Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi 2023/523 E. 2024/312 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/523
- Karar No
- 2024/312
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2023/523 - Karar No:2024/312 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/523 KARAR NO : 2024/312
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/02/2023 NUMARASI : 2021/900 E-2023/83 K
DAVACI VEKİLİ DAVALI
DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 17/04/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 22/04/2024 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; davalı şirkete ait ... parsel numaralı taşınmaz ve ... parsel numaralı taşınmaz üzerinde yapımı devam eden inşaatların elektrik tesisatlarının müvekkili tarafından yapılmasının kararlaştırıldığını, bu kapsamda düzenlenen sözleşmelerin bulunduğunu, 64.529,00 TL sözleşme dışı iş yapıldığını , müvekkilinin sözleşmeye uygun olarak edimini yerine getirmesine rağmen davalının edimini yerine getirmediğini, Kayseri 6.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/26 D.iş sayılı dosyasıyla yapılan tespite göre 1 nolu parselde 115.311,011 TL, 3 nolu parselde ise 76.540,47 TL imalat yapıldığı ve 15.844,00 TL sözleşme dışı iş yapıldığı belirtilerek toplam imalat alacağının 207.695,98 TL olduğunun tespit edildiğini, bu imalat bedelinden davalı tarafından çek vasıtasıyla yapılan 20.000,00 TL ödeme düşüldüğünde müvekkilinin bakiye alacağının 187.695,48 TL olduğunu ileri sürerek, bu miktarın muacceliyet tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesi talep etmiştir. Davalı vekili; sözleşme dışı iş yapılmadığını, buna ilişkin talebin reddi gerektiğini, davacı tarafından yaptırılan tespit dosyasındaki itirazları aynen tekrar ettiklerini, davacı tarafından sunulan belgelerde müvekkilinin imzası bulunmadığını, müvekkili tarafından Kayseri 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/47 Esas sayılı dosyasında yapılan tespitte davacının sözleşmeye ve projeye aykırı imalat yaptığının tespit edildiğini, bazı imalatların yapılmadığını, bu nedenle ödemezlik definde bulunulduğunu, müvekkilinin dava açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama gideri ile vekalet ücretinden sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece verilen 27/05/2019 tarih ve 2014/1430 Esas- 2019/520 Karar sayılı kararına karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairemizin 10/11/2021 tarih ve 2019/1599 Esas- 2021/967 Karar sayılı kararı ile; taraf vekillerinin diğer istinaf nedenleri incelenmeksizin istinaf başvurularının kabulüne, mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece Dairemizin kaldırma kararından sonra yapılan yargılama sonucunda; İnşaat Mühendisi bilirkişi ... ile Elektrik Mühendisi bilirkişi ...'ndan oluşturulan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 13/12/2022 tarihli ikinci ek raporda özetle; "Davacı ... Elektrik İnş. Taah. Dan. Tar. Gıda Hay. ve Süt Üm. San. Tic. Turz. Ltd. Şti.'nden ... ve ...'de bulunan binaların elektrik imalatlarının toplam tutarı 2014 yılına göre 183.889,34 TL olduğu"nun belirtildiği, kural olarak eser sözleşmesinin taraflara karşılıklı haklar ve borçlar yükleyen bir iş görme akti olduğu, yüklenicinin, yapımını üstlendiği eseri sözleşmeye, teknik ve sanatsal ilkelere ve amaca uygun olarak imal edip iş sahibine teslim etmekle, iş sahibinin de kararlaştırılan bedeli ödemekle mükellef olduğu, 13/12/2022 tarihli ikinci ek raporun, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi'nin 10/11/2021 tarihli, 2019/1599 Esas ve 2021/967 Karar sayılı karar ilamı ve 31/10/2022 tarihli celse ara kararında belirtilen esas ve yönteme uygun, dosya kapsamında bulunan deliller ile uyumlu, hüküm vermeye ve denetime elverişli olduğu ve hükme esas alındığı, yargılama sonunda toplanan tüm deliller ve bilirkişi kurulunun 13/12/2022 tarihli ikinci ek raporu içeriğinin birlikte değerlendirilerek, davanın kısmen kabulü ile 183.889,34-TL'nın temerrüt tarihi olan 21/07/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin istemlerinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf başvurusunda; kararı davanın reddedilen ve munzam zarara ilişkin talep ve itirazlarının dikkate alınmaması yönünden