Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi 2023/326 E. 2026/97 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/326
- Karar No
- 2026/97
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/326
KARAR NO : 2026/97
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 30/11/2022
DAVA: Tazminat
DAVA TARİHİ : 17/02/2020
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/01/2026
Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; taraflar arasında imzalanan .....11.2018 tarihli üye iş yeri sözleşmesi kapsamında mobil pos hesabına ilişkin TR........ nolu IBAN ile vadesiz mevduat hesabı açıldığını, sözleşmeye göre davacının müşterileri olan kart hamillerinden isteyenlerin ödemelerini ilgili pos hesabına komisyon kesintisi olmayacak şekilde yapabileceklerinin kararlaştırıldığını, ancak davalı bankanın hali hazırdaki 7.6 milyon olan hesap vasatinin devamını talep ettiğini, ilerleyen süreçte ise müvekkili firma yetkililerinin hesap vasatinin 5 milyon lira seviyesine sabitlenmesini isterken, davalı bankanın hiçbir gerekçe yokken hesap vasatini 12 milyon lira seviyesine çıkardığını, davalının bu yaklaşımı üzerine müvekkilinin ..../11/2019 tarihinde davalı firmaya POS hesabı sözleşmesinin sonlandırılması talebini yazılı olarak ilettiğini, davalı bankanın müvekkilinin POS hesabındaki 12 milyon lira üzerine, hiçbir müşteri itirazı bulunmadığı ve müvekkili şirketten kaynaklı yükümlülüklerde aykırılık oluşmadığı halde charge back kurallarını ileri sürerek blokaj uyguladığını, müvekkilinin bu şekilde zarara uğradığını belirterek hukuka aykırı bloke edilen tutarın hukuki semeresi niteliğindeki faiz ve diğer maddi getirilerine karşılık olarak şimdilik 10.000-TL'nin ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH:Davacı vekili ; 02/11/2022 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 313.540-TL ye çıkarmıştır.
CEVAP: Davalı vekili;.../11/2018 tarihli Üye İşyeri Sözleşmesi kapsamında müvekkili tarafından davacıya .../12/2018 tarihinde POS cihazı tahsis edildiğini, .../12/2018 tarihinde cihaza key-in (mail order) yetkisi verildiğini, key-in yönteminin kartın fiziken kullanıldığı satış türlerine kıyasla daha fazla risk içerdiğini, davacı şirketin işlemlerinin tamamına yakın bir kısmını key-in yöntemiyle gerçekleştirdiğini, davacı firma müşterileri olan kart hamillerinden "mal/hizmet alınamaması" ve "işlemin kart hamiline ait olmaması" vb. gerekçeleriyle gelebilecek harcama itirazı risklerinin söz konusu olabileceğinin tespit edilmesine müteakip, 21/08/2019 tarihinde müvekkili banka tarafından davacı firmanın POS hesabına 9 Milyon TL, diğer bir ticari hesabına ise 5 Milyon TL tutarında bloke konulduğunu, bu blokenin kanundan ve sözleşmeden kaynaklanan hapis ve rehin hakkı kapsamında tesis edildiğini, davacı firmanın faaliyet döngüsünde yaşanabilecek herhangi bir aksamada, davacı firmanın tüm cirosunun davalı banka için risk teşkil ettiğini, bu kapsamda davacı firma ile hesaplarında 15-20 milyon TL düzeyinde artı bakiye bulundurması hususunda mutabakata varıldığını, olumlu gelişmeler üzerine davacının POS hesabına konulan bloke tutarının 5 milyon TL'ye düşürüldüğünü, diğer ticari hesabında bulunan bloke tutarının ise iptal edildiğini, fakat davacı şirketin hesabındaki tutarları başka bankalara aktardığını, POS cihazının kapatılmasını talep ettiğini, hesabında 15-20 milyon TL düzeyinde artı bakiye bulundurmaya yönelik mutabakata uymadığını, 2019 yılının Kasım