Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/10 E. 2024/154 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/10
- Karar No
- 2024/154
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2024/1348 Esas KARAR NO:2024/1849 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ:21/05/2024 NUMARASI:2023/10 E. - 2024/154 K. DAVANIN KONUSU:Fikir ve Sanat Eseri (Tecavazün Meni İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ:07/11/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusunun icracı sanatçısının ... olduğu, Senin İçin adlı 1 adet müzik albümü ile bu müzik albümü içerisinde yer alan ses tespitleri/fonogramlar üzerinde FSEK md.80 kapsamında fonogram yapımcısı haklarına davacı müvekkilinin sahip olduğunu , davacı müvekkil şirketin yazılı izni olmaksızın dava konusu müzik albümlerinin ve bu albümlerdeki ses tespitlerinin/ses kayıtlarının ve fonogramların davalılarca dijital platformlarda yayınlanması suretiyle vuku bulması muhtemel tecavüzün önlenmesi talebi olduğunu, müvekkili fonogram yapımcısı şirketin, FSEK md.80/B kapsamında dava konusu müzik albümlerinin fonogram yapımcısı haklarına sahip olan bağlantılı hak sahibi olduğunu, davalının ... dava konusu müzik eserleri üzerinde hak sahibi olduğu iddiasıyla müvekkili fonogram yapımcısı şirketin müzik dağıtım faaliyetlerini durdurmaya çalıştığını, dijital platformlar nezdinde dava konusu müzik eserlerinin, ayrıca birçok Türkçe müzik albümünün hak sahibi olduğunu iddia ettiğini , müvekkili fonogram yapımcısı şirket ve başkaca birçok Türk yapım şirketin, davalı şirket aleyhine ihtiyati tedbir ve tecavüzün durdurulması talepleri ile talep ve dava ikame ettiğini , davalının, fonogram yapımcısı şirketten, izinsiz olarak dava konusu albümleri dijital ortamlarda umuma iletmeye çalışmakta olduğunu, ses kayıtları üzerinde tek başına hak sahibi olduğunu iddia ettiğini, dava konusu ses kayıtlarının/ses tespitlerinin ve fonogramların gelirlerini tahsil etmeye çalıştığını, davalının Türk fonogram yapımcılarının savunma hakkını kullanmasını engellemek amacıyla ABD Kaliforniya eyaletinde açtığı davalar göz önüne alındığında, davalı şirket tarafından www.youtube.com ve benzeri dijital mecralarda gerçekleştireceği olası umuma iletim fiillerinin müvekkili şirketin haklarına tecavüz teşkil edeceğini, dava konusu müzik albümlerinin ve bu albümler içinde yer alan ses tespitlerinin/ses kayıtlarının/fonogramların FSEK md.80/B kapsamında fonogram yapımcısının müvekkili fonogram yapımcısı şirket olduğunun tespiti ile FSEK 69. maddesi kapsamında davalı ...’un muhtemel/olası tecavüzlerinin önlenmesini müvekkili fonogram yapımcısı şirketin aşağıda liste halinde verilen ve davalı ... tarafından ABD Kaliforniya’da dava konusu edilen, yine... uzantılı internet sitesinde müvekkili fonogram yapımcısı şirkete ait kanallarda umuma iletilen albümler ile bu albümlerde yer alan ses tespitleri üzerinde aşağıda açıklanan belgeler uyarınca hak sahibi olduğu, ...’nin dava konusu somut olayda youtube.com’daki ... adlı kanalda, kendisine ait ya da üzerinde hak sahibi olduğu müzik eserlerinin icraları ve ses tespitlerinin değil, fonogram yapımcıları ile imzaladığı sözleşmelere istinaden sözleşmenin tarafı olan fonogram yapımcılarının üzerinde hak sahibi olduğu müzik eserlerinin icraları ve ses tespitlerine yer vermekte olduğu, bu sebeple dilekçe ekinde davalı ... adına hak sahipliği belgeleri değil, ...’nin dava konusu müzik eserlerinin icraları ve ses tespitleri üzerinde hak sahibi olan fonogram yapımcıları ile imzaladığı temsilcilik sözleşmelerinin sunulduğu, müzik eserlerini icra eden sanatçıların umuma iletim hakkının kullanılması hak ve yetkisi sadece ve sadece ... icracı sanatçı meslek birliğine ait olup, herhangi bir üçüncü kişi ile ... üyesi bir icracı sanatçı arasında umuma iletim hakkıyla ilgili bir devir sözleşmesi imzalanmasının hukuken mümkün olmadığını, ... üyesi icracı sanatçılar umuma iletim hakkını tam ruhsat şeklinde (münhasıran) 2001 yılından günümüze kadar Müyorbir’e devretmiş olduklarından, ... üyesi herhangi bir icracı sanatçının varsa üçüncü kişilerle umuma iletim hakkına ilişkin imzaladığı sözleşmelerin yoklukla malul olduğunu , dava konusu müzik eserlerine ilişkin FSEK MD. 80/B KAPSAMINDA fonogram yapımcısı haklarına müvekkil şirketin sahip olduğunun tespitine, davalıların açık beyan, yazılı işlemleri ve eylemleri neticesinde müvekkilden izin almaksızın dijital ve dijital olmayan tüm mecralarda yapılacak olası yayınlarının engellenmesi suretiyle FSEK MD. 69 kapsamında olası tecavüzün önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, bir kısım müzik yapım şirketinin , "Dijital İletim Hakkı"nın münhasıran eser sahibine tanındığı 4630 Sayılı Kanun"un yürürlüğe girdiği 21.02.2001 tarihinden önce üretilmiş eserleri, kanunen hiçbir hükmü olmayan eser işletme belgelerine dayanmak suretiyle, sanatçılara ait dijital haklara tecavüz ederek, bunlardan haksız şekilde gelir elde etmekte olduğunu, eserlerin dijital mecralarda kullanım haklarının münhasıran sanatçılara ait olduğunu sanatçıların, davalı şirkete dijital haklarını devretmiş olduğunu, ayrıca, kesinleşmiş mahkeme kararıyla ve davalı şirket tarafından Amerika Birleşik Devletleri'nde açılan dava ile ortaya konan telif ihlalleri nedeniyle ..., ..., ..., ... gibi dijital mecralarda yer alan kanalları kapanma tehlikesiyle karşı karşıya kalmış, davacı ve kardeş şirketlerinin, son çare olarak bu davaları açtığını, dava dilekçesinin I/6 numaralı beyanında iddia ettiğinin aksine, eser işletme belgesine sahip olma zorunluluğu olmadığını, eser işletme belgesinin tek amacının müzik albümlerinin CD, kaset, plak gibi fiziki çoğaltımlarının takibini yapmak ve bandrol alımını sağlamak olduğunu, fiziki çoğaltım yapmayan müzik yapım ve dağıtım şirketlerinin bandrol almasına da gerek olmadığından, eser işletme belgesi edinmesine gerek olmadığını , davacının eserlerin fsek 80/b maddesi uyarınca icracı sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisini almadığından eserler üzerinde bağlantılı hak sahibi olmadığını, FSEK MD 80 ile sadece "ilk tespiti yapan" ile sınırlayarak, yapımcının kişiliğine bağlanmış bir hak yarattığını, bu hakkın ne devir, ne iflas, ne de haciz yoluyla bir başkasına devredilemeyeceğini, çünkü devir alan kişinin "ilk tespiti yapan" kişi olmayacağı ve kanunda öngörülen şartı yerine getiremeyeceği, bir kişinin FSEK kapsamında fonogram yapımcısı olarak anılabilmesi için; o müzik eserine para ve emek harcayarak “ilk defa tespit etmesi” ve bunu FSEK md. 52 doğrultusunda mali hakların tek tek belirtildiği, iki tarafın da imzalarının olduğu yazılı bir izin alarak gerçekleştirmesi gerektiğini, davacıların, icracı sanatçıdan böyle bir yetki devralmadığını, fonogram yapımcısının şahsına tanınan haktan sonra yapılacak devirler veya çoğaltımların, fonogram yapımcısı hakkının devri anlamına gelmeyeceğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için kalite müzik tarafından davacılara bir hak devri sağlanabileceği düşünülecek olsa dahi, bunun ancak eser işletme belgesinde yer alan kaset ve CD gibi fiziki taşıyıcılarla çoğaltma ve yayma hakkının devri niteliği taşıyabileceği,, dava dışı Kalite Müzik tarafından, davacılara yapılan devirler varsa, bu devirlerin FSEK md 49, 52 ve 54 kapsamında hukuka aykırı ve geçersiz olduğunu , davacılar, geçerli şekilde hak devir almadığından, ilgili eserler üzerinde mali hak sahibi olamayacağı ve bu nedenle işbu davada taraf sıfatları olmadığını , kalite müzik tarafından Davacılara yapılan devir işleminin de CD ve kaset çoğaltımlarıyla sınırlı olacağı, dava konusu müzik eserlerinin vücuda getirildiği tarihlerde yürürlükte olan 1951 tarihli Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nunda “Umuma İletim” veya “Dijital Mecrada veya Internet Üzerinden Umuma İletim” gibi hakların mevcut olmadığını, bu hakların 21.02.2001 tarihinde yasalaşan 4630 sayılı Kanun ile mevzuata eklendiği, daha sonra ortaya çıkmış olan bu “dijital iletim hakları”nın sanatçıların kendilerine ait olduğunu, eser sahibinden dijital hakları FSEK 52.'de düzenlenen sözleşme ile devralmayan veya kullanım yetkisi almayan yapımcının, bu hakları eser sahibinin arkasından dolaşarak meslek birliğinden alması ve yasal şekilde kullanmasının mümkün olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece; "Davanın REDDİNE, " karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu "Senin İçin" isimli müzik eseri 01.11.2000 tarihli Eser İşletme Belgesi'nde yer aldığını, aynı belgede İstanbul .... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı satış anlaşmasıyla müvekkil şirkete devredildiğini, müvekkili şirket tarafından dijital platformlarda tekli bir müzik albümü olarak piyasaya sunulduğunu, piyasaya sunulan müzik eseri aslen "..." fiziki albümünde yer aldığını, davalı tarafça iddia edilen ... Şti.'nin hak sahibi olduğu albümde de aynı müzik eseri tekli şarkı olarak yer aldığını, aynı eser 2 ayrı fiziki albümde yer aldığını ve ayrı ayrı fonogram olan bu müzik eserleri 2 şirket tarafından da yayımlandığını, mahkeme iki ayrı albümde aynı müzik eserinin yer aldığı nazara almadan eksik inceleme ile karar verdiğini, davalı şirket müvekkili fonogram yapımcısı şirketin müzik dağıtım faaliyetlerini durdurmaya çalıştığını ve ..., ..., ..., ..., ... gibi dijital platformlar nezdinde dava konusu müzik eserlerinin, ayrıca birçok Türkçe müzik albümünün hak sahibi olduğunu iddia etmesi üzerine müvekkili davalı şirket aleyhine ihtiyati tedbir ve tecavüzün durdurulmasını talep ederek davayı ikame ettiğini, davalının Türk yapımcılara istediği oranda zarar verememesi üzerine A.B.D. Kaliforniya Mahkemeleri nezdinde tüm Türk müzik yapımcılarına, bunların yanında Youtube ve Google'a ayrıca Türkiye dahil dünya çapında faaliyet gösteren ... ve ... gibi dijital müzik dağıtımcılarına dava açarak haksız sonuç elde etmeye çalıştığını, bir ses kaydı (fonogram) söz konusu olduğundan ses kaydı üzerinde fonogram yapımcısı hak sahibi iken, bu ses kaydı içinde yer alan müzik eseri ile eserin icrası üzerinde ise müzik eseri sahipleri ile icracı sanatçıların hak sahibi olduğunu, bu haklar bir arada ama herbiri biribirinden bağımsız haklar olduğunu, fonogram yapımcıları FSEK md. 80 uyarınca fonogramları/ses kayıtları üzerinde münhasır ve mutlak mülkiyet haklarına sahip olduğunu, FSEK hükümleri uyarınca müvekkili fonogram yapımcısı şirket, dava konusu müzik albümlerinin ilk tespiti üzerinde münhasıran hak sahibi olduğunu, eseri çoğaltma, yayma, temsil, yayın ve yeniden yayın ve kamunun erişimine sunma yoluyla umuma iletim haklarını ancak müvekkili fonogram yapımcısı şirketin kullanabileceğini, davalının müvekkili ile umuma iletim hakkının devrine ilişkin FSEK 52’nci maddeye uygun herhangi bir yazılı sözleşme yapılmaksızın ve müvekkili fonogram yapımcısı şirketten yazılı izin alınmaksızın; dava konusu müzik esreleri ile icraların içinde yer aldığı ses tespitleri/ses kayıtları ve fonogramların kullanılması hukuken mümkün olmadığını, davalı müvekkili ve başka müzik yapım şirketlerinden de haksız menfaat elde etmeye çalıştığını, dava konusu müzik eserlerini icra eden sanatçı, üye olduğu müyorbir adlı icracı sanatçılar meslek birliğine dijital umuma iletim haklarına ilişkin münhasıran yetki verdiğini, dolayısıyla youtube, spotıfy gibi mecralardaki iletimlere ilişkin izinler, müyorbir adlı meslek birliği tarafından verilmekte ve gelirleri de müyorbir adlı icracı sanatçı meslek birliği tarafından tahsil edildiğini ve sanatçıya ödendiğini, davalı ..., herhangi bir izni olmamasına rağmen sanatçılar adına telif geliri toplamaya çalıştığını, sanatçıları temsile yetkili olduğunu ileri sürdüğünü, davalının müzik meslek birliklerinin yetkisini gasp ederek umuma iletilen müzik eserleri ve icraları ile tahsilatları üzerinde herhangi bir işlem yapma yetkisine sahip olmadığını, davalının kötü niyetli davrandığını, “müzik yapımcıları meslek birliği" veya "fonogram yapımcısı" sıfatına sahip olmayan davalı ...'nin Kanunla düzenlenen izin verme ve yasaklama yetkilerini kullanamayacağını, davalının hareketinin müvekkili şirketin haklarına tecavüz teşkil ettiğini, geri dönüşü olmayan gelir ve itibar kayıpları doğuracağını, maddi ve manevi zararlara yol açacağını, davalı, her ne kadar dava dosyasına icracı sanatçı ... ile imzalandığını beyan ettiği 20.12.2019 tarihli bir sözleşme sunmuşsa da bu sözleşmenin hükümsüz olduğunu, dava konusu albümde yer alan ..., ..., .., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., .... adlı icralar üzerinde icracı sanatçılıktan doğan çoğaltma, yayma ve kamuya erişilir kılma hakkı da dahil olmak üzere umuma iletim hakkına ilişkin kullanım yetkilerinin tamamı tam ruhsat olarak en geniş haliyle ve de mali hakların kapsamı da tek tek belirtilmek suretiyle icracı sanatçı ... tarafından üyesi bulunduğu ...-Müzik Yorumcuları Meslek Birliği’ne devredildiğini, hak sahibinin eseri veya icrası üzerindeki mali haklarının kullanımı yetkisini bir kez bir meslek birliğine ya da üçüncü bir kişiye tam ruhsat olarak verince, hak sahibi olan eser sahibi ya da icracı sanatçı tam ruhsat ilişkisi devam ettiği müddetçe tam ruhsata konu mali haklar üzerinde bir başkasına ruhsat veremeyeceği gibi kendisi de tam ruhsata konu ettiği mali hakları kullanamayacağını, hiç kimse sahip olmadığı bir hakkı başkasına devir edemeyeceğini, tam ruhsat sahibi, iktisap ettiği mali hakka tecavüz gerçekleştirildiğinde üçüncü kişilere karşı men, ref, önleme ve tazminat davası açabileceğini, tüm bu nedenlerle listesi verilen dava konusu müzik eserlerine ilişkin FSEK MD. 80/b kapsamında fonogram yapımcısı haklarına müvekkil şirketin sahip olduğunun tespitine, davalıların açık beyan, yazılı işlemleri ve eylemleri neticesinde müvekkilinden izin almaksızın dijital ve dijital olmayan tüm mecralarda yapılacak olası yayınlarının engellenmesi suretiyle FSEK MD. 69 kapsamında olası tecavüzün önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Gerekçe ve Sonuç:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava, davacı tarafın eser üzerindeki fonogram yapımcılığından kaynaklanan hakları devir aldığının tespiti ile fomogram yapımcılığından kaynaklı eserin yayın ve umuma iletim hakkına tecavüzün tespiti ile tecavüzün önlenmesi istemine ilişkindir. Davacı taraf dava dışı icracı sanatçı ...'ın ... adlı müzik albümünün lisans haklarını devraldığını, kendisinin bu albümün üzerinde tek hak sahibi olduğunu, davalı tarafın ... ve diğer dijital yayın platformlarında dava konusu albümde bulunan şarkı eserlerini yayınladığını, bu yayınlar sebebiyle kendisinin tasarrufu altında bulunan umuma iletim hakkını ihlal ettiğini, bu sebeple dava konusu müzik eserlerine ilişkin FSEK MD. 80/B kapsamında fonogram yapımcısı haklarına sahip olduğunun tespitine, davacıdan izin almaksızın dijital ve dijital olmayan tüm mecralarda yapılacak olası yayınlar nedeniyle umuma iletim hakkına tecavüzde bulunduğunun tespitini, önlenmesine talep etmiştir. Davalı vekili ise, “Dijital Mecrada veya Internet Üzerinden Umuma İletim” gibi hakların 21.02.2001 tarihinde yasalaşan 4630 sayılı “Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine İlişkin Kanun” ile mevzuata eklendiğini, sonradan dağan bu hakların sanatçıların kendilerine ait olduğunu ancak FSEK Md. 52’ye devredilebileceğini, müvekkili şirketin dava konusu eserlerin eser sahipleriyle FSEK 52. Madde kapsamında yazılı olarak tesis etmiş olduğu kanuna uygun dijital hak devir sözleşmelerinin mevcut olduğunu , dijital hakları eser sahibinden FSEK 52.'de düzenlenen sözleşme ile devralmayan veya kullanım yetkisi bulunmayan yapımcının, bu hakları eser sahibinin arkasından dolaşarak meslek birliğinden alması ve yasal şekilde kullanmasının mümkün olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. Davacı taraf cevaba cevap dilekçesinde, dava dilekçesinde beyanlarında yer alan“...” albüm isminin sehven yazıldığını fonogramlar üzerinde FSEK m. 80/B kapsamında hak sahibi olduğu yönündeki beyanlarının aslında “... /..." albümü ve “...-...” adlı albümüne ilişkin olduğunu talebini ıslah ettiğini beyan etmiş, mahkemece " bu talebin dava konusu olmayan bir talebin cevaba cevap ve ıslah yoluyla talep edildiği Islah ile dava konusu olmayan bir talebin dava kapsamına alınması mümkün olmadığı" gerekçesiyle bu taleplerinin reddine karar verilmiştir.Taraflar cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe, ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia ve savunmalarını genişletebilir veya değiştirebilirler. (HMK.md.141/1). Anılan maddenin gerekçesinde belirtildiği üzere; tarafların karşılıklı dilekçelerini verdikleri aşamada, herhangi bir sınırlamaya bağlı olmadan uyuşmazlığın genel çerçevesi içinde iddia ve savunmalarını değiştirebilecekleri kabul edilmiştir ....şüphesiz bu imkan, sadece cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi için söz konusudur.Eldeki dosyada davacının dava dilekçesindeki talep sonucunu, dayandığı vakıaları değiştirmeksizin cevaba cevap dilekçesi ile (dilekçeler teatisi tamamlanmadan önce) dava konusu olan albüm isminin hatalı bildirildiğinden bahisle aynı iddiaları “... /..." albümü ve “...-...” adlı albümüne ilişkin ileri sürdüğü, davacının dava dilekçesi ekinde davalı tarafça haksız olarak hak iddia edilen telif bildirimi yapıldığı iddia olunan şarkıların listesini sunduğu dikkate alındığında dilekçeler aşamasında ıslaha ihtiyaç olmadığı, albüm adının değiştirilmesinin iddianın aydınlatılması somutlaştırılması mahiyetinde olduğu, davaya dava konusu olmayan yeni taleplerin (yeni davaların ) ithal edilmesi gibi bir durumun bulunmadığı , davalının ikinci cevap dilekçesinde "dava konusu "..." albümünde yer alan eserler ile, "..." albümünde yer alan eserleri bir araya getirerek "..." adında bir derleme (compilation) oluşturmuşlardır. Bu derleme oluşturulurken icracı sanatçıdan izin alınmamıştır. Bu eserlere ilişkin işleme/derleme hakları icracı sanatçı üzerindedir ve bu haklar da tarafımıza devredilmiştir. Müvekkil şirketçe "..." ve "..." isimli albümlere telif bildiriminde bulunulmuştur. Ancak bu albümlerdeki eserler "..." albümü ile birlikte kullanıldığından, bu albüm de bildirimden etkilenmiştir." açıklamasına yer verildiği , dava dilekçesinde albüm isminin tam ve açıklayıcı şekilde belirtilmediği bu durumun cevap dilekçesi ile düzeltildiği anlaşıldığından mahkemece davacının dava konusu ettiği eserlerle ilgili yeterli inceleme yapılmadan karar verildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun tarafların tüm iddia ve savunmaları ile dayanılan deliller kapsamında inceleme içermediği hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığı anlaşılmıştır.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/938 -2019/4802 "Ancak, asıl davada davacı tarafça 22.07.2013 tarihli cevaba cevap dilekçesinde, davalının ''...'' isimli internet sitesini alarak kendi sitesine yönlendirmesinin haksız rekabet teşkil ettiği ileri sürülerek, davalının işbu eyleminin haksız rekabet oluşturduğunun tespiti, men’i ve haksız rekabet oluşturan henüz içine herhangi bir basım yapılmamış sayfaların toplatılmasının da talep edildiği anlaşılmıştır....dilekçeler aşamasında iddianın serbestçe genişletilebileceği ve yeni talep eklenebileceği ( 11 HD, 2015/12759 E. 2016/6702 K.) nazara alınarak işbu talep yönünden de bir değerlendirme yapılıp sonucuna göre karar vermek gerekirken anılan hususu göz önünde bulundurulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde olmadığından davacı vekilinin asıl davaya yönelik karar düzeltme istemlerinin kabulü ile, Dairemizin 13.12.2016 tarih, 2015/15569 E-2016/9522 K. sayılı onama ilamının kaldırılarak asıl davada verilen kararın yukarıda açıklanan gerekçelerle bozulmasına karar verilmiştir. "Tüm bu açıklamalara göre ilk derece mahkemesince, dava konusu taleplerin tamamı hakkında hakkında eksik incelemeye dayalı esasa ilişkin karar verilmediği anlaşıldığından esasa ilişkin istinaf nedenleri incelenmeksizin davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır.Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-a- 6 maddesi gereğince, kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacılar vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 21/05/2024 tarih, 2023/10 E. 2024/154 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 07/11/2024