Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi 2023/329 E. 2024/845 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/329
Karar No
2024/845
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/329 - 2024/845 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/329 KARAR NO : 2024/845

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/12/2022 NUMARASI : 2022/222 Esas 2022/1021 Karar

DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVANIN KONUSU : Tazminat

KARAR TARİHİ : 12/06/2024 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 16/07/2024

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 31.10.2021 tarihinde davalı tarafından ZMMS ile sigortalı araç sürücüsünün sevk idaresindeki araç ile seyir halindeyken, yol ayrımını kaçırıp, olay yerinde sol şeritte yavaşlayıp duraklaması üzerine, meydana gelen kazada müvekkilinin aracının hasarlandığını, kazanın meydan gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, davalı şirketin sorumluluk sınırında maddi tazminat ödeme yükümlülüğü bulunduğunu, davalı sigorta şirketine yaptıkları başvuru sonucunda her ne kadar davalı şirket 645,78 TL ödemiş ise de, bu miktarın araç değer kaybı ve müvekkilin diğer zararları için son derece yetersiz olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, aracın tamir süresi boyunca kullanılmamasından kaynaklanan mahrumiyet zararı için 100,00 TL(kısmi dava olarak), kasko şirketi tarafından değişimi yapılmayan 15" (inç) çelik jantların ücretlerinin tazmini için 100,00 TL (kısmi dava olarak), araçta meydana gelen değer kaybı zararı için 100,00 TL ( 6100 sayılı HMK Madde 107 kapsamında belirsiz alacak davası olarak) olmak üzere şimdilik toplam 300,00 (üçyüz) TL'nin, kaza tarihi olan 31.10.2021 tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmesini istemiştir. Yargılamanın devamı sırasında davacı vekili 07.11.2022 havale tarihli dilekçesi ile hesap bilirkişisi tarafından verilen raporda, değer kaybı miktarının 12.200,00 TL, çelik janttan dolayı oluşacak hasarın 575,00 TL olduğunun tespit edildiğini, davalı şirketin dava açılmadan önce taraflarına ödediği 645,78 TL'nin mahsubu ile; araçta meydana gelen değer kaybı olarak 12.200,00-TL, kasko şirketi tarafından değişimi yapılmayan çelik jant ücreti olarak 575,00- TL, araç mahrumiyet zararı olarak da 100,00 TL'nin tahsilini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, dava konusu yaptığı taleplerine ilişkin olarak dava açmadan önce 2918 sayılı kanunun 97. ve 99. maddesi gereğince müvekkil şirkete yasaya uygun olarak başvuruda bulunmadığını, ilgili hasar dosyası dosyaya celp edildiğinde bu hususun açıkça görüleceğini, hal böyle iken davacıların dava şartı niteliğinde olan bu başvuruyu yapmaması nedeniyle davanın öncelikle dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, bu nedenlerle davanın reddi gerektiğini, kazaya karışan bahsi geçen aracın Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası kapsamında sigortalandığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacı yanın meydana gelen kazada sigortalı araç sürücüsünün kusuru olduğunu iddia ettiğini, gerçekleşen kazada sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, davacının mahrumiyet zararı ve aracının orijinalinde olmayıp kendi arzusuna göre taktırdığı lüks niteliğindeki çelik jant bedelinden müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu olmadığını, davacının mahrumiyet zararı ve çelik jant bedeli talebi teminat kapsamı dışında olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davanın, trafik kazasına bağlı araç hasar tazminatı istemine ilişkin olduğu, makine mühendisi bilirkişisinden alınan 25/09/2022 tarihli raporunda, kusur yönünden yapılan değerlendirmede, davalı tarafından sigortalı araç sürücüsü ...’in, seyir şeridinde zorunlu bir neden olmadan duraklamakla, aynı yönde seyreden trafik güvenliğini tehlikeye düşürerek kazanın meydana gelmesinde 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 56/d bendi ve Trafik Yönetmeliğinin m.108/a-c bentlerinde belirtilen kurala uymaması nedeniyle kaza olayının meydana gelmesinde %100 (Yüzde yüz) oranında kusurlu olacağı, ... plakalı araç sürücüsü ...’ün, meydana gelen kazayı önlemek için alabileceği bir önlem bulunmadığından kusurunun olmadığı, ... plakalı araç sürücüsü ...’