Bölge Adliye Mahkemesi · İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 2023/1389 E. 2026/260 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1389
Karar No
2026/260
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1389 KARAR NO : 2026/260

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/06/2022 NUMARASI : 2021/700 E. 2022/528 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 13.02.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 13.02.2026

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15.06.2022 tarih 2021/700 E. 2022/528 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, 06.07.2021 tarihinde, davalı şirketin ZMMS sigortacısı, dava dışı ...'in sürücüsü olduğu ... plakalı aracın müvekkilinin ait ... plakalı araca çarptığını, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını belirterek, belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere 50,00 TL bakiye hasar bedeli ve 50,00 TL değer kaybı olmak üzere 100,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ayrıca ekspertiz masrafının yargılama giderleri içerisinde davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 27.04.2022 tarihli değer artırım dilekçesi ile dava değerini 11.280,66 TL hasar bedeli ve 9.000,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam 20.280,66 TL7ye yükseltmiştir. CEVAP : Davalı vekili, müvekkili şirket tarafından 12.001,03 TL hasar tazminatının 17.09.2021 tarihinde davacıya ödediğini, tazmin bakiye teminat limitinin 30.998,97 TL olduğunu, davacının zararının giderildiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün tek başına kusurlu olmadığını, talep edilen miktarın fahiş olduğunu, davacının aracında ek onarım yaptırdığına dair delil sunmadığını, davacı fatura sunmadığını, anlaşmalı servis iskontosu uygulanması gerektiğini, davacının aracının...model olduğundan KTK'ya göre eşdeğer parça kullanımına uygun olduğunu, ekspertiz ücreti talebinin reddi gerektiğini, faiz talebinin haksız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigortalı araç sürücüsünün kavşakta tedbirsiz ve dikkatsiz şekilde ve geçiş önceliğine uymaksızın kazaya sebebiyet verdiği, kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğu, davacının ise kazanın önlenmesinde alabileceği herhangi bir tedbir bulunmadığı ve kusursuz olduğu, davalı ... şirketi tarafından atanan eksper raporunda onarım bedelinin yedek parça ve işçilik toplamı KDV hariç iskontolu olarak 12.001,03 TL olarak belirlendiği, bu tutarın davacıya ödendiği, söz konusu raporda iskonto uygulanmadığı ve KDV dahil edildiği takdirde ise davacının zararının 18.685,86 TL olduğunun tespit edildiği, davacı tarafından alınan özel ekspertiz raporunda ise hasar bedelinin yedek parça, işçilik ve KDV dahil 36.347,40 TL olarak hesaplandığı, ekspertiz raporları mukayese edildiğinde, dava konusu aracın iskontosuz yedek parça, işçilik ve KDV dahil hasar onarım bedelinin 23.281,69 TL olduğu, aracın kaza öncesi rayiç değerinin 120.000,00 TL olduğundan tamirinin ekonomik olduğu, oluşan değer kaybının 9.000,00 TL olduğu yönünde görüş bildirildiği; taraflar arasında sözleşme ilişkisinin bulunmamasına göre işleten ve haksız fiil faili sürücünün sorumluluğunu üstlenen ZMMS sigortacısının yedek parçaya ilişkin iskonto uygulama hakkına sahip olmadığı, ayrıca aracın onarımı yapılsın veya yapılmasın zarar görenin hasar bedelini KDV'si ile birlikte ödemek zorunda olduğu, davacı vekilince bilirkişi raporuna 02.03.2022 tarihli dilekçe ile itiraz ettiği ve yeni bir takım fotoğraflar sunduğu, buna göre ek rapor alınmasını talep ettiği, basit yargılama usulüne tabi olan dava konusu uyuşmazlıkta davacı vekilinin tahkikat aşamasında yeni delil sunmasının mümkün olmadığı, davalı sigortanın hasar bedeli yönünden eksik ödeme yaptığı 17.09.2021 tarihinde temerrüde düştüğü, değer kaybı yönünden ise davacının davalı sigortaya dava öncesinde başvurusunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, 20.280,66 TL'nin 11.280,66 TL'sinin 17.09.2021, bakiye 9.000,00TL'sinin ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline (Davalı ... maddi hasara ilişkin dava konusu kazada 2021 yılı ZMMS poliçe teminat