Bölge Adliye Mahkemesi · Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi 2023/1250 E. 2026/10 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1250
- Karar No
- 2026/10
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İncelenen Kararın Mahkemesi : Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi Tarihi: 06/07/2023 Dava Türü: Alacak (Eser Sözleşmesi) Dava Tarihi: 16/07/2014 Karar Yazım T: 08/01/2026
İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı vekili açtığı dava ile; taraflar arasında 27/06/2005 tarihli anlaşma ve 30/06/2006 tarihli ek anlaşma gereğince Denizli ili ... mah. ... ada ... parseldeki taşınmazda bulunan 64 dairelik konut yapım işi konusunda anlaşmaya varıldığını, sözleşmeye göre kooperatif üyelerine verilecek dairelerin kaba inşaatı pencere camları, sıvı altı elektrik su tesisatı ve dış boya işi ile mal sahibine verilecek 16 dairenin anahtar teslimi olarak yapılmasının kararlaştırıldığını, 14/10/2011 tarihinde geçici kabul tutanağı düzenlenerek dairelerin kooperatife teslim edildiğini, geçici kabule göre eksik ve kusurlu işlerin belirlendiğini, 15/12/2011 tarihli tutanak ile eksikliklerin giderildiğini kontrol mühendislerince onaylandığını, davalıya kesin hak edişin yapılması için ihtarname gönderildiğini, kooperatifçe kesin hak ediş işleminin yapılmadığını, davacıya bakiye en az 216.879,00 TL ödenmesi gerektiğini, ileri sürerek kesin hesabın çıkarılarak ıslahla 246.240,85 TL bakiye hak edişin ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi ile; işin geçici kabulünün yapıldığını, ancak yükümlülükleri yerine getirmediği için kesin kabulün yapılmadığını, kesin kabul ve kesin hesabın yapılmamasının sorumlusunun davalı olmadığını, taraflar arasında geçerli olan bayındırlık işleri genel şartnamesinin 44. maddesinde kesin kabulün nasıl yapıldığının açıklandığı, davacının kesin kabulünün yapılması için geçici kabulde yapılan eksiklikleri gidermediğini, eksikliğin giderildiğine dair rapor almadığını, eksikliklerin giderildiğine dair tutanak düzenlenmiş ise de, geçici kabul heyetindeki üyelerin tamamı tarafından imzalanmadığını, ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesince verilen ... Esas ...Karar sayılı ilamın istinafı üzerine, dairemizin 28/09/2020 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararıyla ortadan kaldırılmasına karar verildiği ve ilk derece mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda, mahkemece BAM kaldırma kararı öncesinde mahallinde 04/06/2015 tarihinde keşif yapılmak suretiyle 4 ayrı heyetten bilirkişi raporları alındığı, 3. bilirkişi heyeti raporu hükme esas alınmak suretiyle 246.240,85 TL alacak üzerinden davanın kabulüne karar verildiği, Antalya BAM 7. Hukuk Dairesinin ..Esas ... Karar sayılı ilamında belirtilen hususların aydınlatılması için dava dosyasının 4. heyet raporunu ve 3. heyet raporunu düzenleyen bilirkişi heyetine tevdii edilmesi ile ek raporların dosyaya sunulduğu, BAM kaldırma kararında her ne kadar "keşif sonrası düzenlenen ilk bilirkişi heyeti ek raporu ve ikinci bilirkişi kurulu raporlarında davalının davacıdan 59.791,02 TL cari hesap alacağı bulunduğu yönündeki tespitlerin dayanağı bilirkişi raporlarında açıklanmış değildir. Bu alacağın taraflar arasındaki eser sözleşmesiyle ilgisinin bulunup bulunmadığı veya başka bir alacaktan mı kaynaklandığının belirlenmesi gerekmekte" olduğu belirtilmiş ise de söz konusu bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığı, kaldı ki hükme esas alınan 3. bilirkişi heyeti raporu alınan ilk iki rapordaki