Bölge Adliye Mahkemesi · Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi 2023/84 E. 2025/486 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/84
Karar No
2025/486
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İncelenen Kararın Mahkemesi:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi:18/10/2022 Davanın Türü: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesi, Bakiye İş Bedeli ve Fazla İmalat Bedeli) (Antalya 2. İcra ... Esas) Karar Yazım T:30/04/2025

İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı vekili dava ve cevaba cevap dilekçesi ile, tarafların ... tarihli eser sözleşmesi yaptığını, davacının edimini yerine getirdiğini, sözleşme dışı işleri de yaptığını, yapılan imalatın teslim edilip yapı kullanma izin belgesinin alındığını, yapılan işte eksiklik bulunmadığını, sözleşmeden kaynaklı 1.067.343,51 TL, sözleşme dışı işlerden kaynaklı 251.166,54 TL bakiye alacağın ödenmediğini, davalı tarafın süresinde ileri sürdüğü ayıp ihbarı bulunmadığını, Antalya 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini ve takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap ve ikinci cevap dilekçesinde, taraflar arasında ... tarihli sözleşme imzalandığını, davacının eksik ve kusurlu imalat yaptığını, bu nedenle davalının ilave çelik imalatı yaptırdığını, sözleşmeye göre demir ve beton yapılarının davalı tarafından davacıya teslim edildiğini, davacı dışında başka bir kişiye kusurlu imalatın yaptırıldığını, Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş sayılı tespit dosyasına göre hatalı ve eksik imalat sebebiyle ve davacıya sağlanan malzemelerden dolayı 600.000,00 TL'nin üzerinde mahsubu gereken miktar olduğunu, davacıya sözleşme sebebiyle 177.584,00 TL, 3.000 USD ve ... EURO'nun ... tarihinde havale yoluyla, 100.000,00 TL'nin 14/11/2018 tarihinde EFT yoluyla gönderilerek ödendiğini, davacının hatalı imalat sebebiyle davalının mantolama maliyetine katlandığını, davacının fatura kesmemesi sebebiyle KDV ödemesi yapılmadığını, alacağın likit olmayıp inkar tazminatı koşullarının oluşmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesi, somut olayda davacı yüklenicinin, Antalya 4. Noterliği aracılığı ile gönderdiği 04/10/2019 tarihli ihtarname ile sözleşmeye bağlı işlerden kaynaklı 1.067.343,51 TL + KDV ve sözleşme dışı yapmış olduğu işlerden kaynaklı 251.165,40 TL alacağının yasal ve vergisel fer'ilerinin teslim tarihinden itibaren reeskont faizi birlikte ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 gün içinde ödenmesini, aksi halde yasal yollara başvurulacağını beyan ederek davalıyı ihtar ettiği, davalı tarafın Antalya 11. Noterliği aracılığı ile gönderdiği 08 Ekim 2019 tarihli cevabi ihtarname ile özetle; 04/10/2019 tarihli ihtarnamenin 07/10/2019 tarihinde tebliğ alındığı, sonra teslim edilen işteki ayıpların açıklandığı ve bu ayıpların başka bir taşeron firma aracılığı ile giderildiği, işin malzeme bedelinin de kendilerince karşılandığı, yapılan işin faturalanmaması nedeniyle KDV bedelinin karşılanmadığı, almış oldukları okul projesinin tamamlanmasında davacının edimlerindeki gecikme nedeniyle cezai şart alacaklarını saklı tuttukları, sözleşmeden kaynaklı borçlarının bulunmadığının belirtildiği, iş sahibinin ayıplı iş nedeniyle BK 475. maddesinde sayılan seçimlik hakkını kullanmadan önce (davacı tarafın 2. cevap dilekçesinde ileri sürdüğü gibi) yükleniciye ayıp ihbarında bulunmadan, üçüncü kişiye ayıplı gördüğü işleri tamir ettirdiği, davalı tarafın bu ihtarnameden önce ayıp ihbarı yapıldığına dair delil sunmadığı, yukarıda izah edildiği gibi iş sahibinin ayıplı işlerden kaynaklı yasal haklarını kullanmasının ayıp ihbarında bulunma şartına bağlandığı, bu durumda davalının ihbar zorunluluğunu yerine getirmediği için seçimlik haklarını kullanamayacağı, eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı, ayıplı işlerin tamiri için üçüncü kişiye ödediği bedeli davacı yükleniciden isteyemeyeceği gibi bedel indirimi de talep edemeyeceğinin anlaşıldığı, tarafların ticari defterleri ve mahallinde yapılan keşif sonrası 2. heyet tarafından düzenlenen kök ve ek raporlar birlikte değerlendirildiğinde; sözleşme