Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/733 E. 2024/53 K. – Şirketin İhyası

Konu: Şirketin İhyası

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/733
Karar No
2024/53
Karar Tarihi
Konu
Şirketin İhyası

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2024/1353 KARAR NO:2024/1982 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:24/01/2024 NUMARASI:2023/733 E. - 2024/53 K. DAVANIN KONUSU:Şirketin İhyası Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tasfiye memuru tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile ihyası talep edilen ... Şirketi arasında 13/12/2017 tarihinde akdedilen abonelik sözleşmesi uyarınca ''... Ada, ... Parsel Ataşehir'' adresinde yer alan ve işletim hakkı müvekkili şirkette bulunan ... lokasyon kodlu...Otoparkının 20 araçlık kısmının bu şirketin parklanmasına bırakıldığını, devam eden süreçte firmanın toplamda 127.214,43 TL'lik abonelik bedelini ödemediğini, sözleşmeye konu alacak için İstanbul Anadolu... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, takipteki borca, faize ve tüm ferilerine itiraz edildiğini, ilgili takibe karşı yapılan itirazın iptali talebiyle dava açıldığını, işbu davanın İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/102 Esas sayılı dosyası üzerinden yürütüldüğünü, celp edilen sicil kayıtlarından şirketin tasfiyesinin sona erdiği ve sicil kaydının terkin edildiğinin anlaşıldığını, bu nedenle şirketin ihyası talebiyle dava açmaları için mahkeme tarafından süre ve yetki verildiğini ileri sürerek, ... Şirketi'nin ihyasına karar verilmesini, yeni bir tasfiye memuru atanarak tescil ve ilan edilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin TTKm.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m.547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, müvekkili yönünden davanın reddini, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir. Davalı tasfiye memuru ... savunmasında; davaya karşı cevap dilekçesi sunmamış olmakla birlikte duruşmadaki beyanında, şirketin faaliyetinin sona erdiğini, faaliyet gösterdiği yerin yıkıldığını, gerekli ilanları yaptırdıklarını, kimsenin müracaat etmemesi sebebiyle kapanışı yaptırdıklarını beyan etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Dava, hukuki niteliği itibari ile TTK 547 maddesine dayalı olarak açılan şirketin ek tasfiye işlemleri için ihyası istemine ilişkindir. TTK 547 maddesinde "tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir."hükmü düzenlenmiştir.Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin 24/01/2024 günlü ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilmiştir.Ek tasfiyesi talep edilen şirkete ait sicil dosyası getirtilmiş, incelenmesinden ... Şti.'nin tasfiye memurunun davalı ... olup şirketin tasfiye sonucu 27/09/2022 tarihinde tescil edilen karar sonucu terkin edildiği anlaşılmıştır... sayılı takip dosyasında davacı tarafından ihyası istenilen şirket aleyhine abonelik sözleşmesinden doğan alacak için ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibe itiraz üzerine İstanbul Anadolu 9. ATM'nin 2023/102 esas sayılı dosyada itirazın iptali davası açıldığı, mahkemenin 23/05/2023 günlü duruşmasında davacı vekiline davalı şirketin ihyası için dava açmak üzere süre verdiği görülmüştür. Yapılan yargılama, toplanan deliller uyarınca davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, sicilden terkin edilen şirketin... sayılı takip dosyası ve İstanbul Anadolu 9. ATM'nin 2023/102 esas sayılı dosyasında yürütülen takip ve yargılama işlemleriyle sınırlı olmak üzere TTK 547. Maddesi uyarınca geçici olarak ihyası ve ek tasfiyesinin gerektiği, davacının talebinin TTK 547 maddesi koşullarını taşıdığı görülmekle davanın kabulüne, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye sonucu terkin olan ... Şti.'nin ... sayılı takip dosyası ve İstanbul Anadolu 9. ATM'nin 2023/102 esas sayılı dosyasında yürütülen takip ve yargılama işlemleriyle sınırlı olmak üzere TTK 547. Maddesi uyarınca geçici olarak ihyasına, Şirketin ticaret siciline tesciline, ek tasfiye işlemlerini yapmak üzere re'sen önceki tasfiye memuru olan ...'ın atanmasına, kararın ticaret sicilinde tescil ve ilanına karar verilmiş, davalı ... Sicil Müdürlüğü dosyada yasal hasım durumunda olup ve dava açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmayarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. "gerekçesiyle, davanın kabulüne, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün...-... sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye sonucu terkin olan ... Şti.'nin ... sayılı takip dosyası ve İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/102 Esas sayılı dosyasında yürütülen takip ve yargılama işlemleriyle sınırlı olmak üzere TTK'nın 547.maddesi uyarınca geçici olarak ihyasına, şirketin ticaret siciline tesciline, ek tasfiye işlemlerini yapmak üzere re'sen önceki tasfiye memuru olan ...'