Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi 2022/845 E. 2024/956 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/845
Karar No
2024/956
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

53.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/845

KARAR NO: 2024/956

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 03/11/2020

NUMARASI: 2018/166 Esas, 2020/738 Karar

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 25/09/2024

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı yüklenici, davalı ile işletmekte olduğu Yalova'da bulunan ... Oteli' nin SPA, Fitness ve Termal Welness Alanın konsept ve İç Mimari tasarımı konusunda anlaşma yapıldığını, işin yapılıp teslim edilmesine rağmen bakiye iş bedelinin ödenmediğini takip başlattığını belirterek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı iş sahibi; davacı yükleniciye iş için 80.000 TL ödeme yaptığını fakat işin eksik bırakıldığını, tamamlanmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, taraflar arasında 30.10.2018 tarihinde davacı tarafın 73.400 TL bakiye alacağı bulunduğuna dair mutabakat sağlandığı, yapılan işin bakiye bedeline ilişkin düzenlenen mutabakat metninin herhangi bir ihtirazi kayıt konulmaksızın davalı tarafça imzalandığı, bu beyanın aksine bir delilin davalı tarafça dosyaya ibraz edilmediği gibi iş bu metin altında yer alan imza ve kaşeye de açıkça itiraz edilmediği, bu haliyle davalı işverenin dava konusu yapılan işi ve bakiye bedeli eksiklikleri ile kabul ettiği, dava konusu alacağın mutabakat metni ile belirlenmiş olması nedeniyle takibe konulan alacağın likit olduğu, davalının temerrüde düştüğü tarihte icra takibinin başlatıldığı bu nedenle işlemiş faiz ve herhangi bir masraf belgesi sunulmayan ihtarname masraf talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın 73.400,00 TL asıl alacak üzerinden kısmen kabulüne, alacağın likit olması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verildiği görülmüştür. Davalı vekili istinafında; mahkemenin gerekçesine dayanak yaptığı 30.10.2018 tarihli evrağın davalı şirket tarafından kabul edilmediğini, her iki şirket imzasının aynı olduğunu, mutabakat metnini kabul etmediklerini, bunu ihtarende bildirdiklerini, evrakta davalı şirket yetkilisinin imzası bulunmadığını, bu metnin kabul edilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu alacağın likit olmadığını icra inkar tazminatının verilmesinin hatalı olduğunu, işin eksik yapıldığının bilirkişi raporuyla tespit edildiğini, 19.170 TL olarak belirlendiğini mahkemenin 73.400 TL üzerinden kabul kararı vermesinin hatalı olduğunu, kalan bedelin işin tamamlanmasından ve tesliminden sonra ödeneceğinin kararlaştırıldığını fakat işin eksik bırakıldığını, basit yargılama usulüne tabi olduğunu cevaba cevap dilekçesini muvafakat etmediklerin , cevaba cevap dilekçesiyle sunulan delillerin değerlendirilmesinin hukuka uygun olmadığını, davacının kötüniyetli olarak takip başlattığını bu yüzden kötüniyet tazminat talepleri bulunduğunu belirtmiş, davanın reddine aksi halde bilirkişi ek raporu doğrultusunda karar verilmesi talep edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı yüklenici, davaya konu takiple alacak talebinde bulunmuş, takip dayanağını taraflar arasında düzenlenen 30/10/2018 tarihli "01.10.2018 tarihi itibari ile davacının davalıdan 73.400,00 TL alacaklı" bulunduğuna dair mutabakat metnine dayandırmıştır. Davalı iş sahibi, takibe itirazında, takibe dayanak belgede bulunan imzaya itiraz etmediği gibi yargılama aşamasında da mahkemenin de kabulünde olduğu üzere bu belgeye yönelik ayrıca ve açıkça imza itirazında bulunmamıştır. İlk kez istinaf aşamasında imza itirazında bulunması da esası değiştirecek nitelikte olmamaktadır. Her ne kadar mutabakat metninin içeriğine dair borçlu olmadığı yönünde savunmada bulunmuş ise de, bu belgenin aksini kanıtlar şekilde kesin delil ileri sürmemiştir. Bu nedenle mutabakat metnine dayanarak mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi usul yasa ve dosya kapsamına uygun olmuştur. Takibe konu alacağın, likit ve belirlenebilir olması sebebiyle mahkemece davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinde bir hata bulunmamaktadır. Davalı tarafın bu yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 03/11/2020 tarih ve 2018/166 Esas, 2020/738 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 5.013,96-TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 1.254,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.759,96-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 25/09/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi, E. 2022/845, K. 2024/956, T. 25.09.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-53-hukuk-dairesi-2022-845-e-2024-956-k-d4dad58a1125