Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2193 E. 2023/2193 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/2193
- Karar No
- 2023/2193
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2193 - 2025/2475 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/2193 KARAR NO : 2025/2475 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/09/2023 NUMARASI : 2022/824 E. - 2023/569 K.
DAVANIN KONUSU : Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan Tazminat
Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 22/09/2023 tarih ve 2022/824 E. - 2023/569 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 24.06.2022 tarihinde yapacağı Afrika seyahati için ... 2352478184720 nolu bileti aldığını, GİNE KONAKRİ ülkesinin kapıda vize işlemlerini onayladığını ve Türkiye Cumhuriyeti'nin resmi kurumu olan TİKA tarafından da müvekkili adına düzenlenen ve vize işlemlerini resmi bir belgeyle taahhüt ettiğini gösterir belge sunulmasına ve halen uçak kalkmamış olmasına rağmen uçağa binişine müsaade edilmediğini, vize hazır olduğunda uçak henüz kalkmadan biniş kapısında vize belgesi sunulduğunu, fakat ... yetkililerinin vize için onay almaları gerektiğini söyleyerek müvekkilini beklettiklerini, daha sonrasında ise müvekkilinin haklı ısrarına rağmen uçağın kapısının kapandığı gerekçesiyle müvekkilinin uçağa alınmadığını ve müvekkilinin uçağını kaçırdığını, bunun üzerine zaman geçirmeksizin müvekkili tarafından gerek davalı Türk Havayollarının müşteri iletişim hattını gerekse de diğer davalı olan ve uçak bileti ile ilgili olarak sigorta poliçesini kesen ... Sigorta müşteri hizmetlerini aradığını, fakat kendisine ödeme yapılamayacağını veya yeni uçuş için bilet temini yapılamayacağı şeklinde cevap verildiğini, müvekkilinin bunun üzerine gideceği yer için yeni bir bilet almak zorunda kaldığı ve bununla gecikmeli olarak uçuşunu gerçekleştirdiğini, müvekkilinin ilk uçuş bileti için 41.332,52 TL ödeme yaptığını ve uçağa binemediği için yeniden bilet almak için 24,450,04 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, müvekkilinin uçuş tarihinde zamanında hava alanında olmasına rağmen ... yetkilileri tarafından kendisinin kusuru olmaksızın bekletildiğini ve uçağa alınmadığını, bu nedenle uçuşunu kaçırdığını, almış olduğu uçak bileti bedelinin kendisine iade edilmesi gerektiğini, davalı Sigorta şirketi yönünden de teminat dahilinde olmasına rağmen ödemesinin yapılmadığını ileri sürerek zararın oluştuğu tarihten itibaren işleyecek en yüksek faizi ile ileride arttırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili, davacının, müvekkili sigorta şirketine husumet yöneltmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, sigorta poliçe şartlarına aykırı bulunduğunu, davacının, ... yetkililerinin vize için onay almaları gerektiğinin söylenmesi üzerine havaalanında bekletildiğini ve bu esnada da uçağın kapıları kapandığından uçağa binemediğini belirttiğini, sigortalının seyahatinin iptaliyle ilgili bir talebi bulunmadığını, dava donusu olayda, sigorta poliçesi ile düzenlenen hususların sigorta kapsamında yer almadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı .... vekili, davacının uçuşa kabul edilmeme nedeninin, seyahat edilen ülkenin Türk vatandaşları için aradığı vize koşulunu karşılamaması olduğunu, müvekkili ortaklığın uluslararası sefer icra eden bir havayolu olarak uluslararası normlara uymak durumunda olduğunu, seferleri ile farklı ülkelere seyahat eden yolcuların seyahat ettikleri ülkeye sorunsuz olarak giriş yapabilmelerine katkı sağlamak düşüncesiyle, uçuş öncesinde doküman kontrolü yapıldığını, yolcuların eksik doküman ile seyahat etmelerinin, ortaklığın cezai işlem uygulanmasına neden olduğunu, bu nedenle doküman kontrolü esnasında eksik evrakı tespit edilen yolcuların seyahatlerinin engellenebildiğini, seyahat edilecek ülkeler tarafından belirlenen, vize, pasaport, gümrük, karantina, aşı gibi şartları yerine getirmek, yolcuların sorumluluğunda olduğunu, bu koşulların yerine getirilmemesi durumunda yolcuların seyahatlerine izin verilmediğini ve oluşan cezai giderlerin yolcular tarafından karşılandığını, Uluslararası Sivil Havacılık Anlaşmasının (Şikago Sözleşmesi) 13. maddesi gereğince Uluslarası vize kuralları sürekli değişim göstermekte olduğundan en güncel bilgilerin yolcu tarafından seyahatine başlamadan önce ilgili ülkenin konsolosluklarıyla irtibata geçerek alınması gerektiğini, buna göre yolcuların kurallara, taleplere ve yolculuk gereklerine uymak durumunda olup aynı zamanda seyahat edecekleri ülkenin vizesini temin etmekle de sorumlu olduğunu, bu nedenle seyahatine izin verilmeyen ya da seyahati sonrasında sınırdan geri çevrilen yolcuların kendi seyahat masraflarını karşılamakla yükümlü olduğunu, yolcu