ın atanmasına, kararın ticaret sicilinde tescil ve ilanına karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı tasfiye memuru tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı ..., istinaf başvuru dilekçesinde özetle; sahibi olduğu şirketin pandemi dönemi ile birlikte içine düştüğü ekonomik güçlüğü aşmak için ne kadar çaba sarf edildi ise de, bu dönemde özellikle kafelerin diğer ticari işletmelere göre daha uzun süreli kapalı tutulması nedeniyle içine düştüğü ekonomik darboğazı aşamadığını, bu sebeple gerekli yasal süreç takip edilerek, Ticaret Sicil Gazetesinde tasfiye sürecine girildiği ilan edilerek usulüne uygun şekilde kapanışın yapıldığını, tasfiye memuru olarak kendisinin de görev ve sorumluluğunun bittiğini, şirket girdiği ekonomik darboğaz nedeniyle maddi varlığını tamamen kaybettiğini, aktifinde hiçbir mal varlığı ve nakit varlığı kalmaksızın tasfiye olduğunu, bu durumda şirket sahibi olarak kendisinin de bütün maddi varlığının elden çıktığını, davacının hukuki yararının bulunmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, TTK'nın 547. maddesi uyarınca, ek tasfiye işlemleri için şirket sicil kaydının ihyası istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı tasfiye memuru ... tarafından, yasal süresi içinde, istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin yeniden ihyasının sağlanması amacıyla 6102 sayılı TTK kapsamında iki farklı yol öngörülmüştür. Buna göre, tasfiye sürecine giren şirketlerin tasfiye işlemlerinde eksiklik olması halinde TTK'nın 547. maddesi kapsamında sicilden terkin edilen şirketin tekrar sicile kaydedilmesi mümkündür. Örneğin şirkete ait bir malvarlığının bulunması veya devam eden bir dava bulunması bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Bir diğer yol ise TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketlerin yeniden tescilidir. Buna göre asgari sermaye miktarına ulaşmayan, adres değişikliğini bildirmeyen şirketlerin re'sen kayıtlardan terkini halinde şirketin faal olması ve gerekli bazı koşulların da gerçekleşmesi halinde tekrar sicile kaydı mümkündür.İhya davasının TTK'nın 547. maddesi uyarınca talep edilmesi halinde şirketin tasfiye işlemlerini yapmış olan tasfiye memur ya da memurları ile birlikte bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün davalı olarak gösterilmesi gerekmektedir. Diğer durumda ise esasen şirket tasfiye sürecine girmediğinden ve tasfiye memuru da bulunmadığından davalı olarak bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün gösterilmesi yeterlidir. Başka bir ifadeyle TTK'nın 547. maddesine dayalı ihya davalarında davalı taraf, şirket veya kooperatifin en son tasfiye memuru veya tasfiye kurulu ile yasal hasım konumunda bulunan ticaret sicili müdürlükleridir. Eldeki davada, şirketin tasfiye sonucu terkin edilmesi nedeniyle TTK'nın 547.maddesine göre ihya talep edildiği görülmüştür.İhyası talep olunan şirketin tasfiyesinin sona erip 27.09.2022 tarihinde tescil edilerek ticaret sicil kaydının terkin edildiği anlaşılmıştır. TTK'nın 547. maddesi, ek tasfiye başlığı altında; "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir" düzenlemesini getirmiştir.İhyası istenen dava dışı... Şirketi aleyhine davacı tarafından ... sayılı dosyası ile abonelik sözleşmesinden doğan alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, dava dışı şirketin itirazı üzerine davacı tarafından dava dışı şirket aleyhine İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/102 Esas sayılı dava dosyası ile itirazın iptali davası açıldığı, yargılama devam ederken dava dışı şirketin tasfiye ile sicilden terkin edildiği, bu sebeple davacıya verilen süre içinde eldeki ihya davasının açıldığı görülmektedir. Buna göre terkin olan şirketle ilgili yapılacak işlemlerde şirketin temsili ve verilecek kararların infazı yönünden terkin edilmiş şirketin yeniden tescilini talep etmekte davacının hukuki yararı bulunmaktadır. Şirketin ihyası için kesinleşmiş bir alacak bulunması şart olmayıp, şirkete karşı açılmış bir davada taraf teşkilinin sağlanması ile bu davada şirketin temsil edilesi zorunlu olduğundan hukuki yararın bulunduğu kabul edilmelidir.Mahkemece TTK'nın 547. maddesi uyarınca tasfiye sonucu terkin olan şirketin ihyasına karar verilmiş olmakla, anılan madde hükmü uyarınca, son tasfiye memuru olduğu anlaşılan davalı ...'ın ek tasfiye işlemleri için de tasfiye memuru olarak atanmasında yasa ve usule aykırılık bulunmamaktadır. Tasfiye işleminin usule uygun yapıldığının belirtilmesine karşın, söz konusu icra takibi ve dava tarihinde henüz şirketin tasfiyesinin tamamlanmadığı, ilan aşamasında bulunulduğu, buna rağmen aleyhine derdest bir takip ve dava bulunan şirketin terkin edilmesi nedeniyle tasfiyenin usulüne uygun şekilde sonuçlandırıldığından söz edilemez. Bu durumda, TTK'nın 547. maddesine göre mahkemece yapılan inceleme ve verilen hükmün yerinde olduğu, davalı tasfiye memurunun derdest davayı dikkate almaması nedeniyle tasfiyenin eksik yapıldığı, mahkemece şirketin ihyasına karar verilmesinde ve eksik tasfiye ile davanın açılmasına sebebiyet veren davalı tasfiye memuru aleyhine yargılama ve vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, davalı tasfiye memuru vekilinin tüm istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemiş ve istinaf sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı tasfiye memurunun istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Davalı tasfiye memuru tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 26.12.2024 tarihinde, oybirliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/733, K. 2024/53, T. 26.12.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-733-e-2024-53-k-477a08e7c7d3