Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 2023/2320 E. 2026/10 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2320
Karar No
2026/10
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2320 - 2026/10 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2023/2320 KARAR NO : 2026/10 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 25/10/2023 NUMARASI : 2023/55 E. - 2023/450 K.

DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali

Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25/10/2023 tarih ve 2023/55 E. - 2023/450 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkili şirketin 1958 yılından bu yana Bursa ilinde faaliyet gösterdiğini, ürettiği kozmetik ürünleri ile bilinen ve aranan bir marka olduğunu, müvekkili şirketin 2001/01264 ve 2014/41734 sayılı "...” ibareli markalarını kozmetik ürünlerinin üretimi ve satışında düzenli bir şekilde kullandığını, dava konusu 2021/024189 sayılı “... ...” ibareli marka başvurusuna müvekkilince yapılan itirazın, davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvurunun müvekkili markaları ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu ve aynı ve/veya aynı türdeki mal veya hizmetler ile ilgili başvuruya konu edildiğini, dava konusu markada “...” ibaresinin ön planda olduğunu, “...” ibaresinin küçük yazıldığını, marka başvurusundaki amacın kötü niyetli olarak müvekkiline ait “...” markalarının tanınmışlığından faydalanmak olduğunu, başvuru sahibinin herhangi bir iddiası olmamasına rağmen davalı Kurum tarafından müvekkilinin itiraza dayanak markalarının kullanımına ilişkin delil istendiğini, müvekkili şirket tarafından bilgi/belgeler sunulmasına rağmen sunulan deliller dikkate alınmaksızın itirazın haksız olarak reddedildiğini, davalı Kurum kararının yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, YİDK’in 2022-M-16919 sayılı kararının iptaline ve marka başvurusunun reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının itirazına mesnet 2001/01264 ve 2014/41734 sayılı markaların kullanım ispatı amacıyla sunulan belgelerin, markaların ciddi biçimde kullanımını ispatlamaya yeterli olmadığını, SMK m. 19/2 hükmü uyarınca kullanım ispatlanamadığından itiraza mesnet markaların SMK m. 6/1 kapsamında değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığını, davacının kötü niyete dayalı iddialarının ispatlanamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir Davalı ... vekili, müvekkiline ait marka başvurusu ile davacı şirket markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığını, müvekkiline ait marka başvurusunun 20/28/31/35 ve 36. sınıf mal ve hizmetleri kapsadığını, davacının itirazına mesnet markalar ile tek ortak sınıfın 35. sınıf olduğunu, müvekkili markasındaki “... ...” ibaresinin bir bütün olarak ayırt ediciliğe sahip bulunduğunu, davacının itiraza mesnet gösterdiği markaların ciddi biçimde kullanımının ispatlanamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacı taraf, itirazına mesnet markalarını kullandığını ispatlayamadığından, davacıya ait markaların 6769 sayılı SMK madde 6/1 anlamında değerlendirmeye alınamayacağı, 6769 sayılı SMK madde 6/1 şartlarının somut olayda oluşmadığı, davacının 2005 yılından bu yana “...” markasını kullandığı, bu marka ile “krem, pudra, maske, saç spreyi, jöle, aseton, tonik, fondöten, saç maskesi” satışı yaptığı, ... markasını içeren broşürlerinin bulunduğu, “...” markasının yer aldığı sertifikalara sahip olduğu, uzun süreye dayanan bir kullanımı bulunduğu, fakat davacının bir kısım emtia bakımından “...” ibareli eskiye dayalı kullanımının bulunduğu kabul edilse dahi, davacının kullandığı emtia ile aynı ve/veya benzer bir mal ve hizmetin, dava konusu marka kapsamında bulunmadığı, dava konusu markanın, 20/28/31/35/36. sınıf mal ve hizmetleri kapsadığı, bu nedenle, somut olay bakımından 6769 sayılı SMK madde 6/3 hükmünde yer alan şartların oluşmadığı, davaya konu marka ile itiraza mesnet markaların iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, bunun haricinde davalı şahsın kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu da ileri sürülmediğinden, kötü niyet iddiasına dayalı istemlerin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili, müvekkili Şirketin "..." markasını 2001/01264 ve 2014/41734 tescil numaraları ile tescil ettirdiğini, kozmetik ürünlerinin üretiminde ve satışında da düzenli bir şekilde kullandığını, kullanıma ilişkin belge ve faturaların dosyaya ibraz edildiğini, dava konusu "... ..." başvurusunun, müvekkiline ait olan 2001/01264 ve 2014/41734 sayılı "..." markası ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, aynı ve/veya aynı türdeki mal veya hizmetler için başvuru yapıldığını, dava konusu başvuruda "..." ibaresinin ön plana çıkartıldığını, "..." kelimesinin çok küçük yazıldığını ve markaların karıştırılmasının amaçlandığını, dolayısıyla davalı başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının marka başvurusuna itirazı üzerine davalı gerçek kişi tarafından kullanım ispatı talebinde bulunulduğu, tescil tarihleri ile dava konusu başvuru arasında beş yıldan fazla zaman olduğundan anılan markaların kullanım ispatına tabi olduğu, işlem dosyasına sunulan delillerle davacının itirazına mesnet 2001/01264 ve 2014/41734 sayılı markaların, kapsamındaki mallar bakımından ciddi biçimde kullanıldığının ispat edilemediği, bu nedenle anılan markaların SMK'nın 6/1 maddesi kapsamında dikkate alınmasının mümkün bulunmadığı, SMK'nın 6/3 maddesi koşullarının da oluşmadığı, dava konusu başvurunun kötü niyetli yapıldığının ispat edilemediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 462,15-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 15/01/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/01/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/2320, K. 2026/10, T. 15.01.2026, www.arakarar.com/karar/ankara-bolge-adliye-mahkemesi-20-hukuk-dairesi-2023-2320-e-2026-10-k-4fdd58c9c086