Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/113 E. 2023/174 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/113
Karar No
2023/174
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/71 Esas KARAR NO : 2024/1292 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 13/07/2023 NUMARASI : 2023/113 E. - 2023/174 K. DAVANIN KONUSU: Patent (Patent İsteme Hakkının Ve Patentin Gaspı İddialı) KARAR TARİHİ: 12/07/2024 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :DAVA: Davacı-karşı davalı vekili Küçükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; davalı şirketin kendi adına Türk Patent ve Marka Kurumu'na 09/05/2017 tarihinde 2017/06841 başvuru numarası ile "Sürekli Ayaktan Diyaliz Sistemi Cihazı" (CAPD) için patent başvurusunda bulunduğunu, ancak gerçek buluş sahibinin müvekkili ... olduğunu, bu nedenle de gerçek hak sahibinin ve dolayısıyla patent başvurusunda bulunma hakkı sahibinin müvekkili olduğunu iddia ederek, dava konusu buluş için müvekkilinin gerçek hak sahipliği hakkında karar verilip hüküm kuruluncaya kadar, Türk Patent ve Marka Kurumuna yazılacak müzekkere ile davalı şirket adına yapılan patent başvurusuna ihtiyati tedbir şerhi konularak durdurulmasını, davalı şirket ... Tic. A.Ş., Türk Patent ve Marka Kurumu'na CAPD cihazına ilişkin patent başvurusu yapmış olmakla, gerçek hak sahibinin müvekkili ... olması nedeniyle, gerçek hak sahibinin davalı şirket değil, müvekkili ... olduğunun tespitinin yapılması ile müvekkilinin patent isteme hakkının gasp edildiğinin tespitini ve hükmün ilanını; işbu dava sonunda verilecek karar ile gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunun anlaşılması halinde; davalı şirket dava konusu cihaz için ... başvuru numaralı, ... yayın numaralı uluslararası patent başvurusunda bulunmuş olduğundan ve 17170297 başvuru numaralı, 09.05.2017 başvuru tarihli, European Patent Office aracılığı ile yapılan Avrupa Patenti Başvurusu bulunduğundan, Türkiye'de koruma sağlayacak bir kararın verilmesi halinde gerçek hak sahibinin müvekkili ... olduğu gözetilerek, hükümsüz kılınmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP ve KARŞI DAVA: Davalı-karşı davacı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; işbu dava konusu buluşların hizmet buluşu olduğunu, davacının geliştirdiği buluşların iş görme borcu ve yine yasanın deyimiyle, müvekkiline ait işletmenin deneyim ve çalışmaları sonucunda geliştirildiğini, davacının APD cihazı ile ilgili müvekkiline sunduğu bilgilerin harcı alem bilgiler olduğunu, davacının sözünü ettiği çizimleri ilk defa 23/11/2016 tarihinde, yani iş ilişkisinin kurulduğu 05/11/2016 tarihinden sonra müvekkili ile paylaştığını, bunun üzerine kendisinin bilgisi dahilinde APD cihazı ile ilgili 28/12/2016 tarihinde faydalı model başvurusu ve bu belgeyle eş zamanlı bir şekilde uluslararası patent başvurusu yapıldığını, söz konusu buluşların hizmet buluşu niteliğinde olması nedeniyle başvuruların tamamında davacının buluşçu, müvekkilinin de başvuru sahibi olarak gösterildiğini, davacının kötü niyetli olduğunu, davacının iddia ettiği gibi büyük bir buluşçu olmadığını ve davacının işe alım esnasındaki sunumunda APD ve SAPD cihazlarını tanıttığı iddialarının da doğru olmadığını, söz konusu çizimlerin müvekkili ile ilk defa 23/11/2016 tarihinde paylaşıldığını ve iş ilişkisi sırasında çalışan tarafından geliştirilen tüm buluşların çalışan buluşu sayıldığını ve davacının müvekkili ile iş ilişkisi devam ederken ayrıca dava konusu patent için başvuruda bulunduğunu ve bu başvurunun müvekkiline ait hakkın gaspı niteliğinde olduğunu iddia