bedelinin KDV dahil 1.572.112,82 TL olduğu, işin %95.23 oranında tamamlandığı, davalı tarafından davacıya 605.468,10 TL ödeme yapıldığı ve yine davalının sözleşme gereği ödediği beton bedelinin 227.005,50 TL olduğu (sözleşmeye göre hak ediş rakamından düşülmesi gerekmektedir), bu halde davacının sözleşme gereği bakiye alacağının 739.639,22 TL olduğu, davalının davacı yanca çekilen ve 07/10/2019 tarihinde tebliğ edilen ihtarnameye göre 10/10/2019 tarihinde temerrüte düştüğü, takip tarihi ile avans faizi oranının % 18.25 olduğu dikkate alındığında (739.639,22 x 40 x 18,25/365x100 = 14.792,78 TL hesabı ile) takip öncesi işlemiş faiz miktarının 14.792,78 TL olduğu, davacının sözleşme dışında yaptığı işleri ispat edemediğinin belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; davalının Antalya 2. İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasında 739.639,22 TL asıl alacak ve 14.792,78 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 754.432,00 TL alacağa yapmış olduğu itirazın iptaline, alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden davalı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, takip tarihinden sonra asıl alacağa değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına (taleple bağlı kalınarak %19,50 yi geçmemek kaydıyla), davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar vermiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Nedenleri Davacı vekili, mahkemece bilirkişi raporlarına karşı itirazlar değerlendirilmeden rapora dayalı hüküm kurulduğu, davacının yaptığı işten dolayı davalının ek külfete maruz kaldığı iddiasını kabul etmedikleri, davalı tarafından yapıldığı ileri sürülen ahşap fuga imalatının mimari projede mevcut olduğu, projeden bağımsız dekoratif bir imza mahiyetinde kullanıldığı, davacının ek imalat yaparak kolon boyunu uzattığı ve davalının maliyetlerini düşürdüğü, bu yöndeki ilave işlerin hesaplamaya dahil edilmediği, mahkemece davacının yaptığı işte ne kadar beton gideceği hesaplanarak beton bedelinin bilirkişi tarafından belirlenmesi gerektiği, inşaatın tamamında kullanılan beton bedelinin davacının hakedişinden düşülmesinin hukuka aykırı olduğu, sözleşmeye göre çatıyı davalı işveren şirketin yapacağı, çatı ile kolon arasına bağlantı çelikleri sebebiyle davacıya ek külfet yüklendiği, ilave imalat niteliğinde olan tesisat katının ilave olup olmadığı yönündeki değerlendirmenin eksik inceleme ile yapıldığı, bu şekilde yeni bir kat oluşturulduğu, ek işçilik gerçekleştiği, bu yöndeki ek imalatın değerlendirilmediği, A ve B blokta olması gerekenden daha yüksek kolon yapıldığı, bunun ek imalat niteliğinde olup mahkemece değerlendirilmediği, davacıya çekilmiş ayıp ihbarı bulunmadığı gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir. Davalı vekili, mahkemenin süresinde ayıp ihbarı bulunmadığı yönündeki değerlendirmesinin hatalı olduğu, davacının proje ölçülerine göre eksik imalatının bulunduğu, eksik imalat sebebiyle çatı düzeninin oturtulması için davalı tarafından bağlantı çelikleri kullanılarak ek imalat yapıldığı, fugalı ahşap söve kaplama ve profilli OSB kaplama yapıldığı, bundan dolayı davacının sorumlu olduğu, bilirkişilerin demir profiller ve bağlantı demirleri maliyetleri bakımından da hesaplama yapması gerektiği, davalı tarafından temin edilen demir bedellerinin de hakedişten düşülmesi gerektiği, davacının alacağının bulunmadığı gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, İcra İflas Kanununun 67. maddesine göre açılmış itirazın iptali davasıdır. Dava bir yıllık hak düşüm süresi içerisinde açılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, TBK 470 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. 2. Ön İnceleme ve İncelemenin Kapsamı İlk derece mahkemesi kararının; kesinlik, süre, istinaf başvuru şartları ve diğer usul konuları yönünden HMK 352. maddesine göre ön incelemesi yapılmış ve eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosyanın incelenmesine geçilmiştir. İstinaf incelemesi de, HMK 355. maddesi göz önünde bulundurularak, kamu düzeninden olan hususlar re'sen gözetilmek suretiyle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. 