ın, meydana gelen kazayı önlemek için alabileceği bir önlem bulunmadığından öndeki araca çarptığı kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, hasar ve zarar yönünden yapılan değerlendirmede, davacı aracında meydana gelen 1 adet janttan dolayı oluşacak hasarının 575,00-TL olacağı, değer kaybı miktarının 12.200,00-TL olacağı, sürücüsünün %100 kusur oranına tekabül eden bu miktardan davalı sigorta şirketinin sorumlu olacağı, davacı aracının 20 iş gününde onarılabileceği, araç mahrumiyet zararının 2.300,00-TL olacağı, sürücüsünün %100 kusur oranına tekabül eden bu miktardan kusurlu araç sürücüsü ve işleteninin sorumlu olacağının belirtildiği, raporun karar vermeye elverişli olduğu, toplanan bu deliller, alınan bilirkişi raporuna göre kazanın meydana gelmesinde davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacının ve davacının çarptığı diğer araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, davacı aracında meydana gelen bir adet janttan dolayı oluşacak hasarının 575,00-TL, değer kaybı miktarının 12.200,00-TL olduğu, sürücüsünün %100 kusur oranına tekabül eden bu miktardan davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu değerlendirildiğinden, davacının aracında meydana gelen bir adet jant hasarından kaynaklı 575,00 TL, değer kaybı alacağından kaynaklı 12.200,00 TL olmak üzere toplam 12.775,00 TL zararının olduğu davacının 10.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan talep edebileceği, araç mahrumiyetine ilişkin zararlardan ise sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığı, gerekçesiyle; “1-Davanın kısmen kabulü ile; 1 adet jant hasarından kaynaklı 575,00 TL, değer kaybı alacağından kaynaklı 12.200,00 TL olmak üzere toplam 12.775,00 TL alacağın 10.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine,” karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin %100 oranında kusurlu olduğunun kabul edilmesinin hukuka ve mevzuata aykırı olduğunu, kazaya arkadan çarpan davacının neden olduğunu, bu nedenle bilirkişi raporunun kabul edilemez olduğunu, değer kaybı hesaplamasının da denetime elverişli olmadığını, hesaplamanın genel şartlara göre yapılması gerektiğini, aracın kaza tarihindeki rayiç bedelinin de uygun olmadığını, ayrıca hasarlı halinin de düşük hesaplandığını bu şekilde değer kaybının yüksek belirlendiğini, sağ ön çamurluğun plastik aksam olup değer kaybına etkisinin bulunmadığını, hesaplamanın kaza tarihi itibariyle yapılması gerektiğini, Jant bedeli ve araç mahrumiyetinin teminat kapsamında olmadığını, davacının jant hasarının kazadan meydana geldiğinin de kanıtlanamadığını, ayrıca poliçe kapsamında müvekkilinin jant hasarından sorumluluğu olmadığını, müvekkili tarafından dava dışı ...'ya 01/02/2022 tarihinde 20.543,00-TL rücu ödemesi yaptığını, ayrıca mahkemenin yargılama giderlerini hatalı hesapladığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı nedeniyle, hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyeti zararının tazmini istemidir. Davacı, kaza nedeniyle aracında meydana gelen hasarı kasko sigorta tarafından karşılanmış ise de, araç üzerindeki jantın aracın fabrika çıkışından farklı olarak çelik jant olması nedeniyle jantta meydana gelen hasarın karşılanmadığını, ancak bunun davalıdan talep edilebileceğini ileri sürerek jant bedelini, ayrıca sigorta şirketi tarafından değer kaybına yönelik olarak 645,78 TL ödenmiş ise de bunun zararını karşılamadığını, bakiyesinden davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek tazminat talep etmiş, ıslahında da söz konusu ödemeyi mahsup ettiğini belirterek, davalıdan bakiye zararını istediğini belirtmiş, mahkemece araç mahrumiyetine ilişkin talebin reddine, diğer tazminat kalemleri yönünden talebin kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. 1-Davalı vekili tarafından kusur raporuna itiraz edilmiş ise de; alınan kusur raporu ile Kaza Tespit Tutanağında tespit edilen kusur oranlarının, kazanın oluş şekline uygun bulunmasına, nitekim davalı vekili tarafından Kaza Tespit Tutanağında belirlenen kusur çerçevesinde gerek Kasko Sigortasına gerekse de davacıya kusur indirmi yapmaksızın ödeme yapıldığının beyan edilmiş olmasına göre, mahkemece hükme esas alınan rapora göre karar verilmiş olmasında isabetsizlik görülmemiştir. 