ederek, asıl davanın reddini, davacı/karşı davalının 2018/07587 sayılı başvurusunun müvekkiline devrini, bu talepleri kabul görmediği takdirde ise söz konusu patentin hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve karşı dava etmiştir. GÖREVSİZLİK KARARI: Küçükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesince 23/07/2019 tarihli, 2019/388 Esas, 2019/530 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek dosya Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir. BİRLEŞTİRME VE TEFRİK KARARI: Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/244 Esas sayısını alan davada 10/12/2019 tarihli, 2019/436 Karar sayılı kararla 2019/243 Esas sayılı dava ile bu davanın taraflarının aynı olduğu, davalar arasında irtibat bulunduğu gerekçesiyle davanın Mahkemenin 2019/243 Esas sayılı davasıyla birleştirilmesine karar verildiği, 16/03/2022 tarihinde ise işbu birleşen davanın 2019/243 Esas sayılı davadan tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedildiği tespit edilmiştir. MAHKEME KARARI:Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 20.10.2020 tarih ve 2022/108 Esas - 2022/215 Karar sayılı kararıyla; "...Dosya, Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2022/76 Esas sayılı dosyasından tefrik edilerek mahkememize gönderilmiş, davacı karşı davalı vekili mahkememizin 23/06/2022 tarihli duruşmasına tebligata rağmen mazeretsiz olarak katılmamıştır. Davalı karşı davacı vekili de asıl dosya yönünden davayı takip etmeyeceklerini bildirmiştir. Bu nedenle davacı vekilinin mazeretsiz olarak duruşmaya katılmadığından ve duruşmaya gelen davalı vekili de davayı takip etmeyeceğini bildirdiğinden, asıl dava yönünden dosyanın HMK 150 maddesi gereği işlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve yasal süre içerisinde asıl dava yenilenmediğinden, asıl davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Karşı dava yönünden yapılan incelemede ise; dava konusu 2017/06841 ve 2018/07587 başvuru numaralı patent/faydalı model başvurularının ne aşamada olduğu, tescillerinin kesinleşip kesinleşmediği ve kesinleşmiş ise tescil evrakından bir suretinin gönderilmesi için Türk Patent ve Marka Kurumu'na yazı yazılmış olup, gelen cevabi yazıdan, davalı/karşı davacı şirket adına olan 2017/06841 Y nolu faydalı model başvurusunun, 21/07/2022 tarihi itibariyle kesinleştiği ve tescil edildiği, davacı karşı davalı adına olan 2018/07587 başvuru numaralı patent başvurusunun ise, süresi içinde istem değişikliğinde bulunulmadığından geri çekilmiş sayılmasına karar verildiği ve tescilin yapılmadığı anlaşılmıştır. Buna göre, karşı dava yönünden dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Davacı karşı davalı tescili mümkün olmayan (kurumca yapılan inceleme raporuna göre) davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden yargılama gideri karşı davalı üzerinde bırakılarak davalı karşı davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmiştir" şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF KARARI: Dairemizin 18/04/2023 tarihli 2023/250 E. - 2023/687 K.sayılı kararıyla; "...Davacı-karşı davalı tarafından açılan Bakırköy 2.Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/169 Esas sayılı dosyasının tefrik ile işbu dava dosyası ile birleştirildiği, Bakırköy 1.Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2022/108 Esas sayısını alan dosyanın 13.04.2022 tarihli tensip zaptı ve duruşma gününün davacı - karşı davalı vekili olarak dosyada vekaletnamesi bulunan Ankara Barosu'na kayıtlı ''...e, Çankaya/Ankara'' adresinde bulunan Av....'e tebliği gerekirken UYAP sistemine yanlış vekil eklenmesi suretiyle İstanbul Barosu'na kayıtlı ''... Kadıköy/ İstanbul'' adresinde bulunan ve dosyada vekaletnamesi bulunmayan Av....'e tebliğ edilmesi nedeniyle dosyada taraf teşkili sağlanmadan yargılamaya devam edilmesi usule aykırı olduğundan, davacı -karşı davalı vekilinin istinaf isteminin kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına" karar verildiği görülmüştür. KALDIRMA SONRASI MAHKEME KARARI: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 13.07.2023 tarih ve 2023/113 Esas - 2023/174 Karar sayılı kararıyla; "..Tüm dosya kapsamı deliller, TPMK kayıtları, taraf iddia ve savunmaları ile dosya kapsamı ile yeterli ve uyumlu görülen uzman bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; aradaki sözleşme ve SGK kayıtlarına göre davacı ...'in davalı şirkette 06/11/2016 tarihinde işe başlayıp iş hakkının fesh edildiği 29/03/2019 tarihine kadar çalıştığı, ... iş akdinde patent çalışmaları yürütülmesi, TÜBİTAK/TEYDEB projesinin hazırlatılıp, kabul edilen bu projede proje yürütücülüğü rolü verildiği, medikal cihazlar AR-GE müdürlüğü pozisyonu verildiği, bu iş akdi kapsamında davacı ...'in dava konusu PD cihazı yada cihazları geliştirme çalışmaları için işe alındığı, ayrıca kendisine davalı şirketin tecrübeli mühendislerinden katkı sağlandığı, PD cihazı gerçekleştirilebilmesi için işe alındığı, dava konusu faydalı model başvurusunun da 09/05/2017 tarihinde yapıldığı, dolayısıyla davacı ...'in yukarıda değinilen iş akdi dahilinde buluş sahibi olarak yaptığı 2017/06841 numaralı buluşta dahil tüm buluşların SMK 113/1 kapsamında hizmet buluşu olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bu buluş hizmet buluşu olmakla, patent-faydalı model belgesi isteme hakkının davalı şirkete ait olduğu ve faydalı model belgesinde davacının da gerçeğe uygun şekilde buluş sahibi olarak adının belirtildiği görülmekle sübut bulmayan davanın reddi gerekmiştir. Karşı dava yönünden yapılan değerlendirmede; davacı-karşı davalı tarafından 28/05/2018 tarihinde 2018/07587 başvuru numarası ile patent başvurusunun yapıldığı, yukarıda değinildiği üzere ...'in davalı-karşı davacı şirkette yukarıda belirtilen iş tanımı ile 06/11/2016 tarihinde işe başlayıp, iş akdinin sona ermesinden önceki döneme ait bir başvuru olduğu istemleri itibariyle bu başvurunun da 2017/06841 nolu faydalı model istemleri ile aynı olduğu, dolayısıyla bu buluşun da hizmet buluşu olduğu, patent/faydalı model isteme hakkının davalı-karşı davacı şirkete ait olduğu, ancak yukarıda belirtilen kurum yazısında belirtildiği üzere usuli eksiklikler nedeniyle başvurunun geri çekilmiş sayıldığı anlaşılmakla, karşı dava yönünden dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre karşı davalının yargılama gideri ve avukatlık ücretinden sorumlu tutulmasına" karar verildiği görülmüştür. İSTİNAF BAŞVURUSU: Davacı- karşı davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki ve yargılama sürecindeki beyanlarını tekrarla, müvekkilinin uzun yıllara dayanan tecrübesi ve bilgi birikimi ile 2016 yılında çok iyi bildiği ve uzmanlık alanı olan fikir ve teknik çizimi tamamen müvekkiline ait olan Aletli Periton Diyaliz Cihazını ve Sürekli Ayaktan Periton Diyalizini (Capd-Continious Ambulatory Dialysis System) ortaya çıkardığını,07/09/2016 tarihinde bu konuda davalı şirkete sunum yaptığını, APD (Aletli Periton Cihazı) Sistemini uygulamak için davalı şirkette çalışmaya başladığını, Davaya konu faydalı modelin müvekkiline ait olduğunu, davalı şirketle CAPD cihazını ile ilgili hiç bir anlaşma yapılmadığını,Davalı şirketin kötüniyetli olarak müvekkiline ait olduğunu