ayında hesaba para girişlerinin bir önceki aya kıyasla %64 oranda azaldığının tespit edildiğini, 27/11/2019 tarihinde ise üye işyeri sözleşmesi ilişkisine son verildiğini, müvekkilinin sözleşmelerden kaynaklanan hakkını kullandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davalının risk altında bulunduğuna ilişkin delil sunmadığı, anılan blokajın esas itibariyle 120 günlük süre ile tutulması gerektiği, sözleşmenin feshedildiği tarihe ilave edilen 120 günlük sürenin dolduğu tarihten dava tarihine kadar blokajlı miktarın haksız tutulduğu, dolayısıyla ticari faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği, davalı ile davacı arasında imzalanan sözleşme uyarınca blokenin 7.600.000-TL'ye konulması gerekirken fesih tarihi ....11.2019 tarihinde 6.288.011,57-TL'nin blokajlı olduğu, ....11.2019 tarihi itibariyle POS Üye İşyeri sözleşmesinin davacı tarafından “feshedildiği” ve POS işlemlerinin sonlandırıldığı, dava tarihinin ....02.2020 olduğu görülmekle ....11.2019 tarihinde blokaj meblağının tarafların mutabık kaldığı 7.600.000-TL altında 6.229.264 olduğu, ancak ....12.2019 tarihinde blokaj meblağının 9.799.432,57-TL meblağa çıktığı,....06.2020 tarihinde blokaj meblağının halen daha 7.796.679,99-TL olduğu, ....11.2019-....12.2021 tarihleri arasında 7.600.000-TL üzerinde fazladan tutulan blokaj sebebiyle davacının uğradığı zararın 313.540-TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 313.540-TL'nin 10.000-TL'sinin dava tarihinden itibaren 303.540-TL'sinin .../11/2022 ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili; tarafların mutabık kaldığı 7.600.000-TL harcama vasatı bulundurma yükümlülüğünün harcama itirazı riskleri ile bir ilgisi olmadığını, bilirkişi raporunda hatalı değerlendirme yapıldığını, davalı banka tarafından davacıya .../12/2018 tarihinde POS cihazı tahsis edildiğini, davacı firma talebi ile .../12/2018 tarihinde cihaza key-in (mail order) yetkisi verildiğini, key-in ile yapılan işlemlerin fiziki kart kullanılan işlemlere göre çok riskli olduğunu, davacının POS cihazını iade ettiği .../11/2019 tarihine kadar işlemlerin tamamına yakınının key-in olarak gerçekleştirildiğini, gerçekleşen işlemlerin itiraza uğraması ve itiraza konu tutarın davacıdan tahsil edilememesi halinde müvekkilinin finansal açıdan zararının doğacağını, 540 gün süre ile işlemlere itiraz edilebileceğini, 540 gün geçmemişken müvekkilinin riski nedeniyle kart hamillerini korumak için hapis hakkının kullanılmasında bankacılık mevzuatı ve teamüllerine aykırılık bulunmadığını, müvekkilinin tamamen sözleşmedeki hükümlere uygun hareket ettiğini, davacının işlemlerinin tamamına yakınının güvenlik unsuru kullanılmayan key-in yöntemi ile yapıldığını, müvekkilinin iyi niyetli olarak blokeyi 5.000.000TL'ye düşürmesinden sonra davacının .../09/2019 - .../11/2019 tarihleri arasında 20 işlemle 53.605.000-TL tutarında parayı başka bankalara transfer ettiğini, davacının hesaplarda 15-20 milyon bakiye tutmayı kabul etmesine rağmen bu taahhüdünü yerine getirmediğini, davacı firmanın faaliyet konusunun harcama itirazı süreçleri açısından riskli olduğunu, davacının müşterilerine sağlamayı vaadettiği finansmanı sağlayamaması halinde müşterilerin harcama itirazı ile müvekkili bankaya müracaat etme riski bulunduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE : Dava, üye iş yeri sözleşmesi kapsamında POS hesabına konulan bloke nedeniyle meydana gelen zararın tazmini istemine ilişkindir.
