Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/189 E. 2023/845 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/189
- Karar No
- 2023/845
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/212 KARAR NO : 2025/185 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/10/2023 NUMARASI : 2023/189 E. 2023/845 K. DAVA KONUSU : Menfi Tespit KARAR YAZIM TARİHİ : 30/01/2025 İSTEM: Davacı vekili, davalı kurumun müvekkili aleyhine İzmir 28. İcra Dairesi'nin 2022/2750 E. sayılı dosyası ile başlattığı icra takibine konu kaçak elektrik bedelinden dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini talep etmiş; ayrıca, yargılama süresince müvekkilinin elektriğinin kesilmemesi, kesilmiş ise tekrar bağlanması ve icra takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve haksız ve kötü niyetli takip nedeniyle davalının %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiş; müvekkilinin, ... Mh. ... Sk. No: ... .../... adresinde faaliyet gösteren "... Şirketi" yetkilisi olduğunu, davalının daha önce de benzer şekilde haksız takipler başlattığını, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/473 E. sayılı dosyasında müvekkili lehine menfi tespit kararı verildiğini, ancak bu kararın istinaf aşamasında olduğunu, davalının müvekkilinin elektriğini defalarca haksız yere kestiğini, son olarak İzmir 28. İcra Dairesi'nin 2022/2750 E. sayılı dosyası ile 26.128,72-TL kaçak elektrik bedeli için haksız takip başlattığını, müvekkilinin bu ödeme emrinden haberdar olmadığını, davalı ile yapılan görüşmelerde borcun başka bir borca ilişkin olduğunun belirtildiğini, müvekkilinin kiraladığı iş yerinde iki sayaç bulunduğunu ve asıl sayacın 18070625 numaralı sayaç olduğunu, müvekkiline herhangi bir kaçak tutanağı tebliğ edilmediğini, takip içeriğinde herhangi bir tutanak ya da fatura bulunmadığını, müvekkilinin kaçak elektrik kullanmadığını, varsa düzenlenen tutanağın gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin cam işi ile uğraştığını ve yüksek miktarda elektrik kullanmasını gerektiren bir işle uğraşmadığını, bu hususun keşif ve bilirkişi incelemesi ile tespit edilebileceğini belirterek, gerekli delillerin toplanmasını ve müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, davacının ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak No:... adresindeki iş yerinde 22.03.2021 tarihinde yapılan denetimde 18081450 tesisat numaralı sayaçta kaçak elektrik kullanımı tespit edildiğini, bu nedenle İzmir 28. İcra Müdürlüğü'nün 2022/2750 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve takibin kesinleştiğini, davacının iddialarının aksine, belirtilen adreste aboneliğinin bulunduğunu ve icra takibine konu iş yerinde faaliyet gösterdiğini, 27.03.2020 tarihinde abonelik sözleşmesi yaptığını, başlatılan icra takibinden haberdar olduğunu, tüketim miktarı ve elektrik tahakkukunun ilgili yönetmeliklere göre hesaplandığını, davacının sebepsiz zenginleştiğini ve borcu ödemekle yükümlü olduğunu belirterek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini talep etmiş; ayrıca, menfi tespit davalarında arabuluculuğa müracaat şartı bulunmadığını ve bu nedenle arabuluculuk ücretinden müvekkilinin sorumlu olmadığını, ihtiyati tedbir talebinin koşullarının gerçekleşmediğini ve bu talebin reddedilmesi gerektiğini, aksi halde davacının gecikmeden doğan tüm zararları karşılaması ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere teminat göstermesi gerektiğini savunarak, davanın dava şartı eksikliğinden reddine, ihtiyati tedbir talebinin reddine, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, davacı aleyhinde %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini savunmuştur. MAHKEME: ".......Davacının uyuşmazlık konusu taşınmazda kira sözleşmesi başlangıç tarihi 25/03/2020 olup dava dışı perakende satış şirketi ile sözleşme tesis tarihi ise 01/09/2020'dir. Davalı ... şirketinin sayaç üzerindeki inceleme ve şok uygulamasını tespit tarihi 22/03/2021 olup, davacının taşınmazı kullandığı 25/03/2020 tarihinden tespit tarihine kadar sayaç log kayıtlarında müdahale kaydı yer almadığı gibi, davalı tarafça aksine dair bir delil de sunulmamıştır. Bu durumda, davacı hakkında düzenlenen 22/03/2021 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağının davacının sayaca müdahalesini ispata yeterli olmadığı, davacının kullanım döneminde böyle bir müdahale gerçekleştirilmediğinin sayaç raporları ile sabit olduğu anlaşıldığından davacının davalıya 22/03/2021 tarih K/063967 seri nolu kaçak elektrik tespit tutanağına istinaden düzenlenecek faturalardan dolayı borçlu olmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir. Derdestlik yönünden yapılan değerlendirmede, her ne kadar mahkememiz dava konusu ile Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen dava