Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1482 E. 2026/317 K. – Bedelin Tespitinin
Konu: Bedelin Tespitinin Gerektiğini, Davanın Belirsiz Alacak
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1482
- Karar No
- 2026/317
- Karar Tarihi
- Konu
- Bedelin Tespitinin Gerektiğini, Davanın Belirsiz Alacak
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1482 KARAR NO : 2026/317
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13.06.2023 NUMARASI : 2022/171 E. - 2023/429 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 23.02.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 23.02.2026
Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 13.06.2023 tarih 2022/171 E. - 2023/429 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı, davalı ... ve davalı.... A.Ş. tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye.... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili, 12.12.2020 tarihinde müvekkiline ait ....plakalı araç park halindeyken, davalı sigorta şirketinin ZMMS sigortacısı, davalı ....'ın işleteni, davalı ....'un sürücücüsü olduğu ... plakalı aracın çarptığını, kazadan sonra 16.12.2020 tarihinde noterde araç satış sözleşmesi düzenlenerek müvekkiline ait aracın plakasının .... olarak değiştirildiğini, kaza sonucu oluşan değer kaybı sebebiyle aracın piyasa değerinin çok altında bir bedelle satıldığını, değer kaybını davalı sigorta şirketinden talep ettiklerini, 23.11.2021 tarihinde 339,73 TL ödeme yapıldığını, ödenen tutarın araçtaki değer kaybının çok altında kaldığını, arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını iddia ederek şimdilik 30.000,00 TL değer kaybının, davalı işleten ve sürücüden kaza tarihinden, davalı sigorta şirketinden ise başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı .... A.Ş. vekili, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, davacının gerçek zararı ve sigortalının kusuru ile sorumlu olduklarını, davacının başvurusu üzerine 23.11.2021 tarihinde 339,73 TL ödeme yapıldığını ve ödeme ile poliçe hükümlerinin yerine getirildiğini, tarafların kusur oranlarının ATK'dan tespiti gerektiğini, talep edilen değer kaybı tazminatının fahiş olduğunu, kusur durumunun tespiti için Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden ve Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .... vekili, değer kaybı hesabında ilk satın alınan bedel ve satılan bedel arasındaki bedelin tespitinin gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, kazanın sağanak yağış sonrası yolun kayganlaşması nedeniyle meydana geldiğini, müvekkiline ait araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, davacının maliki olduğu aracın, KTK'ye göre park yasağı bulunan yere park edilmiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ..... cevap dilekçesi sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya ait .... plakalı kamyonet sürücüsü davalı....'un KTK'nın 47. maddesinde düzenlenen: “d) Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere, uymak zorundadırlar. (Dikkatsiz-Ön Tedbirsiz araç kullanmak)“; 52. maddesinde düzenlenen “Sürücüler, b) Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadırlar.” kurallarını ihlal ettiği, davacıya ait .... plakalı otomobil sürücüsü....'ın ise KTK'nın 61. maddesinde park etmenin yasak olduğu yerler ve haller başlığı altında düzenlenen: “Taşıt yolu üzerinde; a) Duraklamanın yasaklandığı yerlerde, b) Park etmenin trafik işaretleri ile yasaklandığı yerlerde park etmek yasaktır.” şeklindeki kuralın ihlal ettiği; mahkemece yapılan değerlendirme sonucunda kazanın oluş şekli, tarafların eylem ve davranışları, ihlal ettikleri trafik kuralları birlikte değerlendirildiğinde, meydana gelen kazada davalı ....'ın %75, davacının ise %25 oranında kusurlu olduğu; davacıya ait aracın kaza tarihindeki ikinci el araç rayicinin 47.000,00 TL, kaza tarihinde onarıldıktan sonraki ikinci el araç rayicinin 42.000,00 TL olduğu, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Ek:1 değer kaybı formülasyonuna göre 776,00 TL, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre ise 5.000,00 TL değer kaybı meydana geldiği; kusur oranına göre davacının değer kaybı bedeline ilişkin 3.750,00 TL tazminat talep edebileceği, ödenen tutarın mahsubu sonucunda davacının (3.750,00 - 339,73 = 3.410,27) 3.410,27 TL değer kaybı bedeli talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.410,27 TL değer kaybı tazminatının davalı sürücü .... ile işleten ....'dan kaza tarihinden, davalı sigorta şirketinden 23.11.2021 ödeme tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı, davalı .... ve davalı .... A.