Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/620 E. 2024/450 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/620
Karar No
2024/450
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2024/1374 KARAR NO: 2024/2177 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 03/07/2024 NUMARASI: 2023/620 E. - 2024/450 K. DAVANIN KONUSU: 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İstirdat) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/12/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili şirket ... Kiralama A.Ş. arasında 6361 Sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansal Kurumlar Birliği’nde ... tescil numarası ile tescil edilen ... sözleşme numaralı 19.01.2021 sözleşme tarihli Finansal Kiralama Sözleşmesi akdedildiğini, davalı sözleşme hükümlerine aykırı davrandığından, davalı kiracı şirkete; Beyoğlu ... Noterliği’nden 21.06.2023 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edilerek 60 günlük yasal süre içinde kira borcunun ödenmesi, aksi takdirde sözleşmenin fesih edileceği ve fesih süresi sonundan itibaren 3 gün içerisinde sözleşme konusu malları tesliminin ihtar edildiğini, işbu ihtarnamelerin kiracı şirket yetkisine usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini, davalı kiracının, işbu ihtarlarına rağmen borçlarını ödemediği gibi, kendisine yüklenen edimleri kanuni süresi içinde yerine getirmediğinden yukarıda sözü edilen Finansal Kiralama Sözleşmeleri münfesih olduğunu, 6361 sayılı yasanın 23. maddesi Finansal Kiralama konusu malın mülkiyetinin kiralayan şirkete ait olduğunun amir olduğunu, taraflar arasında mevcut Finansal Kiralama Sözleşmesinde de kiralama konusu malların mülkiyetinin müvekkili şirkete ait olduğunu açık bir şekilde belirttiğini, aynı yasanın 31. ve 33. maddelerinde sözleşmenin feshi halinde kiracının malı iade ile yükümlü olduğunun belirtildiğini, davalının sözleşme hükümlerine uymaması neticesi, sözleşmenin fesh edilmiş olması, davalı ile aralarındaki sürekli borç ilişkisini sona erdirdiğini ve davalının haksız zilyet durumuna düştüğünü, davalı tarafın, kiralama konusu malları taraflarına iade edilmediğinden ileride telafisi imkansız zararları önleyebilmek için mülkiyeti müvekkili şirkete ait finansal kiralama konusu malların ihtiyati tedbir kararıyla müvekkili şirkete teslimini talep ettiklerini, Mahkememizin 2023/1015 D.iş sayılı dosyasından 19.09.2023 tarihli ihtiyati tedbir kararı alındığını, mahkememizde finansal kiralama sözleşmesi konusu malların taraflarına iadesi için işbu davayı açtıklarını belirterek sözleşmenin feshinin tespiti ile birlikte Finansal kiralama konusu malların müvekkiline aynen iadesine, mahkeme masraf ve ücreti vekâletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı arasında finansal kiralama sözleşmesi olduğunu ve söz konusu bu sözleşme kapsamında müvekkili şirkete kiralanan makinelerin mevcut olduğunun doğru olduğunu, müvekkili şirketin işbu sözleşme kapsamında bulunan makineleri üretim maksatlı kullanmakta olduğunu, müvekkili şirket hakkında Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/939 Esas sayılı dosyası kapsamında konkordato kararı verildiğini, konkordatonun, elinde olmayan sebeplerden dolayı işleri bozulan ve mali durumu kötüye giden borçluyu, alacaklıların baskısından kurtararak mali durumunu düzeltmesine olanak tanıyan bir müessese olduğunu, konkordatoda amacın, dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların alacaklarına kavuşma olanağı yaratmak olduğunu, ekonomik kriz, piyasanın durgunlaşması, enflasyon gibi sebeplerden dolayı mali durumu bozulan borçluya, bu durumdan kurtulması için konkordato müessesi bağlamında geçici ve kesin olmak üzere iki tip süre tanındığını, müvekkili şirkete ise bu kapsamda 27.03.2023 tarihi itibariyle 1 yıllık kesin mühlet tanındığını, söz konusu bu kararlar ışında müvekkili şirkete konkordato komiserleri atandığını ve müvekkili şirketin tüm faaliyetleri işbu komiserler tarafından verilen icazet ve görüş ışığında ilerlemekte olduğunu, müvekkili şirketin, davacının ödemelerini de yine aynen konkordato komiserlerinin icazetleri ışığında yapabilmekte bu anlamda yaşanabilir bilumum gecikmelerin yine konkordato sebepli olduğunu, müvekkili şirketin komiserlerden onay aldıkça davacı şirkete ödemelerini yapmakta olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "Davanın kabulü ile; 1 ADET 2020 MODEL; SERİ NO:..., GTİP NO:... olan ... MARKA; ... MODEL KENAR BANTLAMA MAKİNASI'nın davalıdan alınarak davacıya aynen iadesine," karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafından ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı süresi içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurulmuş ise de, davalı vekili 27/12/2024 tarihli dilekçesi ile istinaf kanun yolu başvurularından feragat ettiklerini, davacıdan yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediklerini bildirmiştir. Davalı vekilinin istinaf başvurusundan feragat ettiği anlaşılmakla öncelikle bu beyanın dikkate alınması gerektiği anlaşılmıştır.Davalı vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinde, davadan ve kanun yollarından feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır. İstinaf başvuru hakkından feragati düzenleyen HMK m.349/2'de, başvuru yapıldıktan sonra feragat edilir ve dosya bölge adliye mahkemesine gönderilmiş ve henüz karar bağlanmamış ise başvurunun feragat nedeniyle reddolunacağı hüküm altına alınmıştır. Davalı vekili tarafından 27/12/2024 tarihli dilekçe ile istinaf başvurusundan feragat edildiği belirlenmekle 6100 Sayılı HMK'nın 349/2 maddesi gereğince istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf aşamasında istinaftan feragat etmesi sebebiyle istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 349/2. maddesi gereğince REDDİNE, 2- Peşin alınan 8.197,2‬0 TL istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde istinaf talebinde bulunan davalı tarafa iadesine, 3- İstinaf talebinde bulunan davalı tarafça yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, 4- İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6100 Sayılı HMK'nın 349/2 maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-a. maddesi gereğince KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/12/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/620, K. 2024/450, T. 27.03.2023, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-620-e-2024-450-k-207c72e1f695