Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi 2023/214 E. 2025/743 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/214
Karar No
2025/743
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ

T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ

ESAS NO : 2023/214 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2025/743

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/11/2022 ESAS-KARAR NO : 2014/813 E - 2022/818 K

DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 20/06/2025 YAZILDIĞI TARİH : 04/07/2025

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352.maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili, müvekkili aleyhine davalı ... tarafından Eskişehir 6. İcra Müdürlüğü'nün 2014/10687 E. sayılı dosyasıyla takip yapıldığını, bu senedin davalıya müvekkilinin ağabeyinin eski karısı olan diğer davalı ... (... tarafından cirolandığını, senetteki yazıların ve imzanın müvekkiline ait olmadığını, senedin sahte olduğunu, ... hakkında takip yapılmadığını, davalı ... ile diğer davalı ... birlikte hareket ettiğini belirterek müvekkilinin takibe dayanak senet nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine, haksız ve kötü niyetli olduğundan %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı ... vekili, müvekkili tarafından Eskişehir 6. İcra Müdürlüğü'nün 2014/10687 E. sayılı dosyası ile kambiyo senedine dayalı olarak davacı aleyhine icra takibi yapıldığını, borçlu ...'ın bonoyu ... isimli şahsa olan borçlarına karşılık düzenleyerek verdiğini, ...'ın ise müvekkili ...'a olan borcuna karşılık bu bonoyu cirolayarak teslim ettiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, dava konusu senedin müvekkili ...'e olan borcundan dolayı davacı ... tarafından düzenlendiğini ve müvekkiline teslim edildiğini, müvekkilinin ...'a borçlu olması nedeniyle söz konusu senedi ciro etmek koşuluyla ...'a teslim ettiğini bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, takibe dayanak bono altındaki imzanın davacıya ait olduğu belirtilerek davanın reddine, koşulları oluşmadığından kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ İstinaf eden-davacı vekili tarafından; Davalılar arasında muvazaa bulunduğunu, mali durumu itibariyle davalı ...’in diğer davalıdan alacaklı durumda olamayacağını, ayrıca davalı ... aleyhine borçlu olduğu ifade edilmesine karşın icra takibi yapılmadığını, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli araştırma ve incelemeyi içermediğini, icra hukuk mahkemesinde hükme esas alınan raporun yerinde olduğunu, ATK raporunun müvekkilinin aleyhine gelmesinden sonra ATK genişletilmiş uzmanlar kurulu raporunun çelişki yaratmamak adına müvekkili aleyhine verildiğini bildirerek başvurulmuştur. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık takibe dayanak bono altındaki imzanın davacıya ait olup olmadığı ve definin davalılara karşı ileri sürülüp sürülemeyeceği noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, kambiyo senedindeki imza inkarına dayalı olarak açılan menfi tespit davasıdır. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Eskişehir 6. İcra Müdürlüğü'nün 2014/10687 E. sayılı dosyasının UYAP üzerinden incelenmesinden, alacaklı ... tarafından, borçlu ... hakkında 15/10/2008 düzenleme, 15/10/2012 ödeme tarihli, 300.000,00 TL bedelli senetten kaynaklı kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatıldığı, Eskişehir 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2014/595 E. saylı dosyası ile yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu senetteki borçlu adına atılı imzanın borçlu eli ürünü olmadığı gerekçesiyle takibin iptaline karar verildiği, ancak davacının takibe konu senetten kaynaklı borçlu olmadığının tespitini talep etmesi nedeniyle iş bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğuna yönelik mahkemenin tespitinin yerinde olduğu anlaşılmıştır. Eskişehir 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2014/595 esas saylı dosya fotokopisinin incelenmesinden, 19/01/2015 tarihli grafoloji ve sahtecilik uzmanı tek bilirkişi tarafından düzenlenen rapora göre; "tetkike konu borçlusu ..., alacaklısı ... olan 15.10.2008 tanzim ve 15.10.2012 vade tarihli 300.000 TL değerinde senedin sağ alt köşesinde yapışık pulun üzerinde ve açığında borçlu ... adına atılı bulunun imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasen ... elinden çıkmayıp, ...'ın hakiki imzalarının model alınması suretiyle adına takliden atılmış sahte imzalar olduğu kanaatine varılmıştır" denildiği, Eskişehir 1. İcra Hukuk Mahkemesi tarafından aldırılan Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nin 25/05/2015 tarihli raporuna göre, "İnceleme konusu 15/10/2008 tanzim tarihli senette ...'a atfen atılı borçlu imzaları ile ...'a ait mukayese imzalar arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından, söz konusu imzaların ...'ın eli ürünü olduğu sonucuna varıldığını bildirir kanaat raporudur" denildiği, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için alınan 24/07/2015 tarihli, kriminalistik uzmanı, döküman inceleme uzmanı ile el yazısı ve döküman inceleme uzmanından oluşan üç kişilik heyet raporuna göre, "İnceleme konusu senet aslı üzerinde ... adına atfen atılı bulunan imzalar ile ...'ın mevcut mukayese imzaları arasında yapılan inceleme ve karşılaştırmada; kaligrafik ve karakteristik özellikler yönünden farklılıklar görülmüş olup, inceleme konusu senet üzerinde atılı bulunan söz konusu borçlu imzalarının mevcut mukayese imzalarına kıyasen ...'ın eli ürünü olmadığı kanaatine varılmıştır" denildiği, mahkemece bu rapora itibar edilerek imza itirazının kabulü ile takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2015/564 E. 2018/106 K. sayılı dosyasının incelenmesinden Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nin 26/04/2017 tarihli raporuna göre, "İnceleme konusu senette ...'a atfen atılı borçlu imzaları ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ...'ın eli ürünü olduğu, inceleme konusu senedin ön yüzündeki yazılar ve arka yüzündeki "...a ödeyiniz", "..." yazıları ve ...'a atfen atılı imza ile ...'ın mukayese yazı ve imzaları arasında; yukarıda sayılan tanı unsurları bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imza ve yazıların ...'ın eli ürünü olduğu, inceleme konusu senet arka yüzünde "..." isim yazısı ve ...'a atfen atılı imza ile ...'ın mukayese yazı ve imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu yazı ve imzanın ...'ın eli ürünü olduğu hususlarını bildirir kanaat raporudur" denildiği, yukarıda bahsi geçen raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için alınan 12/04/2018 tarihli Adli Tıp Kurumu Uzmanlar Kurulu raporuna göre; "İnceleme konusu senette ...'a atfen atılı borçlu imzaları ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ...'ın eli ürünü olduğu hususlarını bildirir kanaat raporudur" tespitinin yapıldığı, mahkemece bu rapora itibar edilerek sanıkların beraatlerine karar verildiği, kararın Ankara BAM 11. CD.' nin 25/01/2019 tarih 2018/1945 E. 2019/38 K. sayılı kararı ve Yargıtay 11. CD. Nin 21/12/2021 tarih 2021/39145 E. 2021/13105 K. sayılı kararları ile kesinleştiği anlaşılmıştır. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle dava konusu bono altındaki imzanın davacıya ait olduğunun belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 20/06/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan... e-imzalıdır

Üye... e-imzalıdır

Üye... e-imzalıdır

Katip... e-imzalıdır

NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Atıf: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2023/214, K. 2025/743, T. 20.06.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-bolge-adliye-mahkemesi-22-hukuk-dairesi-2023-214-e-2025-743-k-186989bd941e