Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 2023/594 E. 2025/784 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/594
Karar No
2025/784
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2023/594 KARAR NO : 2025/784 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/12/2022 NUMARASI : 2020/336 E. - 2022/856 K.

DAVANIN KONUSU : Alacak (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Taraflar arasında görülen davada Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 21/12/2022 tarih ve 2020/336 E. - 2022/856 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, ... Bükreş Büyükelçiliği envanterinde kayıtlı 2016 model ... marka ... Plakalı özel donanımlı binek tipi aracın Ankara 'ya nakli için davalı şirket ile anlaştıklarını, 03/04/2017 tarihinde sözleşme imzalandığını, aracın Ankara'ya nakledildiğini, ancak hasarlı olarak teslim edildiğini ileri sürerek, aracın tamiri için Bakanlıkları tarafından ödenen toplam 48.883,87TL'nin davalıdan ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, ilgili aracın taşınmasında yetkili servise teslim sonrasında yapılan tüm işlemlerin bakanlık görevlisince takip edildiğini, davalı tarafın şirket çalışanı ve yetkililerinin işlemlere nezaret etmediklerini, taşıma esnasında iddia edildiği şekilde bir hasar meydana gelmesi ihtimalinin bulunmadığını, davacı tarafın yıllardır bakanlık, başbakanlık, cumhurbaşkanlığı araçlarını taşıdığını, donanım itibariyle bu tür araçları taşımaya uygun olduğunu, aracın taraflarına teslim edilmeden önce 700-800 km sürülerek getirildiğini, hasarın bu esnada meydana geldiğini, aracın yüklenmesinin ve boşaltılmasının gönderici ve alıcı tarafından yapıldığını, araç teslim alındığı zaman gözle görülebilecek bir zarar olmadığını, davacının iddialarının soyut ve mesnetsiz olduğunu, davacı tarafça ihbar yükümlülüğüne uyulmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, CMR konvansiyonuna göre davalı taşıyıcının, tazmine konu zararı meydana getiren hasarın taşıma esnasında meydana geldiğinin ispatlanamamasından dolayı davalı taşıyıcının zarardan sorumlu tutulamayacağı, taşıma süreci içerisinde zarar gerçekleştiği kabul edilse dahi taşıyıcıya CMR m.30/1 uyarınca zararın bildirimi yapılmaması sebebiyle de taşıyıcının sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemece alınan ilk bilirkişi raporunda davalının taşımaya ilişkin sorumluluğunu yerine getirmediği ve bu sebeple zarardan sorumlu olduğunun belirtildiğini, mahkemece aksi yönde verilen kararın hatalı olduğunu, davaya konu aracın Bakanlığa getirilmesinden iki gün sonra (12.4.2017) ... Tic. A.Ş.'e götürüldüğünü, yağ ve kirden kaynaklanan temizleme masrafları haricinde araçta sürtünmeden meydana gelen zararların olduğunun davalı yetkilisi tarafından Bakanlığa iletilen e-posta cevabından anlaşılacağı üzere davalı tarafın bilgisi dahilinde bulunduğunu, söz konusu e-postanın evvelce dosyaya ibraz edildiği halde ilk derece mahkemesi tarafından dikkate alınmadığını, görünür olmayan hasara ilişkin çekincelerinin ihbar süresi içinde öne sürüldüğünü, davalı şirketin CMR sigorta poliçe yapmaması nedeniyle zararın nakil sigortası kapsamında karşılanamamış olmasının da ayrıca davalı şirketin kusuru olduğunu, aracın davalı tarafından taşınmak üzere sorunsuz teslim alındığı sabit olduğuna göre hasarın taşıma sırasında meydana geldiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraflar arasında ... Bükreş Büyükelçiliği envanterinde kayıtlı 2016 model ... marka ... Plakalı özel donanımlı binek tipi aracın Ankara'ya nakli konusunda 03/04/2017 tarihli sözleşmenin imzalandığı, bu kapsamda 07/04/2017 tarihinde aracın taşıyıcıya tam ve sağlam olarak teslim edildiği, 10/04/2017 tarihinde davacı tarafça Bakanlık Balgat yerleşkesinde hasara mahal vermeyecek şekilde indirilerek teslim alındığı, taşıma sürecinin başlangıcındaki ve bitişindeki tarafların mutabık kaldığı kayıtlarda dava konusu zarara dair tespitin yer almadığı, aracın alt kısmındaki zırhlı plaka sürtmesine dayalı hasarın teslim sonrasında yapılacak kontrol ile ortaya çıkabilecek nitelikte bir zarar olduğu ve dava dışı servis tarafından yapılan inceleme sonucunda ortaya çıktığı, CMR'nın 8.maddesi uyarınca taşıyıcının kontrol yükümlülüğünün yükün görünürdeki durumuna ilişkin olduğu, dava konusu zararın yükün görünürdeki durumu itibariyle tespitinin mümkün olmadığı, ayrıca davacının CMR'nin 30/1.maddesi uyarınca ihbar yükümlülüğünü yerine getirdiğini de ispatlayamadığı, kaldı ki ilgili zarar kaleminin davalı yanın üstlendiği taşıma süreci içerisinde meydana geldiğini gösterir bir bulguya da rastlanmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 17/04/2025 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25 /04/2025

Başkan ...

Üye ...

Üye ...

Katip ...

Atıf: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/594, K. 2025/784, T. 17.04.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-bolge-adliye-mahkemesi-20-hukuk-dairesi-2023-594-e-2025-784-k-f0a69e5aa8e1