Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi 2023/600 E. 2025/933 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/600
Karar No
2025/933
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/600 - 2025/933 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2023/600 KARAR NO : 2025/933 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28.02.2023 NUMARASI : 2021/501 Esas 2023/124 Karar

DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 03.07.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 07.07.2025

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili, 22.03.2009 tarihinde, davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu, ...’in idaresindeki araçla meydana gelen çift taraflı trafik kazasında sigortalı araçta yolcu olarak bulunan davacıların kızı ...'in vefat ettiğini, kazaya ilişkin kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile kazanın meydana gelmesinde müteveffanın eşi olan sigortalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunun belirlendiğini, davacıların ölenin desteğinden mahrum kaldığını, davalıya 26.07.2017 tarihinde yapılan başvurunun sonuçsuz bırakıldığını belirterek belirsiz alacak olarak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı anne ... için 250,00 TL, baba İsmail için 250,00 TL olmak üzere 500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında talebini ... için 94.325,21 TL'ye, ... için 25.631,52 TL' ye arttırmıştır. Davalı vekili, davacının davalıya müracaat etmeden dava açtığını, ... plakalı aracın davalı şirket nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusuru kabul etmediklerini, davacıların zararlarını ispat etmesi gerektiğini, desteğin ve yanında yolculuk ettiği araç sürücüsünün alkollü olup olmadığının tespit edilmesini, ticari faiz talebinin haksız olduğunu, taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığının araştırılmasını, tazminattan indirim yapılmasını SGK tarafından yapılan ödeme var ise mahsubunun gerektiği belirtilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin 10.06.2021 tarih, 2019/402 E- 2021/1116 K. sayılı kararı ile verilen kaldırma kararından sonra yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davanın trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, kaldırma kararından sonra alınan aktüer bilirkişi raporunda terditli hesaplama yapıldığı, güncel asgari ücret nazara alındığında poliçe limiti aşıldığından garame yapıldığı, önceki kararda hükme esas alınan bilirkişi raporu tarihindeki veriler nazara alındığında ise limit dahilinde anne için 74.920,17-TL, baba için 31.623,46-TL tazminat hesabı yapıldığı, davacının önceki karara yönelik istinaf başvurusunun bulunmaması nazara alınarak davalı lehine doğan usuli kazanılmış haklar dolayısıyla önceki hükme esas alınan rapor tarihindeki veriler esas alınarak yapılan hesaplamanın hükme esas alındığı, Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2009/153 Esas sayılı dosyası kapsamında tanık ...'un alınan ifadesinden, davacıların desteğinin eşi olan araç sürücüsü ... ile birlikte olay günü alkol aldıkları, takiben ...'un evine geldikleri, burada davacıların desteğinin de bulunduğu, ...'in alkol alması ve uykusuz olması sebebiyle gece kalıp istirahat etmesi konusunda ısrar etmelerine rağmen ...'in aracın emanet olduğunu belirtmek suretiyle eşi ve çocuğuyla birlikte sabaha karşı yola çıktıkları ve kazanın meydana geldiği anlaşılmış olup buna göre davacıların desteğinin araç sürücüsü olan eşinin alkollü olduğunu bilerek araca bindiğinin kabulü ile maddi tazminattan %20 müterafik kusur indirimi yapıldığı, araç maliki ...'in araç sürücüsü ...'in arkadaşı olduğu ve 21.03.2009 tarihinde araç sürücüsünün ... ilçesindeki işleri ile arkadaşını ziyarete gitmesi için ... plakalı aracın davacıların desteğinin eşi olan araç sürücüsü ...'e emanet olarak verildiği, dolayısıyla araç malikince aracın hatır için kullandırıldığından maddi tazminattan %20 hatır taşıması indirimi yapıldığı, davacı anne ... için hesaplanan 74.920,17 TL destek tazminatından önce %20 müterafik kusur, sonra %20 hatır taşıması indirimi yapıldığında davacı anne ... 'un 47.949,00 TL (74.920,17 TL x %80 = 59.936,14 TL; 59.936,14 TL x %80 = 47.949,00 TL) destekten yoksun kalma zararı hesaplandığı, davacı baba ... ... için hesaplanan 31.623,46 TL destek tazminatından önce %20 müterafik kusur, sonra %20 hatır taşıması indirimi yapıldığında davacı baba ... 