çelişkilerin giderilmesi amacıyla da alınmış olmakla ve dosyada yapılan keşif ile ilk iki raporun sunulması üzerinden uzunca bir süre geçtiğinden bu heyetlerden yeniden rapor alınmadığı, 3. bilirkişi heyetinden BAM kaldırma kararında belirtilen hususlarda alınan ek rapor ile hükme esas alınan 23/01/2018 havale tarihli bilirkişi heyetinin raporu doğrultusunda mahkemece yapılan değerlendirmede; "Davacı, ... İnş. Taah. Sos. Hiz. Otom, Tem. Mob. İm. Gıda Tur. San Tic. Ltd. Şti. ile davalı işveren Tahliye Halinde ... Konul Yapı Kooperatifi arasında 27/06/2005 tarihinde bitiş süresi belirtmeden birim fiyattan tenzilat yöntemi ile kooperatif binalarının yapımı için sözleşme imzaladıkları, iş ile ilgili son hakediş 20/12/2010 tarihinde düzenlenerek fatura kesildiği bu tarih itibariyle taahhüt konusu işlerin büyük kısmının tamamlandığı, müteahhit firma tarafından 15/06/2010 tarihinde inşaatların bitirildiği, 14/10/2011 tarih itibariyle geçici kabulun yapıldığı, geçici kabülde tespit edilen eksikliklerin giderildiği de 15/12/2011 tarih itibarıyla tutanağa bağlandığı, geçici kabul sonrası yüklenicinin sorunululuk süresi başlamakla geçici kabul 14/10/2011 olduğundan, sorumluluk süresi de 14/10/2012 tarihine kadar olmakla bunun akabinde yapı kullanma izin belgesini 16/04/2012 tarih,.... belge no ile aldıklarının anlaşıldığı, bayındırlık (şimdiki adı çevre ve şehircilik bakanlığı) esaslı yapılan sözleşmelerde kesin hesabın yapılmasının işveren (Somut olayda kooperatif) sorumluluğunda olduğu, işverenin yapmadığı kesin hesabın yüklenici tarafından yapılıp 15/05/2012 tarihinde noter ihbarnamesi ile kargo ile yönetime ulaştırıldığı, sözleşmeye göre, yönetimin bu kesin hesabi 6 ay içinde (en geç 15/11/2012 tarihine kadar) kontrol ve tasdik etme yükümlülüğünün bulunduğu, yapı kullanma izin belgesinin alındığı 16/04/2012 tarihinde binaların eksiksiz tam olması gerektiği, ayrıca işveren tarafından SGK ile ilişiğini kesmek üzere tutanak düzenlenmiş olması gerektiği, buradan 16/04/2012 tarihi itibariyle binaların kesin kabullerinin yapıldığını kabul etmek gerektiği, birim fiyat üzerinden tenzilat yöntemi ile yapılan yapı işlerinde belirli periyotlarla (somut olayda en fazla üç ayda bir) ara hakedişler düzenlenip bunlar üzerinden fatura ve ödeme işlemleri yapılmakta olduğu, ancak nihai durumun kesin hesap sonrasında kesinlik kazandığı, yine bu tip sözleşmelerde avans uygulamasının da yapıldığı, kesin hesap sonrası alacak verecek ve avans hesaplarının kapatıldığı, dava dosyasında kooperatif tarafından şekil şartı yönünden kabul edilmeyen kesin hesapların yüklenici tarafından 09/05/2013 tarihinde tekrar gönderildiğinin görüldüğü, yönetimin kendi sorumluluğunda olan kesin hesabın yapılması ve tasdiklenilmesi durumunu en geç 09/11/2013 tarihine kadar nihayetlendirmesi gerekmekte olduğu, heyet raporunda yüklenicinin fatura keserek kabulünü bildirdiği, işverenin de ödeme yaparak kabulünü bildirdiği 11 nolu hak edişteki imalat kalemlerini (poz) kullanıp sonrasında bu pozlarda olabilecek makul imalat miktar artışlarını da değerlendirerek sözleşme fiyatları ile yapılan iş miktarını, fiyat farklarını ve toplam tutarı belirlenerek yapılan hesaplamada davacının kesin hesap alacağının 246,240,85 TL olduğunun tespit edildiği, ilk iki rapordaki hesaplamaların neden hatalı olduğu ve çelişkinin kaynağının bu raporda açıklanmış olduğu, bu suretle denetime açık olup hüküm kurmaya da elverişli olduğunun bir kez daha değerlendirildiği, bu heyet tarafından belirlenen bedel yönünden davanın kabulüne karar