Ş. tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, bilirkişi raporunda ... plakalı araç sürücüsü müvekkilinin kusurlu olduğu kanaatine varıldığını, ancak müvekkilinin eyleminin böyle bir sonucun oluşmasına katkı sağlamasının mümkün olmadığını, davalı sürücünün dikkatsiz ve tedbirsiz araç kullanarak direksiyon hakimiyetini kaybettiğini ve müvekkilinin otomobiline çarptığını, kazadaki asli kusurlu tek sürücünün davalı olduğunu, müvekkilinin aracını park yasağı olan yere park etmiş olmasının davalı tarafın sevk ve idare kabiliyetini ortadan kaldıran bir gerekçe olarak kabul edilemeyeceğini, bilirkişi raporunda değer kaybının iki türlü hesaplandığını, birinci yöntemle 776,00 TL, ikinci yöntemle ise, 5.000,00 TL olduğu kanaatine ulaşıldığını, ilgili raporda hasarın tespitinin yapıldığı yöntemler ile müvekkilinin gerçek zararının tazmin edilemeyeceğin ortada olduğunu, ekspertiz raporuna göre aracın sol ön ve arka kapı tarafından orta direk kısmına şiddetli darbe alması sonucu aracın şasisinin hasar gördüğünü, değer kaybının gerçek ikinci el rayiç değerlere göre, emsal araştırması yapılarak, aracın özellikleri de dikkate alınarak hesaplanması gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .....A.Ş. vekili, müvekkili şirketin KTK'nın 91. maddesi ve ZMMS uyarınca, sigortalısının kusuru ile 3. şahıslara verdiği zararı poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tazmin etmekle yükümlü olduğunu, dava konusu kazaya ilişkin müvekkili şirket tarafından ödeme gerçekleştirildiğini, müvekkili şirketin hiçbir sorumluluğunun kalmadığını, müvekkili şirkete hasar aşamasında başvuru yapıldığını, müvekkili şirket tarafından değer kaybına ilişkin 16.000,00 TL, kazaya karışan diğer araç sürücü araç hasarına ilişkin müvekkil şirket aleyhine Sigorta Tahkim Komisyonu 2021.E.78379 sayılı dosya ile başvurda bulunulduğunu, kararın İzmir 12. İcra Dairesi 2021/10401 E. sayılı dosyasında takibe konulduğunu, 11.354,26 TL asıl alacak olmak üzere ferileriyle birlikte ödeme yapıldığını, değer kaybına ilişkin olarak ise İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/457 E., İzmir 28. İcra Dairesinin 2022/5718 E. 3.802,87 TL asıl alacak olmak üzere ödeme yapıldığını, yargılama sonucunda verilen kararla limit aşımı gerçekleştiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetkili mercii tarafından hazırlanmamış olduğunu, değer kaybının uzman sigorta eksperi tarafından Yargıtay içtihatları doğrultusunda belirlenmesi gerektiğini, değer kaybı talebinin 04.12.2021 tarihinde yürürlüğe giren yeni Genel Şartlar kapsamı dahilinde değerlendirilmesi gerektiğini, değer kaybı talebinde bulunan aracın önceki kazasının bulunup bulunmadığının tespiti gerektiğini, bilirkişi tarafından tespit edilen rayiç değerin fahiş ve dayanaksız olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere müvekkili şirketin dava tarihinden itibaren ve ancak yasal faizle sınırlı olarak sorumlu tutulabileceğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı .... vekili, kaza tarihindeki rüzgar hızı, metrekareye düşen yağış miktarı bir bütün halinde değerlendirildiğinde mücbir sebep durum ve koşulları oluşmakla müvekkiline ithaf edilecek kusur bulunmadığını, yağış miktarı ve rüzgar hızının tarafların ya da sürücüden kaynaklanan bir etken olmadığını, trafik kurallarına uyulsa dahi kazanın oluşumuna sebep olabilecek dış etkenlerden olduğunu, ilk derece mahkemesince delillerinin toplanmadığını, cevap dilekçesinde tanık deliline dayandıkları halde, kaza sırasında kamyonette yolcu koltuğunda bulunan tanık ....'nın yargılama sürecinde dinlenmediğini, davacıya ait aracın kaza tarihinden önceki hasar dökümünün değer kaybı hesabında nazara alınmadığını, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinin 12.09.2022 Uyap evrak onay tarihli müzekkere cevabında dava konusu aracın 14.05.2010 ve 19.05.2010 tarihlerine ait