Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/923 E. 2023/923 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/923
Karar No
2023/923
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/923 - 2025/1352

T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ

ESAS NO : 2023/923 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2025/1352

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/02/2023 ESAS-KARAR NO : 2021/595 E - 2023/54 K

DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 13/11/2025 YAZILDIĞI TARİH : 04/12/2025

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... tarafından keşide edilerek müvekkili tarafından tahsile konulan 28/02/2019 tarihli 50.000,00 TL bedelli çekin karşılıksız çıktığını, çekle ilgili yapılan takibin semeresiz kaldığını, davalı bankanın Çek Kanunu kapsamında çek hesabı açarken göstermesi gereken özeni ve dikkati göstermeyip çek hesabı açılmaması gereken şirket adına çek karnesi vermek suretiyle müvekkilinin zarara uğramasına sebebiyet verdiğini belirterek şimdilik 1.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın basiretli bir tacir olarak müşterisinin çek yasaklılık durumunun bulunmadığını tespit ettiğini, müşterisi hakkında gerekli piyasa araştırmasını yaptığını, Çek Kanununun yüklediği tüm sorumlulukları ifa ettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın müşterisi ile belirli bir süre çalıştıktan sonra çek karnesi talebini işleme aldığı, Çek Kanunu gereği alınması gerekli belgelerin temin edilip muhafaza edildiği ve çek karnesi talebi yönünden karşılıksız çek, protestolu senet, takipteki kredi durumu, e-haciz kayıtlarına ilişkin olarak istihbarat yapılmak suretiyle çek karnesi talebinin kabul edildiği, davalı bankanın Çek Kanunu uyarınca çek hesabı açılırken gerekli yükümlülüklerini yerine getirdiği, dava dışı ... hakkında açılan icra takiplerinin ve muhtelif mahkemelerce verilen çek yasaklılık kararlarının davaya konu çek yaprağının dahil olduğu çek koçanının verildiği tarihten sonra olduğu, bu yönüyle de davalı bankanın bir kusurunun bulunmadığı, çek karnelerinin verildiği tarihler itibariyle karşılıksızdır işlemine tabi tutulan çek bulunmadığı, ibraz edilmemiş çeklerin bulunmasına karşın yeni çek yaprağı verilmesinin davalının sorumluluğuna neden olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu çek koçanından önce teslim edilen çeklerin tamamı ibraz edilmeden yeni çek defteri teslimi yapıldığını, 37 adet çekin ödenip ödenmediği henüz belirsizken yeni tarihli çek defteri teslim edilmesi nedeniyle davalı bankanın basiretli davranmadığını, bildirilen delillerin tamamı toplanmadan bilirkişi raporu alındığını, keşideci hakkında Türkiye çapında sorgulama yapılarak karşılıksız çek keşide etmek suçundan dava ve takip olup olmadığının, vergi dairesi ve SGK'dan borç bilgilerinin, adına kayıtlı taşınmaz ve araç olup olmadığı, varsa takyidatlarının araştırılmadığını, keşidecinin pasifleri araştırılmadan yeniden çek koçanı verilmesinin özen yükümlülüğüne aykırı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık 5941 sayılı yasanın 2. maddesi kapsamında davalı bankanın sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ve var ise kapsamı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, 5941 sayılı yasanın 2. maddesi kapsamında davalı bankanın sorumlu olduğu iddiasına dayalı olarak açılan tazminat davasıdır. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Mahkemece bankacı bilirkişiden alınan 29/11/2022 tarihli raporda özetle; dava dışı ... adına çek hesabı açılırken Çek Kanunu gereğince tüm yükümlülüklerin davalı banka tarafından yerine getirilmiş olduğu, davalı banka tarafından dosyaya sunulmuş olan 04/04/2018 tarihli çek raporu bilgilerine göre; ibraz edilen çeklerin adedinin 784, ibrazında ödenen çeklerin 783, ibrazında ödenen çek tutarının 17.518.192 TL, arkası yazılan ve halen ödenmemiş çeklerin adedinin 0, arkası yazılan ve halen ödenmemiş çeklerin tutarının 0, arkası yazılan ve sonradan ödenen çeklerin adedinin 1, arkası yazılan ve sonradan ödenen çeklerin tutarının 1.345,00 TL, ibraz edilen ilk çekin tarihinin 03/10/2008, ibrazında ödenen son çekin tarihinin 02/04/2018, ibraz edilen ve arkası yazılan ilk çekin tarihinin 01/11/2011, ibraz edilen ve arkası