rezervasyonunu veya biletini hangi havayolundan alırsa alsın rezervasyon kurallarına ve taşıma genel şartlarına uymakla yükümlü olduğunu, bu durumun Taşıma Genel Şartlarının 14.1. maddesinde de açıkça belirtildiğini, davacı yolcuların uçuşa kabul edilmeme nedeninin dava dilekçesi ekinde sunulmuş olan elektronik vize çıktısının personele ibraz edilmemesi olduğunu, müvekkili ortaklık yolcularının seyahat belgelerinin geçerli olup olmadığının kontrolünü, seyahat şartları hakkında bilgilerin ülkeler tarafından girildiği ve güncellendiği TIMATIC adlı sistem üzerinden gerçekleştirdiğini, TIMATIC kurallarına göre, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının elektronik vize sahibi olanların Gine'ye giriş yapabilmeleri için elektronik vizenin çıktısının alınıp ibraz edilmesi gerektiğini, davacının elektronik vizesine ilişkin herhangi bir çıktı sunmadığından mezkur uçuşa kabul edilmediğini, davacının, 13:54'te boarding kapısına yalnızca pasaportu ile başvurduğunu, vizeye ilişkin hiçbir evrak beyan etmediğini, kalkış saati 14:10 olan uçağa son yolcunun 13:59'da kabul edildiğini, davacının, elektronik vizesini dahi hiçbir çıktı olmaksızın 14.03'te boarding kapandıktan sonra sunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının seyahat amacının mesleki işler nedeniyle olduğu, tüketici vasfının bulunmadığı, taşıma sözleşmesinin TTK'da düzenlenmiş olması nedeniyle mahkemenin görevli olduğu, davacı tarafça, vize çıktısının davalı hava yolu firması görevlilerine uçak kapısı kapanmadan önce ibraz edildiği iddia edilmiş ise de, bunu ispatlayamadığı, davalı hava yolu şirketince sunulan sistem kaydına göre davacının vizesi olmadığı gerekçesiyle uçuşa kabul edilmediği, dosyaya sunulan ekran görüntüsüne göre elektronik vizenin 14:02'de kapılar kapatıldıktan sonra sunulmuş olduğu, varılacak ülkenin kapıda vize uygulaması bulunması halinde dahi varma ülkenin gelen yolcuyu almama hakkı bulunduğu, davalı hava yolu firmasının bu riske girmemek adına vize belgesi ibrazını zorunlu kılabileceği, söz konusu uygulama ICAO kuralları ve Uluslararası Sivil Havacılık Mevzuatına aykırılık oluşturmadığı, bilet alan yolcuların sözleşmenin ayrılmaz parçası olan "yolcu ve bagaj karşılama şartlarına" uymak zorunda olduğu, tüm bu sebeplerle davalı hava yolu şirketinin taşıma kurallarına aykırı davranmadığı, davalı sigorta şirketi yönünden ise taraflar arasında düzenlenen poliçe hükümleri incelendiğinde, poliçenin bölüm E - teminatlar başlığı altında yer alan "seyahat iptali" ve "tarifeli uçuşun kaçırılması" alt başlıklarında tazminat ödeme koşulları belirlenmiş olup, süresinde vizenin ibraz edilmemesi nedeniyle yolcunun uçağa alınmaması hususunun bu alt başlıklar içerisinde yer almadığı, davalı sigorta şirketinin de tazminat ödemesi gerekmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkili adına düzenlenmiş ve vize işlemlerini resmi bir belgeyle taahhüt ettiğini gösterir belge sunulmasına ve halen uçak kalkmamış olmasına rağmen uçağa binişine müsaade edilmediğini, vize hazır olduğunda uçak henüz kalkmadan biniş kapısında vize belgesinin sunulduğunu, fakat ... yetkilileri vize için onay almaları gerektiğini söyleyerek müvekkilini beklettiklerini, müvekkilinin haklı ısrarına rağmen uçağın kapısının kapandığı gerekçesiyle müvekkilinin uçağa alınmadığını, kendisine almış olduğu uçak biletinin bedeli iade edilmesi gerektiğini, diğer davalı Sigorta şirketi yönünden de sigorta poliçesi dikkatlice incelendiği takdirde teminat dahilinde olmasına rağmen ödemesi yapılmadığını, davalı hava yolu şirketinin kendisini gidilecek ülke vize makamları yerine koyarak "risk almamak" adına davacı müvekkilimin uçuşuna izin vermemesinin izahının olmadığını, sigorta poliçesi kapsamı ve limitleri dahilinde davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun olduğunun kabulü gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı tarafın vize çıktısının davalı hava yolu firması görevlilerine uçak kapısı kapanmadan önce ibraz ettiğini iddia etmiş ise de, bu hususu dosya kapsamında ispatlayamadığı, davalı hava yolu şirketince sunulan sistem kaydına göre davacının vizesi olmadığı gerekçesiyle uçuşa kabul edilmediğinin belirlendiği, diğer yandan davacının elektronik vizesini 14:02'de kapılar kapatıldıktan sonra sunduğunun dosya kapsamında tespit edildiği, bu durumda davalının davacıyı uçağa kabul etmemede kusurunun olmadığı, davalı hava yolu şirketinin taşıma kurallarına aykırı davranmadığı, diğer yandan somut uyuşmazlığın davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen poliçe ile teminat altına alınmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 19/12/2025 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/12/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.