Bölge Adliye Mahkemesi · İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 2023/810 E. 2024/2167 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/810
Karar No
2024/2167
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/810 KARAR NO : 2024/2167

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29.12.2022 NUMARASI : 2017/938 E. - 2022/1200 K. ASIL DAVADA; BİRLEŞEN 1.ATM'NİN 2018/643 E.SAYILI DOSYASINDA; DAVANIN KONUSU : Maddi Tazminat KARAR TARİHİ : 18.12.2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 18.12.2024

İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 29.12.2022 tarih 2017/938 E. - 2022/1200 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi asıl davada davalılar ... ve ... vekili ile asıl davada davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : ASIL DAVA : Davacı vekili, 15.02.2017 tarihinde davalı ...'in maliki, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ZMMS sigortacısı, davalı ...'in sürücüsü olduğu ... plakalı ile seyir halinde iken, müvekkiline ait, dava dışı (birleşen davada davalı) sürücü ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı araç ile çarpıştığını; kaza tespit tutanağında davalı sürücünün asli kusurlu, müvekkiline ait araç sürücüsünün ise tali kusurlu olduğunun belirtildiğini, ancak müvekkiline ait araç sürücüsünün kazada kusurlu olmadığını, İzmir 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/51 D.İş sayılı dosyasında tespit yaptırdıklarını, ayrıca araçta değer kaybı meydana geldiğini, müvekkilinin onarım süresince kazanç kaybına uğradığını, davalı sigorta şirketine yapılan başvuru sonucunda 5.700,00 TL kısmi ödeme yapıldığını, bakiye alacaklarının ve değer kaybı isteminin reddedildiğini belirterek, kusur durumuna göre fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL hasar bedeli, 500,00 TL değer kaybı ve 100,00 TL kazanç kaybı nedeniyle maddi tazminatın davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşteren ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmişti. CEVAP : Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı sürücünün kusuru ile sınırlı olduğunu, görevlendirilen eksperin araçtaki hasar bedelini 7.600,00 TL olarak tespit ettiğini, kusur durumuna isabet eden 5.700,00 TL'nin dava tarihinden önce 03.07.2017 tarihinde davacıya ödendiğini, müvekkili şirketin üzerine düşen görevi yerine getirdiğini, talep edilen parça ve onarım bedellerinin fahiş olduğunu, aracın 165.000 km'nin üzerinde olması nedeniyle araçta değer kaybı meydana gelemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ve ... vekili, iddia edilen kusur durumunu kabul etmediklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVA: Davacı vekili, 15.02.2017 tarihinde, müvekkilinin maliki, dava dışı ...'in sürücüsü olduğu ... plakalı araç ile davalı ...'ın maliki, davalı ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı aracın çarpıştıklarını; kaza nedeniyle müvekkiline ait araçta 25.000,00 TL tutarında hasar oluştuğunu, ayırca araçta değer kaybı meydana geldiğini iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP : Davalı ... Sigorta Şirketi vekili, sigortalı aracın dava konusu kazaya karıştığının davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, davacı tarafın müvekkili şirkete başvuruda bulunmadan huzurdaki davayı açması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu talebin zamanaşımına uğradığını, davacıya ait aracın ... Sigorta AŞ tarafından kasko sigortalı olduğunu ve bu şirketin kaza nedeniyle davacıya 24.924,00 TL ödeme yaparak zararını tazmin ettiğini, davacının mükerrer tahsilat amacıyla kötü niyetle dava açtığını, kasko şirketinin müvekkili şirkete rücu ettiğini, 6.231,00 TL maddi hasar ödemesinin ... Sigorta AŞ'ye yapıldığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun trafik poliçesindeki limitler ve sigortalıların kusuru ile sınırlı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 04.06.2020 tarihli raporda, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'in %80 oranında, dava dışı sürücü ...'