe olduğu, biçim, şekil, bir şeyin istenilen ve olması gereken durumu, istenilen şeylerin yazılması, doldurulması için hazırlanmış basılı belge anlamlarına geldiği, Türkçe deyimler içerisinde, “forma girmek”, “formda olmak”, “formunu korumak” vb kullanımların yer aldığı, gerekli güce, vücuda, yeteneğe sahip kişi ile ilgili kullanıldığı, her iki kelimenin birlikte kullanılması halinde söz konusu çayın sağlıklı beslenme ile ilgili olduğu izleniminin yaratılacağının görüldüğü, dava konusu markada yer alan ibarelerin, tescili talep edilen sınıflar açısından ayırt edicilik vasfına sahip olmayacağı, davaya konu markanın, tescili talep edilen sınıflar açısından, 6769 s. SMK m.5/1-(b) kapsamında yer alan mutlak ret nedenlerini aşacak düzeyde olmadığı, 6769 s. SMK m.5/1-(c) kapsamında ise, yukarıda da değinildiği üzere markanın somut ayırt edicilik vasfına sahip olmadığı, “...” ibaresinin tescili talep edilen, çaylar ve diyet özellikli gıdalar, gıda takviyeleri ile tıbbi amaçlı bitkisel içecekler açısından ortalama tüketicilerin tescili talep edilen işaret ile mallar arasında (ilave bir irdeleme ya da analiz olması halinde dahi) bir ilişki kuramayacağı, bu hali ile markanın tanımlayıcı olduğu ve tescili talep edilen sınıflar açısından 6769 s. SMK m.5/1-(c) kapsamında sayılmasının gerektiği, davacı yanın, tescile konu etmiş olduğu markayı eylemli kullandığına dair dosya kapsamında yeterli bir delile rastlanamadığı, davacı yanın 6769 s. SMK 5/2. maddesindeki istisnadan yararlanamayacağı gerekçesiyle, davanın davalı şirket yönünden husumet nedeniyle reddine ve davalı ... yönünden esastan reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; YİDK kararlarına karşı açılacak davalarda başvurunun yayımına itiraz eden tarafa da husumet yöneltilmesinin zorunlu bulunduğunu, “...” ibaresine ilişkin, anılan ibareye kullanım yoluyla ayırt edicilik kazandırıldığını, 03 / 05 / 29 / 30 / 35. sınıfta tescilli seri markalarının bulunduğunu, müvekkilinin marka üzerinde eskiye dayalı kullanımı nedeniyle hak sahibi olduğunu, bu nedenle mevcut “...” ibareli markalarının devamı niteliğinde olan “...” ibareli markasının tüm sınıf ve emtialarında tescil edilmesinin gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın tüm talepler yönünden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili Kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve mahkemece görüşüne başvurulan ve aralarında gıda mühendisinin de bulunduğu bilirkişi heyetince, davacının “...” ibareli marka tescil başvurusunda yer alan “...” ibaresinin, "özel olarak yetiştirilen ve işlenen öğütülmüş bir yeşil çay tozu" anlamına geldiğinin, geleneksel olarak, klasik Japon çay seremonisinde kullanıldığının, ... tozuna da “...” denildiğinin bildirildiği, “...” ibaresinin ise “forma girmek”, “formda olmak”, “formunu korumak” vb kullanımların bulunduğu, her iki kelimenin birlikte kullanılması halinde söz konusu çayın sağlıklı beslenme ile ilgili olduğu izleniminin yaratılacağının görüldüğü, dava konusu markada yer alan ibarelerin, tescili talep edilen sınıflar açısından ayırt edicilik vasfına sahip olmadığı, davacı yanın tescile konu markayı kullandığına dair dosya kapsamında yeterli bir delile rastlanamadığı, dolayısıyla davacı yanın 6769 sayılı SMK'nın 5/2. maddesindeki istisnadan yararlanamayacağı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 462,15-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 22/01/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/01/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.