bildiği CAPD cihazının patent olarak tescili için 09/05/2017 tarihinde, 2017/06841 numaralı tescil başvurusu yaptığını,Davalı şirketin daha önce hiç medikal cihaz üretimi bulunmadığını,Müvekkilinin APD cihazı ile ilgili teknik çizimi de önceden oluşturduğunu,İşbu davada dava konusu olan ayaktan periton diyaliz (CAPD) serbest buluş niteliği taşıdığını, davalı şirkette çalıştığı sırada icat edilmediğini, hizmet buluşu niteliğini haiz olmadığını,Müvekkilinin işe başlama tarihinin 06/11/2016 olduğunu, "Bir Diyaliz Sistem" başlıklı 2016/19823 sayılı faydalı modelin başvuru tarihinin ise 28/12/2016 olduğunu, bu kadar kısa sürede hizmet buluşu yapılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Müvekkilinin davalı şirket yetkilisi ... gönderdiği 08/10/2016 tarihli mail içeriğinden de buluşun müvekkiline ait olduğunu ispat ettiğini,Bu buluşa ilişkin bilgilerin müvekkili davalı şirkette çalışmaya başlamadan önce Türker Süer ile de paylaşıldığını,Tanıklar ... beyanlarının da bu iddialarını ispatladığını,Davalı tarafın delil listesinin 11. Sırasında yer alan mailde şirket çalışanı ... "SAPD cihazı kullanım fikri ilk kez ... Bey tarafından geliştirilmiştir. Denilerek ikrar edildiğini,Davalı şirketin müvekkilinin işe başladığı 06/11/2016 tarihinden, kapı kilitleri değiştirilerek iş yerine alınmadığı ve iş akdinin haksız şekilde feshedildiği 29/03/2019 tarihine kadar müvekkili ile bir iş sözleşmesi dahi yapmadığını, Müvekkili ile dava şirket arasında patent başvurusunun devrine ilişkin bir anlaşma yahut iş akdinde buna ilişkin ibare veya müvekkilinin buluşunu şirketin kendi adına faydalı model belgesi ya da patent belgesi alabilmesine izin veren bir anlaşma yapılmadığını, Müvekkilinin davalı şirketin vekili ... patent başvurusu yapılmasına rızası olmadığını bildirmesine rağmen, sürekli olarak oyalandığını, SMK'nın 109. maddesi uyarınca gerçek buluş sahibi olan müvekkili için, davalı şirketin patent isteme hakkına sahip olmadığını, davalı şirket adına CAPD cihazı için patent başvurusunda bulunulmasının gerçek hak sahipliği ilkesine aykırı olduğunu, Davalı şirketin patent başvurusu yaparak müvekkilinin patent isteme hakkını gasp ettiğini, Mahkemece gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken aksi yönde verilen kararın yerinde olmadığını belirterek, bu nedenlerle ve resen gözetilecek hususlarla; istinaf başvurusunun kabulü ile, haksız ve hukuka aykırı Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2023/113Esas, 2023/174 Karar sayılı kararının kaldırılarak, davanın kabulüne ilişkin karar verilmesine, Daire aksi kanaatte ise dosyanın yerel mahkemeye iadesiyle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dosya arasında bulunan Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları incelendiğinde; dava konusu 2017 06841 başvuru numaralı,"..." başlıklı patentin tescili için başvuru yapıldığı, başvuru sahibi olarak davalı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin gösterildiği, buluşu yapan olarak davacı ...'in gösterildiği, tescil aşamasının tamamlanarak 21/07/2022 tarihinde tescilin yapıldığı anlaşılmıştır. Karşı davaya konu 2018 07587 başvuru numaralı patent başvurusunun davacı-karşı davalı ... tarafından yapıldığı, araştırma raporunun olumsuz gelmesi üzerine SMK 98/4 ve yönetmeliğin 103. maddesi gereği istem değişikliği için başvuru sahibine süre verildiği, ancak süresi içinde istem değişikliğine gidilmediği için ve eksiklikler tamamlanmadığından başvurunun geri çekilmiş sayılmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Talimat yolu ile dinlenilen davacı tanığı ... beyanında; davacı ... ile davacının POLİFARMA ilaç şirketinde çalışmaya başlamasından evvel tanışıklığı bulunduğunu, kendisinin ARGE birimlerinde tekniker olarak görev yaptığını, 2016 yılının Mayıs-Haziran aylarında davacının kendisine APD ve CAPD cihazlarına ilişkin bir fikri olduğunu, kendisinden teknik resim yönünden faydalanarak bu fikri eskiz kağıt üzerine çizmesini istediğini, davacının bu istemi üzerine oluşturduğu fikri kağıt üstüne aktardığını, davacının 2016 yılının Kasım ayında davalı şirkette işe başladığını, bu şirkette kendisinin de Ocak 2017 yılında işe başladığını, davacının oluşturduğu cihaz fikirlerinin davalı şirket tarafından değiştirilmeden üretildiğini, davalı şirkette çalışmaya başladıktan sonra APD ve CAPD cihazları için davacı ile çalışmaya başladıklarını, davalı şirketin APD cihazının bir yıl sonraki nefroloji fuarına yetiştirilmesini talep ettiğini, ancak bu cihazın üretim süreci karmaşık olduğundan, nispeten daha basit olan CAPD cihazının üretimini öncelemeyi davacının teklif ettiğini, davalının bu teklifi kabul ettiğini, nefroloji fuarına CAPD cihazının yetiştirildiğini, APD cihazı bakımından ise üstlerine düşen çalışmayı yaptıklarını, ancak davalı şirketin solisyon kasetini kendi yapmayı üstlendiğini, İstanbul'da ... firması ile bu hususta anlaşma sağlandığını, ancak yaklaşık 7 ay anlaşma yapılan bu şirket ile uzlaşma sağlanamadığı için davalı şirket taraftan kaynaklı olarak bir gecikme yaşandığını, davalı şirketin davacıya hizmet buluşu adı altında veya buluşçu olmasından kaynaklı bir ücret ödediğini görmediğini, APD cihazının ticarileştirilmesinden sonra davacıya %25 oranında satışlarda pay verileceğini davacının kendisine söylediğini, APD ve CAPD projelerinin her ikisinin de birlikte çalışıldığını, patent başvurusuna konu "süperc" isimli ürünün katlanabilir özellikte iken CAPD adlı ürünün katlanamadığını, "süperc" adlı ürüne telefon ve bluetooth ile bağlanılabilindiğini, CAPD adlı ürüne ise telefon ve bluetooth ile bağlanılamadığını, "Süperc"' nin çift yönlü haberleşme özelliği bulunduğunu, CAPD'nin böyle bir özelliğinin olmadığını, davacı ile davalı şirkette çalışmaya başlamadan önce, davalı şirketin tıbbi cihaz üretimi bulunmadığını, mekanik ve yazılımsal ürün üretiminin söz konusu olmadığını, bu konuda teknik kadrosunun da olmadığını, sadece solisyon firması olduğunu, davacının, davaya konu fikir ürünlerini davalı şirketten önce ... A.Ş.' ye sunduğunu, bu arada davalı şirkete de bir sunum yaptığını, davalı şirketin teknik alt yapıyı hazırlayacağını ve daha çabuk bir şekilde olumlu bir geri dönüş yaptığı için davaya konu fikir ürünlerinin üretilmesi konusunda davalı şirket ile anlaşıldığını ve çalışmalara başlandığını beyan etmiştir.Tanık ... alınan beyanında; davacıyı yaklaşık 20 yıldır tanıdığını, kendisinin fizikçi olduğunu ve elektronik konusunda uzman olduğunu, davacı ile daha önce ... firmasında birlikte çalıştıklarını, davacının PERİTON diyaliz cihazı bakımından aklında projeler olduğunu, birlikte bu konuları konuştuklarını, davaya konu APD ve CAPD cihazlarının fikri arka planını kendisiyle paylaştığını, davacının ... firmasından emekli olarak ayrıldığını, kendisi ile daha sonra başka bir firmada yine birlikte çalıştıklarını, davacının, davaya konu bu fikri ürünleri hayata geçirmek için maddi kaynak veya destek arayışında olduğunu, ... A.