yasal süresi içinde istinaf ettiklerini, istinaf mahkemesi ilamında; davacının talep edebileceği bakiye hakediş bedelinin belirlenebilmesi için (115.311 TL + 76.540 TL) toplam 191.851,48 TL hakediş bedeline davacının ekstra yaptığı sözleşme dışı iş bedeli de dahil edilerek işbu imalat bedelinden keşiften sonra alınan 1. ve 2. bilirkişi raporlarındaki ayıplı ve eksik işler bedeli ile davalı tarafça yapılan ödeme tutarı mahsup edilmek suretiyle hesaplama yapılması ve keşiften sonra alınan 1. ve 2. bilirkişi raporları üzerinden hesaplama yapılmasının gerektiğinin belirtildiğini, mahkemece bozma öncesi icra edilen keşiften sonra aldırılan 31.03.2016 tarihli 1. bilirkişi heyeti raporunun 6. sayfasında;"...Davacı şirketin ... mevkiindeki inşaatta sözleşmede anlaştıkları meblağ dışında yaptığı ekstra imalatlardan dolayı 22.743,66TL ve ... mevkiindeki inşaattaki sözleşmede anlaştıkları meblağ dışında ekstra imalatlardan dolayı 8.496,92TL (toplam ekstra imalat bedeli:31.240,58TL)alacağı bulunmaktadır..." tespitine yer verildiğini, akabinde başka bir heyetten aldırılan 23.11.2018 tarihli 2. bilirkişi heyeti raporunun 3. sayfasının 3. maddesinde de aynı kanaate yer verildiğini, bu nedenle bu tutarın ekstra imalat bedeli olarak kabulü gerekirken yanılgılı şekilde ekstra imalat bedelinin 14.666,26 TL olduğunun kabulü ile hüküm tesisinin hatalı olduğunu, her ne kadar istinaf ilamı doğrultusunda, davacının bakiye imalat bedeli (hakediş) alacağından eksik ve ayıplı imalat indirimi yapılmışsa da, dosyada mevcut 23.11.2018 bilirkişi raporunda isabetli bir şekilde,"binalara aktif enerji verilmiş olduğundan binalarda ikamet edilmekte olup mesken ruhsatının alınmış olduğu nazara alınarak bu eksikliklerin mevcut bulgulara göre davacı alacağından düşülmesi uygun bulunmadığı..." yönünde kanaatine yer verildiğini, bu tespitin usule, yasaya ve hakkaniyete uygun olduğunu, bu tespit karşısında bakiye hakediş bedelinden - eksik ve ayıplı imalat adı altında- indirim yapılmaması gerektiğini, aksi yöndeki kabulle yazılı şekilde hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, mahkemece davacının bakiye imalat hakediş bedelinin 2012 piyasa rayiçlerine göre hesaplaması yapılırken, ayıp ve eksik iş bedellerinin dava tarihindeki (19.09.2014) piyasa rayiçlerine göre hesaplanmış olmasının, davacı aleyhine sonuç doğurduğunu, zira ayıp ve eksik iş bedelleri 2014 piyasa rayiçlerine göre hesaplandığında daha yüksek bir tutara tekabül ettiğini, bu şekilde hesaplama yapılacak olsa dahi, ya tüm hesaplamaların 2012 piyasa rayicine göre yapılması ya da hakkaniyet ilkesi gereğince 2014 yılı piyasa rayicine göre hesaplanan ayıp ve eksik iş bedellerinin, yine 2014 piyasa rayicine göre hesaplanacak olan davacının bakiye imalat hakediş bedelinden mahsup edilmesi gerektiğini, aksi yönde ve yazılı şekilde hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, 6098 sayılı TBK'nun "Aşkın Zarar" başlıklı 122/2 hükmü gereğince, alacaklının temerrüt faizini aşan zarar miktarı görülmekte olan davada belirlenebiliyorsa, davacının istemi üzerine hakimin esas hakkında karar verirken bu zararın miktarına da hükmedeceğinin düzenlendiğini, dosyada mevcut taraf kaşe ve imzalarını içerir 28.08.2012 tarihli sözleşme içeriğine göre, dava konusu imalat işi karşılığının “... mahallesinde devam eden inşaatın 175.000 TL değerindeki 10. kat orta daire mülkiyetinin müvekkile devredileceği ve proje harici yapılan ilave işler için ayrıca bedel ödenmesi” şeklinde kararlaştırıldığını, sözleşme serbesti kapsamında davalı şirketin "para" yerine "daire" edimini üstlendiğini, sözleşmede bedel (para) yerine sair maddi edim kararlaştırılan hallerde, işbu sair maddi edim (somut olayda daire) fiyatının dikkate alınacağı/ alınması gerektiğini, buna göre davalının bu iş için müvekkiline ödemesi gereken tutarın ... mahallesindeki inşaatın 10. kat orta dairenin rayiç bedeli ile 31.258,49TL olarak hesaplanan ekstra imalat bedellerinin toplamı olduğunu, sözleşmede her ne kadar 175.000 TL değerindeki 10. kat dairenin mülkiyetinin müvekkili şirkete devredileceği kararlaştırılmışsa da, mezkûr dairenin günümüz itibariyle rayiç değerinin çok daha fazla olduğunu, munzam zarara ilişkin talep ve itirazlarının da dikkate alınarak davacıya