Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2022/869 E. 2024/1016 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/869
Karar No
2024/1016
Karar Tarihi

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/869 Esas 2024/1016 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2022/869 KARAR NO : 2024/1016

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/01/2022 NUMARASI : 2021/291 Esas 2022/12 Karar DAVACI VEKİLİ DAVALI DAVA : Alacak (İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/05/2021 KARAR TARİHİ : 03/10/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/11/2024

Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında işletme hakkı devir sözleşmesi imzalandığını, dağıtım faaliyetlerinin davalı tarafından yürütüldüğü dönemde meydana gelen iş kazası sonucu vefat eden işçinin hak sahiplerine ödenen peşin sermaye değerli gelirin rücuen tazmini ve işçi için yapılan tedavi masraflarının tahsili talebi ile açılan tazminat davasında davanın kabulüne ilişkin verilen kararın kesinleştiğini, karar nedeniyle müvekkilinin 202.270,00 TL ödediğini belirterek 202.270,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, rücuya dayanak davanın davacısının üçüncü kişi olmadığını, üçüncü kişi zararı bulunmadığını, müvekkiline ihbarda bulunulmadığını, müvekkilinin davaya ve icra takibine ilişkin masraf ve faizden sorumlu olmadığını, ihale şartnamesi, hisse satış sözleşmesi ve işletme hakkı devir sözleşmesinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, devre esas bilanço düzenlemesi ile geçmişe yönelik borç ve alacak işlemlerinin kesinleştirildiğini, dayanak davada alacağın yasal faiziyle birlikte ödenmesinin kararlaştırıldığını, davacının ödemeleri yasal faiz üzerinden yaptığını, avans faizi talep edemeyeceğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, dava dışı ...'nın 23/06/2001 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle vefat eden sigortalının mirasçılarına peşin sermayeli değerli gelir adı altında ödemeler yaptığı, Ankara 9. İş Mahkemesinin 2010/550 Esas sayılı dava dosyasında ...'nın rücu alacağının 79.994,84 TL olarak belirlendiği ve taleple bağlı kalınarak 50.000,00 TL'nin hüküm altına alındığı, hüküm altına alınan alacağın Ankara 1. İcra Müdürlüğünün 2013/2711 esas sayılı dosyasında takibe konulduğu, davacı tarafından 199.300,00 TL'nin 09/05/2013 tarihinde takip dosyasına, Ankara 9. İş Mahkemesinin 2010/550 Esas sayılı dosyasında hüküm altına alınan 2.970,00 TL harç ve masrafların ise 28/12/2011 tarihinde ödendiği, alınan bilirkişi raporu ile davacının bu miktar ödemeleri yaptığı, ancak davacının ödemesi gereken icra vekalet ücretinin 11.247,78 TL olması gerektiğinin tespit edildiği, takip tarihi olan 2013 yılı itibariyle takipte kesinleşen 175.783,96 TL'nin icra vekalet ücretinin 14.997,04 TL'ye isabet ettiğinden, bilirkişi raporundaki tespite iştirak edilmediği, ...'nın hüküm altına alınan rücu alacağının 23/06/2001 tarihli iş kazasından kaynaklandığı, 24.07.2006 tarihli İHDS'den önceki döneme, yani dağıtım faaliyetinin davalı tarafından yerine getirildiği döneme ait alacak olduğu, davacının işbu davaya konu ettiği alacaklardan, taraflar arasında akdedilen İHDS uyarınca davalının sorumlu olduğu, davacının davalıya rücu talebinde haklı bulunduğu, icra dosyasına ve mahkeme dosyasına ödemiş olduğu tutarın tamamını davalıya rücu edebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, toplam 202.270,00 TL'nin 199.300,00 TL'sine, 09.05.2013 tarihinden, bakiye 2.970,00 TL'sine ise 28.12.2011 tarihinde itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının ödeme yaptığı tarih itibarıyla icra dosyasının kapak hesabının 196.089,51 TL bulunduğunu, davacının ise icra dosyasına fazla ödeme yaptığını, fazla ödenen miktarın müvekkilinden talep hakkı bulunmadığını, davada üçüncü kişi zararının bulunmadığını, özelleştirme idaresi başkanlığının talimatı doğrultusunda hazırlanan bilanço kalemleri dışındaki diğer kalemlerin dağıtım şirketlerinin bilançosunda bırakıldığını, devre esas bilançolar ile geçmişe yönelik borç ve alacak işlemlerinin kesinleştirildiğini, dağıtım şirketinin bilançosundaki tüm unsurların özelleştirme bedeli içerisinde değerlendirildiği, müvekkili tarafından tekrar ödenmesi halinde mükerrer ödeme yapılmış olacağını, ihale şartnamesi, hisse satış sözleşmesi ve işletme hakkı devir sözleşmesinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, bölgede faaliyet gösteren ayrı tüzel kişiliğe sahip elektrik dağıtım müesseselerinin tüzel kişilikleri sonlandırılarak il müdürlüklerine dönüştürüldüğünü, tüm hak ve borçlarıyla davacı şirkete bağlandığını, kuruluş tarihinden önce dağıtım faaliyeti bölgesinde müvekkilinin değil ayrı tüzel kişiliğe sahip elektrik dağıtım müesseselerinin yetkili ve sorumlu bulunduğunu, davacının avans faizi talebinin İHDS'ye aykırı olduğunu, davacının ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davaya ilişkin faiz ve icra giderlerinin müvekkilinden talep edilemeyeceğini, davacının ödeme yaptıktan sonra uzun süre bekleyerek kendi kusuruyla faizin artmasına neden olduğunu, ödeme tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte alacağa hükmedilmesinin İHDS hükümlerine aykırı bulunduğunu, dayanak davada yasal faize hükmedildiğini, davacının tüm ödemeleri yasal faiz üzerinden gerçekleştirdiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir.