verildiği; ayrıca davacı tarafın dava tarihinden önce davalıya Denizli 1. Noterliğinin ... yevmiye nolu ihtarnameyi göndererek hak ettiği iş bedeli olarak 216.879,12 TL'yi belirtmek suretiyle alacağını istemesinin davalıyı temerrüde düşürdüğü kanaatine varılarak, bu bedel yönünden tebliğ tarihi belli olmamakla davalının 03/06/2013 tarihinde ihtarnameye olumsuz cevap verdiği bu tarih itibariyle temerrüdün oluştuğu, ancak davacının 28/05/2018 tarihli ıslah dilekçesi ile 246.240,85 TL alacağının 09/11/2013 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi talebinde bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile; 216.879,12 TL'nin 09/11/2013 tarihinden itibaren 29.361,73 TL'nin ise 28/05/2018 (ıslah tarihinden) tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Nedenleri Davalı vekili, Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı gereğinin yerine getirilmediğini, cari hesap alacağı kaynağının tespitinin yapılmadığı, proje bedelinin ilk bilirkişi heyet raporunda belirtilen hak ediş bedeliyle ödenen hak ediş bedeli arasındaki farka sirayet edip etmediğinin araştırılmasının gerektiğini, istinaf mahkemesince karar verildiğini, yeni bir rapor tanzim edilmeden hüküm kurulduğunu, bozma ilamından önceki raporların hükme esas alındığını, 59.791,02 TL'lik cari hesap alacağına ilişkin açıklama yaptırılmadığını ve bu alacağın dayanağının bulunamadığını, ayrıca sözleşmeden kaynaklı olup olmadığı belirlenmeden hüküm kurulduğunu gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, TBK'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli alacağına ilişkin olup, davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. 2. Ön İnceleme ve İncelemenin Kapsamı İlk derece mahkemesi kararının; kesinlik, süre, istinaf başvuru şartları ve diğer usul konuları yönünden HMK 352. maddesine göre ön incelemesi yapılmış ve eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosyanın incelenmesine geçilmiştir. İstinaf incelemesi de, HMK 355. maddesi göz önünde bulundurularak, kamu düzeninden olan hususlar re'sen gözetilmek suretiyle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. 3. Değerlendirme Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, mahkemenin istinaf incelemesine konu kararında, dosyadaki mevcut delillere göre yaptığı değerlendirmeye, takdire, ortaya koyduğu gerekçeye ve ayrıca kamu düzeninden olan hususlar dışında istinaf incelemesinin ancak istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılabilmesine, davacı tarafından davalıya gönderilen ihtarnamede talep edilen miktarı aşar şekilde karar verilmiş ise de, bu hususun davalı tarafından açık bir şekilde istinaf sebebi yapılmamasına, diğer hususlar yönünden ise, dairemizin önceki kaldırma kararı doğrultusunda gerekli araştırma ve inceleme yapılarak karar verilmiş olmasına göre, mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı yapılan istinaf incelemesi sonucu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. V. KARAR 1)Davalı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2)Alınması gerekli 16.820,71 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 4.205,20 TL harcın mahsubuyla bakiye 12.615,51 TL harcın istinaf yoluna başvuran davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3)Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde dairemize ya da dairemize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile Yargıtay ilgili hukuk dairesine temyiz yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 08/01/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.