Ş isimli şirkete bu projelerin sunumunu yaptığını, daha sonra davalı ... isimli şirkete 2016 yılının Eylül ayı gibi sunumda bulunduğunu, bu sunumda projeye ilişkin fikri alt yapıyı açıkladığını, daha sonra kendisine ... şirketinin projeye çok sıcak yaklaştığını, Hacettepe Üniversitesi Teknokent de yer tahsisi yapılacağını, bu projede kendisinin de yer almasını istediğini, ayrıca davalı şirket çalışanı ... olarak hatırladığı yetkili tarafından davacıya birlikte bu projede çalışmak üzere ve iş ortaklığı yapılmak üzere mail atıldığını bizzat gördüğünü, kendilerinin Hacettepe Üniversitesi Teknokent'de gerekli fiziksel alt yapının hazırlanmasını beklerken davalı şirketin kendilerinden habersiz olarak davaya konu fikri ürünleri kendisininmiş gibi tescil başvurusuna konu ettiğini sonradan öğrendiklerini, davalı şirket ile başlangıçta APD cihazının argesi için anlaşıldığını, davalı bu ürünün bir yıl sonraki nefroloji fuarına yetiştirilmesini istediğini, ancak davacının bunu teknik olarak mümkün olmadığını belirterek CAPD cihazını bu fuara yetiştirebileceğini söylediğini, davalı şirketin bu teklifi kabul ettiğini, kendilerinin her iki cihazı eş zamanlı olarak çalışmaya başladıklarını, talep edilen cihazı fuara yetiştirdiklerini, ayrıca APD cihazı yönünden TUBİTAK desteği alındığını, davalının, davacıya iş ortaklığı kapsamında ürünlerin ticarileştirilmesinden sonra %25 pay verileceği hususunu davacıdan duyduğunu, davacının, davalının bu taahhütlerini yazılı hale getirilmesini talep etse de davalı şirketin bu talepleri sürekli öteleyici şekilde davrandığını, gerek APD gerekse CAPD cihazlarının çalışmalarının arka plandaki fikri ürüne uygun olarak çalışıldığını, APD cihazı için teknik olarak önemli unsurlardan birinin ısıtıcı kaseti olduğunu, buna ilişkin olarak davalı şirketin ... şirketinden bu parçayı temin edip kendilerine tahsis edecek iken, bu konuda yaklaşık 5-6 aylık bir gecikme yaşandığı için APD çalışmalarının sekteye uğradığını, dava konusu buluşlar için davalı şirket tarafından davacıya herhangi bir ücret ödendiğini görmediğini beyan etmiştir. İlk derece mahkemesince Avrupa Patent Vekili ..., Mekatronik Mühendisi ..., Biyomedikal Mühendisi ... ve Bilgisayar Mühendisi ... oluşan bilirkişi heyetinden aldığı 13/10/2021 havale tarihli bilirkişi raporunda; "...1-Davalı/Karşı davacı ... ANONİM ŞİRKETİ adına 09/05/2017 tarihinde 2017/06841 no ile yapılan “BİR SÜREKLİ AYAKTAN DİYALİZ SİSTEMİ” başlıklı patent başvurunda ...'in buluş sahibi olarak belirtildiği, henüz patent belgesi için tescil edilmediği, araştırma raporundan sonra 16-08-2021 6769-P-İnceleme Aşaması-1. Bildirim-Görüş Değişiklik İstendiği , buluşun HİZMET BULUŞU olduğu, 2-Davacı/Karşı Davalı ... tarafından 28/05/2018 tarihinde TürkPatent nezdinde 2018/07587 numaralı ve “ÇİFT YÖNLÜ HABERLEŞMEYE İZİN VEREN YARI OTOMATİK SÜREKLİ DİYALİZ SİSTEMİ” başlıklı patent başvurusunun yapıldığı, ...'in ... işe başlama tarihi 06/11/2016 ve iş akdinin feshedilme tarihi 29/03/2019 olduğundan, başvuru çalışanın firmada çalıştığı dönemde başvurunun yapıldığı, buluş sahibi ve başvuru sahibi ... olarak belirtildiği, 16/07/2021 tarihinde Türk Patent tarafından gönderilen inceleme raporuna göre “buluşun yeni olmadığını veya buluş basamağı içermediğini” tek başına gösteren dokümanlar referans verildiği, ve henüz tescil edilmediği bu anlamda hükümsüzlük koşullarının mevcut olmadığı, Ancak; söz konusu 2018/07587 nolu başvuruya konu buluşun istemleri ile davalı/Karşı davacı adına Türk Patent nezdinde 2016/19823 no ile tescil edilen ve 2017/06841 no ile başvuru işlemleri devam eden başvuru kapsamlarındaki istemler ile ayniyet taşıdığı, yani davalı/Karşı davacı adına tescil ve başvuru yapılan paten ve FM belgesi başvuru kapsamları ile aynı olduğu ve hizmet buluşu kapsamında yer aldığı..." yönünde görüş belirtildiği tespit edilmiştir. G E R E