6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Ankara 9. İş Mahkemesi'nin 19/10/2011 tarih 2010/550 Esas 2011/1211 Karar sayılı ilamının incelenmesinde; davacısı ..., davalısı ... olup, 23/06/2001 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu vefat eden işçinin hak sahiplerine ödenen peşin sermaye değerli gelirin rücuen tazmini ve işçi için ödenen tedavi masraflarının rücuen tahsili talebiyle açılan davada davanın kabulüne karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği görülmüştür. Ankara 1. İcra Müdürlüğünün 2013/2711 sayılı icra takip dosyası ile yukarıda anılan mahkeme ilamına dayanılarak alacaklı ..., tarafından borçlular ... aleyhine ilama dayanarak icra takibi başlatıldığı, davacının icra dosyasına 09/05/2013 tarihinde 199.300,00 TL yatırdığı görülmüştür. Davacı tarafından rücuya dayanak davada hüküm altına alınan 2.970,00 TL karar ilam harcının 28/12/2011 tarihinde yatırıldığına ilişkin sayman mutemet alındısı dosya içerisinde yer almaktadır. Sözleşme hükümleri ile birlikte somut olay ve davalı vekilinin istinaf itirazları birlikte incelendiğinde; dava dışı ... tarafından iş kazası sonucu vefat eden işçinin hak sahiplerine ödenen peşin sermaye değerli gelirin ve işçi için yapılan tedavi masraflarının rücuen tazmini talebiyle ... aleyhine açılan davada yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiği, bu kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, davacının kesinleşen karar nedeniyle icra dosyasına 09/05/2013 tarihinde 199.300,00 TL ödediği, icra takibine dayanak ilam nedeniyle de 28/12/2011 tarihinde 2.970,00 TL ödediği dosya içeriğiyle sabittir. Taraflar arasında akdedildiği hususunda her hangi bir ihtilaf bulunmayan 24/07/2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 7.1 maddesinde; sözleşmenin imza tarihinden önce başlamış idari ve hukuki ihtilafların takip edilmesi, çözüme kavuşturulması ve bundan kaynaklanan her türlü sorumluluğun TEDAŞ'a ait olduğu, 7.4 ve 7.6 maddesinde de; dağıtım faaliyetinin TEDAŞ tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabının TEDAŞ olduğu hükme bağlanmıştır. Somut uyuşmazlıkta davacı tarafından yapılan ödeme İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin imzalandığı tarihten önceki döneme isabet eden olaya dayanmaktadır. Rücuen alacağa dayanak olan Ankara 9. İş Mahkemesi'ndeki davanın davacısı olan ... tarafından ödeme yapılan işçi de bu sözleşme çerçevesinde üçüncü kişi konumunda olup İHDS'nin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince davacının ödediği bedeli davalıdan rücuen talep ve dava hakkı bulunmaktadır. Rücuen alacağa dayanak davadaki uyuşmazlığın dağıtım tesislerinin mülkiyetine ilişkin olmaması karşısında sözleşmenin 7.2 maddesi uyarınca davacının ihbar yükümlülüğü de bulunmamaktadır. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 23/03/2016 tarih 2015/13510 esas 2016/3219 karar sayılı emsal içtihadı). Davalı vekilinin zamanaşımına ilişkin istinaf itirazının incelenmesinde; alacak taraflar arasında imzalanan İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'ne dayandığından bu davada uygulanması gerekli olan zamanaşımı süresi Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi uyarınca 10 yıl olup davanın da bu süre içerisinde açıldığı anlaşıldığından bu yöndeki itiraz yerinde görülmemiştir. Rücuen alacağa dayanak dava ... aleyhine açılmadığından somut uyuşmazlıkta sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde zaman aşımı itirazının değerlendirilmesi yoluna gidilmemiştir. Öte yandan, Hisse Satış Sözleşmesi'nin 9.4. maddesinde "...İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla", 22. maddesinin f bendinde "Alıcı ihale konusu hisseleri devir aldığı tarihten önceki döneme ilişkin olarak İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla..." hükümleri yer almaktadır. Anılan hükümler gözetildiğinde Hisse Satış Sözleşmesi karşısında İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin öncelikle uygulanacağı anlaşıldığından davalı vekilinin bu hususa yönelik itirazlarına Dairemizce itibar edilmemiştir. Davalı vekilinin açılan davada ödeme tarihinden itibaren avans faizi uygulanamayacağına yönelik itirazına gelindiğinde, rücuen tazminat talebi, başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelik tazminat niteliğinde olup, davacının mal varlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren her iki tarafta tacir olduğundan avans faizi talep edebilir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13/04/2016 tarih ve 2016/2239-2016/4044 E.-K. Sayılı emsal kararı). Buna göre ilk derece mahkemesinin kararında ödeme tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli olan 13.817,06 TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 3.457,27 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.359,79 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 03/10/2024

Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/869, K. 2024/1016, T. 03.10.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-bolge-adliye-mahkemesi-21-hukuk-dairesi-2022-869-e-2024-1016-k-09c5722e8746