çarpmadan kaynaklı iki ayrı hasar dosyasının olduğunun bildirildiğini, bilirkişi raporlarında iki adet değer kaybı hesaplandığını, ilk derece mahkemesi kararında neden ikinci yönteme dayalı olarak yapılan hesaplamanın hükme esas alındığı yönünde hiç bir açıklama ve değerlendirme yapılmadığını istinaf sebepleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle karşı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, işleteni ve sürücüsünden değer kaybı tazminatı istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 6100 Sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 341. maddesi uyarınca ilk derece mahkemeleri tarafından verilen miktar veya değeri 1.500,00 TL'yi geçmeyen malvarlığına ilişkin kararlar kesin olup, anılan miktar aynı yasanın Ek. 1. maddesi uyarınca 01.01.2023 tarihi itibariyle 17.830,00-TL'dir. Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebin kabul edilmeyen bölümünü geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz. Ayrıca 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20.maddesi uyarınca parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır. Somut olayda dava değer kaybı tazminat istemine ilişkindir. Davanın 3.410,27 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı ....A.Ş. ve davalı ....tarafından istinaf edilmiş olup, kabul edilen miktar dava tarihi itibariyle yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca istinaf sınırının altında kaldığı anlaşıldığından davalılar yönünden istinafı kabil olmayıp, istinafa gelen davalıların istinaf dilekçelerinin bu nedenle reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının istinaf sebeplerinin incelenmesine gelince; trafik kazasında zarar gören aracın hasarı onarılsa dahi onarımdan sonra aracın piyasa rayiç satış fiyatında düşüklük oluşacağı gerçeği karşısında, kaza nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybı gerçek zarar içinde değerlendirilir ve bu zarardan hem zarar veren işletenler hem de ZMSS şirketi sorumludur. Anayasa Mahkemesi'nin 09/10/2020 tarih 2019/40 Esas 2020/40 Karar sayılı ilamıyla, 2918 sayılı KTK 90. maddesinin 1. cümlesindeki '"..ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda..." ibaresi ve 2. cümlesindeki "...ve genel şartlarda...'' ibaresi iptal edilip, yürürlüğün durdurulmuş olduğu, 7327 sayılı Kanun 18. maddesi ile 09/06/2021 tarihinde, 2918 sayılı KTK 90/1 maddesi 1. cümlesinden sonra eklenen ''a)Değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi, hasara uğrayan parçaları ile hasar tutarı dikkate alınarak'' ibaresi de göz önüne alındığında değer kaybının bu kriterlere göre hesaplanacağı, başka bir ifade ile aracın kaza öncesi rayiç değeri ile onarım sonrası rayiç değeri arasındaki fark, kaza sonucu oluşan değer kaybıdır. Yargıtay uygulamasına göre değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır. (Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 25/03/2022 tarih 2021/21522 Esas 2022/5913 Karar sayılı ilamı) İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, kusur oranlarının dosya kapsamına ve olayın meydana geliş biçimine uygun şekilde tespit edilmiş olmasına, davacının aracında oluşan değer kaybı tazminatının az yukarıda açıklanan mevzuata ve yönteme uygun şekilde belirlenmiş olmasına, davadan önce ödenen tutarın mahsup edilmesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelerin, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının istinaf itirazlarının da reddine karar vermek gerekmiştir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuran davalıların istinaf başvurularının kesinlik nedeniyle reddine, davacının istinaf başvurusunun ise istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalılar .... ve .... A.Ş.'nin kabul edilen dava değeri yönünden kararın istinafı kabil olmadığından istinaf itirazlarının ayrı ayrı REDDİNE, 2-Davacının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 3-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00 TL'den peşin alınan 269,80 TL'nin mahsubu ile bakiye 462,20 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davalılar .... ve .... A.Ş. tarafından yatırılan istinaf harçlarının talep halinde yatıranlara ayrı ayrı iadesine, 5-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.