Taraflar arasında ....11.2018 tarihli “Üye İşyeri Sözleşmesi” ve ekinde ....11.2018 tarihli “Rehin Sözleşmesi" imzalanmış olup sözleşmeler kapsamında davacı adına davalı Banka nezdinde vadesiz ticari mevduat hesabı ve POS hesabı açılmış, davacıya ....12.2018 tarihinde POS tahsisi yapılarak ....12.2018 tarihinde key-in/mail order yetkisi tanımlanmıştır.Davacı, davalı banka tarafından charge back kuralları gereğince mevduata uyguladığı haksız bloke nedeniyle meydana gelen zararın tazminini talep etmekte olup, uyuşmazlık bankaca uygulanan blokenin banka mevzuatı ve teamüllerine uygun olup olmadığı, buna bağlı olarak davacının zararı hususundadır.
Ters ibraz (Chargeback) kuralları gereğince kredi kartı hamilleri, gerçekleştirmiş oldukları işlemler karşısında iş yeri ile sorun yaşarsa veya kendisi tarafından gerçekleştirilmemiş işlemler olduğunu tespit ederlerse; bu işlemlerle ilgili olarak kartı veren bankaya harcama itirazı(ehargeback) başvurusunda bulunma hakkına sahip olup, harcama itirazı işlem tarihinden itibaren 120 gün, işlem karşılığında işyeri tarafından malın/hizmetin sunulmadığı durumlarda ise 540 günü aşmamak üzere teslim tarihinden itibaren 120 gün içerisinde ileri sürülmesi gerekmektedir. Somut olayda da Chargeback kuralları gereğince davalı bankanın riske maruz kaldığı anlaşılmaktadır.
Üye İşyeri Sözleşmesinin J.1 maddesi “...Üye işyeri, Banka'ya karşı doğmuş, doğacak ve doğması muhtemel tüm borçları için, ... Banka'nın hapis hakkı olduğunu, Banka'nın alacaklarından muaccel olsun veya olmasın herhangi birini veya hepsini ihbarda bulunmadan Banka'da mevcut her türlü alacakları, ...,kabul beyan ve taahhüt eder...” hükmünü, Rehin Sözleşmesi ise “...Üye İş Yeri Sözleşmesinden doğmuş ve doğacak borçların teminatını oluşturmak üzere ... AŞ. ......... Şubesi nezdinde ....... nolu hesabımda bulunan paraları fekki ... AŞ. tarafından bildirilinceye kadar ... AŞ.'ye rehnettim...” hükmünü içermektedir. Bunun dışında ....09.2019 tarihli e-posta yazışmalarında tarafların 7.600.000-TL hesap vasati bulunması konusunda mutabık olduğu, buna karşılık tarafların ....11.2019 tarihli e-posta yazışmalarından anlaşıldığı üzere davalı Banka tarafından hesap vasatinin 12.000.000-TL'ye çıkarıldığı, ....11.2019 tarihi itibariyle POS Üye İşyeri sözleşmesinin davacı tarafından feshedildiği ve POS işlemlerinin sonlandırıldığı görülmektedir.
Somut olayda, davalı bankanın sözleşmeden kaynaklı olarak hesaba bloke koyma hakkı bulunmakta ise de uyuşmazlığın çözümü için Uluslararası Kart Kuruluş Kuralları dikkate alınarak makul charge back süresinin ne kadar olduğunun tespiti gerekir. (Emsal:Yargıtay 11.Hukuk Dairesi’nin 22/02/2012 tarihli 2010/10181 E., 2012/2549 K. sayılı kararı). Bilirkişi heyeti tarafından yapılan değerlendirmede uygulanması gereken bloke süresi 120 gün olarak belirlenmiştir. Davacının hesabına yapılan tahsilatlar nedeniyle müşterilerce harcama itirazı başvurusu yapılmadığı tespit edilmiştir. Davacıya ait POS hesabına ait bloke tutarı ....11.2019 tarihinde 6.229.264-TL iken ....12.2019 tarihinde 9.799.432-TL, ....05.2020 tarihinde ....301.094-TL'ye yükseltilmiştir. Bilirkişilerce tarafların hesap vasati olarak 7.600.000-TL üzerinden anlaşmalarına rağmen davalı bankanın tek taraflı olarak limiti 12.000.000-TL'ye çıkarmasının bankacılık teamül ve uygulamalarına aykırı olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda davalı banka tarafından tarafların mutabakatı ile belirlenen 7.600.000-TL'yi 120 gün bitiminde iade etmekle yükümlü olup aşan kısım yönünden uyguladığı bloke taraflar arasındaki mutabakat ve bankacılık teamüllerine uygun değildir.
