Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2156 E. 2023/2156 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/2156
- Karar No
- 2023/2156
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2156 - 2025/2423 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/2156 KARAR NO : 2025/2423 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 17/05/2023 NUMARASI : 2022/204 E. - 2023/259 K.
DAVANIN KONUSU : Marka ile İlgili Kurum Kararlarının İptali Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/05/2023 tarih ve 2022/204 E. - 2023/259 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ve davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, finansal raporların verilmesi ve finansal skorlamalara ilişkin ürün ve hizmet sektörünün öncüsü olan müvekkili şirketin "..." ve "..." markalarının sahibi olup davalı ...'ın bu markalar ile bire bir aynı olan 2020/86871 sayılı "..." ibareli markanın 35, 38 ve 42. sınıflarda tesciline yönelik itirazının YİDK kararı ile kısmen kabul edilerek 42. sınıfta bulunan hizmetlerin markadan çıkarıldığını, oysa müvekkilinin asli unsuru olan "..." ibaresini asli unsur olarak içeren davaya konu markanın müvekkilinin markası ile bire bir aynı olması nedeni ile başvurunun kötü niyetli olduğunu ve müvekkilinin markasının bilinen ve maruf marka niteliği ile markada kalan hizmetler farklı sınıflarda bulunuyor ise de, davalının haksız bir menfaat sağlaması ve müvekkilinin markasının ayırt ediciliği ile itibarının zarar görmesi ihtimali bulunduğunu ileri sürerek 2022-M-4020 sayılı YİDK kararının iptaline ve tescili halinde dava konusu 2020/86871 sayılı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ..., 2013 yılından itibaren internet üzerinden sosyal medya hizmetleri sağlayıcısı olduğunu, Twitter, İnstagram gibi sosyal medya platformlarında ..., beğeni, izlenme sayılarını arttırmak isteyen kişilerin kendisi ile iletişime geçerek destek aldıklarını, alan adı içerisinde instakip, takip gibi kelimeler geçtiği için marka başvurusu yaptığını, sosyal medya hizmetleri, danışmanlığı gibi bir hizmet sınıfı bulunmadığından bilişim ve reklam gibi yakın olan alanlardan tescil başvurusunda bulunduğunu, davacının veri tarama yazılımıyla kendi faaliyet alanın birbiriyle karıştırılmasının mümkün olmadığını ve ilk başvuru tarihinin davacının dayanak marka başvurusundan önce olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, 05/04/2023 havale tarihli bilirkişi ek raporunda tablolaştırıldığı üzere; dava konusu markanın kapsamında yer alan 35. Sınıftaki “alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri” ile davacının önceki tarihli ve tescilli markaları kapsamındaki 42. sınıfta yer alan “başkaları adına web sitelerinin tasarlanması, hosting” hizmetlerinin kullanım şekli, ikame kanalları ve ilgili tüketici kesiminin benzer olması sebebiyle benzer olduğu, buna karşılık 38. sınıftaki “Haberleşme hizmetleri (internet servisi sağlama hizmetleri dahil“ hizmetlerinin temel anlamda bir yazılım, web sitesi tasarlama, internet arama motoru sunumu hizmeti olmadığı, anılan hizmetin bir iletişim/haberleşme alt yapısının sağlanması hizmeti olduğu, bu tür hizmetlerin belli mevzuat düzenlemeleri ışığında belli başlı kuruluşlarca verilmesi söz konusu olduğundan benzer olarak kabul edilemeyeceği, taraf markaları arasında emtia benzerliğinin gerçekleştiği hizmetler yanında, davaya konu "..." ibareli markanın itiraza mesnet 2014/85526 sayılı marka ile bire bir aynı olması nedeniyle ortalama tüketicilerin davaya konu markayı, davacıya ait marka kapsamında yer alan hizmetler ile benzer olduğu tespit edilen "Alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri." üzerinde gördüğünde veya işittiğinde, bu hizmetlerden faydalanmak için ayıracakları sınırlı süre içerisinde, davaya konu markayı, davacıya ait önceki tarihli markalar ile ilişkilendirecekleri, her iki markanın da aynı ticari kökenden geldiği hususunda yanılsamaya düşerek tüketim tercihinde bulunacakları, bir kısım tüketici kesiminin markaların farklı ticari kökeni işaret ettiğini algılaması ihtimalinde dahi, bu kez marka sahipleri arasında idari ya da ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde yanılsamaya düşeceği, dolayısıyla karşılaştırılan markalar arasında yukarıda belirtilen hizmetler bakımından ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, buna karşılık "..." ve "..." ibareli markaların tanınmışlığının somut olgular ile ortaya konulamadığı ve davaya konu marka ile itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markalardan birinin, bir kısım hizmetler bakımından iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmasının haricinde davalı şahsın kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut delillerin bulunmadığı, gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile 2022-M-4020 sayılı YİDK kararının "Alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri." bakımından iptaline ve dava konusu 2020/86871 sayılı markanın "Alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri." bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davaya konu marka kapsamında kalan 38. sınıfta yer alan "Haberleşme hizmetleri (internet servisi sağlama hizmetleri dahil). Haber ajansı hizmetleri..." şeklindeki hizmetlerin müvekkiline ait 42. sınıfta yer alan "Bilgisayar hizmetleri; bilgisayar programlama, bilgisayarı virüse karşı koruma, bilgisayar sistem tasarımı, başkaları adına web sitelerinin tasarlanması, bakımı ve güncelleştirilmesi, yazılım tasarımı, iralanması ve güncelleştirilmesi, internet arama motoru ağlama, hosting, bilgisayar donanımları alanında danışmanlık ve kiralanması hizmetleri." ile doğrudan ilişkili-ikame edilebilir nitelikte hizmetler olduğunu, ortalama tüketicilerde 42. sınıftaki bilgisayar hizmetleri kapsamına davalıya ait markadaki "internet servisi sağlama" hizmetinin de dahil olduğu algısının oluşacağını, dolayısı ile dava konusu markaların yer aldığı 38. sınıfa ait hizmetler ile müvekkilinin markasının kapsamındaki 42. sınıfa ait hizmetler arasında ilişkilendirilme-irtibatlandırılma riskinin bulunduğunu, markaların benzerlik derecesi arttıkça karıştırılma olasılığı sonucuna varabilmek için mal hizmetlerin benzerliğine duyulan ihtiyacın azaldığı nazara alındığında taraf markalarının bire bir aynı olması nedeniyle anılan hizmetlerin ilişkilendirileceğini, müvekkilinin markasının markanın tanınırlığına ve sektör bilinirliğine dair delillerin yeterince incelenmediğini ve müvekkilinin ait ticari faaliyetinden haberdar olan davalının müvekkilinin markasının bire bir aynısının tercih etmesinin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu marka başvurusunun 35, 38, 42 ve 45. sınıfta yer alan bir kısım hizmetleri kapsadığını, idari aşamada yapılan incelemede, başvuru ile davacı tarafa ait marka arasında belli düzeyde benzerlik olmasının yanı sıra markaların kısmen aynı/aynı türden emtialarda tescilli olduğu ve bu emtialar yönünden iltibas ihtimalinin bulunduğunun saptanmış olup benzer görülen emtiaların başvuru kapsamından çıkartıldığını, emtiaların benzerlik düzeyleri ve niteliği göz önüne alındığında, kalan emtialarda, davacı markaları ile davalı marka arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, zira kalan hizmetlerin nitelikleri, sunuluş amacı, tüketici kitleleri, tüketici kitlelerinin hizmeti alırken beklentisi ve satın aldığı hizmet itibariyle tamamen farklı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, Marka ile İlgili Kurum Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının "..." ibareli marka tescil başvurusu ile davacıya ait "..." ve "..." ibareli tescilli markaları arasında "..." ibaresinin ortaklığı nedeniyle biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu ve davaya konu marka kapsamına alınmak istenen 35. Sınıftaki " alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet siteleri) sağlama hizmetleri" ile davacının itiraza dayanak markalarının kapsamında bulunan 42. Sınıftaki " başkaları adına web sitelerinin tasarlanması" hizmetlerinin kullanım şekli, ikame kanalları ve ilgili tüketici kesiminin benzer olması nedeniyle benzer/ ilişkili hizmetler olduğu anlaşılmakla, davacı ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı ve davalı ... ayrı ayrı alınması gereken 615,40'ar TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı ve davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85'er-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55'er-TL'nin davacı ve davalı ... ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı ve davalı kurum tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 18/12/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/12/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.