yazılan son çekin tarihinin 01/11/2011 olduğunun tespit edildiği, Çek Endeksinin 1000 puan üzerinden tüm çekler zamanında ödenmiş (En az riskli) olarak belirlenmiş olduğu, adı geçenin çek ödeme performansı yönünden çek karnesi verilmesinde hatalı bir husus bulunmadığı, Ankara İcra Tevzi Bürosunun mahkemeye hitaben 17/02/2022 tarih 2022/339 sayılı yazısı ekinde yer alan listelerdeki kayıtların incelenmesi sonucunda, ... hakkında muhtelif icra dairelerinde ikame edilen icra takiplerinin davaya konu çek yaprağının dahil olduğu çek koçanının verildiği 01/10/2018 tarihinden sonra başlatıldığı, dolayısıyla 01/10/2018 tarihi ve öncesinde dava dışı ... hakkında başlatılmış bir icra takibi bulunmadığı, ... A.Ş.’nin 26/01/2022 havale tarihli yazısı ekinde yer alan listelerin tetkiki neticesinde; ... hakkında muhtelif mahkemelerce verilmiş çek yasaklılık kararlarının 2019 yılına ait olduğu; diğer yandan, 2 adet protestolu senet kaydından birinin 2019, diğerinin ise 2020 yılına ait olduğu, davaya konu çek yaprağının dahil olduğu çek koçanının verildiği 01/10/2018 tarih itibariyle ... hakkında alınmış “Çek Yasaklılık Kararı” ve “Protestolu Senet Kaydı” bulunmadığının belirlendiği, bununla birlikte davaya konu çek yaprağının bulunduğu çek koçanının teslim edildiği 01/10/2018 tarihine kadar ...’e 65 adet çek yaprağı verildiği, söz konusu 65 adet çekten 37 adedinin 01/10/2018 itibariyle henüz Bankaya ibraz edilmediği, ...’in davalı Bankadan aldığı çek yapraklarını ileri tarihli olarak keşide ettiği, çek koçanındaki çek yaprağı adedinin bitmesine müteakip tekrar çek karnesi talebinde bulunduğu halde, daha önce verilmiş olan çek karnelerinden henüz ibraz edilmemiş çek yaprakları bulunmasına karşın davalı Bankaca yeni çek karnesi taleplerinin kabul edildiği, bu bağlamda, söz konusu Banka kayıtlarının, davacı tarafın “Davalı banka dava dışı borçlu şirkete çek karnesi verirken henüz vadesi gelmemiş ödenmeyen çok sayıda çeki olduğu halde çek karnesi vermiştir.” şeklindeki iddiasını destekler mahiyette olduğu dikkate alınarak, bu noktada davalı Bankaya sorumluluk izafe edilip edilemeyeceği, edilecek ise sorumluluk oranının ne olacağı hususunda takdirin mahkemeye ait olduğu, Kredi Kayıt Bürosu bünyesinde kurulmuş olan ... aracılığı ile, ... uygulamasına üye olan şirketlerin, ticari işlemlerine kabul edecekleri çekler yönünden keşidecinin ödeme geçmişini sorgulanabildiği, keşidecinin çeklerini ödeme performansını gösteren rapor alınabildiği, basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gereken herhangi bir ticaret şirketinin, keşide edilen bir çeki kabul ederken, ... uygulamasından alınmış çek raporunu keşideciden talep etmesi ve bu suretle çek keşidecisinin çek geçmişini sorgulaması, çeki kabul edip etmeme noktasındaki kararını ise bu incelemenin neticesine göre vermesinin halin icabı olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu bağlamda, davacı şirketin, ... aracılığı ile alınmış çek raporunu ...’den talep etmiş olması halinde karşılıksız çeki olup olmadığı, varsa kaç adet olduğu, henüz ibraz edilmemiş ne kadar çekinin bulunduğu, çek endeksinin ne olduğu, geçmiş çek ödeme performansı gibi hususlarda kesin bir tespite ulaşması, bu suretle de çeki kabul etmeyip oluşan zararı önlemesi imkan dahilinde iken, dava dilekçesinde yer alan ...’in çok sayıda karşılıksız çeki ve henüz ibraz edilmemiş çekleri bulunduğu yönündeki beyanların, davaya konu çekin ödeme aracı olarak kabul edilirken ... uygulamasının getirdiği bu olanaktan yararlanılmadığına işaret ettiği dikkate alınarak iddia olunan zararın oluşumunda davacı şirkete sorumluluk izafe edilip edilmeyeceği, edilecek ise oranın ne olacağı hususunda takdirin mahkemeye ait olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelerin dosya içeriğine ve mevzuata uygun olmasına, davalı bankanın çek karnesi verirken kanuni düzenlemelere riayet ederek üzerine düşen özen yükümlüğünü yerine getirmiş olmasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 13/11/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ¸e-imza

Üye ¸e-imza

Üye ¸e-imza

Katip ¸e-imza

NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/923, K. 2023/923, T. 13.11.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-923-e-2023-923-k-dd7aced1f09c