devri taahhüt edilen 10. katta dairenin rayiç bedelinin de hesaplanması için bilirkişi rapor alınması gerekirken, mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme ile eksik hüküm kurulduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf başvurusunda; mahkemece istinaf mahkemesinin kaldırma kararına aykırı hüküm kurulduğunu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi'nin 10/11/2021 tarih ve 2019/1599 Esas- 2021/967 Karar sayılı mahal mahkemesinin vermiş olduğu 181.630,26 TL alacağın ödenmesi gerektiğine ilişkin kararının, alacak miktarı fazla olduğundan bahisle kaldırıldığını, kararda müvekkili şirketin ayıplı mallara ilişkin yapmış olduğu imalat maliyetinin ve ödenmiş olan borcun hükmedilen miktardan düşülmesi gerektiğinin belirtildiğini, yani hükmedilen 181.630,26 TL bedelden müvekkili şirketin yapmış olduğu harcamaların ve ödemelerin düşülmesi gerekirken, kısacası hükmedilen bedelden daha düşük bir bedel adına karara varılması gerekirken, mahkemece kaldırma kararına aykırı olarak bu bedelin yaklaşık 2.250,00 TL arttırılarak 183.889,34 TL'ye hükmedildiğini, bu hususta istinaf mahkemesince iddialarının kabul edilerek kararın lehlerine kaldırılmış olmasına rağmen mahkemece hükmün aleyhlerine kurulduğunu, ayrıca lehe olan karar hilafına aleyhe karar verilmesinin açık bir şekilde usul hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini, ayrıca istinaf kararında bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olması gerektiği belirtilmiş ve bu hususta izlenecek yol ile bilirkişilerin tespit etmesi gerektiği hususların en ince ayrıntısına kadar yazıldığını ancak mahkemece hükme esas alınan raporun yine eksik ve istinaf kaldırma ilamına aykırı olarak tanzim edildiğini, dava konusu işlerin ... parselde bulunan taşınmaz ve ... parselde bulunan taşınmazlarla ilgili olup, yapılan işlerin bir mal alım işi olmayıp her iki işin de bir yapım ve yıllara sari iş olduğunu, dolayısı ile inşaatlarda yapılan imalatların hakedişlerinin yapılıp ve ilgili yönetmelik hükümleri çerçevesinde sistemi çalışır halde getirdikten sonra geçici kabulünün yapılıp ortaya çıkan hakkedişlere istinaden faturaların kesilmesi gerekirken bu şartlar yerine getirilmeden imalatı yapan firmanın alacaklı olmasının kabul edilemez olduğunu, çünkü bahsi geçen işin, bir yapım işi ve birim olarak değerlendirilemeyeceğini, işin bütünü tamamlanıp ilgili kurum tarafından kabul edilmedikçe yapılmış tamamlanmış anlamına gelmeyeceğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının beyanlarına dayanarak ilgili projeler harici verdiğini iddia ettiği irsaliye ve teslim tutanakları olmayan ve herhangi bir sözleşmeye bağlanmayan 14.666,26 TL'lik bedel belirlendiğini ve bu bedelin tamamen davacının salt beyanı üzerine belirlendiğini, çünkü raporlarında Niğde Su Deposu Elektrik İşi, Sivas için verilen malzemeler, kaski arkasındaki bina gibi mahaller belirtilmiş, bu yerler mahkemenin belirlemiş olduğu mahaller olmayıp, bilirkişilerce Niğde veya Sivas'a gidilmediğini, dolayısı ile bu raporların yanlı olduğunu, bilirkişilerin eksik imalat olarak 1.004,40 TL, ayıplı imalat olarak 1.624,00 TL bedel belirlemesinin farazi olarak tespit edildiğini, Ankara 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/47 D.iş sayılı dosyasına sunulan 40 sayfa raporda mahaller tek tek incelenmiş olup, sözleşmeye göre kıyas yapıldığını, raporun tespit edilen hususlar ve sonuç bölümünün b bendinde ... Projesi için gerekli çalışmalar yapılmış olup, sözleşmede belirtilen imalatlar ile projede belirtilen imalatlar tespit edilerek ekte sunulduğunu, keşif esnasında yapılan incelemede sonradan yapılan imalatların halen meskeni alınmış ve yurt olarak kullanılan ve davacı firmanın önceki hissedarının kendisinin farkını ödeyerek yaptırmış olduğunun beyan edilmesi üzerine, örnek daireninde sözleşme- anlaşma dışı kullanıcı tarafından yaptırılmasından ötürü mevcut imalatların sözleşme ile kıyas cihedine gidilmemiştir denilerek ... Projesinin 52.000.00 TL olduğunun, yine ... Projesi için sözleşme ve mahallinde yapılan imalatları karşılaştırmış olup, yerinde yapılan imalatların 91.293,99 TL olduğunun belirtildiğini, ayrıca mahalinde yapılan ve tehlike arz eden imalatların düzeltilmesi için 2014 yılı