Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 2023/1362 E. 2025/540 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1362
- Karar No
- 2025/540
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2023/1362 Esas
KARAR NO : 2025/540
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 17/04/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili şirket aleyhine bonoya dayalı olarak İstanbul Anadolu 24.İcra Dairesi... E. sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, davalı ile hiçbir ticari ilişkisinin bulunmadığını, bononun müvekkilinin davalının yetkilisi olduğu rent a car şirketinden araç kiralaması sırasında hile ile imzalatıldığını ileri sürerek, müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile alınan paraların istirdatına,%20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra takibine konu olan bononun usulüne uygun şekilde düzenlendiğini, senette kambiyo vasfını taşımasına engel herhangi bir hususun olmadığını, davacı tarafından atılan imzanın geçerli olduğunu, kambiyo senetlerinin sebepten mücerret olduğunu, davacının borçlu olmadığını ispat edemediğini savunarak, davanın reddini, davacının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, menfi tespit davasında ispat yükünün kural olarak davalı alacaklıya düştüğü, davacının taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi inkar ettiği, bu sebeple senedin ihdas nedenini değiştirmediği ve davalının taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi ve davacıdan kendisinin alacağı bulunduğunu ispatlamakla mükellef olduğu, ancak davalının ispat yükünün davacıda olduğundan bahisle takip konusu bono dışında herhangi bir vakıa getirmediği, eldeki davada süresi içerisinde alacağın varlığı hususunda incelenecek alacaktan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiği, ancak takibin iptaline karar verilemeyeceği, davalının kötüniyetli takip yaptığına dair dosyada bir delil bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile, davacının İstanbul Anadolu 24. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı takibine konu bonodan kaynaklı olarak davalıya dolayı borçlu olmadığının tespitine, takibinin iptali talebinin reddine, davacının kötüniyet tazminatı talebinin karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrar ederek; yerel mahkemenin kararında, müvekkilinin alacaklı olduğunu ispatlayamadığının belirtildiğini, ancak davacı-borçlunun müvekkiline olan borcunun kambiyo senedi niteliğinde ve davacının da dava dilekçesinde belirttiği gibi taraflar arasındaki araç kiralama sözleşmesinden kaynaklandığını, olup söz konusu bono, davacının kiraladığı aracın uzun süreli kira bedelinin ödenmemesi ve araçta oluşan ciddi oranda maddi hasarın tazmini için düzenlendiğini, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddialarını ve bonodan dolayı borçlu olmadığını ispatlayamadığını, davanın reddi gerekmekteyken kabulüne karar verilmesiniz isabetsiz olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dava, bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespitine ilişkindir. Somut olayda davaya konu bonoda ihdas nedeni bulunmayıp, davacı vekili davaya konu bononun araç kiralama sözleşmesi sırasında hile ile alındığını, senetten dolayı davacının davalıya bir borcunun bulunmadığını ileri sürmüştür. Davalı taraf ise davacının imzasını inkar etmediğini, bononun sebepten mücerret olduğunu savunmuş, araç kiralama ilişkisini kabul etmemiştir. Menfi tespit davalarında kural olarak ispat yükü alacaklıya ait ise de alacak ilişkisi kambiyo senedinden kaynaklanıyorsa senede karşı senetle ispat kuralı gereği tekrar borçlu tarafa geçmektedir. Ne var ki lehtar senetteki ihdas nedenini değiştirir şekilde talilde bulunursa ispat yükünü üzerine alır. (Emsal Yargıtay 11.HD'nin 2020/2978 E- 2021/2837 K.sayılı kararı) Bu durumda ilk derece mahkemesince ispat yükünün davalıda olduğu belirtilerek davacı tarafın bonoya ilişkin hile ve bedelsizlik iddiaları incelenmeksizin yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki davalı vekili istinaf dilekçesinde "..davacının da dava dilekçesinde belirttiği gibi taraflar arasındaki araç kiralama sözleşmesinden kaynaklanmış olup söz konusu bono, davacının kiraladığı aracın uzun süreli kira bedelinin ödenmemesi ve araçta oluşan ciddi oranda maddi hasarın tazmini için düzenlenmiştir." şeklindeki beyanı ile davaya konu kambiyo senedinin araç kiralama ilişkisi için verildiğini kabul etmiştir. Bu durumda davalı bononun ihdas nedenini araç kiralama sözleşmesi olarak kabul ettiğinden, öncelikle davacının bononun hile ile alınıp alınmadığı ve araç kiralama sözleşmesinden dolayı davacının davalıya borcunun bulunup bulunmadığının incelenmesi gerekmektedir.
Ancak, uyuşmazlık araç kiralama sözleşmesinden kaynaklanmakta olup dava tarihinde yürürlükte olan HMK. 4/1-a maddesi gereğince dava değerine bakılmaksızın davaya bakma görevi Sulh Hukuk Mahkemesi'ne ait olduğundan ilk derece mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, görevsizlik kararı verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf isteminin kabulüne,
2-İstanbul Anadolu 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/05/2023 gün ve 2022/896 E- 2023/437 K. sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde görevsizlik kararı verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf peşin harcının talebi halinde davalıya iadesine,
5-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 738,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 123,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 861,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.17/04/2025