Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/593 E. 2026/511 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/593
Karar No
2026/511
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9.HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

ESAS NO: 2023/593

KARAR NO: 2026/511

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ: 13/12/2022

NUMARASI: 2019/272 Esas - 2022/847 Karar

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 04/03/2026

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

Davacı vekili dava dilekçesi özetle; davacıya ait ... plakalı araç ile ...’ye sigortalı ... plakalı aracın karıştığı kaza neticesinde, davacının aracının hasara ve değer kaybına uğradığını belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 30.000,00-TL hasar bedeli ve 100,00 TL araç değer kaybı bedeli olmak üzere toplam 30.100,00 TL'nin olay tarihi olan 01.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi özetle; davacı yana ait aracın da kusurlu olduğu tespiti yapıldığını, davacının hasar ve değer kaybına yönelik iddialarını kabul etmediklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "Davanın kısmen kabulü ile 35.000-TL hasar bedelinin 09/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kaza tespit tutanağında davacı aracın da kusurlu olduğunun belirtilmesine rağmen, kusur konusunda itirazları doğrultusunda ek rapor alınmadığını, yine aracın pert-total kabul edilmesi gerekip gerekmediğinin tespit edilmediğini, aracın çekme belgesinin kendilerine hiç ibraz edilmediğinden ödeme borçlarının da doğmadığını ve temerrüde düşmediklerini, aracın rayiç değerinin yüksek belirlendiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonucunda: Dava konusu olayda; davacıya ait ... plakalı araç ile ...’ye... poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın karıştığı kaza neticesinde, davacının aracının hasara ve değer kaybına uğradığı iddiasıyla hasar bedeli ve değer kaybı talep edilmiştir. Polis memurları tarafından 01/10/2018 tarihli saat 15:15'te düzenlenen kaza tespit tutanağında; sürücü ...sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın kontrolsüz şekilde sol şeride geçmesiyle, aracının sol arka tekerlek, tampon köşesi ve sol arka kapı kısımlarıyla, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracıyla aynı istikametteyken aracının ön sağ köşe kısımlarına çarpışması ve bu çarpma etkisiyle orta refüje çıkıp ağaçlara çarpması şeklindeki kazada; ... plakalı araç sürücüsünün "şerit izleme kurallarına uymama"; ... plakalı araç sürücüsünün "aracın hızını aracın yük teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumuna uydurmamak'" kurallarını ihlal ettiklerinin tespit edildiği; İlk Derece Mahkemesi dosyasına sunulan 04/04/2020 tarihli bilirkişi raporunun kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğu, Mahkemece alınan 31/08/2020 tarihli bilirkişi raporunda ise kazanın meydana gelmesinde davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun belirtildiği; Mahkemece kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden rapor alındığı, bu raporun da 31/08/2020 tarihli kusur raporu ile uyumlu olduğu anlaşılmakla, ATK raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığından kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi heyeti asıl ve ek raporlarında, davacıya ait aracın değerinin piyasa araştırması ve ekspertiz rapor içeriği nazara alınarak pert-total sayılmasının uygun olduğunun tespit edildiği, bilirkişi kök ve ek raporlarının ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olduğu, mahkemece hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik istinaf itirazlarının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.Bilirkişi raporundan anlaşıldığı üzere aracın sovtaj bedeli davacıda kalmış olup, çekme belgesinin sunulması gerekli olmadığından, çekme belgesi sunulmaması nedeniyle davalının temerrüde düşürülmediği yönündeki istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 2.390,85 TL harçtan peşin alınan 597,71 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.793,14 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,

4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,

5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.04/03/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/593, K. 2026/511, T. 04.03.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-593-e-2026-511-k-06ea28b39db0