birim fiyatları ile 50.004,11 TL'lik bir harcama tutarı belirlendiğini, 1. bilirkişi raporunun teknik kısımlarının tamamen göz ardı edildiğini, sonuç bölümünde projeye uymayan ve tehlike arz eden, kesinlikle düzeltilmesi gereken birçok imalatların bulunduğunun belirtildiğini, 17.08.2017 tarihli bilirkişi raporunda da tehlike arz eden imalatların bulunduğunun ve kesinlikle düzeltilmesi gerektiğinin belirtildiğini, 23/03/2016 tarihli bilirkişi raporunun bilirkişilerce değerlendirilmeye alınmadığını, davacı tarafından mahkemeye sunulan faturaların müvekkiline teslim edildiğinin ispatlanamadığını, KDV ödemesi gerçeklemediğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle davacı tarafça sözleşme dışı işlerin yapıldığı iddiasının usul ve yasaya uygun delillerle kanıtlayamamış bulunmasına göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bent dışında kalan istinaf nedenleri yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. Dosya kapsamı ve Dairemizin 10/11/2021 tarih ve 2019/1599 Esas- 2021/967 Karar sayılı kaldırma kararında belirtiliği gibi; davacı tarafça sözleşmeler kapsamında yapılan toplam imalat bedeli 191.851,48 TL olup, yukarıda da belirtildiği üzere sözleşme dışı şantiye giden malzemelerin tutarı olan 12.663,00 TL, Niğde Su Deposu elektrik işi için 855,00 TL, Sivas için verilen malzemeler yönünden 408,00 TL, topraklama şeridi için 1.518,00 TL ve 30 adet TV-SAT prizi kaski arasındaki bina 400,00 TL olmak üzere toplam 15.844,00 TL işlere ilişkin iddiasını kanıtlayamadığından davacının talep edebileceği toplam 191.851,48 TL' alacak miktarından , ihtilafsız olan 20.000,00 TL ödeme ile kaldırma kararından sonra mahkemece usulüne uygun ve denetlenebilir nitelikte olduğu anlaşılan 2.ek bilirkişi raporuna göre tespit edilen 2.628,40 TL eksik ve ayıplı iş bedelinin mahsubu ile bakiye 169.223,08 TL yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile 169.223,08 TL'nin temerrüt tarihi olan 21/07/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 3-Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/02/2023 tarih ve 2021/900 Esas- 2023/83 Karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, 4-Davanın kısmen kabulüne, -169.223,08 TL'nin temerrüt tarihi olan 21/07/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Fazlaya ilişkin istemin reddine, 5-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 11.559,62 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 3.205,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.354,22 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, 6-Davacı tarafından yatırılan 3.205,40 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yatırılan 25,20 TL başvurma harcı, bozma öncesinde yapılan posta giderleri ve bilirkişi ücreti toplamı olan 3.710,00 TL yargılama gideri ile bozma sonrasında yapılan toplam 3.600,00 TL olmak üzere toplamda 7.335,20 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 6.612,68 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı tarafından yapılan 1.538,00 TL keşif ve bilirkişi ücretleri, 42,00 TL tebligat gideri, 99,50 TL elektronik tebligat gideri ve 118,60 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.798,10 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranı göre takdiren 177,11 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 9-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 27.075,69 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 11-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran ilgili tarafa iadesine, İstinaf incelemesi yönünden; 12-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına, 13-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yatırılan 3.180,00 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, 14-İstinaf talep eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 15-İstinaf talep eden davalı tarafından yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 147,50 TL dosya posta masrafı ile 40,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 679,50 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 17/04/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan e-imzalıdır
Üye e-imzalıdır
Üye e-imzalıdır
Katip e-imzalıdır
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır