Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 2023/1079 E. 2025/1375 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1079
- Karar No
- 2025/1375
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1079 KARAR NO : 2025/1375 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 14/12/2022 NUMARASI : 2022/101 E. - 2022/342 K.
DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14/12/2022 tarih ve 2022/101 E. - 2022/342 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 40 yılı aşkın bir süredir bilgisayar ve sair elektronik aletler sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin dünyaca ünlü telefonlarında kullandığı yeni bir teknoloji için "..." markasını yarattığını, dünya çapında pek çok ülkede bu ibarenin 09. Sınıfta marka olarak tescili için başvuruda bulunduğunu, Türkiye dışında diğer başvuruların mutlak ret nedenleri incelemesinden geçerek ilan edildiğini, Türkiye’deki 2021/074200 sayı ile kayıt altına alınan başvurunun ise, SMK'nın m.5/1(b), (c) hükümleri uyarınca reddedildiğini, “...” kelimelerinden oluşan markanın Türkiye’deki ortalama tüketici tarafından direkt olarak anlaşılamayacağını, ortalama tüketicinin “...” markasının anlamını doğrudan algılayabilecek nitelikte olmadığını, ayırt edicilik değerlendirmesinde önemli olanın markanın ilgili mal ve hizmetler üzerinde ayırt edici olması olduğunu, markanın başvuru kapsamında yer alan mallar bakımından doğrudan bir tanımlayıcılığı haiz olmadığını, müvekkilinin “...” markasının yaratanı ve ilk kullananı olduğunu ileri sürerek 2022-M-506 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, başvuru markasının markanın asli işlevi olan belirli bir işletmeye ait mal ve hizmetleri, diğer işletmelere ait benzer mal ve hizmetlerden ayırt etmeyi sağlama işlevini yerine getiremeyeceğini, söz konusu işaretin soyut olarak ayırt edici niteliği haiz olsa dahi somut olarak ayırt edici nitelikten yoksun olduğunu, başvuru markasının dava konusu YİDK kararında da belirtilen anlamı karşısında ortalama tüketici kitlesinin tamamına yakınının hiçbir özel zihni çabaya mahal kalmadan ve doğrudan doğruya “...” işaretini başvuru konusu malların cinsi, çeşidi, vasfı ve amacı olarak algılayacağını, dava konusu kararın usule ve hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu marka başvurusu ile tescil talep edilen malların; 09. sınıfta yer alan “Display screens for computers, mobile telephones and mobile electronic devices; covers for computers, mobile telephones and mobile digital electronic devices” (“Tercümesi; Bilgisayarlar, cep telefonları ve mobil elektronik cihazlar için görüntüleme ekranları; bilgisayarlar, cep telefonları ve mobil dijital elektronik cihazlar için kılıflar”) olduğu, somut olaya ilişkin değerlendirmeler yapılırken; başvuru kapsamındaki mallar için hem bilinçli tüketicilerin hem ortalama seviyedeki tüketicilerin dikkate alınması gerektiği, “...” sözcüğü, İngilizce olup, Türkçe karşılığının “...” olduğu, seramiğin ise; “...” anlamlarına geldiği, başvuruda yer alan “...” sözcüğünün Türkçe karşılığının; “...” olduğu, kalkanın da; “...” anlamlarına geldiği, iki ayrı kelimenin bir araya getirilmesiyle oluşturulan başvuru markasının, bir bütün olarak “...” anlamına geldiği, görüntülemeye ilişkin ekranların görüntü geçirgenliğini sağlaması gerektiği, tam bir saydamlık veya şeffaflık içermeyen bu nedenle de görüntüleme bakımından netlik sağlamayacağı düşünülen, dava konusu başvuru ile tescil talebine konu edilen 09. sınıfta yer alan “display screens for computers, mobile telephones and mobile electronic devices;” (“bilgisayarlar, cep telefonları ve mobil elektronik cihazlar için görüntüleme ekranları;”)nin seramik malzeme ile görüntüleme işlevinin yerine gelmesi veya beklenilen doğrultuda yerine gelmesinin mümkün olmayacağı, 09. sınıfta yer alan “covers for computers, mobile telephones and mobile digital electronic devices” (“bilgisayarlar, cep bilgisayarlar, cep telefonları ve mobil dijital elektronik cihazlar için kılıflar”) mallarının ise doğrudan doğruya koruyuculuk görevini üstlenmiş olan ürünler olduğu, bu kılıfların kaplama yöntemiyle seramikten yapılması mümkün olduğu gibi ilgili tüketiciler tarafından seramikten yapıldığının düşünülmesinin de mümkün olduğu, şu halde çekişme konusu işaretin, tescil talebine konu edildiği 09. sınıfta yer alan “display screens for computers, mobile telephones and mobile electronic devices;” (“bilgisayarlar, cep telefonları ve mobil elektronik cihazlar için görüntüleme ekranları;”) için somut ayırt edici niteliği haiz olduğu, tanımlayıcı olmadığı, ancak 09. sınıfta yer alan “covers for computers, mobile telephones and mobile digital electronic devices” (“bilgisayarlar, cep bilgisayarlar, cep telefonları ve mobil dijital elektronik cihazlar için kılıflar”) malları için somut ayırt edici niteliği haiz olmadığı, tanımlayıcı olduğu, ülkesellik prensibi uyarınca, dava konusu marka başvurusunun İngilizce konuşulan ülkelerde tescil ettirilmiş olmasının bağlayıcı etkisinin bulunmadığı, somut ayırt edici olmadığı ve tanımlayıcı olduğu belirtilen emtia bakımından başvuru markasının kullanım yolu ile ayırt