K Ç E :Asıl dava; davalı-karşı davacı adına tescilli ... tescil numaralı patent belgesinin davacıya devri, terditli olarak hükümsüzlüğü davası, karşı dava ise davacı-karşı davalının tescil başvurusu yaptığı ... tescil başvuru numaralı patentin hükümsüzlüğü davasıdır.Mahkemece asıl davanın reddine, karşı dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, asıl davada verilen karara karşı asıl davada davacı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Asıl davada taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı-karşı davacı şirketçe tescil başvurusu yapılan 2017 06841 tescil numaralı patentin davacı tarafından gerçekleştirilen serbest buluş olup olmadığına ilişkindir.Dosyaya getirtilen TÜBİTAK başvuru dosyası incelendiğinde "Aletli Periton Diyaliz Cihazı Geliştirilmesi" isimli projenin sahibinin davalı-karşı davacı şirket olduğu, fikir sahibi olarak davacı-karşı davalının adının yazıldığı, davacı-karşı davalının "Medikal Cihazları AR-GE Müdürü" olarak bildirildiği tespit edilmiştir.Her ne kadar davacı-karşı davalı tarafça, davalı-karşı davacı şirket ile çalışmaya başlamadan önce davacı tarafından buluşun gerçekleştirildiği, hatta teknik çizimlerinin dahi yaptırıldığı iddia edilmişse de, alınan bilirkişi raporu ile bu çizimlerin buluşu açıklayacak detaylara sahip olmadıklarına dair görüş belirtildiği, davacı-karşı davalının davalı-karşı davacı şirket ile iş ilişkisi kurmadan önce patent başvurusuna konu buluşun tamamını gerçekleştirdiğini kanıtlayacak delil sunamadığı, dinlenen davacı tanıklarının da buluşun teknik detayları hakkında bilgi veremedikleri anlaşılmıştır. Patente konu buluş, davacı-karşı davalının fikrinden doğmuş olsa bile davalı-karşı davacı şirket tarafından bu buluşun gerçekleştirilmesi için başında davacı-karşı davalının yer aldığı bir ekip oluşturularak çalışma yaptırıldığı, davacı-karşı davalının davalı-karşı davacı şirkete karşı medikal cihazlarla ilgili AR-GE çalışmaları yapmak görevini üstlendiği, davaya konu patentin de görevi kapsamında kalan işlerden olduğu, ücretlerini davalı-karşı davacı şirketin ödediği çalışanların geliştirdikleri patentin SMK’nun 113/1. maddesi uyarınca hizmet buluşu olduğu, davalı-karşı davacı şirketin AR-GE çalışmalarıyla ilgili masraf yaptığı gibi, davacı-karşı davalı ve birlikte çalıştığı ekip tarafından davalı-karşı davacı şirketin imkanlarının da kullanıldığı, davalı-karşı davacı şirketin daha önce tıbbi cihaz üretimi yapmamış olmasının buluşu hizmet buluşu olmaktan çıkarmayacağı, davacı-karşı davalının davalı-karşı davacı şirkette 06 Kasım 2016 tarihinden 29 Mart 2019 tarihine kadar çalıştığı, davacı-karşı davalının 08/05/2017 tarihinde yapılan patent başvurusu işlemlerinden haberdar olduğunun kendi beyanları ile anlaşıldığı, patentte buluş sahibi olarak davacı-karşı davalının gösterildiği, buluş sahibi olması nedeniyle kendisine ücret ödenmediği iddiasının ayrı bir dava konusu olabileceği, bu nedenle patentin hükümsüzlüğüne veya davacı-karşı davalıya devrine karar verilemeyeceği, Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla, davacı-karşı davalı vekilinin asıl davanın reddine dair kararla ilgili istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı-karşı davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL eksik harcın davacı-karşı davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; davacı-k.davalı tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 12/07/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/113, K. 2023/174, T. 13.07.2023, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-113-e-2023-174-k-b957acf7db0e