2-Davalı vekili tarafından hesap raporuna da itiraz edilmiş ise de, ilk derece mahkemesi tarafından alınan raporda değer kaybının Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından kabul edilen yöntem ve ilkeler çerçevesinde tazim edilmiş olmasına, değer kaybının kaza tarihi itibariyle belirlenmiş olmasına, aracın modeli, kaza tarihindeki değeri ve kaza nedeniyle meydana gelen hasar miktarı (23.480,00 TL KDV Dahil ) nazara alındığında 12.200,00 TL değer kaybının oluşan hasar durumuna göre makul olmasına göre davacının değer kaybı miktarına yönelik istinaf sebepleri de yerinde değil ise de, bilirkişi tarafından değer kaybı 12.200,00 TL hesaplanmış olup, sigorta şirketi tarafından 645,78 TL ödeme yapıldığı davacının kabulünde olduğu gibi buna ilişkin ödeme dekontu da dosyaya sunulmuştur. Nitekim davacı da bu miktarı mahsup ettiklerini ıslah dilekçesinde belirtmiştir. Bu durumda davacının değer kaybına yönelik olarak davadan önce yapılan ve bilirkişi tarafından mahsup işlemi yapılmayan 645,78-TL ödeme mahsup edilerek bakiyesine hükmedilmesi gerekirken, değer kaybına yönelik talebinin tamamına karar verilmiş olması doğru görülmemiş, davalının istinaf sebeplerinin bu çerçevede kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalının sair istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden reddine, 2 no'lu bentte yazılı nedenlerle istiaf talebinin kabulüne, mahkemece yapılan yargılamada eksiklik bulunmamasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılamaya ihtiyaç duyulmamasına göre kararın HMK'nın 323/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davalının davadan önce yapmış olduğu 645,78 TL ödeme değer kaybına yönelik talebinden mahsup edilerek, 575,00 TL jant hasarından kaynaklanan hasar bedeli, 11.554,22 TL yapılan ödeme mahsup edildikten sonra bakiye araç değer kaybı bedelinin davalıdan tahsiline, araç mahrumiyeti ve fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilerek, ilk derece mahkemesi kararındaki kesinleşen yönler korunarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; I-Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ İLE; Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 26/12/2022 tarihli, 2022/222 Esas - 2022/1021 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre; 1-Davanın kısmen kabulü ile; 1 adet jant hasarından kaynaklı 575,00 TL, değer kaybı alacağından kaynaklı bakiye 11.554,22 TL olmak üzere toplam 12.129,22 TL alacağın 10.02.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 828,55 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL ile tamamlanan 214,75 TL harcın mahsubu ile eksik 533,10 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL peşin harcın ve 214,75 TL ıslah harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4- 80,70 TL başvurma harcı dahil ayrıntısı UYAP sistemi üzerinde gösterilen toplam 1.011,20-TL yargılama giderinin kabul ve redde göre yapılan oranlamada takdiren 952,63 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı taraf vekil ile temsil edildiğinden karar tarihindeki (Dairemiz Karar Tarihi) Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 12.129,22-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı taraf vekil ile temsil edildiğinden Karar Tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince ret edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 745,78-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-14. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) 1.243,54 TL'nin davalıdan, kalan bakiye 76,46 TL nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-HMK 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN: II-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, lll-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf başvuru harcı ve 91,00-TL tebligat ve posta giderleri olmak üzere toplam 583,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, lV-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, V-Kararın tebliği ve harç iadesi işlemlerinin ilk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 12/06/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, E. 2023/329, K. 2024/845, T. 12.06.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-bolge-adliye-mahkemesi-35-hukuk-dairesi-2023-329-e-2024-845-k-793afdaa4fb2