Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/810 E. 2024/1995 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/810
Karar No
2024/1995
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9.HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

ESAS NO: 2022/810

KARAR NO: 2024/1995

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ: 12/07/2021

NUMARASI: 2018/288 Esas - 2021/600 Karar

DAVA: Tazminat

KARAR TARİHİ: 27/11/2024

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... şirketine ait davalı ...'nun sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı davacılar ... ve ...'in yolcu olarak bulunduğu aracın kaza yaptığını, kaza nedeniyle müvekkili ...'in ağır bir şekilde yaralandığını, ayağının kırıldığını ve ciddi bir doku kaybına uğradığını, ameliyat edilip, uzun bir tedavi süreci geçirdiğini, günlük ihtiyaçlarını tek başına gideremediğini, kazanın müvekkili ...'in ciddi bir korku ve panik yaşamasına, vücudunda ağır bir bedensel zarar oluşmasına, yaklaşık bir yıl süreyle okula gidememesine ve manevi zarara neden olduğunu, müvekkilleri... ve ...'in çocuklarının küçük yaşta yaşamış olduğu kaza nedeniyle manevi zarar gördüklerini, kaza yapan aracın sigortacısı davalı sigorta şirketinin müvekkillerine 23/02/2017 tarihinde 54.362,00 TL ödediğini ancak ödemenin yetersiz olduğunu belirterek davacı ... için 200.000,00 TL, davacı ... için 20.000,00 TL ve davacı ... için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 225.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Şirketinden müteselsilen tahsiline, davacı ... için şimdilik 2.500,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacılar vekili ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 20.301,55 TL olarak arttırmıştır. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların kaza nedeniyle davalı sigorta şirketine başvurarak 23/02/2017 tarihinde 54.262,00 TL maddi tazminat alarak ibraname imzaladıklarını, ibraname sebebi ile maddi tazminat istenemeyeceğini, bu nedenle maddi tazminat talebinin reddi gerektiğini, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, davalının yerleşim yeri olan Çınar Mahkemelerinde davanın görülmesi gerektiğini, davacıların iddialarının doğru olmadığını, yolculuğun 11,5 saat sürdüğünü, bu süreçte 3 defa dinlenme molası verildiğini, kazanın sabah saatlerinde meydana geldiğini, aracın karşısına köpek çıkması nedeniyle köpeğe vurmamak için davalının direksiyonu kırması sonucu kazanın meydana geldiğini, kaza nedeniyle araçta meydana gelen 20.000,00 TL'lik zararı davalının karşıladığını, kaza sebebiyle %11 oranında bedensel kayıp iddiasının gerçek dışı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... (...) Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; kaza ile ilgili olarak müvekkili şirkete dava öncesinde usulüne uygun başvuruda bulunulmadığını, müvekkili şirket tarafından davacıya iyi niyetli olarak 54.362,00 TL ödeme yapılmış ise de davacının maluliyet oranının belli olmadığını, eksik evraklar bulunduğunu, davacının eksik evrakları tamamlamak yerine doğrudan dava yoluna gittiğini, alacak kalemlerinin miktar itibariyle ayrı ayrı belirtilmediğini, müvekkili şirketin trafik sigortasından kaynaklanan tüm yükümlülüğünü yerine getirmiş olup başkaca sorumluluğu kalmadığını, yapılan ödeme sonrasında davacının müvekkili şirketi ibra etmiş olup 21/02/2017 tarihli ibranameyi imzaladığını, sigortalı araç sürücüsü ...'na atfedilen kusuru kabul etmediklerini, müvekkili şirket açısından dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edildiğini, müvekkili şirket tarafından ödeme yapılıp sorumluluğu kalmadığından temerrüde düşmediğini, faiz talebinin haksız ve yersiz olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen kabulü ile, 20.301,55 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 26/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... (...) Sigorta A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, davalılar ... ve ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne karşı açılan davanın feragat nedeniyle reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ...A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ...A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının ödeme tarihi itibariyle gerçek zararının müvekkili şirketçe karşılandığını, ibraname düzenlendiğini, davacının bakiye tazminat talep etme hakkının bulunmadığını, bilirkişi raporunu da bu yönde olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın kabulünün davacının sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet verdiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. 2918 sayılı KTK’nin “sorumluluğa ilişkin anlaşmalar” başlığını taşıyan 111. maddesi gereği, “Karayolları Trafik Kanunu ile öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir”. Bu madde hükmü gereğince, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Yasadaki bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Yasada belirtilen 2 yıllık süre hak düşürücü süre olup, mahkemece res'en dikkate alınması gerekir. Mahkemece alınan aktüer raporda; 17/09/2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacı ...'in malul kaldığı, kazaya karışan ... plakalı aracın kaza tarihini kapsar şekilde davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde ZMMS ile sigortalı bulunduğu, meydana gelen kazada ... plakalı davalı taraf minibüsünün sürücüsü, davalı ...'nun hatalı sevk ve idaresinin, birinci derecede, %100 oranında etkili olduğu, davacı yolcu ...'in etkili herhangi bir hatalı davranışının bulunmadığı, davacı tarafından ... Sigorta A.Ş.ye yapılan müracaat üzerine davacıya 54.362,00 TL ödeme yapıldığı, ödeme tarihi itibariyle davacının zararının 54.212,56 TL olduğu, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan ödemenin yeterli bulunmaması halinde davacının nihai zararının toplam 90.896,19 TL olduğu, Sigorta Şirketi ödemesi 54.362,00 TL ve ödemenin faizi 16.232,64 TL'nin mahsubu sonucu nihai zararın 20.301,55 TL olarak hesaplandığı belirtilmiş ve bu rapor hükme esas alınarak karar verilmiştir. Somut uyuşmazlıkta dosyada bulunan ve davacı vekilinin imzasını taşıyan 21/02/2017 tarihli "İbraname, Mutabakatname ve Tazminat Makbuzu" başlıklı belgenin incelenmesinde; ... Sigorta tarafından 17/09/2015 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanan davacı ... için davacı vekiline 21/02/2017 tarihinde 54.362,00TL tazminat ödemesi yapıldığı, davacı vekilinin belgeyi "fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla" imzaladığı görülmektedir. Davacı vekili ibranameyi "fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla" imzaladığından kayıtsız şartsız bir ibranın bulunmadığından davacının eldeki davayı açabileceği ancak yapılan ödemenin güncellenmiş tutarının tazminattan düşüleceğinin kabulü gerekeceğinden İlk Derece Mahkemesince yapılan ödemenin hesaplama tarihine kadar işlemiş faiziyle birlikte mahsubu ile bakiye tazminata hükmedilmiş olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; davalı ...A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davalı ...A.Ş. vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 1.386,80TL harçtan peşin alınan 346,70TL harcın mahsubu ile bakiye 1.040,10TL harcın davalı ... A.Ş.'den tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.27/11/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2022/810, K. 2024/1995, T. 27.11.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-810-e-2024-1995-k-ecd00339f0cf