ın kusursuz olduğu, olay mahallindeki kavşak sistemini devreye alan ve denetleyen ilgili kişi, kurum veya kuruluşun %20 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait ... plakalı araçta oluşan hasar bedelinin KDV dahil 7.600,00 TL olduğu, araçta değer kaybı oluşmadığı ve 1.300,00 TL araç ikame bedeli oluştuğu hususlarının tespit edildiğini, makine mühendisinden alınan 24.06.2021 tarihli ek raporuna göre asıl davada davalı ve birleşen davada davacı ...’in maliki olduğu ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'in kazanın oluşumunda asli derecede %80 oranında kusurlu olduğu, olay mahalli kavşakta Konak yönüne ilerlemekte olan araçların Ceylin sokağa dönmemelerini planladıkları halde sola dönülemez tabelası konulmadığı ve kavşaktaki ışık sistemi ile işaretleme sisteminin uygulanmak istenen plan ile uyumlu olmadığı, bu nedenle ... Belediyesi Ulaşım Daire Başkanlığının kazanın meydana gelmesinde %20 oranında tali kusurlu olduğu, sürücü ...'ın kazanın oluşumunda kusursuz olduğu, davacıya ait aracın onarımının ekonomik olmadığı, pert-total işlemine tabi tutulması gerektiği, aracın kaza tarihindeki 2. el piyasa rayiç değerinin 34.000,00 TL ve hasarlı halinin 10.000,00 TL olması sebebiyle araçtaki hasar bedelinin 24.000,00 TL olabileceği, davalı tarafın kusur oranına göre hasar bedelinin 19.200,00 TL olabileceği, davalı ... Sigorta A.Ş.’nin 5.700,00 TL ödeme yapması sebebiyle sigorta şirketinin eksik ödenen hasar bedeli için 13.500,00 TL daha ek hasar ödemesi yapması gerektiği, aracın pert-total olması sebebiyle değer kaybı meydana gelemeyeceği, davacının araç temin bedelinin 2.600,00 TL olduğu, birleşen davada davacıya ait ... plakalı araç sürücüsü ...'in meydana gelen kazada asli derecede % 80 oranında kusurlu olması sebebiyle ... plakalı araçtaki hasar bedelinin KDV dahil 5.000,00 TL olabileceği, değer kaybının 1.100,00 TL, araçtan mahrum kalma bedelinin sürücünün kusur durumu dikkate alındığında 220,00 TL olabileceği yönünde görüş bildirildiği; 21.10.2022 tarihli ek raporda, ... plakalı aracın ZMMS sigortacısı ... Sigorta A.Ş.’nin ... Sigorta A.Ş.’ye 29.05.2017 tarihinde 6.231,00 TL rücu ödemesi yaptığı, ... plakalı aracın ZMMS sigortacısı ... Sigorta A.Ş’nin davacı ...’a 5.700,00 TL ödeme yaptığı gerekçesiyle; Asıl davanın kısmen kabulüne, 18.300,00 TL tazminatın 01.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 2.600,00 TL kazanç kaybı tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, değer kaybı tazminatı isteminin reddine; Birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı asıl davada davalılar ... ve ... vekili ile asıl davada davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Asıl davada davalılar ... ve ... vekili, mahkemece alınan ilk raporda, kaza anında levha olmadığı halde bu husus araştırılıp tespit edilmeyerek, “sola dönülmez trafik işaret levhası” bulunduğu iddia edilerek hata yapıldığını, tabelanın kaza anında orada bulunmadığının anlaşılmasına rağmen bu hususun kusur durumuna etkisinin sağlıklı bir şekilde değerlendirilemediğini, Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'ndan alınan raporun da hatalı olduğunu, müvekkilinin kırmızı ışığın yanmasını beklemesi gerektiğinin belirtildiğini, oysa kazanın gerçekleştiği yerde müvekkilinin dönüşüne engel bulunmadığını, yine müvekkilinin kontrolsüzce seyrine devam ettiğinin belirtildiğini, oysa kontrol edilecek bir işaret yok iken dönüş yapmakta da bir yasak veya engel bulunmadığını, mahkemece alınan 24.06.2021 tarihli bilirkişi raporunun da müvekkili yönünden haklı maddi gerçeklere rağmen yanlış değerlendirmeler içerdiğini, ... Belediye Başkanlığı'na yüklenen kusur oranının düşük olduğunu, alınan raporların kusur, hasar ve kazanç kaybının tespiti açısından hükme elverişli olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Asıl davada davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında hesaplama hatası yapıldığını, raporların esas alınması halinde bile, 24.06.2021 tarihli ek rapora göre asıl davada 13.600,00 TL üzerinden hüküm tesis edilmesi gerekirken 18.300,00 TL üzerinden hüküm edilmesinin hatalı olduğunu, birleşen davada hasar bedelinin KDV dahil 5.000,00 TL olabileceği ve değer kaybının 1.100,00 TL olabileceği tespit edilmesine rağmen, müvekkilinin taraf olmadığı birleşen davanın reddedilmesinin de hatalı ve anlaşılamaz olduğunu, kararda maddi hatalar bulunduğunu, kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirketin sigortacısı olduğu araç sürücüsüne %80 oranında asli kusur izafe edilmesinin ve kusur konusunda raporlar arasında oluşan çelişki ve ihtilaf giderilmeden hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğunu, 20.09.2019 tarihli ATK raporunda davacıya ait aracın onarımının makul ve ekonomik olduğunun, toplam hasar bedelinin 7.600 TL olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin üzerine düşen tüm sorumluluğu fazlasıyla yerine getirdiğini, müvekkilinin davacı tarafa başkaca borcunun bulunmadığını, aracın pert total işlemine tabi tutulmasının makul ve ekonomik olmadığını, pert total değerlendirmesinin sadece tahmin ve takdire dayalı olduğunu, aracın geçmiş hasar kayıtlarının da görmezden gelindiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE : Asıl ve birleşen dava, trafik kazası nedeniyle hasar bedeli, değer kaybı ve mahrum kalınan kar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Asıl davada davalılar ilk derece mahkemesince hükme esas alınan kusur oranlarının hatalı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüşler ise de, dosya kapsamındaki kusur raporların tamamında asıl davanın davacıcısına ait aracın sürücüsü ...'ın kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığının tespit edilmiş olmasına, ATK Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Komisyonu raporu ve Karayolları Fen Heyeti raporunda asıl davada davalı sürücü ...'in kazanın meydana gelmesinde %80 oranında kusurlu olduğunun tespit edilmiş olmasına göre, asıl davada davalıların kusur oranlarına ilişkin istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir. İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, asıl davada davacıya ait aracın ikinci el ve svotaj bedelinin piyasa rayiçlerine göre belirlenmesine, aracın tamirinin ekonomik olmaması nedeniyle pert kabul edilerek sovtaj bedelinin rayiç bedelinden indirilmesi suretiyle tazminat miktarının hesaplanmasına, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine, davalı sigortanın meydana gelen kazanın beyan edildiği şekilde olmadığında ilişkin iddiasını ispatlayamamış olmasına göre ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranların dilekçelerinde yer verdikleri itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Asıl davada davalılar ... ve ... vekili ile asıl davada davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Asıl davada davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan 1.427,67 TL'den peşin alınan 536,81 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 890,86 TL'nin davalı ...'den alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Asıl davada davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan 1.427,67 TL'nin davalı ...'den alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Asıl davada davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden istinaf karar harcı olan 1.250,07 TL'den peşin alınan 356,91 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 893,16 TL'nin davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak hazineye gelir kaydına, 5-İstinaf başvurusu nedeniyle davalılar tarafından yapılan giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 18.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/810, K. 2024/2167, T. 18.12.2024, www.arakarar.com/karar/izmir-bolge-adliye-mahkemesi-11-hukuk-dairesi-2023-810-e-2024-2167-k-3128b479db04