edici kılınacak derecede, marka başvuru tarihi itibariyle Türkiye'de yoğun ve sıkı bir şekilde kullanıldığı hususunun ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile; "Display screens for computers, mobile telephones and mobile electronic devices." emtiası bakımından 2022-M-506 sayılı YİDK kararının iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, başvurunun 09. sınıftaki “Display screens for computers, mobile telephones and mobile electronic devices” emtiası üzerinde tescili halinde ise somut ayırt ediciliğinin bulunduğu ve tasviri bir anlam taşımadığı kabul edilmiş olup, söz konusu kararın bu yönüyle hukuka aykırı olduğunu, 6769 sayılı SMK’nın 5/I(b) maddesinde, herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretlerin marka olarak tescil edilemeyeceğinin belirtildiğini, markanın oluşabilmesi için, marka olarak tescili istenen işaretin ayırt edici niteliğe sahip olması gerektiğini, söz konusu ibarenin, ilgili tüketiciler tarafından, belirli bir ticari kaynağa ait bir işaret olarak algılanmayacağını, davaya konu başvurunun bir bütün olarak, markanın asli işlevi olan, belirli bir işletmeye ait mal ve hizmetleri, diğer işletmelere ait benzer mal ve hizmetlerden ayırt etmeyi sağlama işlevini yerine getiremeyeceğini, söz konusu işaretin soyut olarak ayırt edici niteliği bulunsa da, somut olarak ayırt edici nitelikten yoksun olduğunu, 6769 sayılı SMK’nın 5/I(c) maddesinde, “Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler”in tescil edilemeyeceğinin düzenlendiğini, dava konusu ibarenin, üzerinde kullanılmak istenen 09’uncu sınıftaki “Display screens for computers, mobile telephones and mobile electronic devices.” yönünden ayırt ediciliği sağlamaktan uzak olduğunu, zira yukarıda da ifade olunduğu üzere, anılan ibarenin, “Metal veya metal alaşımı olmayan inorganik malzemelerin istenilen tane boyutuna indirgenerek, şekillendirilip, sinterlenmesi so-nucunda elde edilen kendine has özellikleri bulunan mukavemetli yapılara verilen isim” anlamına gelen “...” ve “...” anlamına gelen “...” ibarelerinin birleşiminden meydana geldiğini, üzerinde kullanılmak istenen emtia için; cins, çeşit, vasıf, karakteristik özellik belirten bir özelliğe sahip olduğu ve kullanılacağı emtia ve hizmetler yönünden ayırt ediciliği sağlamaktan uzak olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkeme-si kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili katılma yolu ile istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin marka başvurusunun kapsamındaki tüm mallar bakımından somut ayırt ediciliğe sahip olduğunu ve tanımlayıcı olmadığını, hatalı değerlendirme yapıldığını, varsayımdan hareket edildiğini, bu iki anlamlı kelimenin müvekkilinden önce kullanılmadığını, tüketici tarafından doğrudan algılanabilir olmadığını, müvekkilinin markasının Türkiye dışında tescilinin kabul edildiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili Kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, başvuru konusu “...” ibaresinin Türkçe'de bir bütün olarak “...” anlamına geldiği, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporununda, seramiğin, tam bir saydamlık veya şeffaflık içermediği, bu nedenle de görüntüleme bakımından netlik sağlamayacağı, dava konusu başvuru ile tescil talebine konu edilen 09. sınıfta yer alan “display screens for computers, mobile telephones and mobile electronic devices;” (“bilgisayarlar, cep telefonları ve mobil elektronik cihazlar için görüntüleme ekranları;”) için somut ayırt edici niteliği haiz olduğu, tanımlayıcı olmadığının belirlendiği, ancak, 09. sınıfta yer alan “covers for computers, mobile telephones and mobile digital electronic devices” (“bilgisayarlar, cep bilgisayarlar, cep telefonları ve mobil dijital elektronik cihazlar için kılıflar”) mallarının doğrudan doğruya koruyuculuk görevini üstlenmiş olan ürünler olduğu, bu nedenle bu mallar için somut ayırt edici niteliği haiz olmadığı, tanımlayıcı olduğunun belirlendiği, iş bu belirlemenin belirli bir uzmanlığı gerektirdiği ve bilirkişi raporunun ilgili sektörün uzmanları tarafından düzenlenmiş olduğu, dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporundaki tespiti aşacak veya bu tespitin yanlış olduğunu düşündürüp yeni bir inceleme yapılmasını gerektirecek nitelikte bir delil bulunmadığı, ülkesellik prensibi uyarınca, dava konusu marka başvurusunun İngilizce konuşulan ülkelerde tescil ettirilmiş olmasının bağlayıcı etkisinin bulunmadığı, somut ayırt edici olmadığı ve tanımlayıcı olduğu belirtilen emtialar bakımından başvuru markasının kullanım yolu ile ayırt edici kılınacak derecede, marka başvuru tarihi itibariyle Türkiye'de yoğun ve sıkı bir şekilde kullanıldığı hususu da ispatlanamadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, taraflarca istinaf başvurusunda yatırılan 179,90'er-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50'şer-TL'nin taraflardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin taraflar uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 27/06/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/07/2025
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...