Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi 2022/9 E. 2024/979 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/9
- Karar No
- 2024/979
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2022/9
KARAR NO: 2024/979
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 02/11/2021
NUMARASI: 2020/531 Esas - 2021/810 Karar
DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Vekalet Söz. Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 04/06/2024
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin ... A.Ş.'nin trafik kazası mağdurlarının, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitleri dahilinde alabilecekleri maluliyet ya da destekten yoksun kalma tazminatlarının başvuru ve tahsilat sürecine ilişkin olarak hizmet verdiğini, müvekkilinin bu faaliyet alanı kapsamında, davalı ... A.Ş. tarafından ... poliçe no ile sigortalı ... plakalı aracın karışmış olduğu 02.03.2019 tarihli trafik kazasında, yolcu konumunda iken yaralanan ... maluliyet tazminatının alınması hususunda hizmet verdiğini, bu kapsamda olmak üzere, dava dışı ... ile 02.04.2019 tarihinde sözleşme imzalandığını, tazminatın tahsili hususunda gerekli işlemlerin yapılabilmesi için vekalet alındığını ve sözleşmenin "Ücret" başlıklı hükmünde belirtilen %20 oranındaki hizmet bedelinin ifası amacıyla da alacağın temliki sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin 23.04.2019 tarihinde ... A.Ş.'ye gerekli müracaatı yaparak, ... maluliyet tazminatının ödenmesini ve dilekçe ekinde sunulan temlikname doğrultusunda tahakkuk edecek tazminatın %20 oranındaki tutarının ise müvekkili şirkete ödenmesini talep ve ihtar ettiğini, işbu başvuru nedeniyle davalı tarafından yapılan aktüer işlemler neticesinde ... 34.929,00 TL maluliyet tazminatı alabileceği hesaplandığını, yapılan hesaplama doğrultusunda ... ve davalı arasında ihtiyari arabuluculuk süreci yürütülerek, müvekkiline ait temlik alacağı hariç tutulmaksızın, tüm tazminat tutarının ... hesabına yatırılacağı yönünde anlaşmaya varıldığını, ardından anlaşmaya uygun olarak tüm tazminat tutarının ... hesabına yatırıldığını, davalı, temlik sözleşmesi ile devri kararlaştırılan alacak miktarınca müvekkiline karşı halen borçlu durumunda olup işbu alacağın ödenmesinin gerektiğini belirterek 6.985,80 TL asıl alacağın, tazminatın dava dışı ... ödendiği tarihten itibaren hesaplanacak ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; aleyhlerine tazminata hükmedilmesi halinde tazminatın %80 ' lik kısmının aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinin gerektiğini, poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalısının kusuru oranında olmak üzere, bedeni zararlarda şahıs başına azami 360.000-TL ile sınırlı olduğunu, poliçeye müstenit müşterek müteselsil sorumluluklarının poliçe limitiyle sınırlı olup, keza masraf ve vekâlet ücreti sorumluluklarının da bu miktara isabet eden oranlarda olacağını, müvekkili sigorta şirketi tarafından ...' e 34.929,00 TL tutarında ödeme yapıldığını ve eksik ödemenin bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulü ile; 6.985,80 TL ' nin 25/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı yana ödenmesine " karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hasar başvurusundan müvekkili şirket tarafından 34.929,00 TL tazminatının tamamının mağdura ödendiğini, ... Şirketi ile mağdur arasında alacak ilişkisi doğduğunu, müvekkili şirketin tazminatın tamamını mağdura ödediğinden başkaca bir sorumluluğu kalmadığını, Yeni Genel Şartlar uyarınca maluliyet tazminatı hesaplamaları Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre değil, ZMM genel şart ekinde yer alan TRH-2010 kadın/erkek tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılarak hesaplama yapılması gerektiğini, 01.06.2015 tarihinden sonra üretilen poliçelerde TRH 2010 tablosunun ve 1,8 teknik faizin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, 7251 sayılı Kanun ile Sigortacılık Kanunu'nuna göre 22/07/2020 tarihinden önce imzalanan fakat sözleşmedeki alacak hakkının kullanılmasının 22/07/2020 tarihinden sonrasına bırakılan alacağın temliki sözleşmeleri geçersiz olduğunu, gerekçeli kararda müvekkili şirket aleyhine avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen tazminat bedelinden temlik sözleşmesi kapsamında ödenmeyen kısmın tahsili istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Davacı ile dava dışı ... arasında 02/03/2019 tarihli kaza sebebiyle ... nolu poliçeye istinaden zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitleri dahilinde alabileceği maluliyet tazminatlarının başvuru ve tahsilat sürecine ilişkin olarak temlik sözleşmesi yapıldığı, sözleşmeye göre dava dışı mağdurun sigorta şirketinden talep edebileceği tazminatın %20 ' lik kısmını alacağın devri sözleşmesine binaen davacı şirkete devrettiği, davacının da bu sözleşmeye istinaden davalı sigorta şirketine 23/04/2019 tarihinde müracaat ettiği ve tazminat talep ettiği, sözleşme kapsamındaki %20 kısmın kendilerine ödenmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Talep tarihinden sonra davalı sigorta şirketi ile dava dışı ... arasında 05/08/2019 tarihinde Arabuluculuk Anlaşması düzenlenmiş olup yaralanma nedeni ile 34.929,00 TL üzerinden ödeme kabul edilmiş ve 25/08/2020 tarihinde de bu miktar ... banka havalesi ile ödenmiştir.Davacı sözleşme kapsamında ödenen bu miktarın %20 tutarını talep etmektedir. Davacı tarafından eksik belge ile müracaat edilse dahi davalının yazılı müracaatı ile temlik sözleşmesinden haberdar olmuştur. Mağdura ödeme yaparken bu hususu gözeterek ödeme yapması gerektiği halde tazminatın tamamını mağdura ödemesi doğru olmadığından Mahkemece açıklanan gerekçe doğrultusunda karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Arabuluculuk sözleşmesi imzalandığından ve davacının da tazminat hesaplanmasına ilişkin itirazı ve talebi bulunmadığından bu yöndeki istinaf talebi yerinde değildir. Tarafların ticari şirket olması nedeni ile avans faizine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Dava konusu temlik sözleşmesinin imzalandığı tarihte yasa değişikliği bulunmadığından temlik sözleşmesinin geçersiz olduğuna ilişkin istinaf yerinde bulunmamıştır.Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 477,20 TL harçtan peşin alınan 119,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 357,90 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.04/06/2024