Davalı bankanın 7.600.000-TL olan hesap vasatini aşan ve haksız bloke koyduğu tutarlar nedeniyle davacının davanın açıldığı tarihe kadar oluşan zararının davalı banka tarafından tazmini gerekmektedir. Davalı bankanın 7.600.000-TL olan hesap vasatini aşan kısma yönelik istinaf gerekçeleri yerinde değildir. Buna karşılık 7.600.000-TL olan hesap vasati yönünden davacının zararı sözleşmenin sona ermesinden 120 gün geçmesi ile oluşacaktır. Çünkü bankanın bu kısma yönelik 120 günlük blokesi makul olarak belirlenmiştir. Ancak davanın açıldığı tarih itibariyle henüz 120 günlük sürenin dolmaması nedeniyle 7.600.000-TL üzerindeki blokenin kaldırılması koşulları oluşmadığından davacının bu tutar yönünden dava tarihi itibariyle henüz zararı bulunmamaktadır. Bu nedenle davanın açıldığı 17/02/2020 tarihinden sonra meydana gelen zararı da içine alacak şekilde ....11.2019-06.12.2021 tarihleri arasındaki döneme isabet eden tutara hükmedilmesi doğru olmamıştır. Bu tutar yönünden dava tarihi itibariyle muaccel hale gelen bir alacak bulunmadığından, erken açılan dava niteliğindeki bu kısmın ıslahla davaya ithali mümkün değildir. Davalı bankanın istinaf başvurusu bu yönüyle haklı görülmüştür.
Açıklanan nedenlerle ;Dava tarihinin 17.02.2020 olduğu görülmekle 25.11.2019 tarihinde blokaj meblağının tarafların mutabık kaldığı 7.600.000-TL altında 6.229.264-TL olduğu, ancak ....12.2019 tarihinde blokaj meblağının 9.799,432,57-TL meblağa çıktığı; ....11.2019-17.02.2020 tarihleri arasında 7.600.000-TL üzerinde fazladan tutulan blokaj sebebiyle davacının uğradığı zararın toplam 72.777,18-TL olduğu bilirkişi raporunda denetime elverişli bir şekilde hesaplanmıştır. Dolayısıyla davanın bu kısım yönünden kabulü, erken açılan dava mahiyetindeki fazla istemin reddine karar verilmesi gerekirken, davanın açıldığı tarihten sonra meydana gelen zararı da kapsayacak şekilde karar verilmesi doğru olmadığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına,yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından, davanın kısmen kabulü ile 72.777,18-TL alacağın 10.000-TL'sinin dava tarihinden itibaren, 62.777,18-TL'sinin .../11/2022 ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../11/2022 Tarih 2020/108 Esas 2022/733 Karar sayılı kararın HMK'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;
"Davanın kısmen kabulü ile 72.777,18-TL alacağın 10.000-TL'sinin dava tarihinden itibaren 62.777,18-TL'sinin .../11/2022 ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine"
İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; "Alınması gereken 4.971,40-TL karar harcından davacı tarafça yatırılan 170,78-TL peşin harç, 5.183,70-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 5.354,48-TL harçtan mahsubu ile fazla olan 383,08-TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
Davacı tarafından yatırılan toplam 5.025,80-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 16.000-TL bilirkişi ücreti ve 257,98-TL posta masrafı olmak üzere toplam 16.257,98-TL yargı giderinin davanın kabulü orannda hesaplanan 3.774-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından yapılan 19-TL posta masrafından ibaret yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 14-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına,
Davacı lehine takdir olunan 45.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı lehine takdir olunan 45.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve ret oranı göz önünde bulundurularak 306-TL'sinin davalıdan, 1.014-TL'sinin davacıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine,
Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine"
Davalı tarafından yatırılan 5.355-TL peşin istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine iadesine,
Davacı tarafından yapılan 27-TL istinaf yargı giderinin 6-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından yapılan 107-TL istinaf yargı giderinin 82-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına,
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,
HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 22/01/2026