20.239,00 TL (31.623,46 TL x %80 = 25.298,76 TL; 25.298,76 TL x %80 = 20.239,00TL) destekten yoksun kalma zararını davalıdan talep etmekte haklı olduğu belirtilerek davanın kısmen kabulü ile; davacı ... yönünden 47.949,00 TL, davacı ... yönünden 20.239,00 TL destek tazminatının 09.08.2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, karar verilmiş karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yolu başvurusu yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müteveffanın araç sürücüsü eşinin alkollü olduğunu bilmekle birlikte kendisinin alkol almadığını, alınan alkolün araç kullanmaya engel teşkil edecek derecede olduğunu idrak edemediğini, aracın emanet olup vaktinde araç sahibine teslim edilmesi gerektiği için sabah saatlerinde yola çıkmak zorunda kaldığını, tazminat alacağından %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, desteğin eşi ...'in aracı ilçede bulunan işleri için emanet aldığı yani yapılan taşımadan dolayı bir çıkarının bulunduğunu, eşin ve çocukların taşınmasının hatır ilişkisine dayanmayacağını, aile bireyleri arasındaki seyahatlerde, ahlaki bir görevin ifası niteliğinde olduğundan meydana gelen trafik kazalarında, hatır taşıması nedeniyle indirim uygulanamayacağını, araç başkasına ait olsa da sürücünün desteğin eşi olduğunu, davalının ruhsat sahibi ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumluluğu bulunduğunu, uyuşmazlığın sigorta hukukundan kaynaklandığından ticari temerrüt faizi uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Dava, ölümlü trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Davacılar vekili, davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu araç ile meydana gelen trafik kazasında davacıların kızları ...'in yolcu olarak bulunduğunu, kazanın sigortalı araç sürücüsü ve aynı zamanda müteveffanın eşi ...'in tam kusuruyla meydana geldiğini belirterek davacılar anne ve baba lehine destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, Mahkemenin 18.12.2018 tarih 2017/569 Esas, 2018/878 Karar sayılı kararı ile davanın kabulü ile davacı ... için 25.631,52 TL, davacı ... için 94.325,21 TL destek tazminatının 09.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairemizin 10.06.2021 tarih, 2019/402 Esas, 2021/1116 Karar sayılı kararı ile kaza yapan araç malikinin desteğin eşi olmadığı, dava dışı üçüncü kişi olduğu, araç maliki ile sürücü arasındaki ilişki, aracın sürücüye hangi nedenle kullanım için verildiği, araç maliki tarafından aracın hangi sebep ile desteğe ve eşine teslim edildiğinin hatır için verilip verilmediğinin değerlendirilmesi, sürücünün kaza esnasında 275 promil alkollü olduğu, araç sürücüsünün şerit ihlali yapması nedeniyle kazanın gerçekleştiği, desteğin eşinin alkollü olduğunu bilerek araca binip binmediği, TBK'nın 52. md. uyarınca maddi tazminattan makul oranda hakkaniyete uygun indirim gerekip gerekmediğinin irdelenip tartışılması, 32 yaşında ve bir çocuklu olan desteğin, aynı kazada eşinin de ölmesine nedeniyle, yeniden evlenme ve çocuk sahibi olma ihtimali değerlendirilerek davacının vefat etmeseydi, aynı kazada eşini kaybetmiş olması nedeniyle kaza tarihinden 2 yıl sonra yeniden evleneceği ve 2 yıl sonra da bir çocuk daha yapabileceği ihtimaline göre, davacıların destek paylarının belirlendiği, davalının usulü kazanılmış hakları korunarak, belirtilen eksiklikler ikmal edilerek, aktüer hesap bilirkişisinden, TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre muhtemel yaşam sürelerinin belirlendiği ve "progresif rant" yöntemine göre hesaplamanın yapıldığı, aktüer hesap raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek kaldırılmasına karar verilmiştir. Kaldırma kararından sonra mahkemece aktüer bilirkişiden rapor alınarak neticede davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 1-Davacılar vekilinin müterafik kusur indirimi yapılmış olmasına yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; Tazminattan indirim sebeplerini düzenleyen, Türk Borçlar Yasasının 52. maddesinde öngörülen sebepler, daha çok zarar görenle ilgilidir. "Hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı" yönündeki genel hukuk ilkesinin etkisiyle, maddede sayılan belirli hal ve durumlarda tazminattan indirim yapılması mümkün bulunmaktadır. Zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK’nın 51 ve 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (Eren, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Buna göre, müterafik kusur indirimi için zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almaması, bu anlamda kusurlu olması gerekmektedir.Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığından davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir. Somut olayda, kazaya ilişkin Çanakkale Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2009/153 Esas, 2010/173 Karar sayılı kararında taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma suçundan yapılan ceza yargılamasında, kazadan önce sigortalı araç sürücüsü ...'in tanık ... ile birlikte alkol aldığı, desteğin sigortalı araç sürücüsü eşinin alkollü olduğunu bildiği halde araca bindiği, sigortalı araç sürücüsü ...'in kaza sırasında 275 promil alkollü olduğunun tespit edildiği anlaşıldığından mahkemece aktüer bilirkişi raporuyla belirlenen tazminatlardan %20 müterafik kusur indirimi yapılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. 2-Davacılar vekilinin tazminattan aracın hatır için karşılıksız verilmiş olması nedeniyle indirim yapılmasına yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; 2918 sayılı KTK'nın 87. Maddesinde "Yaralanan veya ölen kişi, hatır için karşılıksız taşınmakta ise veya motorlu araç, yaralanan veya ölen kişiye hatır için karşılıksız verilmiş bulunuyorsa, işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluğu ve motorlu aracın maliki ile işleteni arasındaki ilişkide araca gelen zararlardan dolayı sorumluluk, genel hükümlere tabidir. 6098 sayılı Borçlar Yasasının, "Tazminatın belirlenmesi" üst başlıklı 51/1 maddesi Hâkimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği hükme bağlanmıştır. Hatır için taşıma ve aracın hatır için verilmesinde işletenin sorumluluğunun genel hükümlere tabi tutulmuş olması nedeniyle her olayda hâkim işinin özelliğini göz önünde tutarak işleteni tamamen sorumluluktan kurtarabileceği gibi, tazminattan indirim de yapabilir. Hatır taşıması hakim tarafından re’sen gözetilemez. Bu nedenle hatır taşımacılığını işletenin, sürücünün ve işletenin sorumluluğunu üstlenen sigorta şirketinin ileri sürmesi gerekir. İspat yükü iddia edene ait olup, bu taşımanın bir hatır için yapıldığını veya aracın hatır amaçlı olarak verildiğini ispat etmekle yükümlüdür. Dosya kapsamında desteğin içinde bulunduğu aracın maliki ... tarafından menfaat temin etmeksizin desteğe ve eşi ...'e aile ziyareti yapmaları için verildiği, destek ve eşi ziyaretten dönerken kazanın meydana geldiği, davalı sigorta şirketi, desteğin içerisinde bulunduğu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olup, 27.09.2017 tarihinde tebliğ edilen dava dilekçesine karşı 11.10.2017 tarihinde süresinde sunduğu cevap dilekçesinde hatır taşıması definde bulunduğu, desteğin taşınmasının araç malikine bir menfaat temin etmediği gibi aracın bir menfaat karşılığı araç sürücüsü olan desteğin eşine verilmediği sabit olmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen davalı zorunlu mali sorumluluk sigortacısı lehine tazminattan mahkemece indirim yapılmış olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. 3-Davacılar vekilinin faiz türüne yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu desteğin içerisinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı ... Marka ... model (...) aracın ... adına kayıtlı hususi otomobil vasfında olmakla hüküm altına alınan tazminata yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, HMK'nın 355. Maddesi gereğince davacılar vekilinin istinaf sebepleri ile bağlı olarak yapılan inceleme sonunda dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde Dairemiz kaldırma kararı gereği müterafik kusur ve hatır taşımasının tartışılıp değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacılardan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile kalan 435,50 TL harcın davacılardan tahsili ile hazineye gelir olarak kaydedilmesine, 3-Başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 03.07.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2023/600, K. 2025/933, T. 03.07.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-bolge-adliye-mahkemesi-26-hukuk-dairesi-2023-600-e-2025-933-k-201c18d098dd