3. Değerlendirme 3.1.Hakim tarafların talep sonuçları ile bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre talep sonucundan daha azına karar verebilir. (HMK 26/1) Somut uyuşmazlıkta, davacı taraf başlatılan icra takibine konu edilen ve itiraz ile duran takip konusu alacağın asıl alacağa ilişkin kısmını dava konusu etmiş, faize ilişkin kısım davaya konu edilmemiştir. Mahkemece verilen kararda hüküm altına alınan alacağın takip tarihine kadar olan kısmı yönünden de faize hükmedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmemektedir. 3.2. Sözleşmeye göre davacı 665 ada 2 parselde yapılması planlanan spor salonu, konferans salonu ve spor salonu tribünün hafriyat hariç alt yapı imalatları, topik betonu ve prefabrike yapı elemanlarının imalat, nakliye ve montajının yapılması (malzemeli işçilik) işini üstlendiği, taşeronun alt yapı imalatlarında C25, prefabrike elemanlarında C40 sınıfı beton kullanacağı, betonun işveren tarafından faturalanıp hakedişten düşüleceği kararlaştırılmıştır. Mahkemece, yapılan inşaata ilişkin onaylı projeler getirtilerek davacı tarafından sözleşme gereği yapılan işte kullanılan betonun miktarı ve davalının beton sebebiyle ödediği bedel belirlenip bu konuda gerekirse ek rapor alınarak sonuca gidilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde sonuca gidilmesi doğru bulunmamıştır. 3.3. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyasında yapılan tespit ve alınan bilirkişi raporunda bilirkişiler eksik işlerin yerinde görülenlerin yanında tarafların kendileri tarafından giderildiği belirtilen imalatların da esas alınarak eksik işleri belirledikleri anlaşılmaktadır. Oysa eksik işler tespit edilirken bizzat mahkemenin ve bilirkişilerin keşif esnasındaki belirlediği eksik işlerin tespiti gerekir. Bu konuda tespit raporu sunan bilirkişilerden gerekirse ek rapor alınmalı ve buradan hareketle işin tamamlanma oranı belirlenmelidir. 3.4. Davacı sözleşme kapsamı dışında kalan işler yönünden de talepte bulunmaktadır. Sözleşme kapsamı dışında kalan işlerin ne olduğu ve bunların bedeli konusunda raporlar arasında çelişki bulunmakta olup, çelişkiler giderilmemiştir. Bu sebeple mahkemece gerekirse yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle inceleme yapılarak sözleşme kapsamı dışında yapılan imalatlar bulunup bulunmadığı incelenmeli, fazla imalat bulunması durumunda bunların yapıldığı yıl mahalli rayice (mahalli rayice KDV dahildir) göre yapım bedeli hesaplanmalıdır. 3.5. Davalı taraf yapılan imalatta kullanılan demir ve çeliklerin bedelinin kendisi tarafından karşılandığını ileri sürmektedir. Davalıya bu iddiasını ispat edebilmesi için imkan ve süre tanınmalı, davalının bu konuda varsa delilleri değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. 3.6. Mahkemenin kabulüne göre yapılan değerlendirmede ise; mahkemece gerekçeli kararda sözleşme bedelinin KDV dahil 1.572.112,82 TL olduğu ve işin %95,23 oranında tamamlandığı, davalının 605.468,10 TL ödeme yaptığı, yine sözleşme gereği davalının 227.005,50 TL beton bedeli nedeniyle alacaklı olduğu belirtilmiştir. Davacının işi tamamlama oranına göre hakedişi üzerinden yapılan hesaplamaya göre, davacının bakiye alacağı 664.649,43 TL olarak belirlenmesi gerekirken, hatalı olarak 739.639,22 TL olarak asıl alacağın hesaplanması da usul ve yasaya uygun düşmemektedir. 3.7. Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf taleplerinin kabulü ile HMK'nun 353/1-a/4, 6 maddeleri uyarınca, kararın esası incelenmeden kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. V. KARAR 1)Yerel mahkeme kararının esası incelenmeksizin ORTADAN KALDIRILMASINA ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 2)Peşin alınan istinaf karar harcının isteği halinde ilk derece mahkemesince istinaf yoluna başvuran taraflara iadesine, 3)Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 30/04/2025 tarihinde HMK'nun 362. maddesi uyarınca kesin olarak oybirliği ile karar verildi. ...

Atıf: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/84, K. 2025/486, T. 30.04.2025, www.arakarar.com/karar/antalya-bolge-adliye-mahkemesi-7-hukuk-dairesi-2023-84-e-2025-486-k-ed78892061ad