konuları birbiri ile aynı vakıaya dayanmakta ise de davalı tarafça farklı miktarlı faturalar düzenlendiği ve ayrı ayrı borç tahakkukları yapıldığı dikkate alındığında her iki dava arasında derdestlik şartlarının oluşmadığı değerlendirilmiştir. Bununla birlikte dava konusu uyuşmazlığın aynı kaçak elektrik tespit tutanağının dayanak gösterilerek düzenlenen faturalardan kaynaklandığı, davalının aleyhinde bu hususta verilmiş bir mahkeme kararı bulunduğu halde davalı şirket tarafından anılan dosyadaki hüküm istinaf aşamasında bulunduğu sırada yeniden farklı bir miktarda fatura tahakkuku yoluna gidilerek davacıya karşı takipte bulunulduğu, davalının bu faturayla ilgili olarak daha önce davacının borçlu olmadığına yönelik karar verildiği halde yeniden icra takibine girişmesinde haksız ve kötü niyetli olarak hareket ettiğinin kabulü gerektiği gözetilerek davalı aleyhinde takipte talep edilen miktarın %20'si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmiştir." gerekçesi ile; "1-Davanın KABULÜ İLE, davacının İzmir 28. İcra Dairesi'nin 2022/2750 Esas sayılı icra takip dosyası nedeniyle 26.720,69-TL borçlu olmadığının tespiti ile icra takibi sırasında ödenen 40.207,43-TL'nin ödeme tarihi 22/08/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Davalının takipte kötü niyetli hareket ettiği değerlendirilmekle takip konusu alacağın %20'si oranında hesaplanan 5.344,14-TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar vermiştir. BİLDİRİLEN İSTİNAF NEDENİ: Davalı vekili, davacı ... aleyhinde kaçak elektrik kullanım bedelinden kaynaklı alacak için İzmir 28. İcra Müdürlüğü'nün 2022/2750 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve takibin kesinleştiğini, davacının iddialarının aksine belirtilen adreste aboneliğinin bulunduğunu ve icra takibine konu iş yerinde faaliyet gösterdiğini, yerel mahkemenin, davacının sayaca müdahalesinin ispatlanamadığı ve müdahalenin sayaç raporları ile sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve davalı aleyhinde kötü niyet tazminatına hükmettiğini, ancak bu kararın hatalı olduğunu belirtmiş; istinaf gerekçesi olarak, davacının iş yerinde yapılan denetimde 18081450 tesisat numaralı sayaçta kaçak elektrik kullanımı tespit edildiğini, icra takibinin bu tespite dayandığını, tüketim miktarı ve elektrik tahakkukunun ilgili yönetmeliklere göre hesaplandığını, davacının sebepsiz zenginleştiğini ve borcu ödemekle yükümlü olduğunu, yerel mahkemenin bilirkişi raporu almadan, farklı bir alacak konusuna ilişkin Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi raporu ile yetinmesinin hatalı olduğunu, zira davanın konusu vakıaların tamamen farklı olduğunu ve bu durumun adil yargılanma hakkına aykırılık teşkil ettiğini, müvekkil şirketçe yapılan kontrolde kaçak şüphesi nedeniyle sayacın değiştirildiğini, incelenen sayacın üretici firması ve Bilim Sanayi Müdürlüğü tarafından da kaçak kullanımın onaylandığını, dosyada hiçbir bilirkişi raporu alınmadan ve deliller değerlendirilmeden karar verildiğini, davacı adına tahakkuk ettirilen kaçak kullanım faturasının ilgili yönetmeliğe uygun düzenlendiğini, ayrıca, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin dava konusu olan faturaları ile işbu dava konusu faturaların farklı olmasına rağmen, bilirkişi incelemesi yapılmadan müvekkilinin kötü niyetli takip yaptığına karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, istinaf talebinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine ve davacı aleyhinde %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, kaçak elektrik kullanımı nedeniyle düzenlenen fatura borcu nedeniyle açılmış menfi tespit ve istirdat davasıdır. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. İlk derece mahkemesince hukuki nitelendirmenin davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirilmesine, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunmasına, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulmasına, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edilmesine, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olmasına, mahkeme hükmünün yasal unsurları taşımasına göre ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı; 1)Davalının, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/10/2023 tarih, 2023/189 E. 2023/845 K. Sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2)Alınması gereken 1.825,29-TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 456,32-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.368,97-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3)İstinaf giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan kısmının HMK’nın 333/1. maddesi uyarınca yatırana iadesine, Dava dosyası üzerinden yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 30.01.2025 günü oy birliği ile karar verildi.