Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi 2023/681 E. 2026/315 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/681
- Karar No
- 2026/315
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/681
KARAR NO : 2026/315
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 02/02/2023
NUMARASI : 2022/34 Esas - 2023/78 Karar
DAVA: Şirketin Feshi ve Tasfiyesi
DAVA TARİHİ: 14/01/2022
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/02/2026
Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; müvekkili ile ...'ın 05/10/2020 tarihinde davalı şirketi kurduklarını, her iki ortağın şirkette münferiden yetkili müdür olduğunu, müvekkilinin şirketin muhasebe, finansman ve yönetimini tamamen diğer ortağa bıraktığını, diğer ortağın müvekkiline gerçekleşeceğini vadettiği birçok projenin süresi içerisinde hayata geçmemesi üzerine müvekkilinin bu durumdan rahatsız olduğunu, müvekkilinin ... ile kurduğu ortaklık kapsamında çalışmasının gün geçtikçe imkansız hale geldiğini, müvekkili tarafından diğer ortağa 03/11/2021 tarihli ihtarnamenin keşide edildiğini, ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını, şirket ortaklarının birbirlerine güveni kalmadığını, ortaklığın bu şartlar altında devamının mümkün olmadığını belirterek davalı şirketin feshine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalıya dava dilekçesi tebliğine rağmen davaya cevap verilmemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece; davacının davalı şirketin %50 sermaye payı ile ortağı olduğu, davacı ile diğer ortak ... arasındaki güven ilişkisinin bozulması nedeniyle şirket ortaklığının devam etmesinin mümkün olmadığı, davalı şirketin gayrifaal olduğu ve sermayesinin ödenmemesi nedeniyle şirketin amacına ulaşmasının mümkün olmadığı, haklı nedenle fesih koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak mali müşavir ...'nin atanmasına, tasfiye memuruna aylık 2.000-TL ücret takdirine, kararın kesinleşmesine müteakip ticaret sicil müdürülüğünde tescil ve ilanına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ : İstinaf yoluna başvuran davalı; kararın eksik inceleme ile verildiğini, ortaklar arasındaki güven ilişkisinin bozulmasından bahsedilmiş ise de sebebinin araştırılmadığını, davalı şirketin müzisyen ...'nın anısına oluşturulacak projenin gerçekleştirilmesi için kurulduğunu, bu kapsamda 21 sanatçı ile anlaşıldığını, kayıtlarının alındığını, eserlerden 11 adetinin yayınlandığını, 10 eserin ise yayına hazır halde beklemekte iken sonradan meydana gelen anlaşmazlık nedeniyle geri çekildiğini, sermayenin ödenmediği şeklindeki gerekçenin de doğru olmadığını, şirketin faaliyetine devam edememesinin tamamen davacıdan kaynaklandığını, davacının bu projeyi ... isimli firmaya kaydırdığına dair duyumlar aldıklarını, davacının bu davayı haksız kazanç elde etmek için açtığını, diğer ortağın şirketin tasfiye sürecine girmesinde hiç bir kusurunun bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE :Dava, limited şirketin TTK 636. madde uyarınca feshi ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
TTK nın 636/3 maddesi uyarınca limited şirketlerde haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir. TTK nın 636/5 maddesinde yapılan atıf nedeniyle limited şirkette sona ermenin sonuçlarına anonim şirketlere ilişkin hükümlerin uygulanacağı düzenlenmiştir. Haklı sebepler, kanunda tahdidi olarak düzenlenmemiş olup yargı kararları ve doktrinde yer verilen bazı haklı sebep teşkil edebilecek fiil ve davranışlar, bir ortağın kendisine düşen asli görevleri ve borçları yerine getirmemesi, bir ortağın kişisel menfaatleri uğruna şirketin ticaret unvanını veya mallarını kötüye kullanması, bir ortağın, uğradığı sürekli bir hastalık veya diğer bir sebepten dolayı, üstüne aldığı şirketin işlerini yapmak için gerekli olan yeteneği ve ehliyetini kaybetmesi, uzun süre kar dağıtılmaması, ortakların bilgi alma ve denetim haklarının kullandırtılmaması emsal oluşturabilecek niteliktedir.
Davalı şirketin 05/10/2020 tarihinde ticaret siciline tescil edildiği, şirketin davacı ile dava dışı ortak ...'ın şirkette yarı yarı hissedar oldukları, her biri münferit imza yetkisine sahip müdür olarak görev yaptıkları, davacının ve diğer ortağın şirkete karşı sermaye borcunu yerine getirmedikleri, davalı şirketin hali hazırda gayrifaal olduğu, SGK ve vergi borçlarının bulunduğu anlaşılmaktadır. Dosyadaki delillere göre şirketin kuruluşundan itibaren davacı ve diğer ortağın şirketi münferit imza ile temsil ve ilzama yetkili oldukları, şirket ortaklarının taahhüt ettikleri nakit sermaye borçlarını şirkete ödemedikleri, şirketin gayrifaal olduğu, hem davacının hem de diğer ortağın şirketin hali hazırdaki durumdan çıkması için bir çaba sarf etmedikleri, ortakların şirketin kuruluştaki amacını elde etme iradelerinin kalmadığı, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere şirketin amacını gerçekleştirmesinin imkansız olduğu dosya kapsamı ile sabittir. Davalı, şirkete ait projenin başka firmaya aktarıldığını iddia etmiş ise de yargılama sırasında bahsi geçen hususa ilişkin bir iddia ve delil ileri sürülmemiştir. Şirketin mevcut durumundan kurtulması için ortakların hiç birisi tarafından çaba gösterilmediği, şirketin bu duruma gelmesinde ortakların eşit kusurlu oldukları anlaşılmakla şirketin feshi için haklı nedenin oluştuğunun kabulü gerekir. Haklı sebeple fesih yerine alternatif çözüme hükmedilebilmesi için bu çözümün ilgililerin menfaatine olması gerekmektedir. Elde davalı şirketin feshi yerine yaşatılmasını gerektirecek ekonomik ve rasyonel veriler mevcut değildir. Şirketin gayrifaal olduğu, amacını gerçekleştirmesinin imkansız olduğu bilirkişi incelemesinde tespit edilmiştir. Bu durumda mahkemece verilen kararda isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından, davalının yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalının istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile kalan 552,10-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 55,40-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/02/2026