limiti ile sınırlı sorumlu olmak kaydı ile) davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, gerçek hasar bedelinin eksik belirlendiğini, ayrıca değer kaybı zararı yönünden dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkiline ait aracın mevcut hasar durumu ve servis onarım evraklarına göre müvekkili tarafından aldırılan eksper raporunda 23.352,88 TL yedek parça, 7.450,00 TL işçilik olmak üzere KDV dahil 36.347,40 TL tutarında hasar oluştuğunun tespit edildiğini, bilirkişi tarafından fotoğraf üzerinden bazı parçalardaki hasarların tespit edilemediğinin ve şayet bu parçalarda hasar var ise buna ilişkin iş emir formu ve servis giriş formunun sunulması gerektiğinin ifade edilmesi üzerine bu doğrultuda servis kayıtlarını mahkemeye sunduklarını, eksper raporu ile bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmesini talep ettiklerini, ilk derece mahkemesince 20.04.2022 tarihli duruşmada tahkikat aşamasında yeni delil sunulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle ek rapor alınması taleplerini reddedildiğini, ancak bilirkişi tarafından bazı parçalardaki zarara ilişkin hasarın görülemediği için eksper raporunun dayanağının sunulmasının istenmesi üzerine onarım servisine ulaşılarak bu aşamada temin edilebilen evrakları dosyaya sunduklarını, müvekkilinin gerçek zararı 36.347,40 TL olmasına rağmen 23.281,69 TL'nin kabul edilerek müvekkilinin zararının büyük kısmının hüküm dışı bırakıldığını, davalı ... şirketince hasar dosyası açılarak müvekkiline ait araç üzerinde 08.07.2021 tarihinde eksper incelemesi yapıldığını ve 08.09.2021 tarihli eksper raporu düzenlendiğini, 17.09.2021 tarihinde kısmi ödeme yapılmasına rağmen bakiye hasar bedeli ve değer kaybı zararının tamamı giderilmediğinden bu tarihten itibaren hem bakiye hasar bedeli hem değer kaybı zararı yönünden temerrüdün gerçekleştiğini, açılan hasar dosyasının kaza nedeniyle müvekkiline ait araçta oluşan zararın poliçe kapsamında giderilmesine ilişkin hasar bedeli için ayrı değer kaybı zararı için ayrı hasar dosyası açılmadığını, aynı hasar dosyası kapsamında mağdurun tüm zararının giderilmesi gerektiğini, hasar bedeli yönünden başvuru şartı aranmayacağının kabulüne rağmen değer kaybı yönünden başvuru yapılmadığı gerekçesiyle temerrüt oluşmadığı ve değer kaybı zararına dava tarihinden itibaren faiz işleyeceğinin kabulünün hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeniyle davacının aracında oluşan hasar bedeli ile değer kaybı tazminatının karşı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısından tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan maddi zarardan davalı ... şirketi, işleten sıfatına haiz sigortalı araç maliki ile araç sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumlu oldukları amirdir. (Yargıtay HGK 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K ) Davacı vekilinin faiz başlangıç tarihine ilişkin istinaf nedeninin incelenmesinde; 2918 sayılı KTK'nın 98/1, 99/1. maddeleri ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B.2. maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigorta şirketinin tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta olup, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Eldeki davada, davacı yanca davalı şirkete yapılan başvuru neticesinde davacıya 17.09.2021 tarihinde 12.001,03 TL hasar ödemesi yapılmıştır. Davacı tarafça değer kaybı tazminatı yönünden davalı şirkete başvuruda bulunulduğunun kanıtlanamadığından, mahkemece hasar bedeli tazminatı yönünden ödeme tarihinden, değer kaybı yönünden ise dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi yerinde olup, davacı vekilinin temerrüt tarihine ilişkin istinaf sebebinin reddi gerekmiştir. İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde değildir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00-TL'den peşin alınan 269,85-TL'nin mahsubu ile bakiye 462,15-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.13/02/2026

Atıf: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/1389, K. 2026/260, T. 13.02.2026, www.arakarar.com/karar/izmir-bolge-adliye-mahkemesi-11-hukuk-dairesi-2023-1389-e-2026-260-k-18b1a397d0ff